İkinci Hukuk Dairesince boşanma ve ziynet alacağı davasında kesinlik sınırının altında kalan ziynet talebi temyizinin reddi ve bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Bu hukuki evrak, boşanma ve ziynet alacağı davasında, kadın vekilinin temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemede, ziynet alacağı talebine ilişkin temyizin dava konusu miktarın yasal kesinlik sınırının altında kalması (24.726,87 TL, 2020 yılı için 72.070,00 TL sınırının altında) nedeniyle reddedilmesine, diğer temyiz itirazlarının ise (kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, velayet, yoksulluk nafakası miktarı, reddedilen tazminat) yasal prosedürlere ve hukuka uygun bulunarak bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına karar verildiğini belirtmektedir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/589 E., 2025/655 K.DAVA TÜRÜ : Boşanma ve Ziynet alacağıİLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 6. Aile MahkemesiSAYISI : 2020/340 E., 2023/108 K.Taraflar arasındaki boşanma ve ziynet alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, velayet, yoksulluk nafakası miktarı, reddedilen tazminat ve ziynet alacağı taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre kabul edilen ve temyize konu edilen toplam miktar 24.726,87 TL olup dava tarihi (2020 yılı) itibari ile temyiz kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu hale göre davalı-davacı kadın vekilinin ziynet alacağı davasının reddine yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekir.Davalı-davacı kadın vekilinin reddedilen yön dışındaki temyiz itirazları yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-davacı kadın vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARARAçıklanan sebeple;1.Davalı-davacı kadın vekilinin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,2.Davalı-davacı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.