Danıştay 13. Daire, alkollü içki markalarının başkalarınca tescili nedeniyle kullanımının yasaklanması işleminin iptali istemiyle açılan davanın temyizini inceliyor.
Özet: Davacı şirkete ait alkollü içki markalarının, başkaları adına tescilli olduğu gerekçesiyle kullanımının yasaklanmasına ilişkin idari işlem, ilk derece mahkemesince ilgili mevzuat uyarınca yeterli ve detaylı inceleme yapılmadığı gerekçesiyle iptal edilmiş; yapılan yargılama sürecinde, Türk Patent ve Marka Kurumundan alınan bilgiye göre markalardan birinin yasaklama tarihinde davacı adına geçerli koruma altında olduğu, ancak diğer altı markanın ise davacı tescilinden önce başkaları adına tescil edildiği tespit edilmiştir.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2024/3534 E.  ,  2025/690 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/3534
Karar No:2025/690
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ...Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVACI) ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait olan "..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..." alkollü içki markalarının daha önce başka firma veya şahıslar tarafından tescil/koruma altına alındığının tespit edildiğinden bahisle ... tarih ve ... sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı uyarınca alkollü içkilerde bu markaların kullanılmasının yasaklanmasına ve bu markadaki ürünlerin 31/12/2015 tarihinden itibaren piyasada bulundurulmamasına, aksi hâlde davacı şirkete idari para cezası uygulanacağına ilişkin Alkollü İçkiler Piyasası Daire Başkanlığı'nın ... tarih ve ...sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 19. maddesiyle getirilen kıstaslar uyarınca, eğer karşılaştırılacak iki unsur; ambalaj ve içerik yönünden aynı şekil ve tasarıma sahip ise, iki unsur arasında; marka, tanıtıcı ve ayırt edici işaretlerin içerdiği öğeler yönünden açık ve doğrudan bir ayniyet, benzerlik veya çağrıştırma var ise ya da karşılaştırılacak iki unsur; doğrudan ya da dolaylı olarak bir alkollü içkiyi tanıtmayı veya başka bir ürün veya firmaya ait unsurlar üzerinden alkollü içkileri dolaylı olarak tanıtmayı amaçlamakta ise ya da alkollü içki kullanımını doğrudan veya dolaylı olarak teşvik etmekte veya özendirmekte ise, karşılaştırılan unsurları kullananlar arasında hukuki veya fiili bir bağlantı ya da menfaat bağı bulunuyorsa, alkollü içkilerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işaretinin alkolsüz içki ve sair ürünlerde ya da aksi durumda alkolsüz içki ve sair ürünlerin hiçbir marka, tanıtıcı veya ayırt edici işaretinin alkollü içkilerde kullanılamayacağı, davalı idare tarafından bu kıstaslar esas alınarak detaylı bir inceleme yapılmadığı, 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun 6. maddesinin dokuzuncu fıkrasına istinaden yalnızca marka isimleri yönünden inceleme yapıldığı, ancak bu tespitin kesin olarak ortaya konulabilmesi için esas alınacak ölçütler çerçevesinde bir bağlantının varlığının saptanmadığı, bir başka deyişle, yasaklamayı gerektirir bir durumun mevcudiyetini ortaya koyan bir incelemenin gerçekleştirilmediği, mevzuatın aradığı anlamda bir inceleme yapılmadığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 15/11/2023 tarih ve E:2021/41, K:2023/4797 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; Dairelerince ... tarih ve E:...sayılı ara kararıyla Türk Patent ve Marka Kurumundan; davalı idarece temyiz dilekçesinde Türk Patent ve Marka Kurumunun "..." adlı internet adresinden aynı adı taşıyan ve başka firmalar adına tescil edilmiş markaların sorgulandığı, davacıya ait "..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..." adını taşıyan yedi adet alkollü içki markasıyla aynı adı taşıyan alkollü içki markası olmayan başka markaların tescil edildiği belirtildiğinden, belirtilen markalarla ilgili olarak başvurusu yapılmış, tescil edilmiş, koruma süresi devam eden veya süresi sona ermiş bütün marka, tanıtıcı ve ayırt edici işaretlere ilişkin başvuru, tescil ve sona ermeye yönelik tüm bilgi ve belgeler ile tescil tarihi belirtilmeyenler olursa koruma tarihlerinin, ayrıca alkollü içki markası olan ve olmayanların açıkça belirtilmesinin, bahsi geçen marka adlarının davacı ve başkası adına yapılan tescil/koruma tarihinin hangisinin önce olduğu, başkası adına yapılan tescil ve koruma süresinin halen devam edip etmediğinin sorulmasına ve buna ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği; 04/07/2024 tarihinde Daire kaydına giren cevabi yazı ve eki belgelerin incelenmesinden; "..." markasının ilk defa 01/11/1993 tarihinde ... .. Ltd. Şti. adına on yıl süreyle tescil edilmesine rağmen marka tescilinin dava konusu işlemden önce koruma süresi dolarak geçersiz hale geldiği, anılan markanın davacı şirket adına 02/11/1993 tarihinde tescil edildiği, 02/11/2023 tarihinden itibaren on yıl müddetle yenilendiği, dolayısıyla dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte süresi yenilenmiş durumdaki "..." markasının davacı adına koruma altında olduğu; öte yandan, "...", "...", "...", "...", "..." ve "..." markalarının ise davacı adına tescil tarihinden önce başka firma ve kişiler adına tescillenmiş olduğu, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte süresi yenilenmiş şekilde başka kişiler adına koruma altında olduğunun tespit edildiği;
Bu durumda, davacıya ait alkollü içki markalarının kullanımının yasaklanmasına ilişkin dava konusu ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının "..." isimli alkollü içki markasına ilişkin kısmında koruma tarihi itibarıyla davacı adına yapılan tescile üstünlük sağlanması gerektiğinden hukuka uygunluk bulunmadığı; "...", "...", "...", "...", "..." ve "..." isimli alkollü içki markalarına ilişkin kısmında ise tescil tarihi davacıdan önce olan ve koruması devam eden markalara üstünlük tanınmak suretiyle işlem tesis edildiği anlaşıldığından, işlemin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin "..." isimli alkollü içki markası yönünden iptaline ilişkin kısmı sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun görüldüğünden davalı idarenin istinaf başvurusunun bu kısım yönünden belirtilen gerekçe ile reddine; dava konusu işlemin "...", "L", "...", "...", "..." ve "..." isimli alkollü içki markaları yönünden iptaline ilişkin kısmı bakımından davalı idarenin istinaf istemi kabul edilerek kararın bu kısmının kaldırılmasına ve bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun 6. maddesinin 9. fıkrasıyla alkolsüz içki ve sair ürünlerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici işaretinin alkollü içkilerde kullanımının yasaklandığı, tescil esasına göre yasaklama tesis edilerek alkolü içki markalarının örtülü reklam ve tanıtımının engellendiği, marka adının aynı olmasının aykırılık için yeterli olduğu, idarelerinin alkollü içki piyasasında düzenleme ve denetleme yetkileri kapsamında alkollü içki markalarını kanuna uygun hale getirme ve uygun olmayanların piyasaya arz edilmemesini sağladığı, dava konusu işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, temyize konu kararın "..." markasına ilişkin kısmının hatalı olduğu ve bozulması gerektiği;
Davacı tarafından, alkollü içki markalarının başka ürün markaları ile aynı olmayacağına yönelik 4250 sayılı Kanun'un 6. maddesinde yer alan kuralın yürürlük tarihinden önce tescil edilmiş markaları kapsadığına yönelik açık hüküm bulunmadığı, dava konusu işlemle mülkiyet hakkı olan marka hakkına sınırlama getirildiği, geçmişe yönelik işlem tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu, temyize konu kararın aleyhe olan kısım yönünden bozulması gerektiği, yeniden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken eskisine atıf yapılmasının aleyhe durum oluşturduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davanın reddine ilişkin kısmın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun "..." markası yönünden gerekçeli olarak reddi; "...", "...", "...", "...", "..." ve "..." markaları yönünden ise istinaf başvurusunun kabul edilerek bu markalar yönünden davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.