Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tren kazası sonucunda konteyner ve yük hasarları nedeniyle sigorta şirketinin açtığı itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir sigorta şirketinin, sigortalısına ait 75 konteynerden 55inin demiryolu taşıması sırasında yaşanan tren kazasında hasarlanması üzerine ödediği tazminatın tahsili amacıyla, ilgili taşıyıcı şirketler ile onların sorumluluk sigortacısına karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazların iptali için açılan davada, davacı yaklaşık 955.873,45 TLlik zararın davalılardan orantılı olarak tahsilini talep ederken, davalılardan biri taşıyıcı olmadığını ve sorumluluğunun kaza anında başlamadığını savunmaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:2023/2172 KARAR NO:2026/1223T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:26/10/2022NUMARASI:2014/131Esas - 2022/652 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan)Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın sübut bulmadığından reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı davacının dava dışı ... Şti.'nin sigortacısı olduğunu, sigortalının Mersin'den Kayseri'ye yapılacak olan taşıma işini davalı ... ve davalı ... şirketine tevdi ettiğini, Kayseri'den Mersin'e sevkini gerçekleştirmek üzere 75 adet konteynerin sağlam bir şekilde sigortalı tarafından davalı ... ve ...'a 17.04.2012 tarihinde teslim edilmesinden sonra ilgili yük treninin 18.04.2012 tarihinde ... İstasyonu'nda, baş makasta durması gerekirken durmayarak kendisine tanzimli olmayan 3 numaralı makastan ters giderek ikinci yolda henüz durmamış olan yolcu trenine 100 km/s hızla arkadan çarpması sonucu kaza meydana geldiğini, ilk tespitlere göre 75 adet konteynerden 55 adet konteyner ve içindeki yük emtiasının hasarlandığının anlaşıldığını, zarar gören 55 adet konteyner ve içindeki yükün 51 adedinin davalı ... sorumluluğunda taşınırken, 4 adet konteyner ve içindeki yük ise davalı ... sorumluluğunda taşınırken zarar gördüğünü, meydana gelen zarar sonucu davacının dava dışı sigortalısına konteyner hasar bedeli olarak 150.000 TL + 147.745,89 =- 297.745,89 TL ödediğini, davacının dava dışı sigortalısı aleyhine dava dışı ... Şti. tarafından 105.260 TL değerinde, .... Şti. tarafından 56.921 TL değerinde ve .... Şti.nin zararı için ... AŞ tarafından 495.946,56 TL değerinde olmak üzere toplam 658.127,56 TL tutarında dava açıldığını, bu bağlamda şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere zarar tutarının 955.873,45 TL olduğunu, şu ana kadar talep yöneltilen 45 adet konteynerden dört adedinin davalı... tarafından taşındığını, zararı bildirilen bir adet konteynerin pert bedelinin 4.216 USD (4.216,00 x 2,1341— 8.997,37 TL) olduğunu, hasar gören ve talebi yöneltilen diğer konteyner hasarlarının sorumluluğun bedeli 288.748,52 TL olmak üzere davalı ... üzerinde olduğunu, talep yöneltilen konteyner muhteviyatı zararları şu kesitte net olmamakla birlikte toplam 658.127,56 TL olduğunu, davalılar arasındaki sorumluluğun konteyner miktarları dikkate alınarak 1/13 oranındaki zararın davalı ... üzerinde, geriye kalan 12/13 oranındaki zararın davalı... üzerinde bırakılması gerektiğini, bu durumda davalı ...'nün konteyner muhteviyatı zararı bağlamında 607.502,40 TL tutarında sorumlu olacağını, diğer davalı ...'un ise 50.625,16 TL tutardan sorumlu olacağını, her iki davalının da sorumluluk sigortacısı olan diğer davalı ... AŞ'nin de sorumluluk sigortacısı sıfatı ile her bir davalı açısından sorumlu olduğunu, zarar miktarının davacı ve sigortalısı aleyhine sigortalısı aleyhine açılan davalar esnasında netleşmesi halinde dosyaya bildirileceğini, mezkur talebin tahsili amacıyla sorumlu davalılara karşı, İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası tahtında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yapılan itirazların iptaline ve takibin devamına, davanın kabulü ile davalı ... ve davalı sigortacısının birlikte 896.250,68 TL tazminat ödemeye mahkum edilmesine, davalı ...'un ve diğer davalı sigortacısının birlikte 59.622,77 TL tazminat ödemeye mahkum edilmesini, bu tazminat tutarlarına takip tarihi olan 18.04.2013 tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar reeskont avans faizi oranında faiz yürütülmesini, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı... AŞ vekili, savunmasında özetle; davalının dava konusu taşımada taşıyan ya da alt taşıyan olmadığını, dava konusu taşımada demiryolu taşımasını ...'nin tekel olarak yatığını, konteynerlerin ...'den Mersin iline taşınması işi ...'nin sorumluluğunda olduğunu, demiryolu taşımasını yapan ...'ye taşıma sırasında hasarlanan yükleri ve konteynerleri Kayseri'de teslim edenin de bizzat davacının sigortalısı olan ... ... Ltd. Şti.olduğunu, ...'nin yük senedinde (ticari taşıma belgesi) ...firmasının gönderen olarak, müvekkili davalının ise alıcı olarak yer aldığını, bu kapsamda müvekkilinin hiçbir şekilde alt taşıyıcı konumunda olmadığını, dava konusu kazanın mallar daha Mersin'e gelmeden, yani daha yük ...'nin sorumluluğunda taşınmakta iken ve ticari taşıma belgelerine göre alıcı sıfatındaki müvekkili şirkete teslim edilmeden, dolayısıyla müvekkili şirketin sorumluluğu başlamadan meydana geldiğini, dolayısıyla dava konusu olayla ilgili olarak müvekkiline herhangi bir husumet ve sorumluluk yönlendirilemeyeceğini, malların Kayseri'den Mersin'e taşınması işini üstlenenin müvekkili değil, ... olduğunu, müvekkilinin sadece ... tarafından demiryolu ile ...'den Mersin'e taşınacak olan konteynerlerin, ...İstasyonunda teslim alınması işini üstlendiğini, buradan da anlaşılacağı üzere davacının, olayı farklı bir şekilde kurgulayarak olayı gerçek halinden başka bir şekilde yansıtmaya çalıştığını, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 787. maddesine göre, taşıyıcı aleyhine açılacak tazminat davalarını birinci veya sonuncu taşıyıcı aleyhine ikame edilmesi gerektiğini, bir başka anlatımla davacının davasını sadece taşıyanlardan birine, ilk taşıyıcı veya son taşıyıcıya yöneltmesi gerektiğini, birden çok taşıyan varsa bunlar arasında müşterek-müteselsil sorumluluk bulunmadığını, demiryolu taşımasının davacının sigortalısı ...'nın talimatı ile dava dışı ... tarafından tekel olarak yapıldığını, tadır. ... tarafından davacının sigortalısı ...'ya verilen yük senedinde taşıtanın ..., taşıyanın ise ... olduğunu, bu kapsamda huzurdaki davanın muhatabının da taşıyan olan ... olduğunu, kazanın ... makinistlerinin ağır kusuru ve hatta alkollü olması neticesinde meydana geldiğini, müvekkili şirketin hiçbir kusuru bulunmadığı gibi zararın oluşmasına ...'nin ağır kusurunun neden olduğunu, illiyet bağının kesildiğini, alacakların likit olmadığını, davanın ...'ye ihbarı gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... AŞ vekili, savunmasında özetle; 6762 sayılı TTKnın mürüruzaman başlıklı 767.maddeine göre "haksız olarak alınan taşıma ücretinin geri alınması dahil olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar" hükmünü havi olduğunu, dava konusu hadisenin 18/04/2012 tarihinde meydana geldiğini ve davanın 2014 yılında ikame edildiğini, zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, pasif ve aktif husumet yokluğu yönünde itirazları olduğunu, davalının, vagon sahibi diğer davalılar ... Şti ve ... AŞ'nin üçüncü şahıs sorumluluk sigortacısı olduğunu, dava konusu kazanın ... çalışanı makinisti ve yardımcısının alkollü kullanımı sırasında meydana geldiğini, gerek ...'nin poliçenin tarafı olmaması, gerek esasa ilişkin beyanlarında ileri sürecekleri ve delilleri arasında sunacakları sözleşmeler gereği ...'nin kusurundan ileri gelen hasar taleplerinin ...'nin karşılayacak olmasının ve gerekse dava konusu kazanın meydana gelmesinde, sigortalı vagon sahiplerinin hiçbir kusurlarının olmaması sebebiyle davanın ...'ye yöneltilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının halefiyet kazanıp kazanmadığının ve bu anlamda aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığının anlaşılamadığını,davacının dava dışı sigortalısının zararlarını karşılaması ile alacak hakkını kazanıp kazanmadığının net olmadığını, zira davacının sigortalısı ...Şti'nin dava konusu taşıma ilişkisinde asıl taşıyan olması sebebiyle meydana gelen hasardan bizzat zorumlu olup, zarar gören üçüncü şahıs olarak adledilemeyeceğinden davacının da yapmış olduğu ödeme ile halefiyet kazanmasının söz konusu olmadığını, bu nedenle davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı .... Şti. vekili, savunmasında özetle; davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkili şirketin hasara konu olayda davacının sigortalısının 4 konteyner yükünü taşıma işinin organizatörlüğünü üstlendiğini, hal böyle iken davacı yanın müvekkil şirkete karşı farazi tüm hasar için icra takibi yapmış olmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İhbar olunan ... Genel Müdürlüğü vekili, beyan dilekçesinde özetle; zaman aşımı, yetki ve husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu kaza ile ilgili ....ye kusur atfının mümkün olmadığını, 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun gereğince ...'nin yük taşımacılığını tekel olarak yapmakta olduğunu, işbu davada feri müdahale taleplerinin kabulü ile ihbara karşı beyanların sunulması, ...'ye kusur yüklenememesi sebebiyle ... hakkında hüküm kurulmaması ve davanın ... ve ...'a ihbar edilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, davacı tarafından davalı hakkında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalının savunması, icra takip dosyası, tanzim olunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin dava dışı sigortalı ...Şirketinin sigortacısı olduğu, bu şirketin ... Kayseri'ye yapılacak taşıma işleri için davalılar... Şirketi ile ... Şti'ne taşıma işinin tevdi edildiği, ancak taşıma işi yapılırken yük treninin 18/04/2012 tarihinde kaza yaptığı ve taşınan emtiaların, yükün hasarlandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; sigortalıya hasar bedeli olarak 297.745,89TL ödendiği ve ayrıca sigortalıya ve davacıya karşı bu kaza nedeni ile davalar açıldığını belirterek, ödenenin ve açılan davalar nedeni ile ödenmesi gereken bedelin tahsili amacı ile yapılan icra takibine davalıların itirazının iptali noktasında toplandığı tespit edilmiştir. 18/04/2012 tarihinde saat 05:00 sıralarında Kayseri/Ulukışla tren garı içerisinde Kayseri istikametinden Mersin istikametine seyir halinde bulunan makinist ...'ın sevk ve idaresinde bulunan... sefer sayılı yük treninin yine aynı istikamette seyir halinde bulunan makinist ...'ın sevk ve idaresindeki 11126 sefer sayılı yolcu trenine arkadan çarpması neticesi yaralamalı ve maddi hasarlı tren kazası meydana geldiği, olay yerine yapılan araştırmada... sefer sayılı yük trenin lokomotifinin, 11126 sefer sayılı yolcu trenine arkadan çarpmasından dolayı yolcu treninin en arka bölümünde bulunan iki adet vagonun raydan çıkarak devrildiği, yük treninin lokomotifine bağlı bulunan konteyner yüklü vagonların toplam 44 adedinin devrildiği ve hasarlı olduğu, bazı konteynerlerin açıldığı, açılan konteynerlerde mobilya yüklü olduğunun görüldüğü, kapalı konteynerlerin içerisinde ne olduğu konusunda bir tespit yapılamadığı olay tutanağında ifade edildiği, yine ilk belirlemelere göre olayın... sefer sayılı trenin... gar başmakasta livre gereği duruş olmasına rağmen durmaması, kendisine tanzimli olmayan 3 nolu makastan saatte 100 km hızla tersten girmesi sonucu meydana geldiği ... müdürlüğünce ilgili makamlara çekilen telgrafta ifade edildiği görülmüştür.Yine dosya içinde bulunan ve Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/354 esas sayılı dosyası için düzenlenen 21/06/2016 tarihli bilirkişi raporunda yer alan tespitlere göre; kaza ile ilgili ... Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığınca yapılan soruşturmada (kuruluş müfettişliğinin düzenlediği 27/08/2012 tarihli ... sayılı soruşturma raporu) makinistler ... ve ...'ın kanlarında alkol testi yapıldığı, makinist ...'ın kanında 136,26 mg/dl alkol saptandığı, kazanın meydana gelişinde makinistlerin tren yolda giderken uyudukları ters makasa geçişi esnasında gürültüden uyandıkları, müdahale yapamadan çarpışmanın olduğu kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir.18/04/2012 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde; taşınan 75 konteynerden 55 adet konteyner ve içindeki emtianın hasar gördüğü, hasar gören konteyner ve içindeki emtiadan 51 adedinin Mersin'deki alacısının..., 4 adedinin ... firması olduğu, ... her iki firmanın da sorumluluk sigortacısı olduğu, ... Şti tarafından hazırlanan 18/09/2012 tarihli ekspertiz raporuna göre 55 konteynerden 40 adedinin pert durumda olduğu, 5 adedinin tamir edilebilir durumda olduğu, 2 adet 20 feet ... ile, 1 adet 40 feet ... konteyner olmak üzere toplam 3 adet konteyner için rapor tarihine kadar bir talep gelmediği, eri kalan 7 konteynerin da hasarsız olduğunun bildirildiğinin belirtildiği, hasar neticesinde ... şirketinin sigortalısı ...firmasına 45 adet konteyner hak sahipleri için 26/12/2012 tarihinde 150.000TL ödeme yaparak bu meblağ için ibra ve temlik almış olduğu, Sigorta Tahkim Komisyonunun 13/03/2013 tarih ve 2013/431 karar sayılı uyuşmazlık hakem kararı ile "başvuru sahibi (dacı) ...'nın talebinin kabulü ile 270.049,24TL poliçe şartlarına göre ve muafiyet tenzilinden sonra sigorta kuruluşu davacı sigortacının sorumluluğunda olan 252.898,55TLlik kısmından, başvuru öncesi ödenen 150.000TLnin tenzili ile bakiye 102.898,55TL hasar tazminatının ... Sigortadan tahsiline, başvuru öncesi ödenen 150.000TL tazminat için temerrüt tarihi olan 01/01/2012 tarihinden ödeme tarihi olan 26/12/2012 tarihine dek hesaplanan 5.912,50TL işlemiş avans faizinin davalı...'den tahsiline, 11.800TL ekspertiz ücretinin 01/10/2012 tarihinden itibaren işleyen TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı değişen oranlı avans faiziyle birlikte davalı...'den tahsiline, 2.337,00TL vekalet ücretinin...'den alınarak davacı ...'ya ödenmesine, başvuru sahibi (davacı) tarafından yapılan 250.00TL başvuru masrafının...'den alınarak davacıya ödenmesine" karar verildiği, söz konusu hakem kararının ...tarafından Ankara 10.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosaysı marifeti ile takibe konulduğu, bu takip neticesinde...'den 24/04/2013 tarihinde 147.745,89TL tahsil edildiği, yargılama aşamasında davacı... 'nin ünvanının değişerek ... AŞ olduğu tespit edilmiştir. ... AŞ'nin 11/11/2021 günlü cevabi yazısında ... nolu kayıtlı vagonlar üzerindeki konteynerlerin ...... Şti tarafından 43 ve 44 nolu vagonlar üzerindeki konteynerlerin ise ... Şti tarafından taşınmaz üzere ... AŞ'ye teslim edildiğinin beyan edildiği, ancak yazı ekinde gönderilen listede tüm vagonlardaki konteynerlerin ... AŞ'ne ... Şti tarafından teslim edildiğinin görüldüğü, bu halde cevabi yazı metni ile ekli liste 43 ve 44 nolu vagonlar yönünden çeliştiği, yazı ekinde yer alan ve ... tarafından tüm vagonlar için ayrı ayrı tanzim edilen ticari taşıma belgesi başlıklı belgenin tamamında gönderenin ... Şti olarak yer aldığı, vagon için tanzim edilen ticari taşıma belgesi başlıklı belgede alıcının davalı... ve davalı ... olarak kayıtlandığı, bu belgelerde taşıtan ile ilgili bir kayıt olmadığı gibi ... AŞ'nin navlun faturasını kime tanzim ettiğine dair de bir kayıt olmadığı, davacının sigortalısı ...'nın, ... AŞ'nin 11/11/2021 günlü cevabi yazı ekindeki belgelerde, her bir hasarlı konteyner için ayrı ayrı olmak üzere nihai sorumlu olan ... İşletmesi Genel Müdürlüğü'ne rücu edilemeyeceğine dair 03/05/2012 günlü yazılı taahhüt verdiği, buna bağlı olarak davacının ... İşletmesi Genel Müdürlüğüne husumet yöneltmediği, ancak davacının sigortalısı ...'nın, davalıların aleyhine verilecek bir hüküm sonrası ... İşletmesi Genel Müdürlüğüne rücu yolunu kapattığı, davacının sigortalısı ve hasar nedeni ile alacaklı olan ...'nın, diğerlerinin (Davalılar..., ... ve ...) zararına olarak borçlulardan birinin (... İşletmesi) durumunu iyileştirdiği ve ... işletmesine rücu edilemeyeceğini kabul ettiği, davacının da rücu alacaklısı olarak ancak sigortalısı ...'nın sahip olduğu haklara sahip olduğu, bu halde dava dışı ...'nın 18/04/2012 hasar tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı mülga BK 147 mad yer alan "Alacaklı, diğerlerinin zararına olarak müteselsil borçlulardan birinin vaziyetini iyileştirdiği takdirde bu fiilinin neticelerini şahsan tahammül eder" hükmü kapsamında, dava dışı sigortalı ...'nın kanuni halef olan davacının davalılardan artık talepte bulunamayacağını düzenlenmiştir. Davacının sigortalısı ...kaza tarihi olan 18/04/2012 tarihinden sonra aynı zamanda davalıların alt taşıyıcısı konumunda olan ve çalışanının kusuru sebebiyle nihai olarak sorumluluğu bulunan ... İşletmesi Genel Müdürlüğünün vermiş olduğu 03/05/2012 günlü yazılı taahhütname ile meydana gelen kazadan dolayı ... İşletmesi A.Ş'yi ibra ettiği görülmüştür. (... A.Ş o tarihte henüz kurulmamış olup ... İşletmesi Genel Müdürlüğü tekel halinde bulunmaktadır) davacının haklarına halef olduğu sigortalı tarafından davalıların alt taşıyıcısı konumunda olan ve aynı zamanda davalılar ile birlikte müteselsil borçlu konumunda bulunan ...'yi sorumluluktan kurtarmıştır ve ...'yi ibra etmiştir. Gerek kaza tarihinde yürürlükte bulunan 818. Sayılı BK. 147/2 gerekse daha sonra yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nın 168/2 Maddeleri uyarınca alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse bunun sonuçlarına katlanır hükmü gereğince alt taşıma işini yapan ve kazanın meydana geldiği sırada kendi çalışanının kusurlu davranışları sonucu kazaya neden olan ve bu kapsamda davalıların da alt taşıyıcı sıfatıyla rücu edebileceği ...'yi meydana gelen kazadan sorumsuz kılması ve ibra etmesi sebebiyle sigortalısının haklarına halef olan davacı sigorta şirketi tarafından da üst taşıyıcı konumunda bulunan davalılara karşı bir tazminat isteminde bulunulamayacaktır, bu nedenlerle davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur. "gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sigortalı ...'nın dava dışı fiili taşıyıcı ...'yi ibrası sadece kendi aralarında olacak şekilde subjektif etkili sonuç doğurduğundan ve ibranamede davalı ... ve ... lehine açık bir hükme yer verilmediğinden, ibranamenin ... ve ... lehine sonuç doğurmayacağını, her halükarda davalıların ... ile yapmış oldukları ayrı taşıma sözleşmelerine aykırılık nedeniyle ...'ye rücu hakkını haiz olacağından, ibranamenin davalıların rücu hakkını zedelemeyeceğini, yük ilgilisine karşı Kayseri-Mersin arasındaki taşımayı üstlenen ...bu taşıma işini gerçekleştirmek üzere ... ve ...'la anlaştığını, davalı ... ve ... da fiili taşımanın gerçekleştirilmesi için ... ile anlaştığını, ... yük ilgilisine karşı akdi (üst) taşıyıcı konumundayken davalı ..., ... ve ...'nin yük ilgilisine karşı alt taşıyıcı konumunda olduğunu,diğer taraftan, davalı ... ve ...'un ...'ya karşı taşıma sözleşmesi kapsamında üst taşıyıcı sıfatıyla sorumluyken ...'nin de davalı ... ve ...'a karşı kendi aralarındaki ayrı bir taşıma sözleşmesi uyarınca sorumlu olduğunu, bu itibarla, ...'nin ... ve ... tarafından kendisine verilen taşıma işini gereği gibi yerine getirmemesinden doğan sorumluluğu haliyle ... ile ... ve ... arasındaki taşıma sözleşmesine dayandığını, dolayısıyla, ...ve ... arasındaki ibra sözleşmesinde açıkça belirtilmediğinden ibra sözleşmesinin yalnızca sözleşmenin tarafları hakkında subjektif etkili olacak şekilde sonuç doğuracağını, ... ve ...'un bu ibranameden yararlanamayacağını, 2-kazanın nedeni ... makinistlerinin alkollü olarak treni kullanmaları odluğunu,ancak ...'nin kazanın meydana gelmesindeki ağır kusuru ve ağır kusurunun ...'nin sorumluluğu ve ibranameye etkisinin mahkemece değerlendirilmediğini, ret gerekçesi ...ve ... arasında imzalanan ibranamelerin diğer müteselsil borçlulara da etki edeceği görüşüne dayansa da ibranamenin geçerli olup olmadığı ibraname tarihindeki mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, üzere eBK m. 99 (TBK m. 115/1) uyarınca borçlunun ağır kusuru halinde sorumsuz olmayacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olacağını, esasında, dava konusu ibranameler hasardan sonra tanzim edilmiş olsalar da kazanın nedenlerinin, ... çalışanlarının kusur durumları ve hasarın kapsamı belirlenmeden yapılan ibra amacına aykırı olacak ve ibra edene hukuken beklenilemeyen bir külfet yükleyecek olduğunu, Mersin'de hasarsız bir şekilde ...'ye teslim edilen konteynerler için ...'nin davalılar adına düzenlediği faturaların, ...'nin 11.11.2021 tarihli müzekkere cevabında yer alan ticari taşıma belgelerinde ödemenin varışta yapılacağına ilişkin kaydın, davalı ... ve ...'nın taşıma işinin ... ve ...'ye tevdi edildiği yönündeki ikrarların, ... tarafından düzenlenen taşıma irsaliyeleri ve Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/40 Esas, 2017/477 Karar sayılı gerekçeli kararı tahtında davalıların ...'nın alt taşıyıcısı olduğu ve dava konusu tazminatın muhatabı olacağının kuşkusuz olduğunu, 07.07.2022 tarihli son ek raporda vagonlar için ... tarafından düzenlenen ticari taşıma belgelerinde gönderenin ..., alıcının da ... ve ... olduğu, ancak bu belgelerde "taşıtan" kaydının ve ...'nin navlun faturasını kime düzenlediğine dair bilginin bulunmadığı fakat kazada hasar almayan konteynerler açısından navlun faturasının Davalı ...'ye kesildiği dikkate alındığında ...'nün ilgili taşımalar bakımından taşıtan sıfatına sahip olduğu kanaatlerinine varıldığını, sigortalı ...ile davalı ... arasındaki taşıma ilişkisinin bulunduğu ve ...'nün alt taşıyan sıfatını haiz olduğu, ... ve ...'un kendilerine tevdi edilen taşıma işini ...'ye tevdi ettiği, ... tarafından her iki Davalıya da fatura düzenlendiği, delil listemizin (3) numaralı ekinde bulunan ve işbu dilekçemizin ekinde tekrar sundukları ... tarafından davacının sigortalısı ...adına düzenlenen taşıma irsaliyeleri, ... ve ... tarafından kesilen faturalar ile sabit olduğunu, davalı sigortanın davaya cevap dilekçesinde açıkça sigortalı ...ile diğer davalılar ... ve ... arasında sözleşmesel ilişki bulunduğunun ikrar edildiğini, önceden açıkladıkları üzere ... - Mersin arası demiryolu taşımacılığı işinin ...tarafından davalılar ... ve ...’a tevdii edildiğini, emtianın kara taşıması işinin müvekkilinin sigortalısı ...tarafından üstlenildiğini, ilgili emtianın konteynerlar içerisinde demiryolu taşımasının başladığı yer olan Boğazköprü istasyonuna kadar taşınmıştır. Daha sonrasında yapılan demiryolu taşıması işi ise ...tarafından ... ve ...’a tevdii edilerek ilgili konteynerlar demiryolu taşıması için ... ve ...’a ait vagonlara sigortalı ...tarafından yüklendiğini, bu nedenle ... tarafından sunulan müzekkere cevaplarında gönderen ...olarak gözüktüğünü, ...’nın gönderen olarak gözükmesinin tek nedeninin kara taşıması işini tamamladıktan sonra doğal olarak taşıma konusu emtiayı ...’ye teslim etmesi olduğunu, ancak bu durumun demiryolu taşımasının ...tarafından üstlenildiğini göstermediğini, nitekim, hasarsız olarak teslim edilen vagonların taşıma ücretinin ... tarafından ödenmiş olması ve taşıma irsaliyelerinde yer alan "ücretin varışta ödeneceği" kaydının da ...’nün demiryolu taşımasını üstlendiğini ortaya koyduğunu, hasarsız vagonlara ilişkin taşıma işi tamamlandığından, bu vagonların taşıma ücretini ...’ye ödediğini, ancak hasarlı vagonlara ilişkin taşıma işi tamamlanmadığından ve mallar zayii olduğundan bu hasarlı vagonların taşıma ücretini öde(ye)mediğini, dolayısıyla, hasarsız vagonların taşıma ücretinin ... ve ... tarafından ödendiğini ortaya koyan fatura da bulunmadığını, ayrıca her ne kadar ... 11.11.2021 tarihli müzekkere cevabında ...tarafından taşıma işinin ...’ye tevdi edilmiş olduğu belirtilmiş olsa da ...’ya kesilen bir faturanın olmadığı ve ...ile ... arasında herhangi bir navlun sözleşmesinin akdedilmediğinin görüldüğünü, müzekkere cevabında bulunan taşıma belgelerinde de taşıma ücretinin teslim sırasında alınacağı, yani taşıma ücretinin muhatabının ... veya ... olduğunun bariz bir şekilde ortada olduğunu, ancak bunun, hasarsız vagonların taşıma işinin ... ve ...’a bir alt taşımacılık ilişkisi çerçevesinde tevdii edilmediği anlamına gelmediğini, ...ile ... ve ... arasında bir alt taşımacılık ilişkisi kurulduğunu, bu kapsamda demiryolu taşıması ... ve ... tarafından üstlenildiğini, hasarın demiryolu taşıması sırasında meydana gelmiş olması nedeniyle de meydana gelen zararlardan tümüyle sorumlu olduklarını, diğer yandan, ... tarafından da söz konusu taşıma işinin üstlenildiği ...’un 30 Haziran 2014 tarihli cevap dilekçesinde açıkça ikrar edildiğini, dilekçede "Davacı yanın dava dilekçesinde de beyan ettiği üzere, müvekkil şirket hasara konu olayda davacının sigortalısının 4 konteyner yükünü taşıma işinin organizatörlüğünü üstlenmiştir.” denildiğini, Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/40 E. 2017/477 K. 23.10.2017 tarihli kararında ... tarafından sunulan aynı müzekkere cevaplarını dikkate alarak hasar gören vagonların taşıma işinin ... ve ...’a tevdii edilmiş olduğunu ve alt taşıyıcı sıfatını haiz olduklarının tespit edildiğini,bahse konu gerekçeli kararda da görüldüğü üzere davalılar söz konusu taşıma kapsamında zarar gören başka emtiaya ilişkin de ...’ya yargılama sırasında ödeme yaptığını, ayriyeten,dosya kapsamında alınan raporlarda bilirkişiler hasarsız teslim edilen konteynerlere ilişkin ...tarafından fatura kesildiğini ve ... tarafından ödeme yapıldığını belirtmiş olsalar da ticari taşıma belgelerindeki "ücretlerin varışta ödeneceği" şeklindeki ödeme kaydını dikkate almadıklarını, hem hasarsız şekilde teslim edilen hem de bu dava konusu yapılan hasarlı konteynerlerin tek bir taşıma organizasyonu altında yürütüldüğü gözetildiğinde, hasarlı konteynerlere (eğer hasar görmeyip teslim edilmiş olsalardı) ilişkin faturanın da ... ve ... tarafından kesileceği ve ödemenin de bu firmalar tarafından yapılacağı yönünde varsayımda bulunmanın yanlış olmayacağını,zira taşıma senetlerindeki kayıt uyarınca taşıma ücretinin muhatabının ... ve ... olacağı açıkça kararlaştırıldığını, ...ile ... arasında doğrudan bir taşıma ilişkisinin bulunmadığı ve bunun aksini ispatlayacak nitelikte bir taşıma sözleşmesinin, taşıma irsaliyesinin veya faturanın bulunmadığı, konu emtianın taşınması işinin ... ve ... tarafından ...’ye bizzat tevdi edildiğinin tartışmasız olduğunu, bu itibarla, ... ve ...'un pasif husumet ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerektiğini, bu sebeplerle dosyanın yeniden inceleme içi mahkemeye iadesi halinde ...'nin müzekkere cevaplarının yetersizliği karşısında Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/40 E. 2017/477 K. sayılı dosyası için müzekkere yazılarak dosya içerisinde yer alan belgelerin UYAP üzerinden elektronik olarak gönderilmesine ve/veya Davalılar tarafından hasar görmüş 45 konteynere ilişkin sevk irsaliyeleri ve/veya faturaların ivedi bir şekilde sunulmasına karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇEDava, nakliyat yurt içi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalısına ödenen hasar bedelinin davalılar ve onların sorumluluk sigortacısından rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacının davasının sübut bulmadığından reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan İstanbul 12.İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 1.470.108,00 TL asıl alacak yönünden 18.04.2013 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak ... AŞ'nin .... Şti'nin sorumluluk sigortacısı olduğunu gösterir poliçe, borçlular... AŞ ve .... Şti tarafından üstlenilen taşımada tren kazası olduğunu gösterir tutanak, borçluların sorumluluğunu gösteren navlun faturaları ve hasar tespit raporu, emtia ve konteyner sahiplerinin gönderdiği tazminat taleplerini gösterir ihtarnameler, ... AŞ'nin sigortalısına yaptığı ödemeyi gösterir belge, tahkim yargılamasının sonucu, ... AŞ'nin... AŞ ile ....Şti'nin sorumluluk sigortacısı olduğunu gösterir poliçelerin gösterildiği, ödeme emrinin davalı...AŞ vekiline 25.04.2013 ve diğer davalılara 30.04.2013 tarihinde tebliğ edildiği, davalı.....AŞ tarafından 30.04.2013, davalı ... AŞ tarafından 02.05.2013 tarihinde, davalı .... Şti. tarafından 07.05.2013 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Davacı, dava dışı taşıyan ... ...Şti.'nin nakliyat yurt içi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi uyarınca sigortacısı olup sigortalının Mersin'den Kayseri'ye yapılan taşıma işini davalılara tevdi ettiğini, 18.04.2012 tarihinde meydana gele tren kazası sebebiyle konteyner hasarı ve yük hasarı meydana geldiğini, bu kapsamda talepte bulunan yük sahiplerine ödeme yapıldığını, ayrıca konteyner bedeli kapsamında ödeme yapıldığını belirterek ödediği bu miktarlar bakımından davalılardan rücuen alacak talebinde bulunmuştur. 6762 sayılı TTK'nın 787.maddesi uyarınca, taşıyıcı aleyhine açılacak tazminat davaları, birinci veya sonuncu taşıyıcı aleyhine ikame edilir. Bu davanın aradaki bir taşıyıcı aleyhine açılabilmesi için, zıya ve hasarın bu taşıyıcının taşıdığı zaman içinde meydana geldiğini ispat edilmesi şarttır. Bir taşıyıcı, mesul olmadığı fiillerden dolayı tazminat verir veya bu yüzden aleyhine dava açılırsa, doğrudan doğruya kendisinden önce gelen taşıyıcıya yahut esasen mesul olmaları lazım gelen aradaki taşıyıcılara rücu hakkına sahiptir. 818 sayılı BK'nın 147.maddesi ise ''Rücu hakkından istifade eden müteselsil borçlulardan her biri, tediye ettiği miktar nispetinde alacaklının haklarına halef olur. Alacaklı, diğerlerinin zararına olarak müteselsil borçlulardan birinin vaziyetini iyileştirdiği takdirde bu fiilinin neticelerini şahsan tahammül eder.'' hükmünü içermektedir. Somut olayda, ilk derece mahkemesince, ...'nin davalılarının alt taşıyıcısı konumunda olduğu ve davalılar ile birlikte sorumlu olduğu, davalıların üst taşıyıcı olduğu tespiti yapıldıktan sonra 818 sayılı BK'nın 147.maddesi kapsamında davacının sigortalısının rücu hakkı olmadığından sigortalıya halef olan davacının da davalılara rücu hakkı olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında da belirtildiği üzere, davacının sigortalısı dava dışı ...şirketinin dava ve taşıma konusu her bir hasarlı konteyner için ayrı ayrı olmak üzere nihai sorumlu ve fiili taşıyıcı olan ... İşletmesi Genel Müdürlüğü'ne rücu edilmeyeceğine dair 03.05.2012 tarihli taahhüt vermiş olup, hasar nedeni ile alacaklı olan dava dışı sigortalı ... bu sebeple davalıların aleyhine verilecek bir hüküm sonrası davalıların ... İşletmesi Genel Müdürlüğüne rücu yolunu kapatmıştır. Bu durumda davalıların zararına olarak borçlulardan birinin yani dava dışı ...'nin durumunu iyileştirmiş olduğundan davalılardan artık talepte bulunamayacağı, dolayısı ile onun haklarına halef olan davacının da davalılardan talepte bulunamayacağı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Bu sebeple davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 462,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 25.06.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.