Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari satımdan kaynaklanan çekin kaybolması ve lehtara teslim edilmemesi nedeniyle yetkili hamil sayılmayan davacının istirdat davasını hukuki yarar yokluğundan reddeden gerekçeli kararı.
Özet: Mahkeme, davacı tarafından adına düzenlenmiş ancak ticari bir borç ilişkisi bulunmayan ve kargoda kaybolduğu iddia edilen 400.000 TL bedelli bir çekin davalı tarafından haksız yere ibraz edildiği gerekçesiyle istirdadı talep edilmiş olmasına karşın, çekin davacıya teslimi gerçekleşmeden kaybolduğunu kabul ederek, Türk Ticaret Kanununa göre yetkili hamil sıfatı kazanılmadığından davacının istirdat davası açmakta hukuki yararı bulunmadığına karar vermiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/11/2025
KARAR TARİHİ : 16/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirkete ait olmayan bir borçtan dolayı, davacı adına .....Bankası .....Şubesinde düzenlenen .....tarihli, .....seri numaralı, 400.000TL bedelli çek ibraz edildiğini, davacı ile davalı arasında bu çeke konu borç ilişkisi bulunmadığını, davacı söz konusu çekin bedelsiz/haksız olarak düzenlenmiş olduğunu öğrendiğinde Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi'nde .....Esas sayılı dosya üzerinden çek iptaline ilişkin ihtiyati tedbir kararı verildiğini, Mahkememizin .....tarihli muhtırası ile davacıya iki haftalık kesin süre içinde istirdat davası açması için süre verildiğini, işbu dilekçe ile süresi içinde istirdat davamızı açtıklarını, davalı tarafından haksız şekilde ibraz edilen 400.000 TL bedelli çekin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tarafıma iadesine (istirdatına), yargılama giderlerinin ve vekalet ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız, usul ve yasaya açıkça aykırı davasının reddine karar verilmesini, davacının işbu davada dava açma ehliyeti ve hukuki yararı bulunmadığını, bunun yanında dava konusu çekte davacı .....ne ciranta ne hamil ne keşideci olarak bulunmadığını, dolayısıyla davacının dava dilekçesinde 'davalı şirkete ait olmayan bir borçtan dolayı davacı adına ... düzenlenen' ifadesi de haksız ve gerçeği yansıtmadığını, ayrıca davacı tarafından dava konusu çekten kaynaklı yapılmış bir ödeme de bulunmadığını, sonuç olarak istirdat davasının şartları oluşmadığı gibi davacı tarafın çek ile bir ilişkisi de bulunmadığından davacının işbu davayı açma ehliyeti ve hukuki yararı da bulunmadığını, dolayısıyla davacı tarafın kötü niyetli olarak açmış olduğu işbu haksız davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
GEREKÇE;
Davanın, .....Bankası .....Şubesinde düzenlenen .....tarihli, .....seri numaralı, 400.000TL bedelli çeki kaybettiğini ve bu nedenle zayi nedeniyle iptali talep ettiği Mahkememizin .....Esas sayılı dava dosyasında çekin bankaya ibraz edildiği bilgisinin gelmesi üzerine Mahkememizce davacıya istirdat davası açması için verilen kesin süre içinde işbu istirdat davasını açtığı anlaşılmıştır.
Buna göre davacı tarafça, çekin kaybolduğu ve davalının çeki haksız ve kötü niyetli olarak iktisap ettiğinden bahisle ve kendisinin yetkili hamil olduğu iddiasıyla çekin istirdatına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açıldığı sabittir.
6102 sayılı TTK'nın 763. maddesine göre, elden çıkan kıymetli evrakın ortaya çıkması halinde senedi elinde bulundurana karşı iade davası açılabilir. Zayi nedeniyle iptali istenen çekin davacı şirkete teslim edilmek üzere kargoya verildiği ve kargoda kaybedildiği bunun üzerine davacı tarafça Mahkememizin .....Esas Sayılı dava dosyası ile çekin iptalini talep ettiği, yargılama devam ederken ile çekin bankadan gelen yazı cevabı ile davalıda olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK m. 788(1) hükmü uyarınca, emre yazılı veya belirli bir kimse lehine düzenlenen çek, ciro ve teslim yolu ile devredilebilir. Emre yazılı senetlerin devri iki tasarruf işleminin bir arada yapılması ile gerçekleşir. Bu işlemlerin birincisi senedin ciro edilmesi, ikincisi de buna ek olarak senedin zilyetliğinin devralana geçirilmesidir. Dolayısıyla, kambiyo senedinde mündemiç hakka sahip olmak için senet üzerindeki zilyetlik zorunludur. Dava konusu çekin keşideci tarafından düzenlendikten sonra davacı lehtara teslim edilmeden kargoda kaybolduğu ileri sürüldüğüne göre, davacının çekin hâmili olmadığının kabulü gerekmektedir
İstanbul BAM 43. HD 20/01/2026 tarih ve 2026/104 Esas ve 2026/57 Karar Sayılı kararında; "... Talebe konu çeklerde lehdar olarak talep eden yazılmış ise de çek henüz kendisine teslim edilmeden kaybolması ve teslim söz konusu olmamasına göre talep edeninin yetkili hamil kabul edilmesi mümkün değildir. Bu durumda, talep edeninin hamil olmadığı çekler yönünden iptal davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, mahkemece davanın usulden reddi yerine yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi sonucu itibarı ile doğrudur..." denildiği, yine
Diyarbakır BAM 6. HD 02/12/2022 tarih ve 2022/3267 Esas ve 2022/2324 Karar Sayılı kararında; "... 6102 sayılı TTK m. 788(1) hükmü uyarınca, emre yazılı veya belirli bir kimse lehine düzenlenen çek, ciro ve teslim yolu ile devredilebilir. Emre yazılı senetlerin devri iki tasarruf işleminin bir arada yapılması ile gerçekleşir. Bu işlemlerin birincisi senedin ciro edilmesi, ikincisi de buna ek olarak senedin zilyetliğinin devralana geçirilmesidir. Dolayısıyla, kambiyo senedinde mündemiç hakka sahip olmak için senet üzerindeki zilyetlik zorunludur. Dava konusu çekin keşideci tarafından düzenlendikten sonra davacı lehtara teslim edilmeden kargoda kaybolduğu ileri sürüldüğüne ve bu konuda kargo şirketi tarafından tutulan tutanaklar dosyaya ibraz edildiğine göre, davacının çekin hâmili olmadığının kabulü gerekmektedir. Zira çek keşideci tarafından kargoya verildikten sonra lehtara ulaşmadan kargoda kaybolduğundan, çekin teslimi (zilyetliğin devri) lehtar açısından gerçekleşmediğinden lehtarın yetkili hâmil kabul edilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemekle birlikte, ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK m. 355 hükmü uyarınca yukarıda anılan gerekçelerle kamu düzeni ilkesi yönünden kaldırılmasına..." denildiği görülmektedir.
Tüm toplanan deliller uyarınca dosya incelendiğinde ise ; Davacının Mahkememizin .....tarihli celsesinde davalının çeki elinde kötüniyetle bulundurduğuna dair icra dosyası ile CBS dosyası bulunduğunu belirtmesi üzerine Mahkememizce ilgili dosya esas numaralarını bildirmesi için verilen kesin süre içinde Besni İcra Dairesinin .....E sayılı icra dosyasını ve de Diyarbakır CBS .....Soruşturma sayılı dosyasını bildirdiği görülmüşse de ilgili dosyaların UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alındıktan sonra incelenmesi neticesinde ilgili dosyalarda uyuşmazlığa konu edilen .....Bankası .....Şubesinde düzenlenen .....tarihli, .....seri numaralı, 400.000TL bedelli çekte davacının yetkili hamil olduğuna ilişkin bir bilginin yer almadığı davacının bu çekte yetkili hamil olduğunun işbu dosyalardan anlaşılamadığı başkaca bir delil de sunulmadığı tespit edilmekle açılan davanın aktif husumet ehliyeti bulunmadığı tespiti ile reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın peşin alınan 6.831,00 TL harçtan düşümü ile artan 6.099,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 400.000,00 TL üzerinden takdir edilen 64.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim