Hazinenin 6360 sayılı Kanun uyarınca devredilen taşınmazların yolsuz tescil iddiasıyla açtığı tapu iptali ve tescil davasının Bölge Adliye Mahkemesince reddi sonrası temyiz başvurusu.
Özet: Hazinenin, mülga 3367 sayılı Kanun uyarınca köy tüzel kişiliğine bedelsiz ve şarta bağlı devredilen taşınmazların 6360 sayılı Kanun ile davalı belediyeye intikalini yolsuz tescil kabul ederek açtığı tapu iptali ve tescil davasında, Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazların yasal düzenleme gereği davalı adına tescilinin yolsuz olmadığını gerekçe göstererek davayı esastan reddetmiş olup, bu karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2026/1091 E.  ,  2026/4067 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2640 E., 2025/1793 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/212 E., 2024/321 K.
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı Hazine vekili; 4 90... ve 22, 4 91... , 4 92... , 4 97... ile 5 02... ve 9 parsel sayılı taşınmazların davalı ... Başkanlığınca Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca satışına karar verildiğini ancak taşınmazların daha önce Hazine adına kayıtlı iken mülga 3367 sayılı Kanun uyarınca ... Köyü Tüzel Kişiliğine köy halkından ihtiyaç sahiplerine satılmak üzere 14.12.1990 tarihinde bedelsiz devredildiğini, muhtarlıkça herhangi bir satış işleminin yapılmadığını, devir, ihtiyaç sahiplerine satılması kaydı ile yapıldığından mülkiyetin Köy Tüzel Kişiliğine geçmeyeceğini, 6360 sayılı Kanun'a göre de taşınmazların davalı ...'ye intikali sonucunun doğmayacağını ileri sürerek taşınmazların 03.11.2016 tarihinde yapılacak satış ihalesinin yürütmesinin durdurularak iptaline, tapu kayıtlarının iptaliyle davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; yargı yolu, yetki ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın yasaya aykırı olduğunu,... sorulan görüşe, taşınmazın satılmak, kiralanmak suretiyle değerlendirilebileceğine ilişkin cevap verildiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 19.01.2017 tarihli ve 2016/746 Esas, 2017/32 Karar sayılı kararıyla; taraflar arasındaki uyuşmazlığın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında kaldığı ve İdari Yargının görev alanına girdiği, Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu kararının iptali için yürütmenin durdurulması talepli olarak idari yargıda dava açılması gerektiği gerekçesiyle davanın yargı yolu nedeni ile usulden reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.03.2017 tarihli ve 2017/335 Esas, 2017/322 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince Hazine tarafından açılan ihalenin iptali talebi ile ilgili davanın tefrik edilerek idari yargının görev alanında kaldığından görevsizlik kararı verilmesi, tapu iptali ve tescil talebi yönünden idari yargının vereceği karar sonucu da beklenerek yargılamaya devam edilmesi gerektiğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2017 tarihli ve 2017/178 Esas, 2017/566 Karar sayılı kararıyla; ihalenin iptali davası eldeki davadan tefrik edilmiş, ihale kararının iptali nedeni ile davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına ve davanın konusuz kalmasına davalı tarafın sebebiyet verdiği anlaşılmakla davacı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş; kararın davacı Hazine vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2024 tarihli ve 2022/3184 Esas, 2024/585 Karar sayılı kararı ile; öncelikle keşif yapılarak dava değerinin tespit edilmesi daha sonra talep hakkında karar verilmesi gerektiğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının yeniden kaldırılmasına karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların dava tarihi itibarıyla değerleri keşfen saptanmış, ihale kararının iptali nedeni ile davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek konusuz kalmasına davalı tarafın sebebiyet verdiği gerekçesi ile davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmiş; karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; dava konusu taşınmazların 6360 sayılı Yasa gereği oluşturulan komisyon aracılığıyla davalı ... Başkanlığına devredildiği, yapılan bu devre ilişkin açılmış ve sonuçlanmış herhangi bir davanın bulunmadığı, dava konusu taşınmazların Yasa'dan kaynaklı olarak davalı ... adına tescilinin yolsuz tescil olmadığı, dava tarihinden önce ihalenin iptaline karar verildiği ve taşınmazların tapuya yolsuz olarak tescil edilmedikleri anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek davacı lehine yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdirinin doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf nedenleri yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.