Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kırmızı ışık ihlali yapan motosikletin yayaya çarparak cismani zarar verdiği tazminat davası gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, davalı motosiklet sürücüsünün kırmızı ışık ihlali yaparak yaya geçidinde kendisine çarpması sonucu ağır yaralandığını ve bu durumun asli kusurlu olduğunu iddia ederek, sürekli ve geçici iş göremezlik, tedavi, bakıcı giderleri ile 130.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte, sigorta şirketinin poliçe limiti ve temerrüt tarihinden itibaren sorumluluğu kapsamında diğer davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALI : 2- VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Kaza tarihi 10.10.2024 günü davalı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan davalı ...’in maliki olduğu sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile Konya İli Selçuklu İlçesi ... Caddesi üzerinde Şehir Merkezi istikametine doğru seyir halinde iken ... Caddesi ile ... Caddesi "IŞIKLI KAVŞAĞINA" geldiğinde kırmızı ışıkta durmayıp yayalara yeşil ışık yandığı esnada yaya geçidini kullanarak karşıdan karşıya geçmek isteyen müvekkile çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, bu nedenlerle ... plakalı motosiklet sürücüsü ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/1-B maddesi gereğince “KIRMIZI IŞIK KURALLARINA RİAYET ETME” kurallarını ihlal ettiğinden ASLİ kusurlu bulunduğunu, ne var ki davalı, kaza mahallinin olduğu yerde ışıklı kavşağın bulunduğunu ve araçlara KIRMIZI IŞIK yandığını görmesine rağmen yaya geçidini kullanarak karşıdan karşıya geçmek isteyen müvekkiline çarparak müvekkilin ağır bir şekilde yaralanmasına neden olduğunu, ayrıca davalı ..., ... Caddesi üzerinde Şehir Merkezi istikametinde o caddedeki azami hız kurallarına da riayet etmediğini, kaldı ki yaya olan müvekkilinin fark etmesi üzerine yavaşlayacak hiç vakti olmadığını, bu esnada ise müvekkil tüm yol ve trafik işaretlerine uyarak, yayalara yeşil ışık yandığı esnada "YAYA GEÇİNDEN" geçişi esnasında dava konusu trafik kazası meydana geldiğini, davalı, motosikletini sevk ve idare ederken yolda yaya ve araç geçişini kontrol etmemiş, azami hız sınırlarının çok çok üzerine çıkmış ve yaya geçindinde karşıdan karşıya geçen müvekkiline çarptığını, anlaşılacağı üzere ışıklı kavşakta bulunan yaya geçidinde meydana geldiğini, davalı araç sürücüsü, kaza anında güvenli ve kontrollü bir şekilde geçiş yapmak yerine kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermeyerek aracını sevk ve idare etmiş ve neticesinde yaya olan müvekkiline çarptığını, olay yerine sağlık ve kolluk ekiplerin müdahalesi gerçekleşmiş, kaza tespit tutanağı tutulduğunu, çarpmanın etkisiyle başını, bacaklarını ve vücudunun muhtelif yerlerini davalı ...' e ait motosiklete çarpmış ve yere düşmüş olan müvekkile ilk müdahaleler yapılmış ve Konya Şehir Hastanesine sevk edildiğini, kaza sonucu dava dilekçe ekinde sunulan fotoğraflarda da anlaşılacağı üzere yaşına göre ağır şekilde yaralanan müvekkilinin kaldırıldığı Konya Şehir Hastanesinde muayene ve gözleme alındığını, müvekkilinin ...' nın malüliyet oranının belirlenerek sürekli ve geçici iş göremezlik gelirinin tespiti ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50 TL sinin sürekli iş göremezlik; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50 TL sinin de geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi 10.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 06.01.2025 temerrüt tarihinden itibaren poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davacıya verilmesini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100 TL'sinin kaza tarihi olan 10.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte faturalandırılmış ve faturalandırılamamış (cerrahi müdahalesi gerekli tüm tedavi giderleri) tedavi giderlerinin davalılardan alınarak (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 06.01.2025 temerrüt tarihinden itibaren poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davacıya verilmesini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100 TL'sinin kaza tarihi olan 10.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bakıcı giderlerinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 06.01.2025 temerrüt tarihinden itibaren poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davacıya verilmesini, kaza tarihi 10.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 130.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; 10.10.2024 tarihinde, müvekkili sigorta şirketinin ... no.lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortaladığı, maliki ve sürücüsü ... sevk ve idaresinde olan ... plakalı araç ile, ... caddesi istikametinden Şehir merkezi istikametine doğru seyir halinde iken yaya ... ile çarpışması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde yaya Mehmet Ali Akkanat'ın yaralandığını, kusur raporunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınmasını talep ettiklerini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü kusursuzdur. Müvekkil Şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğundan kusur durumunun konusunda uzman kurum ya da kişiler tarafından oran gösterir bir şekilde tespit edilmesinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle hüküm kurmaya elverişli bir kusur raporu alınması için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, davacının maluliyetinin belirlenmesinin gerektiğini, davacının kaza sebebi ile geçici ve kalıcı bir arazı, özürlülük durumunun mevcut olmadığını, bu sebeple bu talebin reddinin gerektiğini, davacı geçici ve kalıcı maluliyet tazminatı talep ettiğini, davacıda oluşan sakatlığın gerçekleşen trafik kazası ile illiyet bağının bulunduğunun ispatının gerektiğini, kaza tarihi 10.10.2024 olmakla birlikte çocuklar için özel gereksinim değerlendirmesi hakkında yönetmeliğe göre kalıcı maluliyetin belirlenebilmesi için kaza tarihinin üzerinden en az 12 ay geçmesinin gerektiğini, maluliyet oranının 20.02.2019 tarihli çocuklar için özel gereksinim değerlendirmesi hakkında yönetmeliğe uygun olarak tespit edilmesinin gerektiğini, bu nedenlerle davacıların davasının esastan reddine ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Davacının iddialarının aksine müvekkilin bile isteye sebep olduğu bir durum olmadığını, kaldı ki, müvekkilinin gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü göstermiş olmasına rağmen elim kaza meydana geldiğini, Konya . Asliye Ceza Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda müvekkil tam kusurlu kabul edildiğini, ancak alınan raporda eksiklikler olup işbu dosyada hükme esas alınması mümkün olmadığını, nitekim alınan rapordaki kusur oranına müvekkili tarafından da itiraz edildiğini, kusur oranının yeniden tespit edilmesi için Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini, ayrıca kaza ile meydana gelen yaralanma arasındaki illiyet bağının tespit edilmesinin gerektiğini, davacının yaralanmasının hastane kayıtları olan epikrizlerde ve genel adli muayene raporlarında yer almasının gerektiğini, aksi takdirde davacının daha önce vücudunda meydana gelen trafik kazası ile ilgisi olmayan hasarların alınacak maluliyet oranını gösterir rapora yansıması ihtimalinin olduğunu, bu takdirde müvekkilinin haksız şekilde fakirleşecek davacı ise sebepsiz şekilde zenginleşeceğini, davacının talep ettiği sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden öncelikle maluliyet tespitinin yapıldığını, alınacak olan rapor doğrultusunda davacı da kalıcı maluliyetin olup olmadığının tespit edildiğini, daha önce belirttiğimiz üzere davacının yaşının küçük olması ve kemik gelişiminin devam ediyor olması ve kalıcı maluliyet oluşmadan iyileşmesi mümkün olduğundan sürekli iş göremezlik tazminatının reddinin gerektiğini, öncelikle manevi tazminat yönünden davanın HMK m.114/1-c gereği dava şartı yokluğundan usulden reddine mahkemeniz aksi kanaatte ise esastan reddine, kusuru oranının tespiti için Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasına, maluliyet oranın tespiti için taleplerimiz doğrultusunda Adli Tıp 2. İhtisas Kurulundan rapor alınmasına, sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi masrafları ve bakıcı giderleri yönünden davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 10/10/2024 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak davacının cismani zararının (sürekli ve geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, belgelendirilemeyen tedavi masrafı) tazmini ve manevi tazminat talebi hususunda olduğu anlaşılmıştır. Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosyamıza arasına alınmıştır.Selçuklu İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davacı hakkında SED araştırması dosyamız arasına alınmıştır.Meram İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davalı hakkında SED araştırması dosyamız arasına alınmıştır.Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; ... T.C. Numaralı davacı ...'nın 10.10.2024 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle iş kazası müracaatının olmadığı, herhangi bir gelir bağlanmadığı, geçici işgöremezlik ödeneğinin ödenmediğini bildirmiştir.Konya Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezine müzekkere yazılarak; ... T.C. Numaralı davacı ...'nın tedavilere ilişkin giderlerin ödemesi genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere yapılmadığını, ayrıca sağlık hizmet sunucuları tarafından genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerden alınan ilave ücretler/muayene fark ücretleri ilgili sağlık hizmet sunucuları tarafından kayıt altına alındığı bildirilmiştir.Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesine müzekkere yazılarak; davacı ... T.C. Numaralı davacı ... adına ait tetkik ve tedavi evrakları dosyamız arasına alınmıştır.Konya Şehir Hastanesine müzekkere yazılarak; davacı ... T.C. Numaralı davacı ... adına ait tetkik ve tedavi evrakları dosyamız arasına alınmıştır.Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Şirketine dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 09/05/2025 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.Davalı ... tanığı Mustafa Yapıcı duruşmada alınan beyanında: ''...Ben davalı ... iş arkadaşım olmasından dolayı tanırım. Kazanın olduğu gün işe gelmeyince kendisini aradım. Trafik kazası geçirdiğini söyledi. Olay yerine gittik. Çocuk orada değildi. ... olay yerindeydi. Daha sonra biz çocuğun Konya Hospital'a kaldırıldığını duyduk. Oraya gittik. Ancak orada yoktu. Konya Hospital'da çocuğun devlet hastanesine sevk edildiğini söylediler. Daha sonrada Şehir Hastanesinde olduğunu duyduk. Şehir Hastanesine gittik. Çocuğun orada yanında babası vardı. Çocuğu da gördük. Çocuğun babası çocuğun durumunun iyi olduğunu, iyiye gittiğini, birkaç kırığı olduğunu söyledi. Daha sonra hastaneden ayrılırken de çocuğun babası ile birlikte görüşerek ayrıldık. Çocuğun babası hatta bizim fabrikadaki bir mühendisle arkadaşmış. ... Bey de kendisini arayıp bir ihtiyacı olup olmadığını sordu. Bu hastane sürecinde ve sonrasında da ... devamlı mesaj atarak ve arayarak çocuğun durumu ile ilgilendi. Çocuğun babası bazen dönüş yaptı bazen dönüş yapmadı. Davacı vekilinin talebi ile soruldu: ... Bey çocuğun babasına karşı maddi olarak ne gerekiyorsa yaparız gibi bir teklifi olmadı. Ancak bu süreçte dediğim gibi arayıp sorarak destek oldu. Çocuğun babası da çocuk daha sonra görüşmek isterse görüşür gibi birşey söylemişti. Hatta biz hastaneden ayrılırken çocuğun babası bize ben şikayetçi olmam. Bu bir kazadır diye söylemişti dedi. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Tanıklık ücreti istemiyorum'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkememizin 21/07/2025 tarihli tensip zaptında dosyanın kusur ve maluliyet raporu aldırılması için bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.Mahkememizce aldırılan adli trafik bilirkişisinin sunmuş olduğu 28/08/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından sigortalanan ... plaka sayılı motsikletin ruhsat sal 'e sürücüsü davalı ...” in; 47/b, 52/a ve b maddelerinde açıklanan trafik kurallarını ve aynı kanunun trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan hallerden 84/a (Kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme) trafik kuralını da ihlal ettiği, sürücü ...'in %100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğunu, davacı yaya ...'nın ise; kural ihlalinin bulunmadığı rapor edilmiştir. Mahkememize sunulan 26/09/2025 tarihli davacı yönünden düzenlenen ATK raporunda özetle; Davacı ...'nın 10.10.2024 tarihinde uğradığı trafik kazası neticesinde yaralandığını, sol dirsek epikondilde kırık, sol tibia ve fibula şaft fraktürü geliştiği, tibia fraktürünün cerrahi olarak redükte edildiği, 04.08.2025 tarihinde yapılan muayenelerinde sol ayak bileği, sol diz ve sol dirsek eklem hareket açıklıklarının tam olduğu, yürüyüşte patoloji olmadığını, kas gücü 5/5 olduğu, sol tibiada 6 mm uzun olduğu, malunion tespit edildiği, şahsın 29.09.2013 doğumlu olup olay tarihinde 11 yaşın içerisinde olduğu, şahsın meslek grup numarası 1 (düz işçi) olduğu anlaşılmakla;1- 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete?de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre;Kişinin sol tibiada 6 mm uzunluk arızasına bağlı sürekli iş görmezlik oranının (Kas-İskelet Sistemi ? alt ekstremite ? Tablo 3.3 e göre) %3 olduğu ve kalıcı olduğunu,2- 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği göre; Gr1 XII 32a 1A= % 5 olduğunu,Kişinin yaşına (E cetveline) göre sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının % 3.3(yüzdenoktaüç)olduğunu, Kişinin sürekli iş göremezlik oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve Çalışma (âücü Ve Meslekte Kazarmrma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre hesaplandığı, Yönetmelik farklılığından dolayı sürekli iş göremezlik(kalıcı sakatlık) oranlarının farklı çıktığını,3- Mevcut arızasının iyileşme süresinin 4(dört) aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışamayacağı, bu sürenin geçici iş görmezlik süresi olarak değerleridirilmesi gerektiği, bu süre zarfında kişinin % 100 oranında malul olduğunun kabulünün gerekeceğini, bu sürenin 4(dört) ayında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağı,Aylık brüt asgari ücretler üzerinden davacının bakıcı giderinden doğan maddi zararı;10.10.2024-01.01.2025 tarihleri arasında (20.002,50/30 gün) X82gün-54.5673,50TL01.01.2025- 07.02.2025 tarihleri arasında (26.005,59/30 gün) XxX 38gün—32.940,30TL Şahsın bakıcı giderleri kapsamında yaptığı toplam harcamaların 87.613,80TL olarak değerlendirildiğini,4- Kişide dosya kapsamında fatura edilmiş SGK tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının olmadığını, ancak bu tür bir yaralanmada bir takım fatura edilemeyen (özel diyet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel hastane .nuayene farkı gibi vb.) masrafların olacağını, kaçınılmaz giderlerin yapılan masrafların niteliği, yapıldıkları tarih ve yerler dikkate alındığında ayrı ayrı kaleme alınmasının mümkün olmadığı, yaralanmanın ağırlık ölçüsü de dikkate alındığında bu tür giderlerin 18.000,00 TL olarak değerlendirildiğini (bu tutarın 6.000,00TL si ulaşım gideri, 12.000,00 TL'si refakatçi,özel beslenme vs. gideri olarak değerlendirildiği, bu değerlendirme yapılırken yaranın ağırlık ölçüsü, kişinin tedavi oiduğu merkezle, yerleşini yeri gibi unsurların göz önüne alındığı), Tedavi sırasında veya sonrasında yapılması zorunlu dolaylı harcamalara ilişkin kaçınılmaz tedavi giderlerinin tespitinde;a) Refakatçi, özel bakıcı ve özel beslenme giderleri.b)Yol giderleri (hastanın ve yakınlarının hastanelere, sağlık kurumlarına, doktor muayenehanelerine, fizik tedavi yerlerine gidip gelme yol giderleri).c) Hastanın başka bir şehirde veya yurt dışında tedavisi gerekiyorsa, kendisinin ve yakınlarının (otomobil, otobüs, tren, uçak gibi) taşıt giderleri.d) Tedavi için gidilen yerde hastanın ve yakınlarının oteli, lokanta, ulaşım gibi barınma ve beslenme giderleri.e) Haksız eyleme uğranıldığı veya kaza geçirildiği sırada, hastanın yakınları uzak bir yerleşim yerinde iseler, onların hastanın tedavi gördüğü kente geliş gidiş ulaşım giderleri ile geldikleri yerde otel, lokanta gibi barınma ve beslenme giderleri.f) Hastaneden çıktıktan sonra evde bakımı sürdürülen yaralı için eve gelip giden iğneci, pansumancı, fizyoterapist gibi kişilere ödenen ücretler.g) Hekimlerce gerekli görülmesi durumunda kaplıca, ılıca, dağ veya deniz kıyısı gibi hava değişim yerlerine ödenen paralarh) Tedavisi sonuçlanmasına karşın, bir süre toplu taşıma araçlarına binemeyen veya kendi otomobilini kullanamayan hastanın işe gidiş geliş taksi ücretlerinden, toplu taşıma ücretlerinin veya kendi aracını; benzin paralarının indiriminden sonra aradaki farktan oluşan harcamalar olduğunu, 7- Şahsın fatura edilemeyen tedavi giderlerinin 12.000,00 TL olarak değerlendirildiğini, bakıcı giderleri kapsamında yaptığı harcamaların 87.613,80 TL olarak değerlendirildiğini, toplamda 99.613,80 TL olarak değerlendirildiği tespitlerini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.Mahkememizin 18/12/2025 tarihli ara karar ile dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdine karar verilmiştir.Mahkememizce aldırılan aktüerya bilirkişisinin sunmuş olduğu 26/01/2026 tarihli bilirkişi raporundan özetle; 10.10.2024 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 4 ayda iyileşen ve bu sürenin tamamında bakıcıya ihtiyaç duyan, iyileşmesi sonrası tüm vücut fonksiyonundan kısmen kaybederek %3 oranında engel kazanma gücünden kısmen kaybederek %3,3 oranında malul kalan davacı ...'nın; 1-)10.10.2024 — 10.02.2025 Tarihleri Arası 4 Aylık Süre ile Sınırlı Geçici İş Göremezlik Süresinde Uğradığı Maddi Zararının ; 74.794,87 TL,2-)Sürekli İş Göremezliği Nedeni ile Uğradığı Maddi Zararının, a-)11.02.2025 - 29.06.2087 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı %3 engel oranı ve TRH-2010 Erkek Mortalite Tablosuna göre ; — 628.642,01 TL,b-)11.02.2025 — 20.11.2077 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı %3,3 maluliyet oranı ve PMF-1931 Yaşama Tablosuna göre ; — 584.681,74 TL,3-)10.10.2024 — 10.02.2025 Tarihleri Arası 4 Aylık Süre ile Sınırlı İyileşme Sürelerinde Bakıcı Giderinden Doğan Maddi Zararının ; 87.994,00 TL,4-)Fatura Edilemeyen ve Belgeye Bağlanamayan Kaçınılmaz Tedavi Giderlerinden Doğan Maddi Zararının 18.000,00 TL olduğu rapor edilmiştir.Davacı vekilinin Mahkememize ibraz ettiği 14/04/2026 tarihli ıslah dilekçesinden özetle: Toplam 809.430,88 TL geçici iş göremezlik, kalıcı (sürekli) iş göremezlik, tedavi giderleri ve bakıcı giderleri için olan maddi tazminatı taleplerimiz yönünden davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 10.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...' ya verilmesine, toplam 130.000,00 TL manevi tazminatın ise fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile sadece davalı ... yönünden kaza tarihi olan 10.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...' ya verilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur. Kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.Mahkememizce aldırılan adli trafik bilirkişisinin sunmuş olduğu 28/08/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından sigortalanan ... plaka sayılı motsikletin ruhsat sal 'e sürücüsü davalı ...” in; 47/b, 52/a ve b maddelerinde açıklanan trafik kurallarını ve aynı kanunun trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan hallerden 84/a (Kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme) trafik kuralını da ihlal ettiği, sürücü ...'in %100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğunu, davacı yaya ...'nın ise; kural ihlalinin bulunmadığı rapor edilmiştir. KTT içeriği birlikte değerlendirildiğinde işbu rapora itibar edilmiştir. Maluliyet durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede; Her ne kadar Mahkememizce, Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince Aktüerya hesabı PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak hüküm tesis edilmekte ise de T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 08/01/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 22/04/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla "Kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümleri gereğince maluliyet değerlendirmesi yapılması ve muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması" gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve yine T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 30/05/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ile diğer Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına" şeklinde uyuşmazlığın giderildiği anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek Yargıtay'ın kabulü çerçevesinde değerlendirme yapılmaya başlanmıştır. ATK tarafından Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan belirlemelere itibar edilmiştir.Hesap raporuna ilişkin yapılan değerlendirmede;Aktüerya bilirkişisi tarafından Yargıtay kararları uyarınca TRH 2010 Tablosu uyarınca yapılan hesaplamalara itibar edilmiştir.Davacı çocuğun Geçici İş göremezlik talebi yönünden; Geçici iş göremezlik tazminatı kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle uğradığı kazanç kaybını karşılamayı amaçlar.Dosya kapsamına göre kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının gelir getirici bir işte çalışmadığı, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancı bulunmadığı anlaşılmakla geçici iş göremezlik zararı da doğmamıştır.Davalı sigortanın, geçici iş göremezliğin, tedavi giderlerinin ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğuna ilişkin itirazı yönünden yapılan değerlendirmede;01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, 2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; 1-Bakıcı giderleri2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişikKarayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. (Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ) Yine taraflar arasında düzenlenmiş olan Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez.ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2020 TARİHLİ RESMİ GAZETDE YAYINLANA 17/07/2020 TARİHLİ VE ... E ... K SAYILI KARARINA GÖRE 6704 SAYILI KANUNU 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA " İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE GENEL ŞARTLARDA" İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.Bu halde davalı sigortanın geçici işgörmezlik, tedavi giderleri ve bakıcı tazminatının teminat dışı olduğuna yönelik itirazları yerine değildir.Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 23/01/2025 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Somut olayda, müterafik kusur indirimini gerektirir bir durum bulunmamaktadır.Manevi tazminat talebi açısından yapılan değerlendirmede ise;TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... )Somut olayda; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde paranın satın alma gücü, kusur raporu ve adli tıp raporu, davacının yaralanma bölgeleri, sonrasında ortaya çıkan zararlar sebebiyle duyduğu manevi acı ve kazanın meydana geldiği tarihteki yaşı dikkate alınarak davacının manevi tazminat isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-DAVACININ MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE;(a)Davacının 10/10/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 628.642,01 TL sürekli iş göremezlik maddi zararının DAVALI ... SİGORTA A.Ş'den (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere (Ölüm/Sakatlanma Limiti: 1.800.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 23/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak), DAVALI ...'den kaza tarihi olan 10/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ (tahsilde tekerrür olmamak kaydyla) İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,(b)Davacının 10/10/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 87.994,00 TL bakıcı gideri maddi zararının DAVALI ... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere (Tedavi/Sağlık Limiti: 1.800.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 23/01/2026 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak), DAVALI ...'den kaza tarihi olan 10/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ (tahsilde tekerrür olmamak kaydyla) İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,(c) Davacının 10/10/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 18.000,00 TL faturalandırmayan tedavi gideri maddi zararının DAVALI ... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere (Tedavi/Sağlık Limiti: 1.800.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 23/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak), DAVALI ...'den kaza tarihi olan 10/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ (tahsilde tekerrür olmamak kaydyla) İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,(d)Davacının geçici iş göremezlik maddi zararı talebinin REDDİNE, 2-DAVACININ MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ İLE;-130.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 10/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte DAVALI ...'den alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 59.063,29-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 615,40-TL peşin harcın ve 3.208,62-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 55.239,27-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (734.636,01/864.636,01) oranına isabet eden 46.933,92-TL'den diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalı ...'in tamamından sorumlu olduğuna,)4-Hazine tarafından karşılanan 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından karşılanan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç ve 3.208,62-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.439,42-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (734.636,01/864.636,01) oranına isabet eden 3.771,94-TL'den diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalı ...'in tamamından sorumlu olduğuna,)6-Davacı tarafından sarfedilen 1.277,50-TL posta ve tebligat gideri, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 6.625,26 TL NEÜ adli tıp rapor ücreti, 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 15.990,26TL'nin haklılık oranına göre (864.636,01/939.430,88) hesaplanan 14.717,16 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin (734.636,01/864.636,01) oranına isabet eden 12.504,40-TL'den diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalı ...'in tamamından sorumlu olduğuna,)7-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 87,50- TL vekalet harcının haklılık oranına göre (74.794,87/939.430,88) 6,97 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş'ne verilmesine,8-Davalı ... tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 87,50 TL vekalet harcının haklılık oranına göre (74.794,87/939.430,88) 6,97 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,9-Maddi tazminat yönünden; Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 116.195,40-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,10-Maddi tazminat yönünden; Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,11-Manevi tazminat yönünden; Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,12-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,Dair; davacı vekilinin, davalı ... ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.11/06/2026Katip Hakim