T.C. Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, özel sigorta sözleşmesinden kaynaklanan trafik kazası sonrası araç değer kaybı tazminat davası.
Özet: Bu tazminat davası, davacıya ait aracın davalı sigorta şirketince sigortalı araç tarafından arkadan çarpılması sonucu oluşan kazada, davalı tarafından karşılanan 66.403 TLlik onarım bedeline rağmen aracında meydana geldiği iddia edilen değer kaybının tam olarak tazmin edilmesi talebiyle açılmıştır; davacı, davalının yalnızca 20.000 TL değer kaybı ödemesinin yetersiz olduğunu belirtip bakiye değer kaybı için şimdilik 100 TL talep ederken, davalı ise yetki itirazı ve alacağın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, miktarının belirlenebilir olduğu savunmasıyla davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2025/317
KARAR NO : 2025/789
....
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/05/2025
KARAR TARİHİ : 06/11/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin ... plakalı aracın maliki olduğunu, müvekkilinin mezkur aracıyla 17.02.2024 tarihinde Keçiören köprüsünün altındaki kırmızı ışıkta beklerken davalı tarafın .... poliçe numaralı trafik sigortasıyla güvence altına aldığı ... plakalı aracın müvekkilininin aracına arkadan çarptığını, davalının sigortası altında olan araç sürücüsünün hızını alamadığı için kırmızı ışıkta bekleyen müvekkilinin aracına arkadan çarptığını bu tutanakta zaten ikrar ettiğini, karşı araç sürücüsünün bu açık ikrarı sayesinde, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığını, kazadaki tüm kusurun davalının güvencesi altındaki araç sürücüsünde olduğunun anlaşıldığını, nitekim bu durumun davalının da kabulünde olduğunu, zira davalı firmanın kaza nedeniyle müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın, tüm tamir ve onarım bedelini ödediğini, bu durumun kazadaki tüm kusurun, davalının güvencesi altındaki araçta olduğunun, davalı firma tarafından da kabul edildiğini gösterdiğini, bununla birlikte müvekkilinin aracındaki hasarın her ne kadar davalı firma tarafından karşılanmış olsa da bu durumun müvekkilinin mağduriyetinin tam olarak giderilmesinin sağlamadığını, zira meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin aracında kaçınılmaz olarak değer kaybı yaşandığını, değer kaybının gerçek bir zarar kalemi olduğunu ve bunun trafik sigortacısı tarafından, poliçe limitleri dahilinde tazmin edilmesi gerektiğinin artık yerleşik içtihatlar ile tamamen kabul edildiğini, kazaya sebep olan ... plakalı aracın kaza anında .... poliçe numaralı trafik sigortasıyla davalının güvencesi altında olduğu için müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybından davalı firmanın sorumlu olduğunun ortada olduğunu, bakiye değer kaybının tazmini için işbu davanın açılması gerektiğini, mezkur kaza nedeniyle müvekkilin aracında 66.403,00 TL'lik hasar meydana geldiğini, müvekkilinin ... plakalı aracı ... olup trafiğe tescil tarihinin 2020 olduğunu, müvekkilinin aracının uyuşmazlık konusu kazadan önce herhangi bir kazaya karışmadığının bilindiğini, bu nedenle mezkur kaza nedeniyle ortaya çıkan 66.403,00 TL'lik hasarın aracın ikinci el piyasa değerini çok ciddi şekilde düşürdüğünü, davalı tarafın kazaya sebep olan aracın olay anındaki trafik sigortasını düzenleyen sigorta şirketi olduğu için ortaya çıkan bu değer kaybından sorumlu olduğunu, davalı firmanın başvuru üzerine 03.04.2024 tarihinde taraflarına yalnızca 20.000,00 TL ödeme yaptığını, davalı firmanın bu kısmi ödemesinin müvekkilinin aracındaki gerçek değer kaybı miktarını karşılamaktan son derece uzak zira kaza anında henüz 3 yaşında olan müvekkilinin aracındaki 66.403,00 TL'lik hasarın yalnızca 20.000,00 TL'lik bir değer kaybına sebebiyet veremeyeceğinin açık olduğunu, hatta tam aksi şekilde bu kaza neticesinde müvekkilinin aracının arka tamponu ve tüm arka aksamı tamamen değiştiği için araçtaki hasar algısı, 66.403,00 TL'lik hasar bedelinden bağımsız olarak çok daha büyük olduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen bakiye değer kaybının tazmini amacıyla HMK'nın 107. maddesi uyarınca şimdilik 100,00 TL'nin davalı firmadan alınarak poliçe limiti dahilinde taraflarına verilmesini, dava değerine davalı tarafın temerrüde düştüğü 03.04.2024'den itibaren reeskont avans faizinin işletilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; HMK 6. Madde gereği yetkili mahkeme davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olduğunu, bu nedenle davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili .... Mahkemesi 'ne gönderilmesini talep ettiklerini, belirsiz alacak davasının menfaat yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, her ne kadar davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmişse de davaya konu sigorta tazminatının belirlenemez bir alacak olmadığını, davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesinin gerekli olduğunu, alacaklının bu tür bir dava açması için, dava açacağı miktarın ya da değerin tam ve kesin olarak gerçekten belirlemesi mümkün olmamasını ya da bunun objektif olarak imkansız olması gerektiğini, işbu sebeple menfaat yokluğu nedeni ile belirsiz alacak davasının reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalı aracın işletilmesinden dolayı üçüncü şahısların uğradığı zararları tazminle mükellef olduğu araç başına teminat limitinin de 200.000 TL olduğunu, davacının aracındaki hasar kasko firması olan ... tarafından giderilmiştir. işbu nedenle müvekkil şirket tarafından 24/05/2024 tarihinde 72,483.98 tl rücu ödemesi yapıldığını, işbu ödemenin poliçe limitinde değerlendirilmesi gerektiğini, başvuru sahibinin talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, zira müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine.... Nolu dosya açıldığını, yapılan inceleme neticesinde davacının aracındaki değer kaybı için 03/04/2024 tarihinde 20.000 tl davacı vekiline ödeme yapıldığını, davacının aracında değer kaybı için herhangi bir alacağı mevcut olmadığını, müvekkilinin üzerine düşen edimi yerine getirdiğini, değer kaybı tazminat talebine yönelik kaza tarihi itibari ile reel kayıp uygulanması gerektiğini, öncelikle davanın yetkili, görevli mahkemenin ....masından dolayı ilk itirazlarımızın değerlendirilmesine; mahkeme aksi kanaatte ise esas yönünden izah ettiği talepleri ile inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmesini, dava açılmasına neden olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmili hususunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, araçta meydana gelen değer kaybı istemine ilişkindir.
Mahkememizce aldırılan 06/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda; ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ....'in kazanın meydana gelmesinde raporun IV. Bölüm 2. maddesinde belirtilen hususlar (sevk idaresindeki hususi otomobil ile dikkatli ve müteyakkız halde seyretmemesi, süratini tehlikeli bir durumun ortaya çıkması halinde aracı en kısa mesafede emniyetle durdurabileceği asgari bir hıza düşürmemesi, olay yerindeki yol ve trafik şartlarına göre hızını ayarlamaması, emniyetli seyretmemesi, güvenli takip mesafesine uymaması, ... plakalı hususi otomobilin arka kısmına çarpması) nedeniyle; kazanın meydana gelmesinde; % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, raporun IV. Bölüm 3. maddesinde açıklandığı üzere, ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...'ın herhangi bir kural hatası bulunmaması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, raporun IV. Bölüm 4. maddesinde açıklandığı üzere, söz konusu aracın kilometresi, hasarlı bölgeleri, kullanılmışlık düzeyi dikkate alınarak ve internet üzerinden satış yapılan araç satışı yapılan siteler üzerinden yapılan fiyat araştırmalarına göre aracın hasarsız fiyatının 725.000,00 TL hasarlı fiyatının ise 675.000,00 TL olduğu, hasar değer kaybının 50.000,00 TL olduğu, 2025 yılının Ağustos ayında 50.000,00 TL olan parasal değerin 2024 yılının Şubat ayında 34.071,85 TL olduğu, dolayısıyla kaza tarihi olan 2024 yılı Şubat ayındaki hasar değer kaybının 34.071,85 TL olduğu, davalı tarafından davacı vekiline 20.000 TL ödeme yapılmış olduğundan kaza tarihi itibariyle bakiye hasar değer kaybı miktarının 14.071,85 TL olduğu tespit edilmiştir.
Davacı vekili 18/08/2025 tarihli beyan dilekçesinde; 100,00 TL taleplerini 13.971,85 TL artırarak 14.071,85 TL'ye yükselttiklerini beyan etmiştir.
Toplan deliller ve tüm dosya kapsamına göre , davalı ... sigortalısının %100 kusurlu olarak davacının aracına hasar verdiği, bu hasar sebebiyle araçta oluşan değer kaybından sigorta şirketinin sigorta eden sıfatıyla sorumlu olduğu, değer kaybının reel piyasa koşullarına göre hesaplanması gerektiği, usul ve yasaya uygun ,denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporuna göre değer kaybı tutarının 34.071,85 TL olduğu ve sigorta şirketince yapılan ödeme düşülmek suretiyle bakiye 14.071,85 TL'nin davalı tarafından tazmini gerektiği anlaşıldığından davacının davasının kabulü ile, 14.071,85 TL değer kaybı tazminatının 10.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının kabulü ile, 14.071,85 TL değer kaybı tazminatının 10.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 961,25 TL harçtan 615,40 TL peşin harç ile 241,00 TL ıslah harcının mahsubu ile kalan 104,85 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 112,50 TL posta ve tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, dava açılırken ödenen 1.230,80 TL yargılama harcı ve 241,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 7.584,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 14.071,85 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, dava değeri istinafa başvuru sınırı altında olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/11/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.