İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin, ticari ilişki kapsamında satılan emtia bedelinin tahsili için açılan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi kabul kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı tarafından ticari ilişki kapsamında satılan emtia bedeli olan 42.376,23 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemli davada, davalılar alacağı dava dışı üçüncü bir şirket aracılığıyla ödediklerini savunmuş; ilk derece mahkemesi, bilirkişi incelemesi ve davacı defter kayıtlarına göre davalıların borçlu olduğunu, ödemeye dair kayıt bulunmadığını ve davalıların kendi defterlerini sunmadığını tespit ederek, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkâr tazminatına hükmetmiş, bu karar davalılar vekilince istinaf edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2129
KARAR NO: 2026/1170
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:19.09.2022
NUMARASI:2022/109 Esas - 2022/810 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalılar arasındaki ticari ilişkide, müvekkili tarafından davalılara satılan emtia karşılığı fatura düzenlendiğini, takip tarihi itibari ile 42.376,23 TL olan alacağının ödenmediğini, 29.08.2015 tarihli fatura ile davalılara teslime edilen malların davalılarca teslim alındığını, alacağın tahsili amacıyla Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında başlatılan takipte borun kabul edilmesine rağmen ödendiğinin ileri sürüldüğünü, ödeme iddiasının davalılarca kanıtlanması gerektiğini ileri sürerek, davalıların Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün ... sayılı sayılı dosyasına yönelik itirazlarının iptali ile takibin devamına ve takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davada aleyhe karar verilmesi halinde rücu hakkı doğacağından davanın müflis ... .... Şti.'ne ihbarı gerektiğini, davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, davacının satış hizmetlerini yapabilmek için dava dışı ... şirketi ile 21.12.2012 tarihinde çerçeve sözleşmesi yaptığını, dava dışı ... vasıtasıyla davacı ...'ten davaya konu faturada belirtilen 42.376,23 TL'lik akaryakıtın aldığını ve bu akaryakıtın bedelinin karşılığı olan 42.376,23 TL'nin dava dışı ...'e nakden ödediğini, dava dışı ...'in de bu miktarı 14.09.2015 tarihli ... nolu çek ile davacı ...'e ödeyerek bu akaryakıt satımı oluşan 42.376,23 TL borcu kapattığını savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek suretiyle, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında taraflar arasında davalının davacıya borcunun bulunup bulunmadığı, davacının hak düşürücü süre içinde davayı açıp açmadığı, davalının davacıya borcunu iddia ettiği gibi dava dışı kişiler aracılığı ile yerine getirip getirmediği, davalının icra takibine itirazının yerinde olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, bilirkişi Mali Müşavir ..., Ticaret ve Borçlar Hukuku Öğretim Üyesi ... ve Sektör Bilirkişisi ...'ün 20/05/2022 tarihli raporunda özetle;Davacı tarafından, davalı aleyhine Bakırköy 5.İcra Dairesi ... sayılı dosyası ile 04.07.2019 tarihinde 42.376,23.TL tutarında asıl alacak, için icra takibi başlatıldığı, usul yönünden incelenen, davacı 2015-2016-2017-2018-2019 dönemleri defter- i kebir ve yevmiye defterleri, e-defter olarak tutulmuş, beratları, zamanında ve usulüne uygun aldığı, fiziki tutulan envanter defterlerinin açılış noter tasdiki zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırıldığı, davalının mahkemece belirlenen tarihte incelemeye geldiğini, fakat yasal defterlerini sunmadığını, dolayısıyla HMK 222 hükmü uyarınca, takdirin mahkemede olduğunu, hesap ve kayıt yönünden incelenen davacı yasal defterlerine göre; davalı 42.376,23-TL tutarında borçlu olduğunu ve söz konusu bu tutarın, takip talebi tarihinde (18.09.2019) talep edilen asıl alacak tutarı ile uyumlu olduğunu, davaya konu edilen ve borcun kaynağını teşkil eden, 29.08.2017 tarih ... nolu KDV Dahil 42.376,23.TL tutarındaki fatura, davacının kendi yasal defterlerine kaydedilmiş olduğu, ödendiğini gösteren herhangi bir kayıt ve belgenin olmadığı anlaşıldığını, netice olarak; davacı yasal defter kayıt ve belgeleri dikkate alınarak haklı olduğu..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile; davalıların Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ile davacı arasında imzalanan atipik bir sözleşme olan çerçeve sözleşme uyarınca ticari temsilcisi/ tacir yardımcısı olan dava dışı ... firması ile ticaret yapıldığını, bu ticaretin içeriğinin, ... firmasının ...’in ürettiği akaryakıtın satın alınması, davalılara teklif edilmesi ve davacıların bu teklifi kabul etmesi şeklinde olduğunu, bu kabul neticesinde 29.08.2015 tarihinde ... no.lu irsaliye kendisine mal teslim edilen davalıların bu faturada belirtilen 42.376,23 TL bedelli akaryakıtı aldıklarını ve karşılığı olan miktarı dava dışı ...’e nakden ödediklerini, ...'nin de satılan bu akaryakıtın bedeli olan 42.376,23 TL’yi 14.09.2015 tarihli ... no.lu çek ile davacıya vererek borcu kapattığını, davacının ticari defteri ile sabit olan bu durumun bilirkişi heyetince yanlış nitelendirildiğini ve bu hatalı raporun esas alınarak karar verildiğini, defterlerden anlaşılacağı üzere ... sap fatura numaralı fatura karşılığında ödemenin, ... tarafından 04.09.2015 tarihli ... no.lu çekle yapıldığını, bilirkişi raporunda çekin ...’e iade edildiği ve yerine çekler alındığını, buna dair çek erteleme formu sunulduğununun ifade edildiğini, oysa 04.09.2015 tarihli ... no.lu çek ödenmemiş olsa dahi yerlerine yine çek alındığını ve bu çeklerin ödenip ödenmediğinin tespiti gerektiğini, bu çekler ödenmese dahi buradan doğacak alacağın borçlusunun ... firması olacağını, raporun 6. sayfasının ilk paragrafında 29.08.2017 tarih ... numaralı faturanın ödendiğine dair bir delil bulunmadığının yazıldığını, oysa dava konusu faturanın bu fatura olmayıp 29.08.2015 tarihli, ... numaralı fatura olduğunu ve bu faturaya dair ödemenin yapıldığına dair delillerin dosyada ve davacının ticari defterlerinde bulunduğunu, davacı defterlerinde müvekkillerinin borç bakiyesinin bir yıl boyunca sıfır olarak göründükten sonra bir anda borç oluşturulmasının hatalı olduğunu, benzer davalarda mahkemece davanın reddine karar verildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, davalıya satılan akaryakıt bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmakla birlikte davalılardan ...'ın mahkemenin 19.09.2022 tarihli kararından önce 22.11.2021 tarihinde yargılama sırasında vefat ettiği UYAP sistemi ve nüfus kayıtlarından ve istinaf ekindeki veraset belgesinden anlaşılmaktadır. Yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları dava şartıdır (HMK'nın 114,1/d maddesi).Taraflardan birinin ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Yargılama sırasında ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, ölen tarafın vekili varsa ölüm ile vekalet ilişkisi de kural olarak sona erer (TBK'nın 43/1 ve 513/1. maddeleri). Vekilin davaya devam etmesi mümkün olmayıp, davaya mirasçılar tarafından devam edilebilir.Somut olayda, davalı ... yargılama sırasında karar tarihinden önce 21/11/2021 tarihinde vefat ettiği incelenen nüfus kaydından anlaşılmıştır. Şu halde, ölümle vekalet ilişkisi sona ereceğine göre, davalı ile davalı adına takip eden ve kararı tebliğ alan avukat ile davalı arasındaki vekalet ilişkisi sona ermiş ve davalı vekili tarafından mirasçılardan alınmış vekaletname dosyaya ibraz edilmediği halde mahkemece davanın, mirasçıları tarafından takip edilmesi gerektiği göz ardı edilerek bu husus üzerinde durulmamıştır.Hal böyle olunca, öncelikle, ölüm ile vekalet ilişkisi son bulan vekile, ölen davalının mirasçıları tarafından verilen vekalet ile taraf teşkilinin sağlanması, istinaf aşamasında sunulan vekaletlerin geçerliğinin tespiti ile gerektiği taktirde mirasçılara tebligat yapılmak suretiyle davaya devam edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekmektedir. HMK'nın 114. maddesi gereğince taraf ve dava ehliyeti dava şartı niteliğinde olduğundan bu hususun yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Bu nedenle davalılar vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri incelenmeksizin kararın kaldırılarak, ölen davalının mirasçılarının davaya dahil edilerek yargılama yapılması için ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca kaldırılması gerekmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,
2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-Davalılar tarafça yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talepleri hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,
5-Davalılarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 18.06.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.