Danıştay 10. Dairesinde, iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılan sağlık hizmetleri yönetmeliğinin denetimli alan ve sağlık izni maddelerinin hukuka aykırılığı iddiasıyla açılan iptal davası.
Özet: Davacı sendika, iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak sunulan sağlık hizmetleri hakkındaki yönetmeliğin denetimli ve gözetimli alan tanımlarının mevcut radyasyon güvenliği mevzuatına aykırı, bilimsel gerçeklerden uzak ve çalışanlar için riskli olduğunu; ayrıca, 657 sayılı Kanunun aksine radyasyon çalışanlarının sağlık izni haklarını denetimli alanda çalışma süresine bağlayarak, bir sonraki yıla aktarılmasını engelleyerek ve bilimsel dayanağı olmayan ek tablolarla kısıtlayarak kanunilik ilkesine aykırı düzenlemeler getirdiğini iddia ederek ilgili maddelerin ve eklerin iptalini talep etmektedir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/4177 E.  ,  2025/2739 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4177
Karar No : 2025/2739
DAVACI : ... Sendikası
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... / ...
2- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ...
Hukuk Müşaviri ...
DAVANIN_KONUSU : 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe konulan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (d) bentlerinin, 5. maddesinin 4. fıkrasının (i) bendinin, 5. maddesinin 6. fıkrasının (i) bendinin, 8. maddesinin 1., 2., 3. ve 5. fıkralarının, 8. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "diğer yıla aktarılamaz." ibaresinin ve anılan Yönetmeliğin eki "Ek-2 Sağlık İzni Tablosu"nun iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI_ : Davacı Sendika tarafından, Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (d) bentleri yönünden; Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından çıkarılan Radyasyon Güvenliği Yönetmeliğinin 15. maddesinde radyasyon alanlarının sınıflandırılmasının yapıldığı ve “denetimli alanlar” ile “gözetimli alanlar”ın tanımlandığı; bu tanımlamalara bakıldığında, tanımlamalar içerisinde sadece doz limitleri bakımından ayırıcı özellikler belirtildiği, dava konusu Yönetmelikte yer alan denetimli alan tanımı içerisine, yalnızca "iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı cihazının bulunduğu ve doğrudan radyasyona maruz kalınan alan"ın dahil edilmiş olduğu, radyasyon cihazının bir parçası olan kumanda makinası ve bu makinanın bağlantılı olduğu alanın tanıma dahil edilmediği, cihaz ile cihazın kumanda edildiği aletin aynı mekanda bulunmasına rağmen her iki mekan ayrılarak cihazın bulunduğu alana denetimli alan, kumandanın bulunduğu alana gözetimli alan tanımı getirildiği ve çalışanlar için oldukça riskli bir durum yaratıldığı, uygulamada film çektiren kişinin, filmi çeken teknisyenin komutlarını duyabilmesi için ayrılan bölümün yeterli gelmediği, genellikle kapının aralıklı bırakıldığı, bu durumda gözetimli alan içerisinde cihazı kumanda eden sağlık çalışanın da radyasyona maruz kaldığı, Radyasyon Güvenliği Yönetmeliğinde bu tarz tanımlamaların yer almadığı, daha çok maruz kalınan radyasyon dozuna göre bir tanımlama yapılarak daha doğru bir niteleme yapıldığı, dava konusu yönetmeliğin 4. maddesindeki denetimli alan ve gözetimli alan tanımlarının bilimsel gerçekliklerden uzak ve Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği ile de uyumsuz olduğu, Yönetmeliğin 5. maddesinin 4. fıkrasının (i) bendi ve 6. fıkrasının (i) bentleri yönünden; Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (d) bentleri yönünden denetimli ve gözetimli alanlarla ilgili yapılan yapılan açıklamaların bu düzenleme yönünden de geçerli olduğu dava konusu düzenlemelerin hukuka aykırı olduğu, Yönetmeliğin, sağlık izni ile ilgili 8. maddesinin 1., 2., 3., 5. fıkraları ve 4. fıkrasında yer alan "diğer yıla aktarılamaz." ibaresi ile eki "Ek-2 Sağlık İzni Tablosu" yönünden; 657 sayılı Kanun'un 103. maddesinde “Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilâveten bir aylık sağlık izni verilir.” hükmü bulunduğu, bu düzenlemeye göre, sağlık izninin kullanılmasında tek kriterin radyoaktif ışınlarla çalışmak olduğu, Kanun'un amacı ve lafzı açık olup buna aykırı düzenleme yapılmasının kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceği, dava konusu Yönetmelik hükümleriyle, radyasyon kaynakları ile çalışanların sağlık izinlerini kullanmasının denetimli alanlarda çalıştıkları sürelere bağlı olarak sınırlandırılmasının sebep, amaç ve şekil yönünden hukuka aykırı olduğu, ayrıca 8. maddenin 3. fıkrasında sadece denetimli alanlarda çalışanların doz aşımı halinde hemen sağlık iznine çıkarılacağına dair düzenlemenin eksik olduğu, denetimli alan tanımının sorunlu olduğu, denetimli ve gözetimli alan kriterine bağlı olmaksızın doz aşımı halinde sağlık izninin hemen kullandırılması gerektiği, 657 sayılı Kanun'un 103. maddesinin 3. fıkrasında bir kısıtlama yokken 8. maddenin 4. fıkrasında sağlık izninin diğer yıla aktarılmasının engellenmesinin hukuka aykırı olduğu, maddenin 5. fıkrasında da düzenlemenin gerekçesinin açıklığa kavuşturulmadığı, sağlık izni tablosunun da kanunilik ilkesine aykırı olduğu, bilimsel hiçbir gerekçeye dayanmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN_SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, dava konusu Yönetmelik ile Radyasyon Güvenliği Yönetmeliğinde yer alan denetimli alan ve gözetimli alan tanımlarının uyumlu ve birbirini tamamlar nitelikte olduğu, denetimli alan ve gözetimli alan düzenlemesi yapılırken uygulamaya yönelik yürürlükte olan Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan "Radyasyon Alanlarının Sınıflandırılmasına İlişkin Kılavuz"un dikkate alındığı, radyasyon görevlisi olarak kabul edilen personelin, sağlık izni ve fiili hizmet süresi zammından birlikte yararlanması mümkün olmakla birlikte, bazı sağlık tesislerinde radyoloji uzmanı veya tıbbi görüntüleme teknisyenlerinin yıl boyunca iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içermeyen cihazlarla çalışmalarına ya da yılın bazı aylarına tekabül eden sürelere bakılmaksızın sağlık iznini tam olarak kullandıklarının tespiti üzerine bu durumu ayırmak, radyasyonun olumsuz etkilerine maruz kalan personelin sağlığının korunması amacıyla sağlık izninin kullanımına ilişkin usul ve esasların yeniden düzenlendiği, Yönetmelik'te radyasyon görevlisi yerine 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun'un Ek 1. maddesi lafzına uygun olarak iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı tanımlamasının getirildiği, böylece Kanun’un Ek 1. maddesi ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 103. maddesine uygun olarak iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyoaktif madde ile çalışan ve zararlı radyasyona maruz kalan personele yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verileceğinin daha açık bir biçimde düzenlendiği, böylece anjiografi cihazı, C kollu skopi cihazı, ERCP gibi cihazları kullananların da iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı olarak kabulünün sağlandığı, dolayısıyla iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olarak kabul edilemeyen manyetik rezonans, ultrason ve doppler cihazları ile yapılan çalışma sürelerinin karşılığında radyasyona maruziyet olmadığından, bu süreler için sağlık izni verilemeyeceği, bu itibarla, Yönetmelik'in 8. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesindeki ''Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı denetimli alanlarda'' ibaresi ile radyasyon kaynağı ile fiilen çalışması olan ve olmayan arasında radyasyona maruz kalma açısından bir ayrım yapılması zorunluluğunun ortaya konulmasının amaçlandığı, anılan fıkranın ikinci cümlesindeki ‘’iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile’’ ibaresinin, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olmayan cihazlarla çalışanların, radyasyona maruziyetleri olmadığı için bu haktan yararlanmalarına imkan bulunmadığını vurgulamak adına Kanun’a uygun olarak düzenlendiği, ülkemizde radyasyon uygulamalarının yetkilendirilen kuruluşlarca güvenlik ve emniyet sağlanacak şekilde yürütülmesine ilişkin düzenleme, değerlendirme, yetkilendirme, denetim ve yaptırım faaliyetlerinin Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından yürütüldüğü, radyasyon alanlarının, denetimli ve gözetimli alan olarak ikiye ayrılmasında radyasyon kaynaklarının özellikleri ile kaynağın ve kullanıldıkları alanın zırhlama özelliklerinin göz önüne alındığı, genellikle radyasyon kaynaklarının bulunduğu yerler denetimli alan, bu yerlere bitişik alanların da gözetimli alan olarak sınıflandırıldığı, radyasyon alanlarının belirlenmesi ve sınıflandırılmasında, alınan radyasyon dozlarının değil de, bu dozların alınma olasılığının esas alındığı, dolayısıyla, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresinin, bu çalışanların iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarının bulunduğu ve doğrudan radyasyona maruz kalınan denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Yönetmelik eki sağlık izni tablosunda, 3153 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinde belirtilen haftalık 35 saatlik çalışma süresi ve bir takvim yılı 52 hafta olarak dikkate alındığında, 35 saatx52 hafta=1840 saat üzerinden hesaplama yapılması gerekirken, personelin 30 günlük yıllık izin hakkı ve maksimum 30 günlük sağlık izni hakkı düşülerek, 1840 saat yerine 1500 saat üzerinden hesaplama yapıldığı, 1500 saat iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan personelin, 42 haftalık fiili çalışma süresi ile 30 günlük sağlık iznini kullanabildiği, radyoloji hizmetlerinin, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içeren ve içermeyen cihazlarla yapılabildiği gibi, teşhis için görüntüleme yapma, ışınlarla ya da radyoaktif maddelerle tedavi uygulama, girişimsel işlem yapma ya da teknisyenler tarafından çekilen görüntülerin yorumlanması ve raporlanması gibi birçok iş ve işlemden oluştuğu, öncesinde hizmet sunumunda kullanılan tüm cihazlar iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olmadığı halde ve süresine bakılmaksızın 1 aylık sağlık izni verilmekte iken, Yönetmelik ile sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı denetimli alanlarda çalışanlara sağlık izni verilebileceğinin düzenlendiği, amacın, iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerle yapılan çalışmaları gereği iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı olarak kabul edilen personelin, bu çalışmalarının karşılığı gelen gün kadar sağlık izni kullandırılması olduğu, radyoloji hizmet sunumunda, takvim yılı içerisinde iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları içeren ve içermeyen birimlerde rotasyon yaparak çalışma yapılabilir olması nedeniyle, iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarıyla çalışılmayan sürelerin, süre hesabının dışında bırakılması suretiyle, iş gücü kaybının da önüne geçilmesinin amaçlandığı, iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile bu cihazların bulunduğu denetimli alanlarda çalışanların, etkin doz aşımı halinde sağlık izni kullanabilmeleri ve doz aşımı halinin de ancak iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile yapılan çalışma neticesinde oluşmasının mümkün olabildiği, dolayısıyla iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı olarak kabul edilmeyen bu çalışmalar için hemen verilmesi gerekli bir sağlık izninin bulunduğundan da bahsetmeye imkan bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmelik, 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olduğundan, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe konulan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (d) bentlerinin, 5. maddesinin 4. fıkrasının (i) bendinin, 5. maddesinin 6. fıkrasının (i) bendinin, 8. maddesinin 1., 2., 3. ve 5. fıkralarının, 8. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "diğer yıla aktarılamaz." ibaresinin ve anılan Yönetmeliğin eki "Ek-2 Sağlık İzni Tablosu"nun iptali istenilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 103. maddesinde, "… Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir." hükmüne yer verilmiş; olup bu kural uyarınca İyonizan radyasyon kaynakları ile çalışan sağlık personeli yıllık 30 gün sağlık izni (şua izni) kullanmak zorundadır. Bu hüküm, söz konusu personelin iyonizan radyasyona maruz kalmasından dolayı konmuştur. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu"nun 40. maddesinde de, radyoaktif ışınlarla çalışan personelin her 360 gün için 90 gün fiili hizmet süresi zammından yararlanmaları öngörülmüştür.
28/4/1937 tarih ve 3591 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3153 sayılı Radyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanununa 21/1/2010 tarih ve 5947 sayılı Kanunun 9. maddesiyle eklenen Ek Madde 1 de; "İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir. Bu süre içerisinde, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri de ayrıca dikkate alınır. Doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilerek, radyasyonla çalışan personele yönelik belirtilen doz sınırlarının üzerinde radyasyona maruz kalma olasılığı gözetilerek Yasada öngörülen azami çalışma süresinden daha kısa çalışma süreleri belirlemesi ve doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirlerin Yönetmelikle belirlenmesi konusunda idareye yetki verilmiştir.
3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun'un 3. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 2. ve 103. maddelerine dayanılarak hazırlanan ''İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik" 5530 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 26/04/2022 ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuş olup, bu Yönetmeliğin "Sağlık İzni" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında; “Sadece İyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı denetimli alanlarda çalışanlara yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verilir.
İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK -2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir.”, 2. fıkrasında da, "Mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazları kullanan İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu ”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir.”, aynı maddenin 4. fıkrasında da, "Sağlık izni bölünemez, yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz." kuralına yer verilmiştir.
Anayasa'nın 124. maddesinde, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren Kanunların ve Tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, Yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir.
Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde genişletip daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir.
Buna göre, dava konusu Yönetmeliği çıkaran davalı idarenin, düzenleme yapma konusunda sahip olduğu takdir yetkisini yürütülen hizmetin özelliklerine uygun olarak kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek üst hukuk normlarına aykırı olmayacak şekilde kullandığı kanaatiyle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu ve Onikinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca yapılan müşterek toplantıda, 2577 sayılı Kanunun 17. maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşma için taraflara önceden bildirilen 27/05/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ...'in geldiği, davalı Cumhurbaşkanlığı ve Sağlık Bakanlığı vekili Hukuk Müşaviri ...'ın geldiği, Danıştay Savcısı ...'ın hazır olduğu görülerek açık duruşmaya başlandı.
Taraflara usulüne göre söz verilip, dinlenildikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alınarak, taraflara son kez söz verildikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
Davacı Sendika tarafından, 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe konulan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (d) bentlerinin, 5. maddesinin 4. fıkrasının (i) bendinin, 5. maddesinin 6. fıkrasının (i) bendinin, 8. maddesinin 1., 2., 3. ve 5. fıkralarının, 8. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "diğer yıla aktarılamaz." ibaresinin ve anılan Yönetmeliğin eki "Ek-2 Sağlık İzni Tablosu"nun iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan dava konusu İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin, 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesiyle yürürlükten kaldırılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe konulan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (d) bentlerinin, 5. maddesinin 4. fıkrasının (i) bendinin, 5. maddesinin 6. fıkrasının (i) bendinin, 8. maddesinin 1., 2., 3. ve 5. fıkralarının, 8. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "diğer yıla aktarılamaz." ibaresinin ve anılan Yönetmeliğin eki "Ek-2 Sağlık İzni Tablosu"nun iptali istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL
yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
3. Posta gideri avansından artan tutarın, kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.