Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, uluslararası eşya taşıma anlaşmasından kaynaklanan ticari haksız fiil sonucu trafik kazasında zayi olan mal bedelinin tazminine hükmetti.
Özet: Davacının, davalı taşıyıcı şirket aracılığıyla Iraka gönderdiği mallardan bir kısmının tek taraflı trafik kazasında tamamen zayi olması üzerine taşıma sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini talebiyle açılan davada, davalının taşıma esnasında meydana gelen kaza nedeniyle eşyaların ziyan olmasından sorumlu olduğu ve bilirkişi raporuyla da desteklenen 27.711,83 USD tutarındaki tazminat talebinin dosya kapsamı ve değerlendirmeler neticesinde yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/254 Esas - 2026/649

T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/254 Esas
KARAR NO : 2026/649
HAKİM :
KATİP :
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 26/05/2023
KARAR TARİHİ : 02/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket ile bir takım malların mal mukabili karşılığında Irak'a taşınması için anlaştıklarını, Irak'a taşınmazı gereken malların 30/12/2022 tarihli faturaya göre 57.222,13 USD tutarında olduğunu, bu mallardan 27.711,83 USD tutarındaki malların ..., plakalı araca, diğer malların ise plakalı araca yüklendiğini, plakalı çekici ile buna bağlı plakalı yarı römorku ile d-430-01 karayolu üzerinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, araca yüklenmiş eşyaların tamamen zayi olduğunu, taşıyıcı aracı trafik kurallarına uygun kullanma yükümlülüğü yanında taşınmanın devamı süresince eşyaya gelebilecek zararları engelleme yükümlülüğü hükmü altında olduğunu, açıklanan nedenlerle davalı taşıyıcı firmanın gönderici müvekkili şirketten çeki belgesinde görüldüğü üzere teslim aldığı malların taşınması sırasında tek taraflı trafik kazası sonucu malların tamamen zayi olduğunu, bu sebeple mal mukabili gönderilen malların bedelinin de alıcı tarafından ödendiğini, müvekkili firmanın mal bedelini alamadığını, bunun yanı sıra gönderilen malların tamamen zayi olması nedeniyle uğramış olduğu şimdilik 1.000,00 USD (fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla) tutarındaki zararın fiilin gerçekleşmiş olduğu kaza tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi üzerinden davalının tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacıya ait dava konusu eşyaların tamamının zayi olmadığını, Habur Gümrük Müdürlüğünün yazısına göre taşınan eşyanın bir kısmının hasar gördüğünü, müvekkili şirketin davacıya ait bir kısım eşyaları kendisine ait 4 adet çekici ile taşımayı üstlendiğini, taşıma sırasında bir tane aracın tek taraflı trafik kazası geçirdiğini, bu araçta hasar gören bir kısım eşyaları kendisine ait başka bir araçla davacı şirkete geri getirdiğini ve ona teslim ettiğini, çok az sayıda eşyanın zarar gördüğü için davacı taraf müvekkiline "Bu durumu çok sorun etmeyelim, hasar gören eşyaları tamir eder , sonra da satarım, varsa da bir zararım , ödenmeyen diğer üç aracın navlun bedelinden mahsup ederim "dediğini, müvekkilinin de bunu kabul ettiğini, trafik kazasının esas nedeninin taşınan eşyaların yanlış yüklemesinden kaynaklandığını, yanlış yüklemenin sorumluluğunun müvekkili firmaya ait olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderlerinin
davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı eşyanın taşıma sırasında ziyaa uğraması nedeniyle davacının uğramış olduğu maddi zararın davalı taşıyıcıdan tazmini talebine ilişkindir.
Mahkememizin 11/01/2024 duruşmasının 8 nolu ara kararında; İstanbul Çağlayan Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak;dosyanın Uluslararası eşya taşıma konusunda uzman 1 bilirkişi ile ahşap yahut doğrama mobilya ürünleri değerleme konusunda uzman bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdii ile; davacının 2 haftalık süre içerisinde mahkememize bildireceği bilirkişiden yanıtlanmasını istediği soruların açık liste halinde özeti çerçevesinde ve ayrıca davacının dava ve takip konusu tazminat alacağının kadri maruf olup olmadığı, taşıma nedeniyle hasarlanan eşyanın poliçe kapsamında davacının ödeme yükümlülüğü bulunup bulunmadığı, doğan zarardan davalının fiili taşıyıcı olarak kısmen yahut tamamen sorumlu olup olmadığı, özel sorumluluk sebepleri bulunup bulunmadığı, sorumluluğu sınırlandıran yahut sorumluluk sınırlamalarını ortadan kaldıran sebepler bulunup bulunmadığı, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden ayrı ayrı hesaplanmak suretiyle alacaklı bulunup bulunmadığı hususlarında hasar dosyası ve tüm dava dosyası kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu aldırılmasına, karar verildiği, bilirkişi heyetince sunulan raporda özetle; mal bedeli olan 27.711,73 USD'nin davalı tarafından ödenmesi gerektiği bildirilmiştir.
Davacı vekili tarafından 10/06/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000,00 USD olan dava değerini 26.711,83 USD arttırarak 27.711,83 USD'ye çıkardığı, ıslah harcını yatırdığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre davacının talebinin yerinde olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalı taşıyıcının sorumluluğunda bulunan araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesinden kaynaklı aracın devrilmesi sonucu meydana geldiği kanun ve sözleşme kapsamında sorumluluğun CMR Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde davalı taşıyıcının sorumluluğunda olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkememizce 2023/516 Esas dosyasında 2024/949 Karar ile verilen karar; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2025/181 Esas 2025/331 Karar sayılı ilamı ile kaldırılmakla dosya 2025/254 Esas numarasını almış, bu esas üzerinden yargılamaya devam edilmiştir.
Kayseri Gümrük Müdürlüğü yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Kaldırma ilamı sonrasında mahkememizin 19/06/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; İstanbul 20. ATMye ek talimat yazılarak dosyanın ve eklerinin önceki bilirkişi heyetine tevdii ile; BAM kaldırma kararında belirtilen sebep ve gerekçeleri karşılayacak şekilde ek rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; Cd içerisindeki videolar tek tek incelendiğini, videolar da açık olan mobilyanın
zarar gördüğünü, zarar görmüş parçaların istifinin de gelişi güzel dizilmiş olduğunu, tırlardan boşaltılırken kutuların korumalıkları olmadığı üst üste gelişi güzel
konulduğunu, sağlam olarak gözüken fakat içerisindeki hakkında bilgi teyidinin
mümkün olmadığı gibi hasarsız veya hasarlı olduğu tespit edilmesi mümkün
olmadığını, indirilen kutuların içerisinde nelerin olduğu ve sağlam mı, yoksa kırık
mı, kaç adet sağlam hangileri sağlam hangileri kırık bunlarla ilgili tutulmuş
olunan hiçbir belgelere de rastlanmadığını, tüketicinin sağlam olarak aldığı ürünlerde teslim alırken herhangi bir çizik
veya deforma olduğunda tüketici hakkı olarak ürünleri teslim almadığı durumlar
söz konusu olduğunu, CMR (Madde 10) – Gönderici kişilere, malzemeye ve diğer yüklere gelecek
zarar, ziyan ve hasardan, yükün kusurlu olarak ambalajlanmasından
kaynaklanan masraflardan taşımacıya karşı sorumlu olduğunu, ancak, yükün
kabulünde kusur açık ve seçik ise ve taşımacı tarafından biliniyorsa bu hususta
bir çekince beyanında bulunmamış ise bu hüküm geçersiz olduğunu, CMR (Madde 17 -1) Taşımacı yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar
bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olduğunu, 13.01.2023 tarihinde Kayseri Gümrük Müdürlüğü yetkililerince tutulan tutanakta
söz konusu eşyaların tamamının zayi olduğu belirtildiğini, tazminat Miktarı ve Sınırlı Sorumluluk Hesabı; Taşıyıcı CMR m.23/3 gereği
bürüt kg başına 8,33 SDR ile sınırlı sorumlu olduğu gözetildiğinde; Cmr (Madde 23 – 3 göre) Tazminat brüt ağırlığın kilogram başına 8,33 hesap
birimini aşmayacağını, SDR hesabı mal bedelini aştığı için, tazminat oluşması halinde 27.711,83 USD olması gerektiğini, bu nedenle yüksek mahkeme kararı davacı lehine sonuçlanması durumunda
mal bedeli olan 27.711,83 Usd davalı tarafından ödenmesi gerektiği bildirilmiştir.
Mahkememizin 04/12/2025 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararında; Davacı vekiline sovtaj bedelinin tespiti gereği ziyaa uğradığı iddia edilen malların yerinin bildirilmesi için ya da malların kendisine teslimi esnasında malların mevcut durumuna dair bir delili varsa ikame etmesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyadaki mevcut duruma göre değerlendirme yapılacağının ihtarına, (ihtarat yapıldı) kesin süre içerisinde malların yeri bildirilir ise keşif hususunun celse arasında değerlendirilmesine, malın kendisine teslimi esnasında çekilmiş bir fotoğraf, tespit dosyası var ise ibrazı durumunda sovtaj bedelinin belirlenmesi için dosyanın rapor sunan heyete tevdiine, tam/kısmi zarar, stopaj durumlarının tetkik edilerek itirazların değerlendirildiği ek rapor tanziminin istenilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyetince sunulan ek raporda özetle; Dosya kapsamı teknik olarak tüm malların tam zayi olduğunu kesin biçimde
göstermediğini, kök raporda sovtaj ve kısmi hasar hesabı yapılmadığını, gerçek zarar hesaplaması yapılmadan fatura bedelinin tamamına hükmedilmesi
teknik olarak uygun olmadığını, dosya kapsamındaki görüntüler dikkate alındığında gerçek zarar yaklaşık 11.500 - 13.000 USD aralığında olduğunu, teknik ortalama hesaplamaya göre net zarar:11.678,15 USD olduğu bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı eşyanın taşıma sırasında ziyaa uğraması nedeniyle davacının uğramış olduğu maddi zararın davalı taşıyıcıdan tazmini talebine ilişkindir. ,
Taraflar arasında kara taşıması sözleşmesi olduğu; davalının yük taşıyan/taşıyıcı, davacının ise taşıtan konumunda olduğu; taşıma esnasında aracın tek taraflı kaza yaptığı hususlarında çekişme yoktur. Taraflar arasındaki çekişme, kaza sonucunda davacının mallarından ne kadarının zarara uğradığı, bu zararın varlığı halinde, zarar tazminini davalıdan talep edilip edilemeyeceği hususlarında toplanmıştır. Davacı tüm malının zayi olduğunu beyan etmektedir. Davalı taraf ise tüm malın zayi olmadığını, sovtaj bedelinin düşülmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ayrıca mahsup definde bulunmuş, mahsup sözleşmesi ile bedelin navlun ödemesinden düşülmesi nedeniyle davacının alacağının kalmadığını beyan etmiştir. Davalının mahsup defi tetkik edildiğinde; mahsup sözleşmesinin sözlü olduğunun ileri sürülmesi, davacı tarafça bu hususun kabul edilmemesi, davalının bu hususta bir delil ikamesi sağlayamadığı görülmekle bu savunmasına itibar edilmemiştir.
Somut olayda zararın varlığı ve miktarını ispat yükü davacıya aittir. Davacı, gümrük tutanaklarının celbini istemiştir. Tutanaklar celp edilmiştir. Bir tutanakta (Habur) malların bir kısmının; diğer bir tutanakta (Kayseri) ise tamamının zayi olduğu tespit edilmiştir. Bu bakımdan çelişkili tespit nedeniyle sair delillere bakılmıştır. Davacı malların görüntülerine dair CD sunmuştur. Bunun tetkikinde de bilirkişiler tarafından nihai ek rapor hazırlanmış ve malların tamamen zayi olmadığı, gerçek zararın 11.678,15 USD olduğu tespit edilmiştir. Davalı vekili bu hesaplamaya itibar edilemeyeceğini beyan etse de davacının mallarının, davalı elindeyken kaza nedeniyle zayi olduğu ortadadır. Bu zarar miktarına dair delil ikamesinin net şekilde zarar tespitini ortaya koyamadığı; şu halde TBK 50 maddesi gereğince hakkaniyet gereği bir zarar tespiti yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller ile bilirkişi raporları tetkik edildiğinde nihai ek raporda bilirkişilerin tespit ettikleri zarar miktarı, TBK m.50 hükmüne de uygun bulunmuş ve rapor hükme esas alınarak zarar miktarının 11.678,15-USD olduğu kabul edilmiştir. Neticede davanın kısmen kabulüne dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile
11.678,15-USD maddi zararın 02/01/2023 tarihinden itibaren; 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesine göre devlet bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıllık mevduata uyguladıkları en yüksek oranda işleyecek mevduat faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine
3-Alınması gereken 15.929,55-TL karar ve ilam harcından, 342,12-TL peşin harç ve 16.306,80-TL ıslah harcının mahsubu ile fazla alınan 719,37-TL'nin karar kesinleşiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL başvuru harcı ve 15.929,55-TL karar harcı toplamı 16.109,45-TL' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 25,60-TL, posta ve tebligat masrafı 1.820,00-TL, bilirkişi ücreti 17.000,00-TL olmak üzere toplam 18.845,60-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 7.941,79-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 60,50-TL posta ücreti ile 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 1.229,90-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 518,29-TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzreninden hesap ve taktir olunan 51.226,96-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul red oranına göre göre 763,74-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul red oranına göre göre 556,26-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
11-Tarafların yatırmış olduğu gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili yüzüne ve davalı vekilinin e duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/07/2026
Katip
Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır