Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin, bir şirketin kredi kartlarından sigorta acentesi aracılığıyla yapılan yüklü miktarda haksız sigorta primi tahsilatına ilişkin tazminat davasında verdiği istinaf kararı.
Özet: Bir elektrik malzemesi firması, sigorta acenteliği yapan şahıs ve çeşitli sigorta şirketlerini, şirket yetkilisinin rahatsızlığını ve aralarındaki kişisel güveni kötüye kullanarak, 5.5 yıl boyunca müvekkil şirkete ait kredi kartlarından gerçek sigorta bedelinin çok üzerinde, yaklaşık 2.5 milyon TL haksız tahsilat yapmakla suçlayarak tazminat talebinde bulunmuş; davalılar ise zamanaşımı, husumet eksikliği, davacının basiretli tacir olarak hesapları denetleme yükümlülüğünü ihlal etmesi ve kendilerinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olması gibi savunmalarla davanın reddini talep etmişlerdir.

T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1799
KARAR NO : 2026/991
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ....
ÜYE : ....
ÜYE : ....
KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/09/2025
NUMARASI : 2022/264 Esas-2025/1019 Karar
DAVACI : ....
VEKİLİ : ....
DAVALILAR :....
VEKİLİ :....
VEKİLİ : ....
VEKİLİ :....
VEKİLLERİ : ....
VEKİLLERİ : ....
DAVANIN KONUSU : Tazminat
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin 02/03/2022 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin elektrik malzemelerinin toptan ve perakende olarak satışı sektöründe yurt çapında 32 yıldır faaliyet gösteren oldukça köklü bir firma olduğunu, davalı .... uzun yıllardır sigortacılık alanında faaliyet gösteren en son davalı ....'nin sahibi ve yetkilisi olduğunu, müvekkil şirket yetkilisi .... şirketin münferit birkaç sigorta işlemi hariç tüm sigorta işlemlerini uzun yıllardır .... ve onun sahibi olduğu acente aracılığıyla yaptığını, müvekkili şirkete ait sigorta poliçeleri, bedelleri müvekkil şirkete ait olan kredi kartlarından veya bu karta bağlı ek kartlardan tahsil edilmek üzere davalı .... tarafından kendi acentesi veya başka acenteler aracı kılınmak suretiyle düzenlendiğini, şirket sahibinin hemşehrisi ve tanıdığı olduğundan muhasebe birimi tarafından kart ekstreleri de çok fazla irdelenmediğini, müvekkil şirket yetkilisi de geçirdiği hastalıktan ötürü yakın zamana kadar etkin bir denetim yapmadığını, davalı şahıs ve acente tarafından davalı sigorta şirketleri ve başkaca sigorta şirketleri üzerinden müvekkil şirketten kesilmesi olası sigorta poliçelerine nazaran oldukça yüklü miktarda tahsilat yapıldığını büyük bir şok içerisinde öğrendiklerini, davalı .... 5 buçuk yıl zarfında müvekkil şirketten yaklaşık 500.000 TL tutarındaki sigorta işlemine karşılık yaklaşık 3.000.000 TL tutarında tahsilat yapmak suretiyle yaklaşık 2.500.000 Tl tutarında haksız kazanç elde ettiğini, diğer davalı sigorta şirketleri de acenteleri aracılığıyla müvekkile şirkete ait kredi kartı ve ek kartlardan müvekkil şirkete ait olmayan sigorta poliçe bedellerini haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil ettiklerini, müvekkil şirkete ait olmayan poliçeler için tahsil edilmiş haksız tutarların, tahsilat tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte iadesini ve her sigorta şirketinden yapmış olduğu talebin kendi şirketlerinden yapılan haksız tahsilatla sınırlı olduğunu, Davalı ....ve davalı .....'den ise yapılan nakit sigorta bedeli tahsilatları da göz önüne alınmak suretiyle yapılan toplam haksız sigorta bedeli tahsilatının tamamını talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı .... vekilinin 12/04/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte huzurda görülen davada davacı tarafça talep edilen alacak tutarları belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, husumetin müvekkil şirkete yönetilmesinin hatalı olduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının tacir olduğu nazara alındığında kendisinin basiretli tacir yükümlülüğüne uygun davranmasının beklendiğini, davacı şirket kart bilgilerini 3.şahıslara paylaşmış olduğunu ikrar ettiğini, dava husumet nedeniyle reddelilmez ise davacının haksız iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkil sigorta şirketi iyiniyetli 3.kişi konumunda olup kasten dolandırıcılık niteliğindeki eylemlerin gerçekleşmiş olması ihtimalinde eylem ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağının kesildiğini, davacının faiz başlangıç tarihi ve faiz türü talebinin haksız olduğunu, davacı tarafın müvekkil sigorta şirketi aleyhinde ileri sürdüğü iddialarını ispat edemediğini beyanla davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı .... vekilinin 15/04/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddinin gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydı ile müvekkil şirket temerrüde düşürülmediğinden faiz talep edilebilmesinin de mümkün olmadığını, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların tümü hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı taraf şayet bir zararı var ise ağır kusuru ile bu zararına sebebiyet verdiğini, tüzel kişinin hesap hareketlerini yasal süresi içerisinde kontrol etmeyerek kesinleşmesine sebebiyet vermesinin sorumluluğu tek başına müvekkil sigorta şirketine yüklenemeyeceğini, müvekkili şirket somut olayda iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu beyanla davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ..... vekilinin 04/04/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; işbu davaya ilişkin olarak tarafına tebliğ edilen evraklardan davanın tarafına yöneltilmesinin dayanağı poliçe bilgileri elde edilemediğini, bu anlamda dava konusu taleplerin müvekkil şirketin sorumluluğunda olup olmadığı, davalıların müvekkil şirket nezdinde geçerli bir sigortası olup olmadığı, poliçe mevcutsa vade ve teminatlar itibariyle uyuşmazlığı kapsayıp kapsamadığı yönünden cevap verme imkanın olmadığını, bu nedenle davaya dayanak poliçe bilgilerinin ve dava dosyası evraklarının tamamının tebliği halinde cevap hakkı saklı kalması kaydıyla dava konusu alacağın müvekkil şirketin sorumluluğunda olmadığını bildirmekle davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı .... vekilinin 15/04/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak talepli açılmasında hukuki yarar bulunmamakta olup işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı yanın 2014 ile 2021 temmuz ayı tarihleri arasında müvekkilleri tarafından davacı şirkete ait kredi kartlarının davacı şirketin bilgisi ve denetimi dışında farklı işlerde kullanıldığına ilişkin iddiaları gerçeğe ve hukuka aykırı olduğunu, davacı şirket gerçek dışı iddialarını kabul ettirmek için müvekkilini tehdit ettiğini ve müvekkilinin zayıf durumundan faydalanmış olup davacı şirket müvekkile ve müvekkilinin eşine kayıtlı olan taşınmazların ve aracın devrinin ve bir adet teminat senedinin davacı şirkete verilmesini sağladığını, müvekkillerinin dava konusu alacağa ilişkin davacı şirkete hiçbir borcu bulunmadığını, davacı şirket sahibi ....müvekkil ....hakkında suç duyurusunda bulunmuş olup ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ..... vekilinin bila tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın talebini somutlaştıramadığını, davacının belirsiz alacak davası açması mümkün olmayıp davanın kısmi dava şeklinde açıldığının kabulü gerektiğini, müvekkil sigorta şirketine husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin dava konusu zarardan sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkil sigorta şirketi iyi niyetli 3.kişi konumunda olup davacının kendi kusuruna dayanan eylemleri nedeniyle doğduğunu iddia ettiği zarardan müvekkil sigorta şirketini sorumlu tutmasının kabul edilemez olduğunu, davacının tahsilat tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talebinin kabulünün de mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin 10/10/2022 tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle;.... firmasının hesaplarına, üçüncü kişilerce muhtelif tarihlerde ve muhtelif tutarlarda yapılan döviz transferinin tamamına yakınının, mobil bankacılık kanalıyla ....firması hesabından ....’nin hesabına aktarıldığının tespit edildiğini, bunun yanı sıra banka personeline iletilen e-posta/whatsapp iletileri çerçevesinde, firmanın iş ve işlemlerine yönelik muhtelif faturaların/belgelerin şubeye ... tarafından gönderildiğini, firma adına bankalarınca sürdürülen iletişimin adı geçen şahıs tarafından sağlanması nedeniyle ortak olmayan etkin kişi olarak .... firmasının faaliyetlerini koordine ettiğinin anlaşıldığını, güvenlik önlemlerinin eksiksiz alındığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde davanın reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekilinin dilekçesinde özetle; yerel mahkemece dava konusu uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesinin hatalı yapıldığını, davalı sigorta şirketlerinin iyi niyetli üçüncü kişiler olarak tespit edilmesinin maddi ve hukuki gerçeklikten uzak olduğunu, vekalet ücreti takdirinde de hataya düşüldüğünü beyanla, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, fazladan tahsil edildiği ileri sürülen sigorta bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili, müvekkili şirketin araçlarının sigortalanması hususunda davalı .... arasında yapılan görüşmeler neticesinde sigorta işlemlerinin davalı ....tarafından yerine getirildiğini ve ödemelerin müvekkili şirkete ait kredi kartlarından yapıldığını, müvekkilinin sigorta işlemleri ve ödemelerini yaklaşık beş-altı yıl boyunca etkin biçimde denetleyemediğini, 2021 yılı haziran ayında yapılan iç denetim sırasında kredi kartlarından tahsil edilen sigorta bedelleri ile düzenlenmesi gereken poliçe bedelleri arasında ciddi fark bulunduğunun tespit edildiği, davalı .... şirketinin zararın bir kısmını karşıladığını, ancak tamamının ödenmediğini, bu zararlardan davalı .... ve ayrıca diğer sigorta şirketlerinin (kendilerine ait poliçeler bakımından) müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek uğradığı zararın tahsilini istemiştir.
Yerel mahkemece, "1-Davalı ....hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle HMK 114/1-d 115/2 gereği USULDEN REDDİNE,
2-Davalı .... hakkındaki davanın ispatlanamadığından REDDİNE,
3-Davalılar.... Hakkındaki davanın ayrı ayrı REDDİNE," dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, davalı ....tarafından ibraz edilen 12.07.2021 tarihli Borç Ödeme Protokolü’nün tüm edimlerinin yerine getirilmesi ve protokolde belirlenen davacının zararının karşılanması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan REDDİNE,
2.Alınması gerekli 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın başvuru yapan davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Harç tahsil müzekkeresinin Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından yazılmasına,
3.İş bu kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürünce taraflara tebliğine,
Dair, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.05/06/2026
....
Başkan
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Katip
....
¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 05/06/2026
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!