Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde, 6552 sayılı Kanun sonrası ihale yoluyla çalıştırılan işçinin kıdem tazminatının idarece ödenmesinin yüklenicilerden rücuen tahsili davası.
Özet: Bir kamu idaresi, taşeronlar aracılığıyla çalıştırdığı işçinin mirasçılarına ödediği kıdem tazminatını, sözleşmelerdeki yüklenici sorumluluğu hükümlerine dayanarak eski yüklenici firmalardan rücuen talep etmiş; davalılardan biri, yasal düzenlemelerle kıdem tazminatından idarenin sorumlu olduğunu ve sözleşmelerde açık hüküm olmadıkça rücu edilemeyeceğini savunarak itiraz ederken, bilirkişi raporuyla belirlenen her bir davalının sorumluluk miktarlarına göre talebini ıslah ederek toplam 49.588,00 TLnin 14.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/205 Esas - 2025/845

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/205 Esas
KARAR NO : 2025/845
....
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ....yardımcısı, garson ve bulaşıkçı hizmetlerinin ihale yolu ile sağlandığını, 2018-2023 yılları arasında davalılar ve dava dışı şirketler tarafından bu hizmetlerin yürütüldüğünü, bu kapsamda çalışan dava dışı işçi .... mirasçılarına 01.03.2018-09.06.2023 dönemi için kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, müvekkili idarenin 14.07.2023 tarihinde net 71.406,36 TL kıdem tazminatı, 546,12 TL damga vergisi olmak üzere toplam 71.952,48 TL ödeme yaptığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler, teknik ve özel şartnameler uyarınca istihdam edilen personelin alacaklarının yüklenicinin sorumlu olduğuna dair hüküm bulunduğunu, bu hususta Yargıtay kararları bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik kısmi dava olarak 20.000 TL'lik kısmın davalı ..... 'den 20.000 TL'lik kısmının .....'den 14.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... yetkilisi cevap dilekçesinde özetle; Kanun değişikliği ile işçilerin kamu idarelerinde çalıştıkları döneme ilişkin kısmının doğrudan kamu idareleri tarafından ödenmesine dair hükümler getirildiğini, 6552 sayılı Kanunla getirilen hüküm üzerine , 25.10.2014 tarihli 29156 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan değişiklik ile Kamu İhale Genel Tebliğinin 78.30 maddesinde kıdem ve ihbar tazminatları ibaresinin yürürlükten kaldırıldığını, 11.09.2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere “Sözleşme giderleri ve genel giderler” kapsamından çıkarıldığını, bu nedenle artık bu tarihten sonraki ihaleler kapsamında işçi çalıştırılması halinde ödenen kıdem tazminatının firmalara rücu edilemeyeceğini, bu tutarın rücu edebilmesi için sözleşmelerde rücu edilebilmesine ilişkin açık bir hükmün varlığı gerektiğini, rücu edilmek istenen kıdem tazminatından davacının sorumlu olduğunu, rücu edilemeyeceğini, yüklenici tarafından istihdam edilen personele ilişkin herhangi bir sorumluluk .... ye yüklenemez şeklinde düzenleme bulunmadığını, bulunsa bile teknik şartname hükümlerin mevzuata açıkça aykırı olduğunu, Sözleşme Tasarısı ve teknik şartname maddelerinde personel çalıştırılmasına dayalı kamu ihalelerinde kıdem tazminatından sorumluluğa ilişkin düzenleme olmasa dahi idarelerin de yükleniciler gibi söz konusu Kanun hükümlerine uymak zorunda olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede bu hususta hüküm olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı .... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizce aldırılan 13/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı idarenin dava dışı işçinin mirasçılarına 14.07.2023 tarihinde damga vergisi dahil toplam 71.406,36 TL kıdem tazminatı ödendiği dosya kapsamından anlaşılmakla 546,12 TL damga vergisi kesintisi yapılarak vergi dairesine ödemenin yapıldığına dair bir dekonta dosyada rastlanılmadığı, mahkemece davacı idarenin davalı yüklenicilere rücu edebileceği kanaatine varılması halinde her bir işveren yönünden sorumlu olunan kıdem tazminatı brüt ve net tutarı ile bu tutara tekabül eden damga vergisi tutarlarının hesaplandığı, .... brüt kıdem tazminatı tutarının 23.731,40 TL, damga vergisi tutarının 180,12 TL, net kıdem tazminatı tutarının 23.551,28 TL olduğu,.... brüt kıdem tazminatı tutarının 25.856,60 TL, damga vergisi tutarının 196,25 TL, net kıdem tazminatı tutarının 25.660,35 TL olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili 22/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, .... yönünden dava dilekçesi ile talep edilen 20.000,00 TL alacağın 5.856,60TL artırarak 25.856,60 TL'ye yükselttiklerin..... yönünden dava dilekçesi ile talep edilen 20.000,00 TL alacağın 3.731,40TL artırarak 23.731,40 TL'ye yükselttiklerini beyan ederek toplam 49.588,00TL’nin 14.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sorumluluk miktarlarına göre tahsilini talep etmiştir.
Uygulamada son işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davacının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, son işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler" rücu davalarında hükme esas alınamaz.
Değinilmesi gereken bir başka nokta ise alt işverenlerin sorumlu oldukları dönemlere ilişkin hesaplama yapılırken hangi tarihteki ücretlerin esas alınması gerektiğidir. Son işveren, iş mahkemesi ilamı gereğince işçilik alacaklarını iş akdinin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödemekte olup, iş mahkemesi ilamındaki usul ve hesaplamalar doğrultusunda alt işverenlerden rücu isteminde bulunabilir. (....)
Bu açıklamalar ışığında somut olayda dava dışı işçinin davalı nezdinde çalıştığı ... kayıtlarından anlaşılmaktadır. Taraflar arasında iş yeri devri söz konusu olmaksızın ihale alıcısının değişmesi suretiyle eski işçilerin ihale alan şirket nezdinde çalıştırılması söz konusudur. Bu kapsamda dava dışı işçinin davalı bünyesinde bilirkişi raporunda belirtilen dönemlerde raporda belirtilen ve yine yukarıda açıklandığı üzere Mahkememizce tespit edilen gün kadar çalıştığı anlaşılmaktadır. Davalı davacı ile arasındaki sözleşmede açıkça işçi alacaklarından davalının sorumlu oldukları düzenlenmesine ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 6. Bölüm 38. Maddesi göre ancak işçiyi çalıştırdığı dönem için sorumludur. Alınan usul ve yasaya uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporu dikkate alınarak davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdığı döneme ilişkin sorumlu oldukları değerlendirilerek davacının davasının dava ve ıslah dilekçeleri kapsamında talep ettiği toplam 49.588,00 TL tutar üzerinden kabulü ile, bu miktarın 25.856,60-TL'sinin davalı...., 23.731,40-TL'sinin davalı.... tahsili ile davacıya ödenmesine,
hüküm altına alınan miktarlara 14/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranları uygulanmak suretiyle davalılardan tahsiline dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının dava ve ıslah dilekçeleri kapsamında talep ettiği toplam 49.588,00 TL tutar üzerinden KABULÜ İLE, bu miktarın;
-25.856,60-TL'sinin davalı ....
-23.731,40-TL'sinin davalı .... tahsili ile davacıya ödenmesine,
Hüküm altına alınan miktarlara 14/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranları uygulanmak suretiyle davalılardan tahsiline,
2-Kabul edilen 49.588,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 3.387,36 TL karar ve ilam harcından 683,10 TL peşin harç, 163,74 TL ıslah harcının düşümü ile bakiye 2.540,52 TL harcın;
-1.766,26 TL'sinin davalı ....
-1621,09 TL'sinin davalı.... tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 683,10 TL peşin harç, 163,74 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.462,24 TL harcın;
-762,45 TL'sinin davalı .... alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan 550,00 TL posta ve tebligat gideri, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.550,00 TL yargılama giderinin;
- 5.501,07 TL'sinin davalı ...
-5.049,00 TL'sinin davalı..... vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen 49.588,00 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin;
- 23.464,28 TL'sinin davalı ....
-21.535,71 TL'sinin davalı... tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
6-Davalı .... Şirketi lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin;
-2.450,71 TL'sinin davalı ....
-2.249,28 TL'sinin davalı .... tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2025
....