Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin kefalet sözleşmesinden kaynaklı rücuen alacak ve icra inkar tazminatı talepli itirazın iptali davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, bir kredi sözleşmesine müteselsil kefil olarak taraf olan davacının, asıl borçlu davalının bankaya olan borcunu ödemesi üzerine, ödediği miktarı geri almak amacıyla başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebiyle açılmış olup; mahkeme, davacının kefil sıfatıyla ödeme yaptığını ve rücu hakkının doğduğunu belirterek, davalının yetki itirazının da dayanaksız olduğunu tespit etmiştir.

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/136
KARAR NO : 2026/561
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLLERİ :
Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/07/2025
KARAR TARİHİ : 16/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Davalı ... tarafından T.C. ... Bankası A.Ş. nezdinde ... numaralı Kredi Sözleşmesi uyarınca kredi kullanıldığını,, müvekkilinin ise anılan sözleşmeye kefil sıfatıyla taraf olduğunu, davalı tarafından bankaya olan borcun vadesinde ödenmediğini, Ankara 18. Noterliği'nin 41006 Yevmiye Numaralı hesap kat ihtarnamesi ile T.C. ... Bankası A.Ş. tarafından sözleşmede kefil sıfatıyla yer alan müvekkiline başvurulduğunu ve borcun tahsili istendiğini, müvekkilinin kefaletten kaynaklı toplam 2.750.000-TL ödeme yaptığını, TBK uyarınca müvekkilinin kefaleten ödeme yapması üzerine, alacaklı bankaya yapılan ödeme tutarınca davalıya rücu etme hakkı doğduğunu, bu doğrultuda Kayseri Genel İcra Dairesi’nin 2025/21573 esas sayılı dosyasında rücuen alacak talepli ilamsız takip başlatıldığını, ancak borçlu davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötüniyetli şekilde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu belirterek, Kayseri Genel İcra Dairesi’nin 2025/21573 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzeri icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı.
DELİLLER
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/674 esas sayılı dosyası hakkında verilen Gönderme kararı sonrası dosya mahkememize gönderilmekle 2026/136 sırasına kaydı yapılarak işbu dosya üzerinden yargılamaya devam olunmuştur.
... Bankası A.Ş Düvenönü Şubesi'ne yazılan müzekkereye cevap olduğu görüldü.
Mahkememizce Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/21573 esas sayılı dosyasına dayanak kredi sözleşmesinin taraflarının belirlenmei, davacının bu sözleşmeyi kefil olarak imzalayıp imzalamadığı, davalınn kredi kapsamında ödemiş olduğu miktara ilişkin rapor tanzimi için dosya Bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mahkememizce alınan Bankacı bilirkişi ...'dan alınan 23/05/2026 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Dava dışı kredi kullandıran bankanın Düvenönü şubesi ile davalı ... arasında : 28.03.2023 tarihinde 5.250.000,00 TL ve 09.10.2023 tarihinde tarihinde 10.000.000,00 TL tutarlarında Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı, 28.03.2023 tarihinde 5.250.000,00 TL ve 09.10.2023 tarihinde tarihinde 10.000.000,00 TL tutarlarında Genel Kredi Sözleşmelerinin davacı ... tarafından sözleşme tarihlerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, her iki sözleşme içinde sözleşme tarihlerinde eş rızasının da alındığı, Davacı ... tarafından davalı ...'ün Kredi borçlarına mahsup edilmek üzere : 95714482- 5005 nolu vadesiz mevduat hesabına 21.01.2025 tarihinde 1.549.300,00 TL, 24.01.2025 tarihinde 500,00 TL 24.01.2025 tarihinde 990,00,00 TL, 24.01.2025 tarihinde 10.000,00 TL, 20.03.2025 tarihinde 3.195.912,00 TL, 20.03.2025 tarihinde 47.075,00 TL, 20.03.2025 tarihinde 850,0 TL, 95714482 - 5008 nolu vadesiz mevduat hesabına 23.06.2025 tarihinde 12.960,00 TL, 28.07.2025 tarihinde 13.000,00 TL ve 22.09.2025 tarihinde 13.850.00 TL olmak üzere ''... kefil olarak asıl borçludan ve kefilden rücu edilmek üzere ödenen'' açıklaması ile toplam 5.832.947,00 TL ödeme yapıldığı yönünde rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kefil olan davacının asıl borçluya yönelik başlattığı rucüen tahsile ilişkin itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalının ... Bankası A.Ş. ile kredi sözleşmesi imzayıp imzalamadığı, davacının bu kredi sözleşmesine kefil olup olmadığı, davacının borcu ödeyip ödemediği, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/21573 esas sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ve icra inkar koşulları olup olmadığına ilişkindir.
Her ne kadar davalı tarafça icra dairesinin yetkisine yönelik itirazda bulunulmuş ise de davalının yetki itirazında yetkili icra dairesini bildirmediği gözetilerek icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin davalının ... Bankası A.Ş. ile yapmış olduğu kredi sözleşmesini kefil olarak imzaladığını, davalının borcunu ödememesi üzerine borcu ödediğini, daha sonra Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/21573 esas sayılı dosyası kapsamında davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının takibe itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını ileri sürerek davanın kabulüne, davalının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2025/21573 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 596. maddesi; “Madde 596- Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur. Kefil, bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabilir.
Kefil, aksi kararlaştırılmamışsa, rehin hakları ile aynı alacak için sağlanmış diğer güvencelerden sadece kefalet anında var olan veya bizzat asıl borçlu tarafından, sonradan özellikle bu alacak için verilmiş bulunanlara halef olur. Alacaklıya kısmen ifada bulunan kefil, rehin hakkının sadece bunu karşılayan kısmına halef olur. Alacaklının rehin konusu üzerinde geriye kalan alacak hakkı, kefilin rehin hakkından ön sırada gelir.
Kefil ile asıl borçlu arasındaki hukuki ilişkiden doğan istem ve def’iler saklıdır...” düzenlemesini içermektedir.
Davaya dayanak Kayseri Genel icra dairesinin 2025 / 21573 Esas sayılı dosyası incelenmekle; davacı ... tarafından davalı ... aleyhine 28.04.2025 tarihinde ilamsız takiplerde ödeme emri gönderilmek suretiyle icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinde 2.750.000,00 TL ... sayılı kredi sözleşmesi kefaleten ödenen bedelin rücuen talep edildiği, davalı tarafından takibe itiraz edildiğinden takibin durdurulmasına karar verildiği, görülmektedir.
Davalı ile dava dışı ... Bankası arasında imzalanan kredi sözleşmeleri, davacının kefalet sözleşmeleri ve ödeme belgeleri celpedilmiş ve bankacı bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek banka kayıtları inceletilmiştir.
Bankacı bilirkişi tarafından hazırlanan 31/05/2026 tarihli raporda;
Dava dışı kredi kullandıran ... Bankası ile davalı ... arasında 28.03.2023 tarihinde tarihinde 5.250.000,00 TL Limitli Genel Kredi Sözleşmesinin düzenlendiği ve iş bu sözleşmenin davacı ... tarafından sözleşme tarihinde 5.250.000,00 TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, aynı tarihte eş rızasının da alındığı,
Dava dışı kredi kullandıran ... Bankası ile davalı ... arasında 09.10.2023 tarihinde tarihinde 10.000.000,00 TL Limitli Genel Kredi Sözleşmesinin düzenlendiği ve iş bu sözleşmenin davacı ... tarafından sözleşme tarihinde 11.500.000,00 TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, aynı tarihte eş rızasının da alındığı belirlenmiştir. Kredi kullandıran dava dışı bankanın Kayseri/Düveönü şubesi kayıtlarından davalı ...'e ait 95714482- 5005 nolu ve 95714482 - 5008 nolu vadesiz mevduat hesabının ekstreleri incelendiğinde, davacı ... tarafından 95714482- 5005 nolu vadesiz mevduat hesabına, 21.01.2025 tarihinde 1.549.300,00 TL, 24.01.2025 tarihinde 500,00 TL 24.01.2025 tarihinde 990,00,00 TL, 24.01.2025 tarihinde 10.000,00 TL, 20.03.2025 tarihinde 3.195.912,00 TL, 20.03.2025 tarihinde 47.075,00 TL, 20.03.2025 tarihinde 850,00 TL,
95714482 - 5008 nolu vadesiz mevduat hesabına 23.06.2025 tarihinde 12.960,00 TL, 28.07.2025 tarihinde 13.000,00 TL ve 22.09.2025 tarihinde 13.850.00 TL olmak üzere ...'nun kefil olarak asıl borçludan ve kefilden rücu edilmek üzere ödenen '' açıklaması ile toplam 5.832.947,00 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir.
Davalı tarafça bilirkişi raporuna itirazda bulunulmuş ise de itirazın somut veriler içermediği açık olup yargıda hedef süre de gözetilerek soyut itirazların değerlendirilmesi yönünde ek rapor alınmasının dosyaya katkı sağlamayacağı kanaatiyle ek rapor alınmamıştır.
Netice itibariyle davacının, davalı ile dava dışı banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunması nedeniyle sorumlu olduğu, bu kapsamda davalının asıl borçlu olduğu kredilere ilişkin davacının kefil sıfatıyla yapmış olduğu ödemelere ilişkin TBK'nın 596. Maddesi gereğince asıl borçluya başvurabileceği, davalının kefil sıfatıyla yapmış olduğu ödeme miktarının 5.832.947,00 TL olduğu, Kayseri Genel İcra Dairesinin 2025/21573 Esas sayılı dosyasında ise 2.750.000,00-TL ödemeye ilişkin takip başlattığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep etmiştir. İİK 67/2.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir.
Yargıtay HGK.nun 2010/19-376-397 E-K sayılı kararında; "Genel bir kavram olarak 'likid (liqiude) alacak" “tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır”. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez" denilmiştir. Davacının, takip talebinde borcun sebebini "... sayılı kredi sözleşmesi kefaleten ödenen bedel" olarak açıkladığı dolayısıyla alacak likit olduğundan itirazın iptaline karar verilen alacağın %20 si oranında icra inkar tazimatına hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
DAVANIN KABULÜNE,
1-Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2025/21573 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte, davalı-borçlunun itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2- İtirazın iptaline karar verilen 2.750.000,00-TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Alınması gereken 187.852,50-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan alınan 46.963,13-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 140.889,37-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvurma harcı ile 46.963,10-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 280,40-TL tebligat ve posta gideri ile 8.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.280,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 399.500,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
8-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/06/2026
Başkan ...
¸E-imzalıdır
Üye ...
¸E-imzalıdır
Üye ...
¸E-imzalıdır
Katip ...
¸E-imzalıdır