İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucu verdiği karar.
Özet: Bir bankanın, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yönelik borçlu şirket ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil gerçek kişilerin itirazlarının iptali davasında, davalıların kredi miktarında ve faiz oranlarında hesaplama hataları olduğu yönündeki savunmaları değerlendirilmiştir. İlk derece mahkemesi, dosyadaki bilirkişi raporunu esas alarak bankanın alacağının bir kısmını haklı bulmuş, davalıların belirli bir miktar asıl alacak, faiz ve BSMVye ilişkin itirazlarının iptali ile takibin devamına ve banka lehine icra inkar tazminatı ödenmesine karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/2045
KARAR NO:2026/1175
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:13/06/2022
NUMARASI:2021/750 Esas - 2022/583 Karar
DAVA:İtrazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı,davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı ....Şti.arasında düzenlenen 25.07.2017 tarihli 2.500,000,00 TL ve toplam 600.000 Euro bedelli 3 adet genel kredi çerçeve sözleşmesine istinadne kredi kullandırıldığını, diğer davalılar ... ve ...'in kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi şartlarına uyulmaması ve borcun ödenmemesi üzerine müvekkili banka alacağının tahsili için hesabın kat edilerek Beşiktaş ...Noterliğinin 12.03.2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarda bankanın muaccel olan 1.451.984,08 TL alacağının istendiğini, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... Şirketi ve ... vekili, savunmasında özetle; davacı bankanın beyan ettiği kredi tarihi, miktarı ve faiz bilgilerinin hatalı hesaplandığını, talep edilen faiz oranının sözleşme ile bankaya tanınan tek taraflı yetkiye istinaden kararlaştırıldığını ve bu oranların sözleşme ile yasaya uygun olmadığını, takibin haksız olduğunu ileri sürerek, davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; dava dilekçesinde belirtilen hususların kanıtlanması gerektiğini, 600.000 Euro kredinin kullandırılmadığını, Euro para birimi ile kullanılan 325.000 Euro miktarlı kredinin bir kısmının ödendiğini, bir kısmının da yapılandırıldığı ve ödemelerin yapıldığını, davacı tarafından kredi kullandırılıp kullandırılmadığı, hangi tutarlarda kredi kullandırıldığı, geri ödemelerin yapılıp yapılmadığı ve güncel borcun olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alınması gerektiğini, borçlulara ait rehinli, ipotekli veya hacizli malların satılıp satılmadığını ve bu yolla para tahsil edilip edilmediği, harici ödemelerin alınıp alınmadığı hususlarının da araştırılması gerektiğini, takipte haksız ve fahiş oranda faiz talep edildiğini, faiz talep edilip edilemeyeceğinin de araştırılması gerektiğini, müvekkilinin Eyyüpsultan... Noterliğinin 30.12.2019 tarih ve ... yevmiye numarasıyla limited şirket pay devri sözleşmesiyle davalı şirketteki tüm paylarını aktif ve pasifi ile birlikte davalı ...'e devrettiğini, bu nedenle borçtan sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tarafların iddia ve savunmaları, takip dosyası, bilirkişi raporu ile dosyamızda bulunan bütün bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; bilirkişi raporunun dosyamız kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli olması nedeniyle raporlara itibar edilmesi suretiyle, davalı şirket tarafından kullanılan ticari kredi hesapları bakımından davalı gerçek kişilerin müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldıkları, işbu borcun tahsili için, alacaklı davacı tarafça davalılar hakkında girişilen ilamsız icra takibinde, bilirkişi raporunda dayanak ve gerekçeleriyle açıklandığı üzere davacı bankanın davalılardan dava tarihi itibariyle 1.080.841,97 TL asıl alacak, 26.480,63 TL faiz ve 1.324,03TL bsmv olmak üzere toplam 1.108.646,63 TL tutarında alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davalıların İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına vaki itirazlarının 139.000,00 TL asıl alacak, 26.480,63 TL faiz ve 1.324,03 TL bsmv olmak üzere toplam 166.804,66 TL'ye yönelik itirazlarının ayrı ayrı iptali ile takibin, 139.000,00 TL'lik asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 42 oranında temerrüt faizi ve bunun % 5'i oranında gider vergisi yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, itirazın iptaline karar verilen toplam 166.804,66 TL nakdi alacak üzerinden % 20 oranında hesaplanan 33.360,93 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına vaki itirazlarının, 139.000,00 TL asıl alacak, 26.480,63 TL faiz ve 1.324,03 TL BSMV olmak üzere toplam 166.804,66 TL üzerinden iptaline, 139.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 42 oranında temerrüt faizi ve bunun % 5'i oranında gider vergisi uygulanarak takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili ile davalılar ... ve ... Şirketi vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalılar ... ve ... Şirketi vekilince istinaf harç ve giderlerinin yatırılmaması üzerine ilk derece mahkemesinin 08.09.2022 tarihli muhtıra ile 2.848,61 TL eksik harcın yatırılması istenmiştir. Muhtıranın davalılar vekiline 13.09.2022 tarihinde tebliğ edildiği, süresinde harcın tamamlanmaması üzerine mahkemenin 28.09.2022 tarihli ek kararı ile davalılar ... ve ... Şirketi vekilininin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu ak kararanılan davalıların vekiline 10.04.2022 tarihinde UETS aracılığıyla tebliği edilmiş ve davalılarca ek karara yönelik istinaf .başvurusunda bulunulmamıştır. Bu nedenle ... ve ... Şirketi vekilinin harcı yatırılmayan ve mahkemece reddedilen istinaf başvurusu incelenmemiş; sadece davacı banka vekilinin istinaf başvurusu incelenmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Asıl alacağa işletilen faizin başlangıcı açısından mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, banka ile davalı şirket arasında düzenlenen sözleşmelere diğer davalıların kefil olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek muaccel olan 1.451.984,08 TL nakit alacağın ödenmesi için Beşiktaş ... Noterliğinin 12.03.2021 tarihli ihtarının gönderildiğini, ihtardan sonuç alınmayınca İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyasında 24.09.2021 tarihinde 1.200.881,48 TL'nin tahsili için takip başlatıldığını, davalıların ana paranın 139.000,00 TL’lik kısmına, faiz oranına, faize ve diğer fer’ilerine itirazda bulunmaları üzerine itirazın iptali davası açıldığını, mahkemece 139.000,00 TL ana paraya takip tarihinden itibaren işleyecek % 42 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranında gider vergisi uygulanarak itirazın iptaline karar verildiğini,Mahkemenin vermiş olduğu kararın, asıl alacağa işletilen faizin başlangıcı yönünden hatalı olduğunu, borcun ödenmemesi sebebiyle 12.03.2022 tarihinde ihtarname gönderildiğini, sözleşmenin 5.3.maddesi uyarınca sözleşmedeki adresin ikamet adresi olduğu ve buralara gönderilecek tebligatların geçerli olduğunu, sözleşmelerinin eki olan kefalet sözleşmesinin 2.3. maddesinde ise kefillerin sözleşmedeki adreslerine gönderilen ihtarların geçerli olacağının düzenlendiğini, gönderilen ihtarların tebliğ edilmemesine karşın bu hükümlere göre adreslerine yapılan tebligatın yapılmış sayılacağını, bu nedenle borçluların temerrüde düşürüldüğü tarihin, ihtarnamede bildirilen 3 günlük ödeme süresinin ilavesi ve tatil günleri dikkate alınmak suretiyle 22.03.2021 tarihi olduğunu, bu durumda asıl alacağa işletilen faizin başlangıcının 24.09.2021 olan takip tarihi olmayıp, ihtarname ile temerrüde düşürüldükleri 22.03.2021 tarihi olması gerektiğini, buna rağmen asıl alacağa işletilecek olan faizin başlangıcnın 24.09.2021 takip tarihi olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda da ihtarın borçlu ve kefillerin sözleşmede yazılı adreslerine ilk olarak 16.03.2021 tarihinde ulaştığı, davalıların adreslerinden taşınmış olmaları sebebiyle iade olduğu, tebligat hükümleri ve sözleşmedeki özel hükümler gereği ihtarnamenin davalı asıl borçlu şirkete 16.03.2021 tarihinde tebliğ edildiğinin kabulü, ihtarnamede bildirilen 3 günlük ödeme süresinin ilavesi ve tatil günleri dikkate alınmak suretiyle davalı asıl borçlu şirketin usulen 22.03.2021 tarihinde temerrüde düştüğünün belirlendiğini, raporda borçlunun temerrüt tarihinin 22.03.2022 olarak belirtmiş olmasına rağmen, mahkemece itibar edilen bilirkişi raporundan farklı olarak faizin başlangıç tarihini takip tarihi olarak karar vermesinin çelişkili olduğunu, bu nedenle takibin 139.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 42 oranında temerrüt faizi ve bunun % 5'i oranında gider vergisi yürütülmek suretiyle devamına karar verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik İİK'nın 67.maddesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesine diğer davalılar müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak katılmıştır. Davalıların istinafı bulunmamakla birlikte kefalet sözleşmesinin TBK'nın 183.maddesine uygun şekilde düzenlendiği belirlenmiştir.Banka borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği ve kat ihtarına rağmen ödenmeyen borcun tahsili için takip başlatıldığı anlaşılmaktadır.İstanbul 21.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı banka tarafından borçlu .... Şti. İle kefiller ... ve ... aleyhine 24.09.2021 tarihinde Beşiktaş ...Noterliğinin 12.03.2021 tarihli ihtarnamesine konu krediden doğan 1.087.743,60 TL asıl alacak, 22.03.2021 ile takip tarihi olan 24.09.2021 tarihleri arasında %42 oranındaki temerrüt faizine göre hesaplanan 107.750,36 TL işlemiş temerrüt faizi, 5.387,52 TL BSMV olmak üzere toplam 1.200.881,48 TL alacağın, asıl alacak olan 1.087.743,60 TL’sına 24.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek %42 oranında temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında gider vergisinin tahsili için ilamsız takip başlatıldığı görülmüştür. Ödeme emrinin tebliği üzerine borçlular tarafından 01.10.2021 ve 04.10.2021 tarihinde asıl alacağın 139.000 TL'lik kısmı ile faiz oranlarının yanlış hesaplanması nedeni ile teknik hesaplama gerektiği belirtilerek 107.750,36 TL faize itiraz edildiği, takibin toplam 246.750,36 TL kısmına itirazı sonucu takibin durduğu, itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.Davacı toplam 252.138,00 TL üzerinden harcını ödeyerek dava açmıştır. Görüldüğü gibi davacı, temerrüt tarihi olan 22.03.2022 ile takip tarihi olan 24.09.2022 tarihleri arası için % 42 oranında temerrüt faizi üzerinden hesaplama yaparak işlemiş temerrüt faizini takip ile talep etmiştir. Takip talebinde bu nedenle asıl alacağa takip tarihi olan 24.09.2022 tarihinden itibaren yıllık %42 ve artması halinde değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanması istenmiştir. Bu itibarla, mahkemece işlemiş temerrüt faizinin belirlenerek hüküm altına alınması ve takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizinin talep edilmesi, asıla alacağa takip tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanmasının talep edilmesi nedeniyle, kural olarak asıl alacağa takip tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanması yerindedir. Borcun ödenmemesi üzerine bankaca Beşiktaş ....Noterliğinin 12.03.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı keşide edilerek hesap kat edilmiştir. İhtarda 1.451.984,08 TL’nin ihtarnamenin tebliğini izleyen 3 gün içinde ödenmesi istenmiştir. Kat ihtarlarının tebliğ edilmeden iade edildiği, bu nedenle borçlunun adresine gönderilen ihtarın gönderilmesi ile İİK'nın 68/b maddesine göre takip öncesi temerrüde düştüğü, kefillerin temerrütünün ise takip ile oluştuğu anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunun 8.sayfasında davacının talebi gibi 22.03.2021 tarihinden itibaren %42 oranındaki temerrüt faizi uygulanarak işlemiş temerrüt faizi hesaplanmıştır.Raporda ayrıca daha sonra yapılan kısmi tahsilatlar da değerlendirilmiştir. Mahkemece temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz belirlenerek hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle asıl alacağa takip tarihinden itibaren %42 oranında temerrüt faizi uygulanmıştır. İstinaf başvurusunda temerrüte ilişkin belirtilen olgular doğru olmakla birlikte, somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Zira mahkemece davacının takip talebine uygun şekilde temerrüt tarihi olan 22.03.2021 ile takip tarihi olan 24.09.2021 tarihleri arasındaki işlemiş temerrüt faizinin takip talebinde istendiği dikkate alınarak belirlenmiş ve hüküm altına alınmıştır. Tekrar temerrüt tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %42 oranında temerrüt faizi uygulanması halinde, esasında mahkemece belirlenen ve hüküm altına alınan temerrüt faizinin ikinci kez tahsiline karar verilmiş olacaktır. Bu şekilde karar verilmesi halinde mükerrer tahsilatın yanı sıra davacının takip talebindeki, asıl alacağa takip tarihi olan 24.092021 tarihinden itibaren yıllık %42 oranında temerrüt faizi uygulanması talebi de aşılmış olacaktır. Bu durumda, mahkemece davacının takip talebine, sözlemeye ve mevzuata uygun şekilde, temerrüt tarihinin belirlendiği, temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında asıl alacağa yıllık %42 oranında temerrüt faizi uygulanarak bulunan miktarın hüküm altına alındığı, takip tarihinden itibaren de asıl alacağa yıllık %42 oranında temerrüt faizi uygulanarak doğru uygulama yapıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temerrüt faizinin başlangıç tarihine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 18.06.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.