İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, şirket müdürünün finansal usulsüzlük şüpheleriyle talep ettiği delil tespitinin HMK 400 uyarınca değişik iş olarak görülmesi için dosyanın tevzi bürosuna iadesine karar verdi.
Özet: Bir şirket müdürünün, muhasebecinin mali tabloları gizlemesi ve yolsuzluk şüpheleri üzerine, şirketin fiziki ve dijital ticari kayıtlarının mali müşavir ve bilişim uzmanı aracılığıyla ivedilikle ve habersizce incelenerek delil tespiti yapılmasını talep ettiği davada, mahkeme bu talebin HMK 400. maddesi kapsamında bir delil tespiti niteliğinde olduğunu, çekişmeli bir esas davası olmadığını ve bu nedenle dosyanın değişik iş olarak yeniden tevzi edilmesi için hukuk mahkemeleri tevzi bürosuna iadesine karar vermiştir.

T.C.
İSTANBUL4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/1794 EsasKARAR NO : 2026/558DAVA : TespitDAVA TARİHİ : 27/07/2026KARAR TARİHİ : 31/07/2026....Asliye Hukuk Mahkemesinin ..., 27/07/2026 tarihli kararı ile dosyanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna iadesine karar verilmiş olup, dosya mahkememize tevzi edilerek yukarıda belirtilen esasa kaydı yapıldı.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ...'nın ... Yatırım İnşaat Akaryakıt ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin münferiden (tek başına) temsile ve ilzama yetkili müdürü olduğunu, müvekkilinin yasanın ve şirket ana sözleşmesinin kendisine yüklediği gözetim ve denetim yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla, şirketin muhasebe işlemlerini yürüten karşı Muhasebeci ...'dan şirketin güncel bilançosunu ve mali tablolarını talep ettiğini, ancak şirketin münferit yetkilisi ve en üst düzey icra organı olan müvekkilinin bu yasal talebinin, muhasebeci tarafından reddedildiğini, muhasebecinin müvekkilini muhatap almadığını, yalnızca şirketin diğer ..., ortak ...'dan talimat aldığını beyan ederek bilgi vermekten kaçındığını, şirketin münferit yetkilisinden şirkete ait mali tabloların gizlenmesi ve muhasebe sorumlusunun gösterdiği olağandışı panik hali, şirket içinden dışarıya hukuka aykırı kaynak aktarımı, muvazaalı borçlandırma, vergi mevzuatına aykırı çok ağır mali ve cezai ihlallerin gerçekleştirilmekte olduğuna dair kuvvetli şüpheler oluşturduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü dava, talep ve şikayet hakkı saklı kalmak kaydıyla delillerin karartılması ve yok edilmesi tehlikesi aşikar olduğundan, HMK m. 403 uyarınca talebin karşı tarafa tebligat yapılmaksızın (habersiz olarak) ve ivedilikle kabulüne, mahkemece atanacak bir Mali Müşavir ve bilgisayar imajlarının kopyalanması için Bilişim Uzmanı bilirkişi marifetiyle ... mahallesi ... adresine bizzat/mahallen gidilerek şirketin fiziki ticari defterlerine, Muhasebe programı veritabanlarına ve dijital kayıtlara, fatura, fiş, mizan ve tüm bilançolara, gerekirse bilgisayar hard disk imajlarına el konulmasına / incelenerek tespit edilmesine ve mevcut durumun güvence altına alınmasına, yargılama ve tespit giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Gerekçe;Talep mahkemece atanacak bir Mali Müşavir ve bilgisayar imajlarının kopyalanması için Bilişim Uzmanı bilirkişi marifetiyle ... mahallesi ... adresine bizzat/mahallen gidilerek şirketin fiziki ticari defterlerine, Muhasebe programı veritabanlarına ve dijital kayıtlara, fatura, fiş, mizan ve tüm bilançolara, gerekirse bilgisayar hard disk imajlarına el konulmasına / incelenerek tespit edilmesine ve mevcut durumun güvence altına alınmasının talep edildiği anlaşıldı. Hukukumuzda, bir hakkın yahut hukuki ilişkinin varlığı yahut yokluğunun ispatına yönelik mevcut delillerin tespiti açısından kesin hüküm oluşturacak bir dava türü kabul edilmemiş, bu yöndeki talepler geçici hukuki koruma tedbirleri kapsamında HMK'nın 400 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK'nın 400. maddesinde de; "(1) Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir. (2) Delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekir. Kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır." denilerek, delil tespiti istenebilecek durumlar belirtilmiştir.Delil tespiti görülmekte olan bir davada yahut ileride açılabilecek bir davada ileri sürülen bir vakanın ispatı açısından kaybolma ihtimali bulunan delilin toplanmasına yönelik olup, tarafların huzurunda yapılsa dahi kesin hüküm oluşturmaz. İleride açılacak davada vakanın kesin olarak ispatlandığı sonucunu doğurmaz. (... BAM 35. HD 2026/160 E. 2026/153 K.)Somut olayda talebin HMK md. 400 de düzenlenen delil tespitine ilişkin olduğu, esasa ilişkin çekişmeli yargı işi olmadığı ve D.İş numarası üzerinden görülmesi gerektiği anlaşılmakla dosyanın D.İş kaydı üzerinden tevzi edilmek üzere Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna iadesine karar verildi. KARAR: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;1- Dosyanın Değişik İş üzerinden tevzi edilmek üzere Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna iadesine,2- Bilgi edinmek üzere karardan bir suretin talep eden vekiline tebliğine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 31/07/2026Başkan ... (e-imza) Üye ... (e-imza) Üye ... (e-imza) Katip ... (e-imza)