11. Ceza Dairesi, resmi belgede sahtecilik suçunda zamanaşımı nedeniyle düşme kararını onarken, nitelikli dolandırıcılıkta adli para cezasının asgari haddin altında tayini nedeniyle hükmü bozmuştur.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunda olağan dava zamanaşımının sanığın sorgu tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleşmesi nedeniyle yerel mahkemenin düşme kararını onarken, nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü ise, suçtan elde edilen menfaatin 70.000,00 TL olduğu gözetilmeyerek TCK’nın 158/1. maddesinde belirtilen hapis cezasının alt sınırı ve adli para cezasının asgari haddinin altında tayin edilmesi nedeniyle hatalı bularak bozmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/37762 E.  ,  2026/5945 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/464 E., 2020/413 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 18.04.2012 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, sonucu itibarıyla doğru olan zamanaşımı nedeniyle düşme hükmünün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafii İle Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilirken, TCK'nın 158/1 maddesinde 29.06.2005 tarihinde 5377 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile yapılan "Ancak, (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adlî para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz" hükmü dikkate alınmadan ve suçtan elde edilen menfaatin 70.000.00 TL olduğu gözetilmeksizin adli para cezasının asgari haddin altında tayin edilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.06.2026 tarihinde karar verildi.