Murisin kooperatif üyeliğinden kaynaklanan haklarının mirasçılarca talep edilmesi, kooperatiften ayrılma iradesinin belirlenmesi, ödenen bedelin yetersizliği ve denkleştirme kuralı ile alacağın tespiti.
Özet: Murisin vefatı sonrası kooperatif üyeliği mirasçılara geçen davacıların, davalı kooperatiften ayrılırken kendilerine ödenen 53.000 TLnin yetersiz olduğunu iddia ederek rayiç bedel farkının ticari avans faiziyle tahsili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi zamanaşımı itirazını reddederek, davacıların söz konusu ödemeyi kabul etmesiyle kooperatiften çıktıklarına ve kooperatiften ayrılan ortağın alacağının Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre denkleştirme kuralı uyarınca belirlenmesi gerektiğine hükmederek, yapılan ödeme mahsup edildikten sonra bilirkişi raporuna göre 155.001,84 TL ek alacağın davalılardan tahsiline karar vermiştir.
6. Hukuk Dairesi         2026/894 E.  ,  2026/2266 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/401 E., 2025/1737
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/759 E., 2021/1053 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların, davalı kooperatifin ... numaralı ortağı olan ...'ın varisleri olduğunu, murisin 03.10.1998 tarihinde davalı kooperatife üye olduğunu (kooperatifin önce yapı kooperatifi iken işletme kooperatifine dönüşerek unvanının da değiştiğini), kendisine davalı kooperatif tarafından inşa edilen C 6 blok, 17 numaralı dükkanın tahsis edildiğini, ...'ın 18.02.2008 tarihinde vefat etmesinden sonra müvekkillerinin kooperatif ortağı olarak ortaklar defterine kaydedilmesi ve tahsis edilen dükkanın teslimi talep edilmiş ise de, davalı tarafından bu isteğin yerine getirilmemesi üzerin açılan dava neticesinde Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/502 Esas, 2015/50 Karar sayılı kesinleşen kararı ile müvekkillerinin davalı kooperatifin ortağı olduklarının tespitine karar verildiğini, akabinde davalı tarafından hesaplanan ortaklıktan kaynaklanan tüm borçların 01.12.2015 tarihinde ödenmesine rağmen eşitlik kuralına aykırı şekilde müvekkillerine, diğer ortaklara verilen emsal bir dükkan verilmediğini, bunun üzerine dükkanın verilmesi veya rayiç bedelinin ödenmesi için keşide edilen 23.12.2015 tarihli ihtarnameye rağmen dükkan verilmediği gibi dükkanın rayiç bedelinin de eksik olarak ödendiğini, zira dükkanın yaklaşık rayiç değeri 150.000,00 TL'den fazla iken müvekkillerine 53.000,00 TL ödendiğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere müvekkillerinin kooperatif ortaklığından kaynaklanan haklarının karşılığı olmak üzere şimdilik 60.000,00 TL'nin temerrüde esas ilk dava tarihi olan 22.04.2014 tarihi itibariyle ticari avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah ile 297.000,00 TL alacağın ilk dava tarihi olan 22.04.2014 tarihi itibariyle avans faizi yürütülerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ...'ın 18.03.2008 tarihinde vefat ettiğini, ana sözleşmenin 15. maddesinde, ortaklığı sona erenlerin alacak ve haklarının bunları isteyecekleri günden itibaren 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı belirtildiğinden vefatın üzerinden 8 yıl geçtikten sonra açılan davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, müteveffanın, kooperatife sadece 3.323,00 TL ödeme yaptığını, yani müteveffanın sağlığında aidatlarını düzenli olarak ödemediğini, kooperatifin mali müşavirinin yaptığı hesaba göre davacıya ödenmesi gereken paranın fazlasıyla ödendiğini, davacı asilin hesabına gönderilen 53.000,00 TL'yi hiçbir ihtirazi kayıt öne sürmeden kabul ettiğini ve taraflar arasında mutabakat sağlandığını, davacının, kooperatiften herhangi bir alacağının olmadığını, dükkanın rayiç bedelinin istenmesinin hukuka ve ahlaka aykırı olduğunu belirterek davanın öncelikle zamanaşımından aksi halde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça her ne kadar zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de, davacı tarafın davalı kooperatiften çıkma iradesini, davalı tarafından yapılan 30.12.2015 tarihli ödemenin kabul edilmesi ile ortaya koyduğu, 5 yıllık zamanaşımı süresi kooperatiften çıkma tarihinden itibaren başlayacağından gerek dava gerekse ıslah tarihleri itibariyle zamanaşımının dolmadığı, davacılar murisi ...'ın, davalı kooperatifin hissesini devir almak suretiyle davalı kooperatife üye olduğu, murisin 2008 yılında vefatı neticesinde kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tüm haklarının mirasçıları olan davacılara geçtiği, davalı kooperatif tarafından davacılara bu üyelik nedeni ile 30.12.2015 tarihinde 53.000,00 TL ödeme yapıldığı ve bu ödemenin davacılarca kabul edildiği, dolayısıyla davacıların bu ödemeyi kabul etmek suretiyle davalı kooperatiften çıkma iradelerini ortaya koydukları, işbu nedenle davacıların kooperatiften ayrıldıklarının kabul edilmesi gerektiği, kooperatiften ayrılan kooperatif üyesinin toplam ödeme miktarı ne olursa olsun kooperatiften talep edebileceği alacağın denkleştirme kuralı uyarınca Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile kabul ettiği formül uygulanmak suretiyle belirlenmesi gerektiği, bilirkişi tarafından sunulan 01/05/2021 tarihli 3. ek raporda bu hesaplamanın yapıldığı ve davacılara yapılan ödemenin hesaplanan güncel değerinin mahsubu neticesinde davacıların talep edebileceği alacak miktarının 155.001,84 TL olarak belirlendiği, yapılan bu hesaplamaya itibar edildiği, her ne kadar faizin ilk davanın açıldığı tarihten itibaren hükmedilmesi talep edilmiş ise de, davacılarca, davalı kooperatife gönderilen ihtarnamede 10 günlük süre verilmesi ve bu ihtarnamenin de davalıya 29.12.2015 tarihinde tebliğ edilmesi sebebiyle temerrüt tarihinin 08.01.2016 olduğu ve bu tarihten itibaren faize hükmedilebileceği gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabulü ile, 155.001,87 TL alacağın temerrüt tarihi olan 08.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak muris ...'dan kalan miras payları oranında davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Zamanaşımının 5 yıl olduğu ve mahkemece hatalı değerlendirildiğini,
b.Davacıların 53.000,00 TL'yi kabul etmesinin zımni çıkma hükmünde olduğunu,
c. Bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu,
d. Avans faizi uygulanmasının hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken temyiz harcın mahsubu ile fazla yatırılan miktarın talep halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.