Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ek protokolünden kaynaklanan kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile müteselsil kefaletin Türk Borçlar Kanunu 583. maddesindeki şekil şartlarına uygunluğu ve hakkın kötüye kullanılması iddialarının incelenmesi.
Özet: Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ek protokolü ile taahhüt edilen kira alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davalı şirketlerden birinin müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı ek protokoldeki kefalet hükmünün Türk Borçlar Kanununun 583. maddesindeki azami miktar, kefalet tarihi ve kefilin kendi el yazısı ile belirtme gibi nitelikli şekil şartlarını taşımaması nedeniyle bu davalı hakkındaki talebi reddetmiş; davacı ise her iki davalının özdeşliğini ve şekil itirazının hakkın kötüye kullanılması olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1048 E., 2025/786 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 12. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/616 E., 2021/237 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı yüklenici ... Turizm Tic. AŞ ile 16.08.2017 tarihli düzenleme şeklinde arsa payı karşığı inşaat sözleşmesi akdettiğini, sözleşmenin ek protokolünün 2. maddesi gereğince müşterek borçlu müteselsil kefil ....Gayrimenkul Yatırım İnş. Tur. Tic. AŞ ve davalı yüklenicinin inşaat sözleşmesi uyarınca davacıya aylık 61.000,00 TL kira bedeli ödemesi yapmayı taahhüt ettiklerini, ancak 2019 yılı Ekim ayı ile 2020 Eylül ayı arasındaki kira bedellerinin toplamı olan 732.000,00 TL'nin ödenmediğini, bu nedenle davalılar aleyhine başlatılan icra takibine haksız ve kötüniyetle itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazının iptali ile inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; TMK'nın 706. maddesinde taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin resmi şekil şartına tabi olduğunu, ancak ek protokol adi yazılı şekilde yapıldığından geçerli olmadığını, TBK'nın 12/2. maddesi gereğince hüküm doğuramayacağını ve buna bağlı taleplerde bulunulmasının mümkün olmadığını, kanunun aramış olduğu şekil şartına aykırı şekilde yapılan kefalet sözleşmesi hukuken geçerli olamayacağından müvekkili ... Şirketi'nden kefil sıfatı ile talepte bulunulmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ek protokol gereği dosyada mübrez dekontlar ile davalı yüklenici ... Şirketi'nin davacıya kira ödemesi yaptığı sabit olduğundan resmi şekil şartı zorunluluğundan bahsedilemeyeceği, davalı yüklenicinin bakiye dönem kira bedellerinin ödendiğini ve davacı hissesine düşen dairelerin teslim edildiğini de ispat edemediği, davalı ... Gayrimenkul Yatırım İnş. Tur. Tic. AŞ'nin müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla ek protokolü imzalamasının asıl sözleşmenin tarafı diğer davalı yüklenici ile birlikte borçlu olduğunun kabulüne imkân vermeyeceği, davalı ... Şirketi'nin kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığının kabulünün gerekeceği, müteselsil kefalet için öngörülen TBK'nın 583. maddesindeki nitelikli şekil şartlarının ek protokolde sağlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ... yönünden itirazın iptali ile asıl alacağın % 20'si oranında icra inkâr tazminatının bu davalıdan tahsiline, diğer davalı ... Gayrimenkul Yatırım İnş. Tur. Tic. AŞ yönünden itirazın iptali talebinin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında imzalanan 16.08.2017 tarihli protokolde davalı ... Gayrimenkul şirketinin müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığı, davalı ... şirketinin ek protokoldeki edimi kefalet mahiyetinde olup, TBK'nın 583. maddesi uyarınca kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe kefalet sözleşmesinin geçerli olmayacağı, ayrıca kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu durumu kendi el yazısı ile belirtmek zorunda olduğu, bu nedenlerle ek protokolde şekil koşulları gerçekleşmediğinden bu davalı açısından davanın mahkemece reddine karar verilmiş olmasının da isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; her iki davalıyı temsilen sözleşmeleri aynı gerçek kişinin imzaladığını, davalı iki şirketin sahibi aynı olup hukuken iki farklı tüzel kişilik gibi görünen davalı şirketlerin aslında özdeş olduğunu, kefalet sözleşmesinin şekle aykırılığının ileri sürülmesinin de hakkın kötüye kullanılması teşkil edeceğini, davalı ... Şirketi'nin TBK'nın 19, 1 28... . maddeleri uyarınca dava konusu borçtan sorumlu olduğunu, davalıların dürüstlük ilkesine aykırı hareket ettiklerini, TBK’nın kefalete ve şahsa ilişkin hükümlerinin eser sözleşmesinde uygulanamayacağını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında imzalanan ek protokole dayalı kira alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.