Havuz yapım sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak talebi, ayıplı imalat iddiası ve icra takibine itirazın iptali davasında tüketici mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Havuz yapım sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve ayıp iddialarına ilişkin davada, davacının sözleşmeye uygun havuz inşasını tamamlayıp kararlaştırılan bedelin kalan kısmını talep ettiği, davalının ise havuzun ayıplı teslim edildiği iddiasıyla bedel indirimi veya ayıbın giderilmesi talebinde bulunduğu; ilk derece mahkemesinin inşaat mühendisi bilirkişi raporuna dayanarak havuzun sözleşmeye ve projeye uygun, ayıpsız yapıldığına hükmederek davacının icra takibine yapılan itirazın 65.250 TL asıl alacak ve masraf yönünden kısmen iptaline, davalının karşı davasının ve davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verdiği anlaşılmaktadır.
6. Hukuk Dairesi         2025/3025 E.  ,  2026/2254 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/2615 E., 2025/784 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2019/703 E., 2021/175 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalı arasında yapılan 27.05.2019 tarihli sözleşme ve sözleşmenin eki niteliğindeki onaylı proje uyarınca, ... adresinde 120.250,00 TL karşılığında havuz inşası konusunda anlaşıldığını, sözleşmeye göre davalı tarafından gerekli hafriyat ve dolgu işlemlerinin tamamlanmasını takiben havuzun teslimi ile, sözleşme bedelinin 65.000,00 TL’lik (10.000 EURO) kısmının sözleşmenin kurulduğu anda, bakiye 55.250,00 TL’lik (8.500 EURO) kısmının ise 2019 yılı Mayıs ve Haziran aylarında eşit taksitler (27.625,00 TL) halinde ödenmesi hususunda anlaşıldığını, davalının sözleşmede kararlaştırılan ödeme planına uymadığını ve 28.05.2019 tarihinde 30.000,00 TL ve 11.07.2019 tarihinde 25.000,00 TL ödediğini, davacının, davalının sözleşmeden ... yükümlülüklerini yerine getirmesini beklemeden sözleşmede belirtilen süre içerisinde havuzun inşasını tamamladığını, 02.08.2019 tarihinde davalıya havuzu teslim ettiğini, davacının sözleşme uyarınca anlaşılan şartlarda havuzun teslimini gerçekleştirdiğini, davalının bedel ödeme borcu muaccel olmasına karşılık, davacıya ödeme yapılmadığını belirterek, davalı-karşı davacının Bakırköy 12. İcra Dairesi'nin 2019/21068 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP ve KARŞI DAVA
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davalının, davacıya 30.000,00 TL ve 25.000,00 TL ödeme yaptığını, 02.08.2019 tarihinde havuzun tamamlandığını, teslim ve servis formundan ayıpların yazılı olduğunu, havuzun kenar travertenlerinin renklerinin birbirinden farklı olarak yapıldığını, su seviyesi ile havuz seviyesi arasında fark bulunduğunu, havuzun ayıplı teslim edildiğini, faturaya fazladan kalemler ilave edildiğini, delil tespitini kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, karşı davada ise, ayıpların giderilmesi için gerekli bedel ile müvekkili tarafından ayıpların bir kısımının giderilmesi için yapılan 14.750,00 TL'lik bedelin ayıp bildiriminin yapıldığı tarihten itibaren en yüksek mevduat faiziyle tahsilini, terditli olarak ise talebin kabul görmemesi halinde ayıp oranında bedelden indirime karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inşaat mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna göre, gerekli inceleme ve tespitlerin yapıldığı ve bunun sonucunda havuzun sözleşmeye ve ekindeki projeye göre tamamlandığının tespit edildiği, davacı-karşı davalının sözleşmede belirtilen 120.250,00 TL alacağa hak kazandığı ve davalı-karşı davacının yapmış olduğu toplam 55.000,00 TL ödeme düşüldüğünde geriye kalan 65.250.00 TL alacağının bulunduğu, bu kapsamda yapılan takibin kısmen yerinde olduğu ve takibin 65.250,00 TL asıl alacak ile Ayvacık Sulh Hukuk Mahkemesi'nce yapılan masraflara ilişkin 1.611,46 TL üzerinden devamı gerektiği, her ne kadar davalı-karşı davacı tarafından yapılan işin ayıplı olduğu iddiasında bulunulmuş ise de, 6502 sayılı Yasanın 8. maddesi kapsamında bir ayıp bulunmadığı, yapılan işin sözleşme şartlarına uygun olduğu, davalı-karşı davacının 6502 sayılı Yasanın 11. maddesi gereği ayıplı mal nedeniyle bedel iadesi ve indirimi talebinde bulunamayacağı, icra inkâr ve kötü niyet tazminatı talepleri bakımından yapılan değerlendirmede, takip konusu alacağın takip tarihinde likit alacak olmadığı, yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi raporu sonucunda alacağa karar verildiği, icra inkâr tazminatına karar verilemeyeceği, davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacı ile arasındaki sözleşme gereğince icra takibinde bulunduğu, kötü niyetli olduğu konusunda kanaat oluşmadığı, gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile, davalının Bakırköy 12. İcra Dairesi'nin 2016/21068 Esas sayılı takibe yaptığı itirazın kısmen iptaline ve takibin 65.250,00 TL fatura bedeli ile 1.611,46 TL masraf alacağı üzerinden devamına, icra inkâr tazminatı talebinin reddine, karşı davanın reddine, kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,"...18.11.2019 tarihli delil tespiti raporunda, havuzun sözleşme ve projesinde belirtildiği gibi kenarlarındaki derinliğin 1.20 m, orta kısımlarında ise 1.60 m olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamında alınan 31.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise davalının malzeme ve işçilik dahil sözleşme ve eklerine uygun olarak havuzu tamamladığı tespit edilmiştir. Bu raporda merdivenlerden birinin sözleşme ve projede betonarme olacağı belirtilmişse de tuğla ve sıva ile yapıldığını, iki imalatın da birbirine eşit olduğu belirtilmiştir. Ayrıca raporda havuz motoru çevresindeki açık renkli traverten imalatın uygun olmadığı belirtilmekle, bahse konu işin sözleşmede yer almadığı tespiti yapılmıştır. Karara dayanak olan rapor hukuka ve usule uygun olup denetime açıktır. Davalı-karşı davacının alınan rapor doğrultusunda havuzu sözleşmeye ve projeye uygun aldığı, dosya kapsamında alınan rapor ile sabittir. Bu sebeple davalı-karşı davacının istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davacı-karşı davalının icra inkâr tazminatı talebi, dava konusu alacak yargılama ile belirlendiğinden, likit olmadığı için yerinde değildir" gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Sözleşmede yeralan havuzun ince işlerine başlanmış olmasının ödemenin yapıldığına kârine teşkil etmesi hükmünün, kârinenin aksi ispat edilememiş olmasına rağmen hiçbir şekilde dikkate alınmadığını,
b.Davacı-karşı davalının faturayı düşük tutardan kesmek adına ödemeleri elden aldığını, ödemelerin elden yapılacağının sözleşmede açıkça belirtildiğini, buna rağmen haksız ve kötü niyetli olarak tahsil ettiği tutarları davalı-karşı davacıdan tekrar talep ettiğini,
c.Havuzun ayıplı olduğunun davalının da kabulünde olan havuz teslim formundaki ifadelerden açıkça anlaşılmasına rağmen hukuka aykırı değerlendirme ile karşı davanın reddine karar verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı, icra inkâr tazminatının tahsili istemine, karşı davada, ayıplı işler bedelinin tahsili talebine ilişkindir.
1. Davalı-karşı davacının karşı davaya yönelik temyiz itirazları yönünden;
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre mahkemece reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 14.750,00 TL olup, 6100 sayılı HMK'nın 04.06.2025 tarih ve 7550 sayılı Yasa ile değişik Ek Madde 1/2 maddesine göre ilk derece mahkemesinin karşı dava tarihi 2019 itibari ile kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL’nin altında kalmaktadır.
2-Davalı-karşı davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazları yönünden;
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl davada davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı-karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazları yönünden, temyiz dilekçesinin kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE,
2.Davalı-karşı davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazları yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1.maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı-karşı davacı ...'dan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.