Tanınmış marka sahibinin, benzerlik ve iltibas iddiasıyla rakip şirketin marka başvurusuna karşı açtığı iptal davasında, alt mahkemelerin ret kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Kozmetik sektöründe tanınmış markaların sahibi olan davacının, rakip şirketin yeni bir marka başvurusunun kendi markalarına benzediği, tanınmışlığından haksız yarar sağladığı ve karıştırılma tehlikesi oluşturduğu iddiasıyla yaptığı itirazın YIDK tarafından kısmen reddi üzerine açtığı iptal ve terkin davası; ilk derece, istinaf ve temyiz mahkemelerince, davacı ile davalı markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal yönden ortalama tüketicilerde iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik bulunmadığı ve bu nedenle tanınmışlık iddiasının somut uyuşmazlığa etkisinin olmadığı gerekçeleriyle tüm aşamalarda esastan reddedilmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/6427 E.  ,  2026/3281 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1293 Esas, 2025/1563 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/410 E., 2023/147 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, kozmetik sektöründe faaliyet gösterdiğini, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin 2021/068135 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla kullanım ispatının sağlanamadığı gerekçesiyle kısmen reddedildiğini, oysa davalının markasının müvekkilinin markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzediğini ve müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, marka değerini düşüreceğini, tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vereceğini, dava konusu markanın müvekkilinin markalarıyla benzer sınıflarda tescil edilmek istendiğini, davalı konusu başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusu standart karakterle yazılmış "..." ibaresinden oluşurken, davacının itiraza dayanak ve dava dilekçesinde belirtilen markaların standart karekterle yazılı "...", ".......", "...", "...", "...", "...", "... ...", "......" "... ........" VE "... ........" ibarelerinden oluştuğu, taraf markalarının görsel olarak farklı olduğu, işitsel ve anlamsal olarak da benzer olmadığı, bütün olarak bakıldığında farklı markalar olarak seçildikleri, davacının "..." seri markaların sahibi olduğu söylenebilirse de davalının "..." markasının bu seri içinde algılanmayacağı, dava konusu markalar kapsamındaki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü koşullarının oluşmadığı, davacının "..." markasını davalıdan önce kullandığı yönünde bir iddiası ve buna dayanak delilleri bulunmadığından SMK'nın 6/3 hükmüne dayalı bir değerlendirme yapılamadığı, SMK'nın 6/6 hükmü kapsamındaki iddianın da somutlaştırılmadığı ve buna dayanak delil sunulmadığı, SMK’nın 6/5 hükmündeki koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "..." esas unsurlu markalarıyla davalının "..." ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf markalarının kısa ibarelerden oluştukları, yapılacak küçük değişikliklerin dahi ayırt ediciliği sağlayacağı ve tüketicilerin bu tür kısa ibarelerdeki değişiklikleri daha kolay fark edebildikleri, dava konusu markayı gören tüketicilerin bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabileceği, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından tanınmışlık iddiasının somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı, davacı vekilinin yeni heyetten rapor alınma talebi kabul edilmediği, bilirkişilerin görüşü hakim için bağlayıcı olmayıp hâkimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.