Müstehcenlik suçunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonrası uzayan zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesi kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, sanığa müstehcenlik suçundan verilen mahkumiyet hükmünü temyiz incelemiş, isnat edilen eylemin tabi olduğu sekiz yıllık dava zamanaşımı süresinin, kanunda belirtilen uzatma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi sonrası denetim süresinde işlenen yeni suç nedeniyle oluşan durma süreleri de dikkate alındığında on iki yıllık azami süreye ulaşarak inceleme tarihinden önce dolduğunu tespit etmiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararı bozulmuş ve sanık hakkında açılan kamu davasının kanuni sürelerin aşılması nedeniyle düşürülmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/585 E., 2022/72 K. SUÇ : MüstehcenlikHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı TCK'nın 226/4. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de bu süre aynı Kanun'un 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarısına kadar uzayacağından, suç tarihi olan 16.01.2006 tarihinden itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımı süresine, sanık hakında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 14.09.2010 tarihinde kesinleşmesinden sonra sanığın denetim süresinde 27.08.2015 tarihinde işlediği suça kadar geçen 4 yıl 11... günlük durma süresi de eklendiğinde, inceleme tarihinden önce, 29.12.2022 tarihinde zamanaşımı gerçekleşmiş olmakla, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince hâlen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.04.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.