Oyuncunun, filmde rol almasına karşın hak edişlerinin ödenmemesi ve eserlerinin izinsiz kullanılması iddiasıyla yapımcı firmaya açtığı alacak davası.
Özet: Bir oyuncu, "--------" adlı filmde ana karakterlerden birini oynamak üzere anlaşmasına rağmen, davalı yapımcı firma tarafından ne sözleşmesinin imzalanmadığını, ne de emeğinin karşılığı olan ücretin ödenmediğini, çekimlerin vadedilen süreden uzun sürmesi nedeniyle maddi ve manevi zararlara uğradığını, sahnelerinin izinsiz kesildiğini ve yayımlandığını iddia ederek alacak talebinde bulunmuş; davalı yapımcı firma ise, oyuncunun rolünün yardımcı nitelikte olduğunu, sözleşme ve ödeme sorumluluğunun kendisinde değil uygulayıcı yapımcıda olduğunu ve davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak karşılık vermiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/150 EsasKARAR NO : 2026/110DAVA : Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 28/05/2025KARAR TARİHİ : 12/05/2026---------- sayılı ilamı ile verilen görevsizlik kararı üzerine Mahkememize tevzi edilen dava dosyası incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin '' -----------'' isimli filmde oynamak için davalı Firma ve filmin yönetmeni olan -------- ile anlaşmış fakat sözleşmenin sonraki süreçte imzalanacağı kararlaştırıldığını, müvekkili --------- ile filmin yönetmeni --------- arasında görüşmeler başlandığını ve yönetmen tarafından film senaryosunun müvekkile gönderilerek karakter seçmesi istendiğini, yapılan istişareler neticesinde; müvekkile en uygun karakter olarak film ana karakterlerinden olan ---------- karakterini oynayacağının belirlendiğini, sete çıkış tarihinin ise 17 Mayıs 2023 olacağı ve filmin -------- çekileceğinin bildirildiğini, süreç boyunca müvekkilin sözleşme talebinin davalı firma ve yönetmen ---------- tarafından yerine getirilmediğini, müvekkilin hak ettiği ücret ödemesinin de yapılmadığını, müvekkile; Yönetmen ---------- tarafından çekimlerin ortalama 20-25 günde biteceğinin bilgisi verildiğini, çekimlerin yaklaşık olarak 45 günde bitirilebildiğini, bu süre zarfında müvekkilin, kendisine gelen teklifleri geri çevirmek zorunda kaldığını ve masraflarını da kendi cebinden yaptığını, hakedişleri ödenmeyen müvekkilin ekonomik sıkıntıya düştüğünü ve eşi ile de arası açıldığını, davalının müvekkiline ödemeleri kendisinin yaptığını belirtmesi üzerine münferit defa ödeme sözü alınmış ancak bu süre zarfında müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığını, bununla birlikte; Senaryodaki ana karakterlerden birini canlandırmasına rağmen müvekkilin alacağını ödemek istemeyen davalı firmanın; müvekkilin sahnelerini kesmiştir ve izni olmaksızın Müvekkil'in yer aldığı bazı sahneleri yayımladığını, ücret takdiri yapılırken müvekkilin emek ve mesaisinin de dikkate alınarak film çekim kayıtları ve senaryo ile birlikte değerlendirilmesini talep ettiklerini, yönetmen tarafından sürekli olarak oyalanan müvekkilinin en sonunda çareyi davalı olan yapımcı firmaya ihtar çekmekte bulduğunu ama aradan geçen süreye rağmen herhangi bir ödeme alamayan müvekkilin dava açmaktan başka çaresi kaldığını, "--------" isimli filmde icracı oyuncu olarak yer alan Müvekkil'inin yazılı izni alınmaksızın haklarının işlendiğini, çoğaltıldığını ve yayıldığını, belirterek davanın kabulüne, yapılacak yargılama çerçevesinde tespit edilecek bedeli arttırma ve ıslah veya ek dava ile fazlaya dair hakkımız saklı kalmak kaydı ile HMK m.107 kapsamında, şimdilik 100 TL'nin işleyecek yasal faizleriyle Davalı'dan alınarak müvekkile ödenmesine, tüm yargılama giderleri ve takdir olunacak vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ---------Ş., medya ve prodüksiyon alanında faaliyet göstermekte olan bir yapım şirketi olduğunu, müvekkili, “---------” adlı sinema filminin yapımcısı olduğunu, davacı taraf, kendisine sunulan seçeneklerden “--------” karakterini üstlendiğini, ancak bu rol, davacının iddia ettiği gibi filmin ana karakterlerinden biri olmayıp, senaryodan da görüleceği üzere yardımcı nitelikte sınırlı bir rol olduğunu, davacı tarafından sunulan yazışmalardan anlaşıldığı üzere davacı, asıl sorumluluğu üstlenen ve bunu kabul eden kişiye davanın tarafı olarak dahi yer vermediğini ve haksız ve kötü niyetli şekilde işbu davayı açtığını, --------- ilişkin yönetim sorumluğu, müvekkili tarafından uygulayıcı yapımcıya devredilmiş olup; müvekkili ile --------- birbirinden bağımsız ve farklı iki farklı tüzel kişilik olduğunu, davacı ile doğrudan uygulayıcı yapımcı görüşmüş ve anlaşmış olup ödeme vaadinde kendisi bulunduğunu, davacı'nın talep ettiği alacak bakımından, müvekkil'in borcu bulunmadığını, zira, eserle ilgili tüm işletme, yönetim ve icra işlerinin -------- tarafından üstlenildiği, gerek taraflar arasında akdedilen sözleşmeden, gerekse sektör işleyişi ve uygulayıcı yapımcılık işinin doğasından açıkça anlaşıldığını, Bu kapsamda, oyuncularla yapılacak sözleşmelerin kurulması ve ödemelerin gerçekleştirilmesi, tamamen -------- sorumluluk alanında olduğunu, davacının iletişim kurduğu ve anlaştığı yönetmen ile müvekkil şirketin sözleşme dışında bir bağı bulunmadığı gibi müşterek bir sorumluluğu da bulunmadığını, davacının talep ettiği tazminat miktarı hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kaldı ki davacının, dava konusu "---------" isimli sinema filminde aldığı rol göz önünde bulundurulduğunda davacının diyaloglu figüran olduğu anlaşılacağını, davacının bahsettiği gibi 45 günlük bir çekimin yapılmış olması söz konusu olmadığı gibi film toplamda 88 dakikadan oluştuğunu, sıradan bir filmin başrol oyuncunun bile 45 günlük bir çekim yapması mümkün değilken adeta bir dizi çekimi yapılmışcasına 45 günlük çekim yapıldığının belirtilmesi kötü niyetin açık bir göstergesi olduğunu, dava dilekçesinde yer alan tüm iddia ve talepler haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan, davacı tarafın dava dilekçesinde yer alan iddia ve taleplerinin hiçbirini kabul etmediğimizi, tamamına itiraz ettiklerini, usule dair itirazlarımız kabul görmez ise davanın esastan reddini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının oyuncu olarak rol aldığı evli mutlu çocuklu sinema eserindeki oyunculuktan kaynaklı davalı tarafça alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarına ilişkin noktasında toplandığı anlaşılmıştır.UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Dosyadaki Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü’nün 27.11.2025 tarihli müzekkere cevabı ve ekleri incelendiğinde, 06.05.2025 tarihli Kayıt Tescil Belgesine göre, “----------” isimli filmin yapımcısının davalı olduğu, icracı sanatçılarının dava dışı --------, ---------, ---------, --------- olduğu, davalının dava dışı eser sahibi ve icracı sanatçılardan almış olduğu devir/muvafakatname evraklarına rastlanılmakla birlikte; davacının ismine ve davalıya vermiş olduğu herhangi bir devir/muvafakatname evrakına ise rastlanmamıştır. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; Sektör Kapsamında Yapılan Değerlendirme Neticesinde; Davacının, “---------” karakteri ile film çekimlerine fiilen katıldığı, yaklaşık 45 gün süreyle set çalışması yaptığı ve kamera karşısında diyaloglu performans sergilediği; bu icranın dijital görüntü kayıtlarına alındığı ve nihai film kurgusunda nikâh sahneleri başta olmak üzere yer aldığı, --------- karakterinin, senaryo yapısı ve sahne dağılımı itibarıyla başrol olmamakla birlikte yardımcı rol niteliğinde olduğu, diyaloglu sahnelerde yer alması nedeniyle figüran olarak nitelendirilemeyeceği, Davacının, senaryo içeriği ve rolü hakkında bilgilendirildikten sonra çekimlere katıldığı; bu suretle icrasını bilinçli ve rızaya dayalı olarak yapım sürecine sunduğu, İcranın nihai filmde yer alması ve filmin vizyona girerek kamuya sunulması karşısında, davacının performansının ekonomik değere konu olduğu, bu icranın yapım tarafından fiilen kullanıldığı sektörel olarak kabul edilebildiği, Yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmamakla birlikte; çekim için zaman ayırması, rolün yardımcı oyuncu niteliği, sahnelerin diyaloglu olması ve yapımın düşük bütçeli ticari performansı birlikte değerlendirildiğinde, davacının set emeği karşılığında ücret talep etmesinin sektörel teamüllere uygun olduğu, Filmin toplam seyirci sayısı (1.819), elde edilen hasılat (369.762 TL), davacının rolünün dramatik ağırlığı ve fiilî set süresi birlikte mütalaa edildiğinde; 50.000 TL tutarındaki bedelin, yardımcı oyuncu statüsündeki bir icra için sektörel rayiçlere ve hakkaniyete uygun olduğu, FSEK Kapsamında Yapılan Değerlendirme Neticesinde; Sektör bilirkişisi tarafından davacının filmde “---------” karakteri ile yardımcı rol niteliğinde olduğu, figüran olmadığı ve filmde özgün icrasının bulunduğu belirtildiğinden davacının dava konusu edilen filmde icracı sanatçı olduğunun söylenebileceği, Dosyadaki deliller kapsamında davacı icracı sanatçıdan filme ilişkin FSEK m.52’ye uygun bir şekilde izin ve onayın alınmadığı, nitekim davacı icracı sanatçının dava konusu edilen filme ilişkin FSEK m.52’ye uygun sözleşmelerine dosyada rastlanılmadığı gibi davalının da davacı icracı sanatçı ile yapmış olduğu herhangi bir sözleşmeye dayalı bir savunmada bulunmadığı ve davacıya ilişkin sözleşme/belge de sunmadığı, dosyadaki deliller kapsamında davacı icracı sanatçıdan filme ilişkin FSEK m.52’ye uygun bir şekilde izin ve onayın alınmadığı ve dolayısıyla davacının FSEK m. 80/I-1 kapsamında icracı sanatçı olarak FSEK’den kaynaklanan mali haklarının ihlal edildiği yönünde görüş bildirilmiştir. Davacı tarafın ıslah dilekçesinde özetle; HMK m.176 ve devamı uyarınca ıslah talebi kabulü ile, belirsiz alacak davası olarak açılan işbu davada talep sonucumuzun (müddeabih) artırılmasına, dava dilekçesinde 100,00 TL olarak talep edilen alacağın; bilirkişi raporunda belirlenen 50.000,00 TL rayiç bedel esas alınarak FSEK m.68 kapsamında üç katı olan 150.000,00 TL’ye yükseltilmesine; bu kapsamda 149.900,00 TL’lik talep artırım ıslahın dikkate alınmasına, 150.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, eser üzerindeki mali ve manevi hakların ihlalinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.Davacı taraf, ''--------'' isimli filmde ------- karakterini canlandırması ve bu karakterin filmin ana karakteri ve başrol oyuncusu olması dolayıyla sinema eseri üzerindeki eser hakkı sahibi olduğunu, İcracı sanatçılara kanunen tanınan mali ve manevi hakların ihlali durumunda icracı sanatçılar, FSEK'in 80/IX maddesi gereğince eser sahipleri gibi “Tecavüzün ref'i” (ESEK m. 66, 68, 68), “Tecavüzün men'i” (FSEK m. 69), ve “Tazminat davası” (FSEK m. 70). Açma hakkına sahiptirler. Bu bağlamda FSEK'in 80/1-1-A, maddesindeki 1 ilâ 4. bentlerde yazılı hakları tecavüz uğrayan icracı sanatçı, ortada kusur olmasa dahi tecavüzün ref'ini talep edebilir. Mahkeme, icra sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün kapsamını, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün ref'i hâlinde tecavüz edenin uğraması muhtemel zararları takdir ederek hâlin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu göreceği tedbirlerin uygulanmasına karar verir (FSEK m. 60).Yine icrayı, icracı sanatçıdan FSEK'e uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması hâlinde isteyebileceği bedelin veya FSEK hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz işlenerek meydana getirilen eserin icrasını içeren tespitin çoğaltılan kopyaları satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi icracı sanatçı, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında FSEK'in 68. maddesinin ikinci fıkrasındaki seçeneklerden birini kullanabilir. Hak sahiplerinden biri, FSEK'in 68. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca talepte bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması hâlinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir (FSEK m. 68).İcrayı çoğaltma hakkına tecavüz durumunda kalan icracı sanatçı, muhtemel tecavüzün önlenmesini dava edebilecek olup tecavüzün devamı veya tekrarının ihtimal dâhilinde olduğu hâllerde de aynı imkânlardan yararlanabilir (FSEK m. 69). Ayrıca icracı sanatçının mali hakkının ihlâli nedeniyle bir maddi zarar doğmuş ise bu zararın tazmini amacıyla tazmini talep edilebileceği gibi icracı sanatçının manevi haklarına yönelik eylemleri nedeniyle doğan manevi zararlara karşılık olarak tazminat davası açılabilir (FSEK m. 70/1-1I).Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda davacı tarafın '' ---------'' isimli filmde --------- karakterini canlandırması ve bu karakterin filmin ana karakteri ve başrol oyuncusu olması dolayıyla sinema eseri üzerinde icracı sanatçı olması dolayıyla hak sahibi olduğu ve bu sebeple maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, bu talep dışında taleplerinin dava yığılması şeklinde FSEK'in 80/IX maddesi gereğince eser sahipleri gibi “Tecavüzün ref'i” (ESEK m. 66, 68, 68), “Tecavüzün men'i” (FSEK m. 69), ve “Tazminat davası” (FSEK m. 70) şeklinde olmayıp sadece tazminat davası şeklinde olduğu, 6102 sayılı TTK’ye eklenen 5/A maddesinde, Kanun’un 4. maddesinde ve diger kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda, arabuluculuk dava sartı olarak belirlendiği, 6102 sayılı TTK m.4/1-d bendi geregi fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuattan kaynaklı davalar mutlak ticari dava sayıldığı, davada davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürdüğü tazminat istemleri, davalının ticari sirket oldugu da gözetilerek birleşen davanın dava sartı arabuluculuk kapsamında olduğu ve dava açılabilmesi için öncelikle arabulucuya basvuru zorunlu olduğu, bu şartın yargılama aşamasında tamamlanmasının mümkün olmadığı, her ne kadar dava yığılması halinde ara buluculuk şartının zorunlu olmadığı Yargıtay kararları ile sabit ise de davanın sadece maddi ve manevi tazminat talepli dava olduğu dikkate alındığında ve dava açıldıktan sonra ara buluculuğa başvurulmasının da baştan tamamlanması gereken dava şartını tamamladığı kabul edilerek davanın HMK'nın 114/2 ve 115. Maddesi gereği özel dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;Davanın HMK'nın 114/2 ve 115. Maddesi gereği özel dava şartı yokluğundan REDDİNE, 1-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın isteği halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 2-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,8-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,10-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/05/2026