Hırsızlık suçunda istinaf kararının, sanığa zorunlu müdafi atanmayarak savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle Yargıtay tarafından bozulması kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, hırsızlık suçuyla ilgili istinaf incelemesi sonucu verilen hükmü, sanığın kendi seçtiği müdafiinin duruşmaya katılmaması üzerine zorunlu müdafi atanmamasıyla savunma hakkının kısıtlanması ve bu durumun Ceza Muhakemesi Kanununa aykırılık teşkil etmesi gerekçesiyle bozmuştur; böylece, diğer temyiz itirazlarını değerlendirmeye gerek duymadan, davanın yeniden görülmek üzere ilgili asliye ceza mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3072 E., 2023/249 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığa fahiş ceza verildiğine, sanığın hırsızlık kastının olmadığına, klimaları bina dışında atıl vaziyette iken aldığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine ilişkin olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, suça konu eşyaların 6 adet ... klima iç ünitesi ve 4 adet ... klima dış ünitesi olduğuna, diğer televizyon ve eşyaların sanık tarafından çalındığına dair somut delil bulunmadığına, bu eşyaların ne zaman çalındığının dahi bilinmediğine, sanığa atfedilmesinin mümkün olmadığına, eksik incelemeyle karar verildiğine, eşyaların kilit altında bulunmadığına, suçun manevi unsurunun bulunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı ve sanık ...'un savunmasının, diğer sanığın hukukî durumunu etkileyebileceği de dikkate alınarak, sanık ...'un kendi seçtiği ihtiyarî müdafiinin duruşmaya katılmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanık ...'e zorunlu müdafi atanması ve kısa kararın zorunlu müdafiinin hazır bulunduğu duruşmada açıklanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca, dava dosyasının, Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.