Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, haksız eylemden kaynaklanan kablo hasarı nedeniyle itirazın iptali davasında görev, zamanaşımı ve icra inkar tazminatı talepleri.
Özet: Davacı şirket, davalı idarenin gerçekleştirdiği çalışmalar neticesinde kablolarına zarar verildiği ve bu sebeple oluşan mali kaybın tazmini amacıyla başlattığı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken, davalı idare ise idari yargının görevli olduğu, talebin zamanaşımına uğradığı, zarara kusurlu eylemleriyle neden olmadıkları, iddia edilen hasar ile aralarında illiyet bağı bulunmadığı, tek taraflı hazırlanan tespit tutanaklarının hukuki geçerliliğinin olmadığı, hasar miktarının fahiş olduğu ve davacı tesisatının standartlara uygun döşenmediği gibi pek çok savunma ileri sürerek davanın reddini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/135 Esas - 2025/778

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/135 Esas
KARAR NO : 2025/778
...
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 19/02/2025
KARAR TARİHİ : 31/10/2025
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 31/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... adreslerinde yapılan çalışmalar sırasında müvekkili ... ait olan kablolara hasar verildiğini, söz konusu hasar neticesinde müvekkili şirketin zarara uğradığını, müvekkili şirket tarafından davalıya gönderilen 16.04.2024 tarihli ihtar ile hasar bedelinin 7 iş günü içerisinde ödenmesinin talep edildiğini ancak haksız fiili gerçekleştiren davalı tarafça müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, akabinde söz konusu hasarın tazmini amacıyla müvekkili şirket tarafından ...Esas Sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu yan tarafından 12.08.2024 tarihinde borca itiraz edildiğini, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. Maddesinde itirazın iptali davası açmak için öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren başladığını, Uyuşmazlık konusu hukuki sorunun çözümünde görevli mahkemenin ticaret mahkemesi, yetkilli mahkemelerin ise Ankara mahkemeleri olduğunu, dava konusu asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerektiğini belirterek itirazının iptali ile takibin devamına, davalının % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkili idare tarafından yapılan çalışmalar neticesinde şirkete ait varlıkların hasar gördüğü iddiasının kabul edilemeyeceğini, iş bu davada hizmet kusuru iddiası söz konusu olduğundan görevli mahkemenin idare mahkemeleri olduğunu, davacıya ait varlıklara hasar verildiği iddiası ile .... tarafından müvekkili İdare aleyhine açılan davada .... sayılı kararıyla İdari yargı yerinin görevli olduğu belirtilerek davanın usulden reddedildiğini, dava dilekçesinde belirtilen hasar tarihi değerlendirildiğinde davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, gerçekleştiği iddia edilen hasarların müvekkili idare çalışmaları sırasında İdare elemanlarınca gerçekleştirildiğine dair bir tespit bulunmadığını, nitekim davacı tarafça dosyaya sunulan dava dilekçesi, ödeme emri, hasar tespit formu ile diğer evraklar arasında çelişki bulunduğunu, adres bilgisinin örtüşmediğini, davacı tarafından müvekkilinin yokluğunda tek taraflı düzenlenen ve kendi içeren tutanaklara itibar edilemeyeceğini, bunların yasal delil oluşturmadığını, ... adresinde Başkanlığımızca herhangi bir çalışma yapılmadığı tespit edilmiştir." bilgisinin iletildiğini, müvekkili idarenin hasar iddiaları ile ilgili kusurlu/ kusursuz herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, belirtilen tarih ve adreste müvekkili idare tarafından kazı çalışması yapılmadığını, iddia edilen zarar ile müvekkili idare arasında illiyet bağı bulunmadığını, dolayısıyla davacının yeraltı tesisine zarar verdiği iddiası ile İdareden tazminat ya da hasar bedelini talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafından tutanağın usulüne uygun tutulmadığını, tek taraflı, bilgi ve görgü sahibi tanık olmadan, hasarın nasıl oluştuğu, hasarı yapan araçlar, firmalar veya kişilere ait bilgiler bulunmadan tutulan tutanaklarla iddia edilen hasarlarla ilgili müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini, ...Müeyyideler Yönetmeliği gereği meydana geldiği iddia edilen hasar için tutulan tutanağın davacı ile müvekkili idare tarafından birlikte tutulması gerektiğini, ilgili tutanaklarda davacı tesislerinin standarda uygun olarak döşenip döşenmediğine dair bir tespit de yer almadığını, davacı tesislerinin ...'ye göre yapılması gerekmekte olup davacı tesisinin buna aykırı döşendiğini, hasara uğradığını iddia ettiği kabloların, teknik kurallara uygun, boruların üzerinden değil belirli bir mesafeden döşenmiş olduğunu da ispatlaması gerektiğini, davacı tarafça dosyaya sunulan hasar tespit formu, hakediş onaylanma talebi gibi tutanaklarda adres bilgisi örtüşmediğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hasar bedelleri de afaki olup yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafından talep edilen satılmayan enerji bedeli, kablo test bedeli, işçilik ücreti gibi kalemlerin ... K. sayılı kararı doğrultusunda istenemeyeceği aşikâr olup kabulünün mümkün olmadığını, davacının hasar tarihinden itibaren avans faizi talebinin de haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca davacının haksız olarak icra inkâr tazminatı talebinde de bulunduğunu, davaya konu, iddia edilen alacağın likit olmadığını, müvekkili İdareye sunmuş olduğu kamu hizmeti ile ilgili herhangi bir kusurlu sorumluluk atfedilemeyeceği gibi kusursuz sorumluluğunu gerektiren bir durum da bulunmadığını belirterek davanın usul ve esastan reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan hasar bedelinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibinde vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Dava şartları 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinde düzenlenmiştir. Yapılan düzenleme uyarınca açılan davada davaya devam edilebilmesi için öncelikle mahkemeye ilişkin dava şartları bulunmalıdır. Bunlar; yargı hakkı, yargı yolu, görev, kamu düzenine ilişkin yetki halledilir. Taraflara ilişkin dava şartları: Davada iki taraf bulunması, taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davaya vekalet ehliyeti ve geçerli vekaletname, davaya takip yetkisi olmalıdır. Dava konusuna ilişkin dava şartları: kesin hüküm bulunmaması, aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması (derdestlik) ve hukuki yarar (menfaat) bulunmasıdır.
6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde yapılan düzenleme uyarınca; mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davayı usulden reddeder.
Mahkemelerin görevi ancak Kanunla belirlenir(HMK m.1). Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK 20, 114, 115). Görev konusunda taraflar için kazanılmış hak doğmaz ve yeni bir Kanunla kabul edilen görev kuralları kanunda aksine düzenleme yapılmadığı sürece geçmişe de etkilidir(... sayılı kararı).
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun "Para borcu ve teminat için takip" başlıklı 42. maddesinin üçüncü fıkrası ;"(Ek fıkra: ... md.) İdari yargının görev alanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamaz." şeklindedir.
20.11.1981 yılında kabul edilen 2560 sayılı ... 2. maddesinde; ...'nin görev ve yetkileri sayılmıştır. Buna göre;
"İSKİ'nin görev ve yetkileri şunlardır:
a) İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek,
b) Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılmasıiçin abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek,
c) Bölge içindeki su kaynaklarının, deniz, göl, akarsu kıyılarının ve yeraltı sularının kullanılmış sularlave endüstri artıkları ile kirletilmesini, bu kaynaklarda suların kaybına veya azalmasına yol açacak tesis kurulmasını ve bu tür faaliyetlerde bulunulmasını önlemek, bu konuda her türlü teknik, idari ve hukuki tedbiri almak,
d) Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak,
e) Her türlü taşınır ve taşınmaz malı satın almak, kiralamak, ekonomik değeri kalmamış araç ve gereçleri satmak,...'nin hizmetleriyle ilgili tesisleri doğrudan doğruya yahut diğer kamu veya özel kuruluşlarla ortak olarak kurmak ve işletmek, bu maksatla kurulmuş veya kurulmakta olan tesislere iştirak etmek,
f) Kuruluş amacına dönük çalışmaların gerekli kılması halinde her türlü taşınmaz malı kamulaştırmak veya üzerinde kullanmahakları tesis etmek." hükmüne yer verilmiştir.
2560 sayılı Kanunun ek 5. maddesinde ise; "Bu Kanun diğer Büyükşehir Belediyelerinde de uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Böylece davalı ...'de 2560 sayılı Kanuna tabi bir kuruluş haline gelmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/b maddesi ile; “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalar", idari davalar arasında sayılmıştır.
... sayılı kararı doğrultusunda; idari yargının görev alanına giren konulara ilişkin uyuşmazlıkların, itirazın iptali davası yoluyla görülmesi mümkün olmadığından Mahkemece içtihat değişikliğine gidildiği ve davalı idarenin (...) hizmet kusuru nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemi niteliğindeki davanın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğine" karar verilmiştir.
... Karar sayılı ilamı uyarınca; "Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır."
.... sayılı kararında, özetle; ... tarafından yapılan yol ve kaldırım çalışmaları sırasında davacı özel hukuk tüzel kişisinin kablo tesislerine zarar verildiğinden bahisle açılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasının 2004 sayılı Kanun'un 42. ve geçici 13. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmadığına ve bu uyuşmazlıkların idari yargı yerlerince görülmesi gerektiğine" hükmetmiştir.
Somut olayda, davacı tarafça, davalı idarenin 28/12/2023 tarihinde "..." adresinde altyapı çalışmalarını yaparken şirkete ait malvarlığına hasar verdiği, oluşan hasar nedeniyle davalı tarafa gönderilen ihtarnameye rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığı, oluşan hasardan davalı şirketin sorumlu olduğu, hasar bedelinin tahsili için davalı aleyhine takibe geçildiği, davalının itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, itirazın haksız olduğu belirtilerek itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi talebiyle işbu davanın açıldığı, davalı tarafça uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yolunun görevli olduğu belirilerek husumet itirazında bulunularak davanın reddi savunulmuş olu dosyanın incelenmesinde, eldeki davanın davalı ...'nin altyapı çalışmaları sırasında, davacı şirketin mal varlıklarına verdiği zararın tazmini amacıyla davacı tarafından girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve yerleşik içtihatlar uyarınca, kamu tüzel kişiliğini haiz ... hizmet kusurundan kaynaklanan zararın ilamsız icra takibine ve dolayısıyla itirazın iptali davasına konu edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan davanın, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirdiği, bu hususların saptanmasının ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yerinin görevli bulunduğu, nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 05.02.2024 tarih ve ... Karar sayılı ilamının da bu yönde olduğu, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarının tüm yargı organları bakımından bağlayıcı niteliği de dikkate alınarak davanın görüm ve çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu benimsenerek yargı yolu bakımından mahkemememizin görevsizliğine, davanın HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava konusu uyuşmazlığın çözümü idari yargının görev alanına girdiğinden davanın HMK'nun 114/1-b ve115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davacının İYUK 9. Mad .gereğince kararın kesinleşmesi izleyen günden itibaren itibaren 30 gün içerisinde idari yargıda dava açmakta MUHTARİYETİNE,
3-Başta peşin alınan harç yeterli olmakla başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
4-Yapılan yargılama giderinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
5-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Davalı vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2. Maddesi uyarınca hesaplanan 12.407,03 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
7-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin ve davalı ...vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.31/10/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.