İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, ticari beton satışından kaynaklanan alacağın tahsili ve itirazın iptali davasında, defter ibrazı ile bilirkişi raporu usulsüzlüklerine dair istinaf incelemesi.
Özet: Davacının, tahsil edilemeyen çek alacağına dayalı başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi; Beşiktaş Belediyesi yazıları ve tanık anlatımlarıyla beton teslimatının gerçekleştiğini, davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınması nedeniyle davacı defter içeriklerinin esas alındığını ve bilirkişi raporuyla alacağın ispatlandığını tespit ederek davanın kabulüyle itirazın iptaline karar vermişken, davalı istinafta ticari ilişkinin bulunmadığını, defter incelemesi ve bilirkişi raporu tebligatının usulsüz yapıldığını savunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/246 Esas
KARAR NO : 2026/1293 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2021/758 Esas - 2023/825 Karar
TARİHİ: 14/11/2023
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 25/06/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraf, ile müvekkili arasında ticari ilişki ile hizmet ve beton karşılığı, değişik tarihlerde birden çok fatura düzenleyerek teslim ettiğini, işbu dava ile aynı Cari Hesap Ekstresine dayanan toplamda 91.139,66-TL olan bakiye alacağımızın 36.136,66-TL'lik kısmı takip ve dava konusu yapılarak hakkında karar alınmışsa da, cari hesaba geçirilen ... ... Seri No. 15.11.2018 Düzenleme Tarihli 55.000-00TL Tutarlı Çek (EK-5) tahsil kabiliyeti olmadığından cari hesaptan düşülemediğini, müvekkili tarafından davalı ile aralarındaki cari hesaba kaydı geçirilmiş ancak tahsilatı sağlanamamış alacak kalemi olan 55.000,00-TL için İstanbul 19. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu beyanla icra takibine yapılan itirazın iptalini, davalı aleyhine yüzde %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığı halde ileri sürülen alacak iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın alacak iddialarına dayanak olarak sunmuş olduğu faturalara konu mallar tarafımızca hiçbir zaman teslim alınmadığını, ticari defterlerin incelenmesi ile açıkça görüleceği üzere davacı tarafından gerek icra takibine başlanılması gerekse işbu davanın açılması aşamalarında açıkça kötü niyetli bir şekilde hareket edildiğini, davacı tarafından haksız ve hukuki mesnetten yoksun ikame edilen işbu davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 14/11/2023 tarih ve 2021/758 Esas - 2023/825 Karar sayılı kararında;
"......Dosyadaki tüm belgeler birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafça davalı tarafa betonun teslim edilmiş olduğu, teslim edilen betonun davalıya ait taşınmaza ve davalı nam ve hesabına hareket eden şahıslara teslim edildiğinin gerek Beşiktaş Belediyesi yazıları gerekse tanık anlatımlarından anlaşılmakla davalı tarafça inkar edilen sözleşmelerdei imzanın şirket yetkilisine ait olup olmadığına dair araştırmaya ihtiyaç duyulmamıştır. Neticeten her ne kadar davalı tarafça ticari defterlere kaydedilmemiş iseler de yukarıda belirtildiği üzere teslim edildikleri mahkememizce kabul olunan beton emtiasına istinaden tanzim edilen faturalardan dolayı davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmış, davacı tarafın ticari defterleri ile bağdaşmayan davalı ticari defterlerine itibar edilmemiş, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olduğu, mahkememizce davalıya verilen kesin süre içerisinde ticari defter ve belgelerin mahkememize ibraz edilmemiş olduğu, bu hali ile davalının ticari defterlerini ibraz kaçınmış sayıldığı, davacının defter içeriklerini kabul etmiş sayıldığı, dosya kapsamındaki tüm deliller uyarınca teslim olgusunun gerçekleştiğinin ve davacının davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varılarak davacının davasının hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporları uyarınca kabulüne karar vermek gerekmiştir. ....," gerekçesi ile,
''1-Davacının davasının kabulü ile; davalının İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının iptali ile; takibin kaldığı yerden devamına,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığı halde ileri sürülen alacak iddiaları kabul edilerek davanın kabulüne ve itirazın iptaline karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için müvekkil şirkete veya vekiline usulüne uygun bir ihtar veya bildirim yapılmadığını, yerel mahkemenin 11.07.2023 tarihli celsesinin 5 nolu ara kararının yerine getirilmediğini,
Bilirkişi tarafından müvekkilin yasal defter ve kayıtları incelenmeksizin, sadece davacı tarafın ticari defterleri dikkate alınarak bilirkişi raporu oluşturulduğunu, bilirkişi raporu müvekkil şirkete tebliğe çıkarılmış ise de, tebligatın muhtara yapıldığını, tüzel kişinin tebligatının muhtara yapılmasının usulsüz tebligat olduğunu, bu sebeple müvekkilin bilirkişi raporundan haberdar olmadığını, muttali olunan tarih itibariyle dosyaya sundukları bilirkişi raporuna mukabil beyan ve itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını,
Davacı tarafın alacak iddialarına dayanak olarak sunduğu dava konusu faturalara konu malların müvekkil tarafça hiçbir zaman teslim alınmadığını, ayrıca malların müvekkil şirkete teslim edildiğine dair müvekkilin ticari defter ve kayıtlarında tek bir kalem dahi bulunmadığını, davacının malın müvekkile teslim edildiğini imzalanmış sevk irsaliyeleri ile kanıtlaması gerektiğini, davacı tarafın; dava ve iddiasında haksız ve kötü niyetli olduğunu, davasını ispata yarar delil sunmadığını, davasını ispat edemediğini,
Bilirkişinin dosyada davanın ispatına yeterli delil bulunmadığı halde yoruma dayalı olarak sonuç ve kanaat bildirdiğini, bu hali ile teknik tespit içermeyen bilirkişi raporu hükme esas alınmaya uygun ve yeterli olmadığını, denetimine elverişli olmayan, uzman bilirkişilerden alınmayan, kanaat verici ve yeterli olmayan, maddi gerçeği ortaya çıkarmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, eksik inceleme ile hükme esas alınmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, ticari satımdan kaynaklı açık hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafın davalı ile akdedilen hazır beton sözleşmesine dayalı olarak davalıya beton satışı yapıldığı, davacı tarafından satışı yapılan betona ilişkin olarak davacı tarafça toplam 91.139,66-TL tutarlı 10 adet fatura düzenlendiği, beton satış bedeli karşılığında davalının ciranta olarak yer aldığı ... ... Seri No. 15.11.2018 keşide tarihli, 55.000-TL bedelli çekin davacıya verildiği, çekin davacı tarafça İstanbul 26. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip konusu edildiği, davalı tarafça çekte bulunan imza inkar edilerek bu konuda İstanbul 3 İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/231 Esas sayılı dosyası ile 02/04/2019 tarihinde; imzaya itiraz, usulsüz tebligat konulu dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 17/09/2020 tarih ve 2019/231 Esas - 2020/300 Karar sayılı kararı ile; '' Bilirkişi raporu ışığında davacı-borçlunun İİK.nun 170/3 maddesi uyarınca imza itirazının kabulü ile; İcra mahkemesince imzaya itirazın kabulüne karar verilmesi halinde, İİK.nun 170/4. maddesinde, çeki takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, alacaklının takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminat ve %10’u para cezasından sorumlu tutulacağı hüküm altına alındığından ve somut olayda takip alacaklısının takip borçlusu cirantadan bir sonraki ciranta olduğu gözetildiğinde imzaların borçlunun eli ürünü olduğunu kontrol etmeden ya da imzanın huzurunda atılmasını sağlamadan bonoyu alan alacaklı, borçluya karşı başlattığı takipte ağır kusurlu kabul edilerek tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması gerektiği,'' gerekçesi ile ; 1-Davanın Kabulüne, 2-İstanbul 26.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davacının usulsüz tebliğden haberdar olduğunu belirttiği 01/04/2019 tarihinin Tebligat Kanunu 32. Maddesi uyarınca tebligat tarihi olarak kabulüne, 3-İstanbul 26.İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı takip dosyasında, borçlu .... Ltd. Şti. yönünden İİK md. 170/3 gereği takibin durdurulmasına, karar verilmiş, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 23 HD. 30/04/2021 tarih ve 2020/2546 Esas - 2021/1013 Karar sayılı kararı ile; Davalının istinaf başvurusunun süre yönünden reddine, kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafın, davalı ile arasındaki hazır beton sözleşmesinden kaynaklı olarak toplamda 91.139,66 TL'lik alacağının bulunduğu iddiasıyla birlikte söz konusu alacağın 55.000,00 TL'lik kısmı için davalının çek teslim etmesi sebebiyle bakiye kalan 36.139,66 TL'lik alacağının tahsili amacıyla İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından davalı aleyhine icra takibine girişmiş olduğu, davalının takibe itiraz etmesi ve takibin durması sebebi ile İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/52 Esas sayılı dosyasından itirazın iptali davasının açıldığı, dairemizce uyap sisteminden yapılan sorgulamada, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 14/09/2021 tarih ve 2019/52 Esas - 2021/564 Karar sayılı kararı ile; '' Davacı tarafın davacıya sattığını iddia ettiği betona dair faturaları kendi ticari defterlerine kaydettiği ve vergi dairesine bildirdiği, ancak davalı tarafın ticari defterlerinde ve beyannamelerinde bu hususun yer almadığı,davacı tarafın malın teslimi hususunu imzalı irsaliyeler ve tanık beyanları ile ispat etmek istediği, davalı tarafın ise irsaliyelerdeki imzaları inkar ederek teslimin tanık ile ispat edilemeyeceğini savunduğu, Beşiktaş Belediyesince gönderilen belgelerde davalıya taşınmazda yapıya sonradan betonarme eklentiler yapıldığının, parsel içerisinde çay bahçesi, spor tesisi, kafe yapıldığı, imara aykırı yapının yıkıldığının, taşınmaz sahibinin ... olduğunun bildirildiği, dosyaya sunulan vekaletname ve sözleşmelerden de davalı şirket yetkilisinin adının Selçuk Kürkoğlu olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça davalı tarafa betonun teslim edildiği, teslim edilen betonun davalıya ait taşınmaza ve davalı nam ve hesabına hareket eden şahıslara teslim edildiği gerek Beşiktaş Belediyesi yazıları gerekse tanık anlatımlarından anlaşıldığı, davalı tarafça inkar edilen sözleşmedeki imzanın şirket yetkilisine ait olup olmadığına dair araştırmaya ihtiyaç duyulmadığı, davacı faturaları davalı tarafça ticari defterlere kaydedilmemiş ise de, teslim edildikleri kabul olunan beton emtiasına istinaden tanzim edilen faturalardan dolayı davacının davalıdan alacaklı olduğu, '' gerekçesiyle; Davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, verilen kararın davalı tarafça istinaf edildiği, İstanbul BAM 12 HD.'nin 19/09/2024 Tarih ve 2021/2261 Esas - 2024/1271 Karar sayılı kararı ile;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, kesin olarak karar verilmiştir.
Davacının bu kez cari hesaptan kaynaklanan, çek ile tahsil edilemeyen bakiye 55.000,00 TL'lik alacağını tahsil etmek için davalı aleyhine İstanbul 19. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durması sebebi ile işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu, davalının taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını ve fatura içeriklerini ve fatura içeriği malın teslim olduğunu inkar etmiş olduğu görülmüştür.
Kesinleşen İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/09/2021 tarih ve 2019/52 Esas - 2021/564 Karar sayılı kararı ile; davacı tarafından satışı yapılan betona ilişkin olarak davacı tarafça toplam 91.139,66-TL tutarlı 10 adet fatura düzenlendiği, faturalar konusu betonun teslimine ilişkin tüm irsaliyelerde teslim alan imzasının bulunduğu, sevk irsaliyelerinde teslim yeri olarak "..." adlı yerin gösterildiği, bu işletmenin davalı şirketin grup şirketleri arasında yer aldığı, ilgili Belediyelerden alınan cevabi yazı içeriklerine göre irsaliyelerde teslim yeri olarak belirtilen işletmenin davalı şirket tarafından spor tesisi ve çay bahçesi olarak işletilmek üzere kiralanarak üzerinde inşaat çalışması yapıldığı, Belediye Encümenince yapıların imara aykırı ve kaçak olması nedeniyle yıkım kararı alınarak yıkımın gerçekleştirildiği, davalı şirket yetkilisinin de ilgili belediye kayıtlarında kiracı vekili olarak adının geçtiği, bu durumda davacının dayandığı sözleşme altındaki imza davalı tarafça inkar edilmiş olsa da, davacı tarafça hazır beton satışına ilişkin ticari ilişkinin varlığı ve satışa konu hazır betonun davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. Faturalar konusu betonun davalıya ait inşaat alanına teslim edildiği göz önüne alındığında, irsaliyelerde davalı şirketin çalışanı olmayan kişilerin imzasının bulunmasının doğal olduğu, bu nedenle teslim alan kişilerin davalının çalışanı olmaması da tek başına teslim olgusunun kanıtlanamadığını kabule yeterli olmadığı tespit edilmiş, bu tespitler eldeki dava bakımından kesin delil teşkil ettiğinden davalı vekilinin malın teslim edilmediği, faturaların müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak karar verildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Davacı tarafından satışı yapılan betona ilişkin olarak davalı adına toplam 91.139,66-TL tutarlı 10 adet fatura düzenlediği, beton satış bedeli karşılığında davalının ciranta olarak yer aldığı 15.11.2018 keşide tarihli, 55.000-TL bedelli çek davacıya verilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere verilen çekteki ciranta imzası davalı tarafça inkar edilip İstanbul 3 İcra Hukuk Mahkemesinin 17/09/2020 tarih ve 2019/231 Esas - 2020/300 Karar sayılı kararı ile, takibin iptaline karar verilmiş olduğu, davacının dayandığı faturalar konusu hazır betonun davalıya teslim edildiğinin kesinleşen mahkeme kararı ile ispat edildiği ve davacının cari hesaba ilişkin çek ile tahsil edilemeyen bakiye 55.000,00 TL'lik alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.757,05 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.367,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.389,45 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/06/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.