Haksız Fiilden Kaynaklanan Trafik Kazası Sonucu Oluşan Araç Değer Kaybı ve Mahrumiyet Bedeli Tazminatı Talebinin Islah Edildiği Ticaret Mahkemesi Kararı.
Özet: Bu dava, park halindeki davacı aracına %100 kusurlu bir aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebidir. Davacı, aracında oluşan değer kaybı için 60.000 TL ve onarım süresince kullanım mahrumiyeti için 8.400 TLnin, sorumlu şirket ve zorunlu trafik sigortacısı davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmektedir. Davalılar ise kazanın oluş şekline, davacının kusursuzluğuna, hasar miktarına, değer kaybı ve mahrumiyet bedeli iddialarının fahiş veya dayanaksız olduğuna itiraz ederek davanın reddini istemiş, arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığı belirtilmiştir.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/576 Esas - 2025/310
T.C....12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2024/576 EsasKARAR NO : 2025/310T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RDAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 20/08/2024KARAR TARİHİ : 14/05/2025KARAR YAZIM TARİHİ : 14/05/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait ... plakalı aracın, 17/12/2023 tarihinde .../Çankaya’da park halindeyken ...plakalı araç tarafından çarpılarak hasara uğratıldığını, olayın görüntülerle sabit olduğunu ve kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirtmiştir. Kazaya karışan araç ... Savunma Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’ne ait olup %100 kusurlu olduğu, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının ... A.Ş. olduğu ifade edilmiştir. Kazada müvekkilin aracı hasar görmüş, kasko sigortası kapsamında 19.800,00 TL ödeme yapılmıştır. Araçta oluşan değer kaybı ve tamir süresince kullanılamamasından kaynaklanan mahrumiyet zararı için ... A.Ş. nezdinde başvuru yapılmış, ancak ödeme sağlanamamıştır. Sigorta şirketine 22.03.2024 tarihinde başvuru yapılmış, 25.03.2024’te başvuru evrakları teslim edilmiş, 13.05.2024’te arabuluculuk başlatılmış, taraflar anlaşamamıştır. Davacı taraf, araçtaki değer kaybı, mahrumiyet bedeli ve fazlaya ilişkin zararların tahsili için şimdilik 100,00 TL üzerinden kısmi dava açıldığını, zararların ilerleyen süreçte bilirkişi raporuna göre ıslah edileceğini belirterek; kazaya sebep olan taraflar ile sigorta şirketinin müteselsilen sorumlu olduğunu ifade etmiş ve takas, saklı kalem, mahrumiyet bedeli gibi talepleriyle birlikte kazanın tarihinden itibaren işleyecek faiz, yargılama giderleri ve vekâlet ücretiyle birlikte sorumlulara hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekilinin 08/04/2025 tarihli ıslah dilekçesinde, Dava dilekçesinde 100,00 TL olarak talep edilen değer kaybı alacağını 59.900,00 TL arttırarak 60.000,00 TL olduğunu, dilekçesinde 100,00 TL olarak talep edilen mahrumiyet bedeli alacağını 8.300,00 TL arttırarak 8.400, 00 TL yaptığını, 60.000,00 TL değer kaybı alacağının kaza tarihi olan 17/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkile ödenmesine, 8.400,00 TL mahrumiyet bedeli alacağının kaza tarihi olan 17/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Savunma Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nden tahsil edilerek müvekkile ödenmesine, Vekâlet ücretinin ve yargılama masraflarının karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir., CEVAP : Davaya konu ...plakalı araca ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinin müvekkili nezdinde tanzim edildiğini, kazanın poliçe süresi içerisinde meydana geldiğini belirttiğini, ancak sigortalı araç malikinin kaza öncesi başka bir sigorta şirketi ile poliçe ilişkisinin bulunabileceğini, bu nedenle husumetin değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürdüğünü, kazanın oluş şekline yönelik olarak, davacıya ait ... plakalı aracın park halinde olmadığını, kaza anında hareket halinde olduğunu, bu nedenle olayın tüm sorumluluğunun müvekkillerine yüklenemeyeceğini savunduğunu, davacı aracında meydana geldiği iddia edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, ekspertiz raporunun objektif olmadığını, araçta değer kaybı oluşmadığını, ayrıca kullanım mahrumiyeti bedeli taleplerinin yersiz ve belirsiz alacak kapsamında olduğunu beyan ettiğini, davalı vekili, dava şartı olan sigortaya başvuru sürecinin usulüne uygun yürütülmediğini, hasara ilişkin evrakların zamanında ve eksiksiz sunulmadığını, davacının zararının miktar ve kapsam itibariyle somut olarak ispatlanamadığını ileri sürerek, davanın haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenlerle reddi gerektiğini savunduğunu, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ZMMS sigorta poliçesi örneği, trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, eksper raporu, bilirkişi raporu, araç ve sigorta bilgilerini gösteren belgeler, dava dosyasında bulunan diğer deliller.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, 17/12/2023 tarihinde ...plakalı aracın davacı şirket adına kayıtlı ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının aracında meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyetinden kaynaklanan alacağın davalılardan tahsili istemlidir.Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile 2918 sayılı Kanunu'nun 90. maddesindeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu davacının zararının ve zararın kapsamının öncelikle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenmesi gerekir. Bu Kanun'larda açıkça düzenlenmiş hususlarda, Genel Şartlar ile Kanun'un kapsamını daraltan ya da genişleten hükümleri uygulanmayacaktır. Genel Şartların, TTK’nın 1425 ve Sigortacılık Kanunu 11 ve KTK’nın 95. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak idarece çıkarılması nedeni ile, KTK ve TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerinde genel olarak temel unsurları belirlenmiş hususlarda, bu temel unsurlara aykırı olmamak şartı ile Genel Şartlar'ın hükümleri uygulanacaktır.İşletenin sorumlu olduğu zararların belirlendiği 2918 sayılı KTK'nun 85. maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." düzenlemesi, aynı Kanun'un 91/1. maddesinde ise "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı KTK'nun "Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar" başlıklı 92. maddesinde ZMMS kapsamı dışında kalan hususlar sayılmış olup, bu haller dışında sigortacı, sigortalı aracın sebep olduğu zararlardan sigorta sözleşmesi kapsamında, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve sigorta limiti ile sorumludur.Değer kaybı tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede;Meydana gelen kaza nedeni ile araçta değişen parçalar veya yapılan onarım nedeni ile meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında sayılır. Araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 01/04/2010 tarih ve 2009/9892 E, 2010/3124 K, 05/04/2010 tarih ve 2009/9892 E, 2010/3124 K sayılı kararları).Bu durumda, değer kaybının ZMMS Genel Şartlar'ına göre hesaplanmasının yasal dayanağı kalmamış olup, gerçek zarar ilkesi gereğince değer kaybının, Genel Şartlar yürürlüğe girmeden önceki Yargıtay uygulamaları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekir.Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmalıdır (Örn. Yargıtay 4. Hukuk dairesinin 25/03/2022 tarih ve 2021/21252 E, 2022/5913 K sayılı ilamı).Araç mahrumiyet tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede;ZMMS, kural olarak üçüncü kişilere verilen gerçek zararı sigorta limiti dahilinde ve sigortalının kusuru oranında teminat altına alır. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, davalı trafik sigortacısı sadece doğrudan zararlardan sorumlu olduğundan ve bu zarar ZMMS Genel Şartları ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmadığından, davacıya ait aracın tamir süresince çalışamaması nedeni ile oluşan araç mahrumiyet zararı (kazanç kaybı) trafik sigortası teminatı dışında kalır. Bu nedenle araç mahrumiyet zararından sadece kazaya neden olan aracın sürücüsü ve işleteni sorumludur.Kazanın, davacının aracının park halindeyken gerçekleştiği dosyaya ibraz edilen CD içerisindeki görüntülerden anlaşıldığından, davacının kazada kusuru bulunmadığı, davalı şirketin maliki olduğu araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğuna kanaat getirilmiş, olayın oluşuna göre kusur değerlendirmesi uzmanlık gerektirmediğinden kusur konusunda rapor alınmasına yer olamadığına karar verilmiştir. Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 06/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu ... plakalı araçta; 60.000 TL değer kaybı ve 5.600 TL araç mahrumiyet zararı hesaplandığı, belirtilmiştir.Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı şirkete ait araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığı, davalı şirkete ait araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğu, dava konusu ... plakalı araçta; 60.000 TL değer kaybı ve 5.600 TL araç mahrumiyet zararı hesaplandığı anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile; 60.000,00 TL araç değer kaybı bedelinin (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla), davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 04/04/2024 tarihinden itibaren, diğer davalıdan kaza tarihi olan 17/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,2- 8.400,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalı ... Savunma Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti' den kaza tarihi olan 17/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine,3-Kabul edilen 68.400,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 4.672,40 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harç, 1.165,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 1.592,60 TL harcın düşümü ile eksik kalan 3.079,80 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 1.165,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.081,00 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacının karşıladığı 139,00 TL tebligat gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.139,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalıların karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 68.400,00 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafıların yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2025 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır