Akaryakıt bayilik sözleşmesi teminatı olarak verilen keşide tarihi boş çeklere dayalı kötüniyetli icra takibine karşı borçlu olunmadığının tespiti davasında ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarının onanması.
Özet: Akaryakıt bayilik sözleşmelerinin teminatı olarak boş olarak verilen çeklerin, davalı şirket tarafından sözleşme feshi sonrası, henüz kesinleşmemiş bir alacak iddiasına dayanılarak doldurulup icra takibine konulması üzerine, davacının borçlu olmadığının tespiti istemiyle açtığı davada; ilk derece mahkemesinin çeklerin teminat niteliğinde olduğu, davalının kesinleşmiş alacağı bulunmadığı ve kötü niyetli davrandığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar vermesi, bu kararın bölge adliye mahkemesince onanması ve Yargıtay tarafından da temyiz itirazlarının reddedilerek kararın kesinleşmesiyle, davacının takip konusu çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığı yargı kararıyla tescillenmiştir.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/965 Esas, 2025/1624 KararHÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2020/514 E., 2022/38 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında iki adet akaryakıt istasyonu ile ilgili akaryakıt bayilik sözleşmesi bulunduğu, bu istasyonlardan birine ilişkin sözleşmenin davalı tarafından haksız yere feshedildiğini, müvekkilinin de diğer istasyona ilişkin sözleşmesi haklı sebeplerle feshettiğini, müvekkilinin 2017 yılındaki akaryakıt alımı için keşide tarihi ve yeri boş olarak çek verdiğini, ancak daha sonra çeklere gerek kalmadan nakit parayla akaryakıt alımı yaptığını, davalının "zaten zorunlu unsurları taşımadığından çekleri yırtıp attıklarını" bildirdiğini, fakat sözleşme fesihlerinden sonra davalının, her bir istasyon için ayrı ayrı kâr kaybı, cezai şart ve eskime ve aşınma bedeli istediğini, bu talepleri kabul edilmeyince iki adet çekin boş olan keşide tarihi ve yeri kısımlarını doldurarak Mersin 8. İcra Müdürlüğünün 2020/5441 E. dosyasında takibe koyduğunu ileri sürerek davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki beş yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmelerinin süresinden önce feshedilmesi sebebiyle müvekkilinin davacıdan kâr kaybı, cezai şart alacağı, eksik ürün alımı nedeniyle cezai şart alacağı gibi bahse konu çek bedellerinin çok üzerinde alacağının bulunduğunu, takibin dayanağının kambiyo senedi olduğunu, davacının borçlu olmadığını veya borcun itfa edildiğini yazılı belge ile kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu çeklerin davalının icra takibini başlattığı 13.08.2020 tarihinden iki gün önce davalının ticari defterine kaydedildiği, davalının ticari defterindeki çek kaydının davacı tarafın alacağına davalı tarafın borcuna yapıldığı, bu haliyle davalının kayıtlarına göre davacının takip ve dava konusu çeklerden dolayı davalıya borçlu değil aksine davalıdan alacaklı olduğu, davacı tarafından sunulan ve davalı şirketin kaşesini taşıyan çek teslim belgesinde çeklerin keşide tarihlerinin boş olarak davalıya verildiğinin görüldüğü, buna göre takip konusu çeklerin bayilik sözleşmesinin teminatı olarak davalıya verilmiş oluduğu, davalı tarafça sözleşmelerin feshinden kaynaklı davalının davacıdan alacaklı olduğu iddia edilmiş ise de, davalının davacıya karşı sözkonusu alacak iddiasına ilişkin olarak açmış olduğu Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/115 E. sayılı dosyasında yargılamaya devam edildiği, bu durumda davalının kesinleşmiş bir alacağından da bahsedilemeyeceği, davalının bayilik sözleşmelerinin teminatı olarak davacıdan aldığı çeklere dayalı olarak henüz kesinleşmiş bir alacağı olmadığını bildiği halde takip yaptığı, bu hali ile kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, takibe konu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.