İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen Cari Hesap Alacağı ve Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı İtirazın İptali Davasında Yetki Tartışması.
Özet: Bu dava, davacının ticari cari hesaptan kaynaklanan 226.503,44 TL alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptali talebiyle açılmıştır. Davacı, davalının borcunu ödemediğini ve asılsız fatura kestiğini iddia ederken, davalı ise taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinde İstanbul mahkemelerinin yetkili kılındığı gerekçesiyle yetki itirazında bulunmuştur. Başka bir mahkemeden yetkisizlik kararıyla devredilen dava, icra takibinin ve itirazın hukuki geçerliliğini, özellikle yetki sözleşmesi ve cari hesap ilişkisi bağlamında değerlendirmektedir.

T.C.
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/26 EsasKARAR NO :2026/654DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:15/02/2023KARAR TARİHİ:14/07/2026--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2023/... ESASDAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:18/12/2023Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında yapılan ticari iş gereği cari hesap tutulmakta olup takip tarihi itibariyle müvekkilinin davalıdan 226.503,44 TL tutarında alacağı bulunduğunu, taraflar arasındaki tüm faturalar diğer tarafa tebliğ edildiğini, taraflarca cari hesaba işlendiğini, her iki tarafın ticari defterlerine de kaydedildiğini, müvekkili şirketin tüm taleplerine rağmen davalı tarafından cari hesap alacağı ödenmediğini, cari hesap borcunu ödememek adına gerçeğe aykırı ve mesnetsiz olarak müvekkili şirket adına 25.10.2022 tarihli, ... numaralı, 255.430,85 TL bedelli fatura tanzim edildiğini, davalı tarafından daha önce fatura edilmiş olan 24.05.2022 tarih ve ... gönderi numaralı malzemeler gerekçe gösterilerek olması gereken fiyatın onlarca kat edilen tutarda fatura kesildiğini, davalı tarafından cari hesap borcu ödenmediğini ve mesnetsiz bir şekilde müvekkiline fatura kesildiğini, davalıya.... Noterliği'nin 01.11.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle cari hesabın kat ediliği ve cari hesap borcunun ödenmesinin gerektiğinin ihtar edildiğini, davalının müvekkiline olan cari hesap borcunu ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını, alacak için takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanarak fiili ödeme gününe kadarki faiz, masraf ve ücreti vekalet ile birlikte tahsilinin gerektiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan 19.10.2010 tarihli Taşıma Sözleşmesi ("Sözleşme") "Anlaşmazlıklar" başlıklı maddesi uyarınca "İşbu sözleşmeden doğan ihtilafların hal mercii İstanbul Mahkeme ve İcra Daireleridir." şeklinde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığını, tacir tarafların ticari ilişkileri kapsamında imzaladıkları sözleşmede yer alan yetki şartının geçerli olduğunun şüphesiz olduğunu, yetkili mahkeme, sözleşmedeki yetki şartı gereğince İstanbul Mahkemeleri olduğunu, yetki itirazları sonucunda dosyanın ilgili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.Asıl dava, cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Birleşen dava ise kargo hizmetinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.Dosya safahati;.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... 11/04/2023 tarihli yetkisizlik kararı ile dosya mahkememize intikal etmiş olmakla, esas defterimizin 2023/355 Esas sıra numarasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edildi.Mahkememizin 2023/355 esas, 2023/919 karar sayılı, 21/11/2023 tarihli kararı ile; "...Dava, cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardır. İcra takibinin yetkili icra müdürlüğünde usulünce başlatılmış ve süresinde yapılmış bir itiraz ile icra takibinin durmuş olması, itirazın iptali davasının görülmesi için HMK' nın 114/2. maddesi kapsamında bir dava şartıdır. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı gerekçeli kararında " davanın taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklandığı ve taraflar arasında özel kargo hizmeti ilişkisine ilişkin sözleşme bulunduğu, sözleşmenin éAnlaşmazlıklar" başlıklı maddesinde; iş bu sözleşmeden kaynaklı ihtilaflarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağının belirtildiği, taraflar arasındaki yetki sözleşmesine göre İstanbul Mahkemelerinin (Çağlayan) yetkili kılındığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine," karar verilerek Mahkememize tevzi edilerek yukarıda yazılı esas sırasına kaydı yapılmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 226.503,44-TL asıl alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun itiraz ettiği görülmüştür. İcra ve İflas Kanunu'nun 61/1. Maddesinde "Ödeme emri borçluya takip talebinden itibaren nihayet 3 gün içinde tebliğe gönderilir", Kanun'un 62/1 maddesinde "İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1 maddesinde ise "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." hükümleri düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından .... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, borçlu tarafından borca ve yetkiye itiraz ettiği anlaşılmıştır. İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardır. İtirazın iptali davasının görülme şartı yetkili icra müdürlüğünce düzenlenmiş ödeme emrinin bulunması ve bu ödeme emrine süresi içerisinde itiraz edilmiş olmasıdır. Taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde sözleşmeden doğan ihtilafların İstanbul Mahkeme ve İcra dairelerinde görülmesine ilişkin yetki şartının bulunduğu, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava ve icra takibinin sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkeme ve icra dairesinde açılabileceği, davacı tarafından sözleşme ile belirlenmeyen İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğünce takip başlatıldığı anlaşıldığından bu durumda dava tarihi itibariyle yetkili icra müdürlüğünce düzenlenmiş bir ödeme emri bulunmadığından itirazın iptali davasının görülme şartları oluşmadığından davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2014/15690 Esas 2015/1995 Karar sayılı ilamı, İstanbul BAM 15. Hukuk Dairesi 2017/893Esas 2018/780 Karar sayılı ilamı, İstanbul BAM 14. Hukuk Daires 2017/826 Esas 2018/233 Karar sayılı ilamı)." gerekçesiyle, davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 14. Hukuk Dairesi'nin 2024/505 esas, 2024/1823 karar sayılı, 12/12/2024 tarihli karar ilamı ile; " davalı vekilince icra dosyasına sunulan 12.12.2022 tarihli itiraz dilekçesinde; takip konusu borca, yetkiye, faize, faiz oranına, takibin tüm ferilerine itiraz edildiği belirtmiş, ancak yetkili yer icra dairesi açıkça gösterilmemiştir. Bu nedenle icra dairesinin yetkisine karşı geçerli bir itirazın bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş ve istinafa konu kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.4 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair karar verilmiştir." gerekçesi ile HMK'nın 353/1.a.4. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, Davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. Mahkememizden verilen 21/11/2023 tarih ve ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 14. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2024 tarih ve 2024/505 Esas 2024/1823 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin 2025/26 esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edildi..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... esas, 2025/... karar sayılı, 18/11/2025 tarihli kararı ile; "Mahkemesinin 2023/... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtlarının incelenmesinde, taraflarının aynı olduğu, her iki dava ile ileri sürülen taleplerin temelini oluşturan fiilin aynı döneme ilişkin olduğu görülmüştür. Mahkemesinin derdest 2023/... esas sayılı dosyası ile İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/26 Esas sayılı dosyasının taraflarının aynı olduğu, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat olduğu, davalardan birinden verilecek hükmün diğer davayı etkileyecek nitelikte olduğu anlaşıldığından, Mahkememizin 2023/... esas sayılı dosyasında verilecek kararın İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasını etkileyeceği, usul ekonomisi yönünden her iki dosyanın yargılamasının birlikte görülmesinin zorunlu olduğu anlaşılmakla mahkememizin 2023/... esas sayılı dosyasının İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/26 Esas sayılı dosyası ile HMK 166 maddesi uyarınca birleştirilmesine karar verilerek" gerekçesi ile mahkemesinin derdest 2023/... esas sayılı dosyası ile Mahkememizin 2025/26 esas sayılı dosyasının taraflarının ve davaya konu ticari ilişkinin aynı olduğu, her iki dosyayı etkiler nitelikte olduğu bu nedenle yargılamanın birlikte yürütülmesinin usul ekonomi ilkesine uygun olacağı, aralarında şahsi, hukuki ve fiili irtibat olduğu, Mahkemesinin 2023/... esas sayılı dosyasında verilecek karar Mahkememizin 2025/26 esas sayılı dosyasını etkileyeceğinden usul ekonomi açısından mahkemesinin 2023/... esas sayılı dosyasının HMK 166/1 maddesi uyarınca mahkememizin 2025/26 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, dosyası esasının bu birleştirme kararı ile kapatılmasına, usuli işlemlerin birleşen mahkememizin 2025/26 esas sayılı dosyası üzerinden devamına, yargılama gideri, arabuluculuk gideri, harç ve vekalet ücreti konusunda birleşen mahkememizin 2025/26 esas sayılı dosyası üzerinden karar verilmesine karar verilmiştir.Asıl davaya ilişkin; .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 226.503,44-TL asıl alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun itiraz ettiği görülmüştür. Birleşen davaya ilişkin; .... İcra Dairesi 2022/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, çık hesaptan kaynaklanan 27.197,41-TL asıl alacak için takip yapıldığı, ödeme emrinin 16/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 19/12/2022 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, durdurma kararının alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.Bilirkişi heyetinin düzenlediği 01/08/2025 tarihli 11 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacı taraf, davalıdan alacağı tahsil edemediği gerekçesi ile T.C. .... İcra dairesinde 2022/....E dosya numarası ile 24.11.2022 tarihinde 226.503,44.-TL alacak üzerinden davalı aleyhine takibe geçtiği; davalının icra takibine, takip miktarına, borca, faiz ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiği, bu itiraz üzerine davacının davalı aleyhine yaptığı takibin 226.503,44.-TL üzerinden devamı için huzurdaki davayı açtığı tespit edildiği, Davacının ibraz edilen ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin kendi lehine delil vasfı taşımakla birlikte nihai karar sayın mahkemeye ait olduğu, Davacının İbraz Edilen Ticari Defterlerine Göre İcra Takip Tarihi İtibariyle icra ve dava konusu yapılan 05.08.2022 Tarih ... Nolu kayıp malzeme bedeli açıklamalı ve 255.430,85.-TL tutarları faturanın bakiye tutarından dolayı, Davacının Davalından 226.043,44.-TL alacağı olduğu tespit edildiği, Davalı taraf ticari defterleri TTK ve VUK uygun olarak ibraz etmediği, ticari defterler ibraz edilmediğinden davacı tarafa ait ticari defterlerde davacıya ait borç ve alacak tutarının doğruluğu ve gerçekliği hakkında somut değerlendirme yapılamadığı, nihai karar sayın mahkemeye ait olduğu, Davacı yanca kayıp kaynaklı zararlar için 05.08.2022 tarihli fatura ile davalıya tazminat yansıtma alacağı bildirdiği, fatura içeriğinde zararın sebebinin gereği gibi açıklandığı, davalının 25.10.2022 tarihli iade faturası ile buna karşı çıktığı, ancak davalının faturasına davacı yanca açıkça itiraz edildiği, Davalı yanca tam ve eksiksiz teslim ortaya konulmadığı sürece, davacının eksik teslim ve kayıp kaynaklı zararından sorumlu olacağı, 6. Davalının sorumluluğunun tam tazmin sorumluluğu olduğu değerlendirilmekle, ticari defterlerinde sabit olan 226.503,44 TL bakiye alacağı takip ve dava konusu edebileceği, Davacı alacağının faturadan bakiye alacak olduğu değerlendirildiği, Tarafların mahkeme masrafları, vekâleti ücreti, icra - inkâr tazminatları ve benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır.Bilirkişi heyetinin düzenlediği 15/01/2026 tarihli 5 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; Asıl davada talep edilen alacağın 255.430,85 TL tutarlı, davalı yanın süresinde itiraz etmediği faturadan davalının taşıma bedelinden kaynaklı alacakları mahsup edilerek hesaplanan 226.043,44.-TL alacağının KÖK raporda tespit edildiği gibi olduğu, birleşen davada davacısının alacak talebinin, asıl davada takas mahsubu yapılan 31.802,41 TL tutarı içinde kaldığı, bu yönü ile alınan bilirkişi raporunda hesaplanan 27.197,41 TL alacak tutarının, bu dava davalısı-asıl dava davacısı tarafından takas mahsup ile sona erdiğinin değerlendirildiği, birleşen davada, sadece davacısının taşıma bedellerinden hesaplama yapıldığı zarar yansıtma faturasının 255.430,85 TL olmasına karşın bu faturanın ayrı yargılama konusu olduğu belirtilerek; ASIL davada talep edilen miktarın hesabında bu tutarın mahsup edildiği hususunun değerlendirilmediği, bu yönü ile raporlar arasında çelişki bulunmadığı, gelinen aşamada, asıl davada taleplerin KÖK raporda değerlendirildiği gibi olduğu, birleşen dava konusu alacağın ise takas ile sona erdiği değerlendirmesi bakımından nihai takdirin yüce mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; taraflar arasında uluslararası hava kargo taşıma sözleşmesi ve bu sözleşmeye göre, davacının (birleşen davalı) gönderen, davalının(birleşen davacı) taşıyıcı olduğu akdi ilişki bulunduğu, davacı tarafından 255.430,85 TL bedelli "zayi zararı" yansıtma faturası tanzim ettiği, bu fatura bedelinden taşıma bedeli borcu ve davalının 2.415,00 TL ödemesi düşülerek bakiye alacak için iş bu davanın ikame edildiği, birleşen davada ise asıl davada davalı tarafından taşıma bedelinin tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce taraflarca sunulan tüm deliller incelenmiş dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi raporu ile davacı tarafından 25/10/2022 tarihli dava konusu zayi zararına ilişkin faturaya ilişkin her ne kadar davalı yan ticari defterleri incelemeye sunulmamış ise de; iade faturası tanzim ederek davacının 05.08.2022 tarihli faturasını kayıtlarına aldığı ve buna 25.10.2022 tarihinde, yani TTK m.21 manasında itiraz süresinden çok sonra itiraz ettiği değerlendirildiğinde, davacı tarafından tanzim edilen faturanın incelenmesinde davalı yan multi modal taşıma üstlenmiş, yükün alıcıya teslimine kadar süreç taahhüt etmiş olmakla, paletin bozulması, kayıp şeklinde zayi hususları bakımından TTK m.902 ve devamı hükümleri atfı ile TTK m. 4.Kitap hükümlerine göre sorumluluk değerlendirmesi yapılmak gerekir. TTK m.886 kapsamında taşıyıcının paleti bozması, malı kayıp etmesi ve kayıbı gereği gibi açıklayamadığı hallerde, "pervasızca ve zararın meydana gelme bilinci içinde hareket ve ihmal” söz konusu olduğu, bu durumda da meydana gelen zararın tamamından davalının sorumlu olduğu, her ne kadar zarar için TTK m.889 manasında bir bildirim olmadığı değerlendirilecek de olsa, davalı yana gönderilen fatura alınmış ve kayıtlara geçtikten çok sonra iade faturası tanzim edilmiş olması, davalının kayıp kaynaklı zararı kabul ettiği, davalı yanın Montreal Konvansiyonu ve hava taşıma sürecine dair savunmaları bakımından somut olayda taşımanın hava kargo taşımasını aşan şekilde kapıya teslim taşıma olduğu, bu nedenle, TTK m.850 ve devamı hükümlerine göre değerlendirme yapıldığı, netice itibarı ile, davalının taşıma sürecinde zayi, hasar, gecikme ve sair olgulara göre kabul ettiği ve kayıtlarına aldığı davacı faturasına göre oluşan bakiyeden sorumlu olması gerektiği bu itibarla davacının asıl dava yönünden 255.430,85 TL alacağının bulunduğu, birleşen davaya ilişkin alacağın takas mahsubu neticesinde davanın 226.043,44 TL üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir.Asıl davada icra inkar tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.Mahkememizde birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... esas sayılı dosyası yönünden; Takas, bir miktar para ya da konuları itibariyle aynı türden malı birbirine borçlu olan tarafların, borçların muaccel olması ve takas itirazının dermeyan edilmesi kaydıyla, az olan borcun çok olana nazaran sona erdirilmesi olarak tanımlanabilir. Takas, hukukî niteliği itibariyle bozucu yenilik doğuran bir haktır ve sözleşme niteliğinde bulunmadığından, takas iradesinin muhatabına ulaşmasıyla birlikte sonuç doğurmaya başlayacağı kabul edilir. Bu nedenle, takas iradesinin açıklanmamış olması ya da açıklansa bile karşı tarafa varmaması hâlinde borçların takasından söz edilemez. Tanımdan da anlaşılacağı üzere, takas, borcu sona erdiren nedenlerden biridir. Nitekim; uyuşmazlık tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK’nın 118 vd. maddelerinde takasın borcu sona erdiren nedenlerden biri olduğu açıkça kabul edilmiştir. Mahsup ise, bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak alacaklının elde ettiği bazı menfaatlerin ya da borçlunun katlandığı bazı külfetlerin bu alacaktan indirilmesini ifade eder. Örneğin bir malı sahibine iade ile yükümlü zilyedin o mal için yaptığı bazı masraflar, o maldan elde ettiği semerelerin bedeline mahsup edilir. Bunun gibi haksız fiilden zarar gören kimsenin bu fiilden elde ettiği bir menfaat olmuşsa, böyle bir menfaat uğranılan zarara mahsup edilir. Görüldüğü gibi bu olaylarda karşılıklı alacaklar bulunmamaktadır (Akman S./ Burcuoğlu H./ Altop A.: s. 1013).Mahsup yenilik doğuran bir hakkın kullanılması olmayıp sadece alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir. Burada ayrı ve müstakil iki alacak bulunmamaktadır. Mahsup savunmasını, alacak miktarının indirilmesinde yararı olan herkes ileri sürebilir ve borcu sona erdiren durum olması nedeniyle hâkim tarafından resen nazara alınır.Bu ilke ve açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; yukarıda açıklandığı üzere birleşen davacı tarafından talep edilen taşıma hizmetine ilişkin alacağın, birleşen davalının asıl davaya konu ettiği alacak ile takas mahsubu ile sona erdiği anlaşılmakla borcun takas mahsup ile sona erdiğinin tespitine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 226.043,44 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine,-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan 45.208,68 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,2-Mahkememizde birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/... Esas sayılı dosyasında açılan davada borcun takas mahsup ile sona erdiğinin tespitine, 3-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;a)Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 15.441,02-TL ilam harcından peşin alınan 2.735,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 12.705,42-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,b)Davacı tarafından yatırılan 2.735,60-TL peşin harç ve 179,90-TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,c)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,d)Davalı, kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre red miktarına göre hesaplanan 460,00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,e)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin Kabul-red oranına göre 3.113,66-TL'nin davalıdan, 6,34-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,f)Davacı tarafından yapılan 19.290,00-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 19.250,82-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, g)Davalı tarafından asıl davada yapılan 411,50-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 0,84-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,4-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;a)Alınması gerekli 732,00-TL ilam harcından peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,b)Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harç ve 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam -TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,c)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 27.197,41-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,d)Davacı tarafından yapılan 7.160,00-TL yargılama gideri davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.14.07.2026Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır