Ticari alacak nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasının iflas sebebiyle kayıt kabul davasına dönüşmesi ve icra inkar tazminatının uygulanamaması.
Özet: Çikolata üreticisinin davalıdan olan alacaklarının iflas masasına kaydı ve kabulüne ilişkin davada, ilk derece mahkemesinin itirazın iptali ile birlikte icra inkar tazminatına hükmetmesinin ardından, bölge adliye mahkemesi davayı kayıt kabul davası olarak değerlendirip alacakları iflas masasına kaydetse de icra inkar tazminatını da masaya dahil etme kararı vermiştir; ancak Yüksek Mahkeme, icra inkar tazminatının yalnızca itirazın iptali davalarında uygulanabileceğini, iflas hukukuna özgü kayıt kabul davalarında ise bu tazminat türünün hükmedilemeyeceğini belirterek, bölge adliye mahkemesi kararının icra inkar tazminatı yönünden düzeltilerek onanmasına hükmetmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2026/2016 E.  ,  2026/1964 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/2737 E., 2026/301 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2025/214 E., 2025/714 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Konya'da çikolata ve şekerleme üretimi yaptığını, davalı ile büyük miktarlı alışverişler yaptığını, davalı tarafın yapmış olduğu ödemeler ve iade faturaları düşüldükten sonra müvekkilinin bakiye 485.283,44 TL alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili amaçlı icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça borca ve yetkiye itiraz edilerek takibin durdurulduğunu ileri sürerek davalının Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2023/17067 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 485.283,44 TL lik kısım yönünden iptali ile takibin 485.283,44 TL asıl alacak üzerinden devamına davalının tamamen kötü niyetli olarak itiraz etmesi sebebi ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının herhangi bir alacağının bulunmadığından müvekkilinin konkordato planı dışındaki borçlarını eksiksiz yerine getirdiğini, davacı tarafından kesilen faturalardaki ürünlerin tam olarak teslim edilmediğini, müvekkiline teslimi sağlanmayan ürünlerin bedeli fatura bedellerinden düşülerek ödeme yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin varlığına dair herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı bu durumda davacı ticari defterlerinde kayıtlı bulunan bedelin ödendiğine dair ispat külfetinin davalıda olduğunu, borcun ödendiğine dair herhangi bir delil sunmamış olup, davalı defterlerinden dahi davacının alacaklı olduğu davacının usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerinin aksini gösterir herhangi bir delil sunulmadığından davacının, davalıdan 485.283,44 TL alacaklı olduğu gerekçesi ile davacının vaki itirazın iptali ile takibin devamına kabul edilen miktar üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 97.056,68 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava kayıt kabul davasına dönüştüğünden davacı alacağının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına 485.283,44 TL’nin iflas masasına kayıt ve kabulüne, kayıt kabul davasında icra inkâr tazminatına hükmedilmeyecekse de bu konuda davalı vekilinin açık istinaf talebi olmadığı gerekçesi ile icra inkar tazminatının da masaya kaydına karar verilmitşir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini,
b. Davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını,
c. Davanın niteliğinin yanlış değerlendirildiğini,
d. İcra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kayıt ve kabul istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılama şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İcra inkâr tazminatının, İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davalarında söz konusu olacağı, kayıt kabul davasının ise İİK'nın 235. maddesi kapsamında ve iflas hukukuna özgü bir dava türü olduğu, bu davanın iflas masasına yazdırılması reddedilen alacağın kabulü amacıyla açılan özel nitelikli bir davadır ve icra ve inkar tazminatı bu dava türünde uygulanamayacağından bölge adliye mahkemesince icra inkâr tazminatına hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi hükmü uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün 1 no.lu bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. 2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün 2 no.lu bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının “HÜKÜM” bölümünün 1 numaralı bendinde yer alan ''ve icra inkâr tazminatı olarak belirlenen 97.056,68 TL’nin” ibarelerinin hükümden çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcın ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.