Yüklenicinin inşaatı tamamlamaması nedeniyle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedilmesi ve iyiniyetli üçüncü kişilerin tapu iptali ile tescil davasında temyiz incelemesi.
Özet: Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin yüklenicinin edimini ifa edememesi nedeniyle feshedilerek yüklenici ve ondan pay edinen üçüncü kişilerin tapu kayıtlarının iptalinin talep edildiği davada, ilk derece mahkemesi inşaatın düşük tamamlama oranı sebebiyle sözleşmeyi geriye etkili feshetmiş ve üçüncü kişilerin iyiniyetli olmadığını kabul ederek tapuların iptaline karar vermiş; bölge adliye mahkemesi, bir kısım davalıların istinaf başvurularını reddetmekle birlikte, belirli bir üçüncü kişinin iyiniyetli edinimini göz önüne alarak ilk derece kararını bu kısım yönünden kaldırarak davanın kabulüne hükmetmiş; bu karar ise, ilgili üçüncü kişi tarafından iyiniyet iddiasıyla temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1115 E., 2025/1429 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Sandıklı 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2018/353 E., 2023/1017 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davada davalı ... vekilince duruşmalı, birleşen davada davalı ..., birleşen davada davalı ..., birleşen davada davalı ... vekillerince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde birleşen davada davalı ... vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davalarda davacılar ... vd. vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVAAsıl ve birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı arsa sahipleri ile asıl davada davalı yüklenici arasında 17.03.2015 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca dava konusu parselin yükleniciye tapuda devredildiğini, ancak teslim için belirlenen süre geçmesine rağmen inşaatın %15 seviyesinde kaldığını ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile asıl davada davalı yüklenici ve ondan devralan birleşen davada davalı üçüncü kişiler adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına önceki hisseleri oranında tescilini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPAsıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; önceden öngörülemeyen veya öngörülebilip de tarafların meydana gelmeyeceğini düşündükleri olağanüstü durumlar nedeniyle yapı ruhsatının alması sürecinin uzadığını, neticeten oluşan maliyet artışının arsa sahiplerine bildirildiğini, ancak ek ücret talebinin kabul görmediğini savunarak, asıl davanın reddini istemiştir.Birleşen davada bir kısım davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; edinimlerinin iyiniyetli olduğunu savunarak, birleşen davanın reddini istemişlerdir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inşaatın tamamlanma oranının %22,89 olmasına göre geriye etkili fesih şartlarının oluştuğu ve yükleniciden pay devralan üçüncü kişilerin söz konusu haklarının inşaatın usulüne uygun biçimde gerçekleşmesi halinde geçerlilik kazanacağını bilmeleri gerektiğinden TMK’nın 1023. maddesinin korumasından yararlanamayacakları belirtilerek, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin 04.06.2024 tarihli ek kararında ise; birleşen davada davalılar ..., ... ve ... vekillerinin istinaf harç ve masraflarını bir haftalık kesin süre içerisinde yatırmamaları, birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusu dilekçesinin süresi dolduktan sonra verilmesi nedenleriyle istinaf başvurularının yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı ... vekili, 04.06.2024 tarihli ek kararına karşı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, birleşen dava davalısı ... vekiline gerekçeli kararın 15.01.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilince istinaf başvuru dilekçesinin 30.01.2024 tarihinde, süresinden sonra sunulduğu, tapuya güvenerek yükleniciden arsa hissesi veya bağımsız bölüm satın alan iyiniyetli üçüncü kişinin TMK'nın 1023. maddesine istinaden iktisabının korunması gerektiği, mahkemece bu yönde eksik inceleme yapılarak karar verildiği, ancak davalı ... tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde, taşınmaz üzerine yüklenici ... tarafından inşaat yapıldığını ve taşınmazda inşaatın devam etmediğini bildiği ve bu halde taşınmazı devraldığını beyan ettiği anlaşılmakla, ediniminde iyiniyetli olmadığı ve birleşen davada davalı ... bakımından istemin bu gerekçeyle kabulü gerektiği belirtilerek, birleşen davada davalı ...'nun istinaf başvuru dilekçesinin reddine, birleşen davada davalı ...'ün istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının birleşen dava yönünden kaldırılmasına, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; itirazlarının ve sözleşmelerinin dahi incelenmediğini, yokluklarında yapılan yargılama neticesinde hüküm kurulduğunu, dava konusu bağımsız bölümün bedeli mukabilinde satın alındığını, satım tarihinde evin duvarları örülü vaziyette olduğunu, davacılarla müteahhit arasında nasıl bir sözleşme yapıldığından, sözleşmenin şartlarına uyulup uyulmadığından müvekkilinin haberinin olma ihtimali bulunmadığını ve iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu beyan etmektedir.2.Birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin iyiniyetli şekilde müteahhit firma ile güven ilişkisine dayanarak sözleşme akdettiğini, sözleşme yapılırken müvekkilinin müteahhit ile arsa sahibi arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi hükümlerini bilmesinin mümkün olmadığını, TMK m.1023 uyarınca iyiniyetli kişi olarak kabul edilmesi gerektiğini, davacı ve diğer davalıların kararı istinaf etmiş olmasına rağmen katılma yoluyla istinaf dilekçelerinin kabul görmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.3.Birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; arsa sahiplerinin sözleşmenin feshi davasının haksız şekilde davalının mülkiyet hakkına müdahale amacıyla açıldığını, iyiniyetli şekilde müteahhit firma ile güven ilişkisine dayanarak sözleşme akdettiklerini, davalının TMK m.1023 uyarınca iyiniyetli kişi olarak kabul edilmesi gerektiğini beyan etmektedir.4.Birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalılar dava konusu taşınmaza el birliği ile malikmişcesine, müstakil tapuları belirtilmeden toplu olarak dava açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olmayan, bu sözleşmeden haberi dahi bulunmayan davalının feshin sonuçlarından etkilenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, satış tarihinde tapu kaydında inşaat sözleşmesine ilişkin şerh bulunmadığını, kazanımlarının iyiniyetli olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve Sonuç1. Birleşen davada davalılar ... ve ... vekillerinin istinaf başvurularının, harç ve masrafları yatırmadıklarından, yapılmamış sayılmasına karar verildiğinden, istinaf etmeyen davalıların temyiz hakkı bulunmamakta olup, temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir.2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, birleşen davada davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Birleşen davada davalı ... vekilinin temyiz itirazları bakımından;Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dairemizin, “arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi halinde yükleniciden hisse veya bağımsız bölüm satın alan yahut lehine ipotek tesis edilen üçüncü kişilerin iyiniyetle tapuya güvenerek ayni hak iktisaplarının dinlenmeyeceğine..” dair içtihadından dönmek amacıyla Yargıtay Kanunu’nun 15/2-c maddesi gereğince Yargıtay Birinci Başkanlığı'na yaptığı başvuru neticesinde Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nca 16.05.2025 tarihli, 2024/1 Esas; 2025/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile Dairemizin eski içtihatlarından dönme istemi kabul edilmiştir.16.05.2025 tarihli, 2024/1 Esas; 2025/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi,Yargıtay Kanunu’nun 45/5. fıkrası gereğince içtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar. İçtihadı birleştirme öncesinde aksi yönde bir bozma olsa bile usuli kazanılmış hakkın istisnası olarak uygulanması gerekir.Bu nedenle; Hukuk sistemimizde taşınmaz mülkiyeti edinmek ancak tapu sicili ile mümkündür. Tapu sicili herkese açıktır. İlgili herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfa ve belgelerin kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini tapu memurundan isteyebilir. Tapu kütüğüne yapılmış her tescil, bir ayni hakkı karşılar. Geçerli bir tescil, sicil dışı meydana gelen bir değişiklik sonucu sonradan yolsuz tescil haline gelebilir. Bu durumda bile iyi niyetli üçüncü kişiler bakımından, tescilin olumlu hükmü uygulanır. Yani, iyiniyetli üçüncü kişilerin böyle bir tescile güvenerek kazandıkları ayni haklar korunur (TMK. m. 1023).Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, bünyesinde gayrimenkul satış vaadi ve eser sözleşmesini barındıran karma bir sözleşmedir. Bu sözleşmede arsa sahibi, sözleşmeye uygun koşullarda arsasını yükleniciye teslim etmek; yüklenici kendisine karşı edimini yerine getirdiğinde ise yükleniciye bırakılan bağımsız bölümlerin tapusunu ona devretmek ile yükümlüdür. Sözleşmenin diğer tarafı olan yüklenicinin edim borcu ise sözleşmede kararlaştırılan nitelikteki binayı yapıp arsa sahibine teslim etmektir. Aynı zamanda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ani edimli bir sözleşmedir. Ani edimli sözleşmenin kural olarak geriye etkili feshi ve tasfiyesi mümkündür. Geriye etkili fesihte sözleşmenin tarafları verdiklerini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebilirler. Uygulamada arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldıktan sonra yüklenici henüz edimlerini yerine getirmeden; arsa sahibi, arsa veya kat irtifak tapularını veya bir kısmını çeşitli saiklerle yükleniciye tapuda devretmekte ve yüklenici devraldığı bağımsız bölüm veya arsa hisselerini üçüncü kişilere satmaktadır. Arsa payı veya bağımsız bölümlerin satılmasından sonra yüklenici edimlerini yerine getirmediği için sözleşmenin geriye etkili feshi talep edilebilmektedir.TMK’nın 3. maddesine göre, tapuya güvendiğini, iyiniyetli olduğunu beyan eden ve yükleniciden arsa payı veya bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişinin iyiniyetli olduğu Kanun gereğince karine olarak kabul edilmelidir. Aynı Kanun'un 1023. maddesine göre ise tapuya güvenerek iktisap edilen ayni hakkın korunması gerekir. TMK’nın 3. ve 1023. maddelerine göre, yükleniciden arsa payı veya bağımsız bölüm devralan üçüncü kişi iyiniyetli ise yüklenici adına yapılan tescil başlangıçtan itibaren yolsuz olsa veya sonradan geriye etkili fesihle yolsuz hâle gelse bile devrin geçerli olacağı kabul edilmelidir. Zira tapu siciline güven ilkesi korunmazsa hukukî işlem güvenliği, dolayısıyla hukukun en temel ilkelerinden olan hukukî güvenlik ilkesi de ihlâl edilmiş olur.Arsa sahibinin; üçüncü kişinin taşınmazı tapuda satın aldığı anda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle tapunun yükleniciye devredildiğini ve yüklenicinin edimlerini yerine getirmediği için sözleşmenin geriye etkili feshi ihtimalini bildiğini ve buna rağmen taşınmazı satın aldığını veya lehine ipotek tesis ettiğini bir başka deyişle üçüncü kişinin kötüniyetli olduğunu somut delil ve vakıalarla ispat etmesi halinde elbette tapunun arsa sahibine döneceğinin kabulü gerekir. Öte yandan, arsa sahibinin yükleniciye devrettiği tapunun avans tapu olduğunun kabulü de mümkün değildir. Zira “avans tapu” kavramının Türk Medeni Kanunu ve Türk Eşya Hukuku sisteminde yerinin bulunmadığı, Doktrinde de belirtildiği gibi, arsa sahibinin yükleniciye tapu devrinin avans tapu kavramıyla açıklanamayacağı, zira tapu devrinin şarta bağlanamayacağı; dolayısıyla, yüklenici adına kayıtlı olan arsa hissesi veya bağımsız bölümün üçüncü kişiye satılmasının geçerli olduğu kabul edilmelidir.Arsa sahibinin yükleniciye tapuyu devretmesi, yolsuz tescil olarak da değerlendirilemez. Zira aynî hakkın kurulabilmesi için yeterli olmayan ve gerçek hak sahipliğini yansıtmayan tescil, yolsuz tescildir. (TMK.1024). TMK’nın 992. maddesi hükmü gereğince, arsa sahibinin bozucu yenilik doğuran hakkını kullanarak sözleşmeden dönme anına kadar, mülkiyet hakkına sahip yüklenicinin tasarruf işleminde hiç bir hukuki sakatlık olmayacaktır. Arsa sahibi, sözleşmeden sonradan dönse bile “yolsuz tescil” iddiasıyla yükleniciden iyiniyetle ayni hak iktisap eden üçüncü kişiden tapu iptali ve tescil talep etme hakkı bulunmayacaktır.İzah edilen nedenlerle, tapuya güvenerek yükleniciden arsa hissesi veya bağımsız bölüm satın alan yahut lehine ipotek tesis edilen iyiniyetli üçüncü kişinin TMK'nın 1023. maddesine istinaden iktisabının korunması gerekir. Ancak, arsa sahibinin TMK’nın 3/2. fıkrası gereğince, üçüncü kişinin taşınmazı satın aldığı veya lehine ipotek tesis ettiği anda, “tapunun arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye devredildiğini ve sözleşmenin geriye etkili fesih koşullarının bulunduğunu” bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispatlaması halinde arsa sahibinin tapu iptali ve tescil talebi kabul edilebilir.Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince, birleşen davada davalı ... tarafından sunulan davaya cevap dilekçesine dayanılarak, birleşen davalının ediniminde iyiniyetli olmadığı kanaatine varılmış ise de, bahsi geçen dilekçe içeriğindeki beyanlardan, birleşen davada davalı ...'ün asıl davada davalı ...'ün müteahhittlik işi ile iştigal ettiğinden ve işbu dava konusu taşınmazın inşaasında geciktiğinden bilgi sahibi olmasının davacılar ile arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin varlığından haberdar olduğu sonucuna varılamayacaktır.Anılan İçtihadı Birleştirme kararı, Dairemizin yeni içtihatları ve yapılan açıklamalar doğrultusunda Mahkemece yapılması gereken iş; birleşen davada davalı ... hakkında açılan dava yönünden, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda taraf delilleri toplanıp, usulüne uygun inceleme ve değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.VI.KARARAçıklanan sebeple,1. Birleşen davada davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz başvurularının REDDİNE,2. Birleşen davada davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,3. Birleşen davada davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen davada davalı ... yararına BOZULMASINA,Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan birleşen davada davacılar yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, birleşen davada davalı ...'dan tahsili ile davacılara ödenmesine, Peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.