11. Ceza Dairesi, okul aile birliği sekreteri sanığın güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine rağmen, olağanüstü dava zamanaşımının dolması nedeniyle davanın düşmesine karar verdi.
Özet: Okul aile birliği sekreter üyesi sanığın 2.683 TLyi uhdesine geçirdiği iddia edilen olayda, sanık ile okul arasında hizmet ilişkisi bulunmaması nedeniyle eylemin Türk Ceza Kanununun 155/1. maddesindeki güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı kabul edilmiş, ancak suç tarihi olan 07.04.2008den hüküm tarihine kadar geçen sürede, Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiği tespit edilerek, mahkûmiyet hükmünün bozulmasına ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/151 E., 2021/58 K.SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihten, zararın giderilmediğinin tespit edildiği tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;... Lisesinde Okul Aile Birliği sekreter üye olan sanığın 2.683 TL'yi uhdesine geçirdiği iddia ve kabul olunan olayda, sanık ile adı geçen okul arasında hizmet ilişkisi bulunmaması nedeniyle eylemin sübutu halinde 5237 sayılı TCK'nın 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede;Sanığa yüklenen “güveni kötüye kullanma” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 07.04.2008 olan suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,02.06.2026 tarihinde karar verildi.