Ticari şirketin haklı nedenle feshi ve tasfiyesi davası: Ortaklar arası derin husumetler, kötü yönetim iddiaları ve güven kaybı nedeniyle şirketin sona erdirilmesi talebi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı %20 hisse sahibi ortağın, ortaklar arasındaki kişisel anlaşmazlıklar, ortak taşınmazların kullanımı, vergi borçları ve icra takipleri gibi nedenlerle derinleşen düşmanlık ve güven kaybı iddiasıyla şirket feshini talep ettiği bir ticari şirket fesih davasını konu almaktadır. Davacı, şirkete erişiminin engellendiğini, kar payı alamadığını, genel kurul toplantılarının yapılmaması nedeniyle bilgi edinemediğini ve yöneticilerin malvarlığını kötüye kullandığını öne sürerken, davalı şirket bu sorunların kişisel nitelikte olduğunu, fesih için haklı neden oluşturmadığını ve devamlılığın esas olduğunu savunarak davanın reddini, aksi takdirde davacının ortaklıktan çıkarılmasını talep etmektedir. Mahkeme, zorunlu arabuluculuk şartının aranmadığını ve davaya ilişkin ilgili hukuki süreçlerin devam ettiğini belirtmiştir.

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2021/540
KARAR NO : 2025/240
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : Dr. ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 14/09/2021
KARAR TARİHİ : 18/04/2025
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 12/05/2025
Mahkememizde açılan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı şirketin %20 hissesi oranında ortağı olduğunu, şirketin müvekkili dışında 4 ortağı daha olduğunu ve her ortağın aynı oranda pay sahibi olduğunu. Bu ortaklar arasında bir takım husumetlerin ortaya çıktığını. Şirket ortaklardan ... ile müvekkili arasında geçmişten gelen ortak taşınmazların kullanımından kaynaklanan husumetin bulunduğu ve tarafların birbirlerinden şikayetçi olduğunu. Diğer ortak ... ile yine babalarından kendilerine kalan ortak taşınmazların vergi borçlarının ödenmesinden doğan borç alacak ilişkileri nedeniyle başlatılan icra takipleri bulunduğunu. Müvekkilinin, şirkette faaliyet göstermesine ve müvekkiline ait taşınmaza girmesine izin verilmediğini. Şirketin faaliyet gösterdiği, müvekkiline ait taşınmaz için herhangi bir kira ödemediğinden, taşınmazdaki işgallerini sonlandırmak adına şirket aleyhin de... 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/500 E. Sayılı dosyasında men'i müdahale davası açıldığını. Müvekkiline söz konusu şirketten herhangi bir kar payı ödemesi yapılmadığını. Davalı şirketin genel kurul toplantılarının yapılmadığını, bu nedenle şirket gelirlerinden, kar ve zarar durumundan habersiz olduğunu. Şirketin eski yöneticisi ...'nin, şirket mallarını zimmete geçirmesi ve iyi yönetmemesi nedeniyle yetkilerinin kaldırıldığını, aynı şekilde yeni yöneticilerinde şirket malları ve karlarını kendi adına geçirdiklerini düşünüldüğünü. Şirketin ortaklarının, birbirleri arasındaki bu husumetlere zaman ayırmakla şirket işlerini gereği gibi yerine getiremediklerini, davalı şirketin ortakları aralarında ki bu husumetler ve davalar nedeniyle, güven ilişkisinin zedelendiğinden şirket ortaklığını devam ettirmelerinin mümkün olmadığını belirterek, iş bu haklı nedenlerle şirketin feshine, şirket mallarının tasfiyesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın dava şartı olan arabulucuğa başvurulmadığından usulden reddine, aksi halde ise; şirketin feshi için gereken haklı sebep unsurunun somut olayda mevcut olmadığını. Davacının dilekçesinde belirttiği uyuşmazlıkların şahsi problemleri olduğunu ve şirketin feshini gerektiren bir durum olmadığını. Limited şirketlerde, şirketin feshi ve tasfiyesinin en son çare olduğunu, şirketin devamlılığının esas olduğunu. Davacı ile diğer ortaklar arasında güven sarsıcı olayların varlığının kabul edilmesi halinde dahi, bunların davacının kusurlu eylemlerinden kaynaklandığı belirtilerek, şirketin feshi için haklı nedenler mevcut olmadığından ve davacının kusurlu eylemleri bulunduğundan davanın reddine, aksi halde ise, davacının haksız olması göz önünde bulundurularak herhangi bir hak verilmeksizin ortaklıktan çıkartılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve cevap etmiştir.
DELİLLER , DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, TTK'nun 636/3 maddesi gereğince Limited şirketin haklı nedenle feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili delil olarak; davalı şirketin ticari sicil kayıtlarına, ticari defter ve kayıtlarına, ...10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/763 Esas, ...13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/ 500 Esas, ...16. İcra Müdürlüğü'nün 2021/8205 ve 2021/8207 sayılı icra dosyalarına, ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/142691E. sayılı soruşturma dosyasına, tanık, bilirkişi incelemesine, davalı vekili ise; şirketin sicil ve ticari defter kayıtlarına, Cumhuriyet Savcılığı'nın 2021/142691 sayılı soruşturma dosyasına, keşif, bilirkişi incelemesi ve tanık deliline dayanılmıştır.
Öncelikle, iş bu dava da TTK nun 5/A maddesi kapsamında zorunlu arabuluculuk gerekmediği, dava şartlarının tam olduğu görülmüştür.
Davalı şirketin... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 376107 sicil numarasıyla davalı şirketin 11/11/2014 tarihinde kurulduğu, sermayesinin 100.000,00 TL olduğu ve 1000 adete bölünen sermayenin, 200 adetinin ...'ye, 200 adetinin ...'ye, 200 adetinin ...'ye, 200 adetinin ...'ye ve 200 adetinin davacı ...'ye ait olduğu, ... ve ...'nin münferiden temsile yetkili kılındığ, ...'nin müdürler kurulu başkanı olduğu, anlaşılmıştır.
...13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/500 Esas sayılı dosyasında; davacı tarafından, davalı şirket aleyhinde ecrimisil ve tahliye istemli dava açtığı ve davanın derdest olduğu görülmüştür.
...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/142691 Esas sayılı soruşturma dosyasında; Müştekinin davalı ... Bisiklet Otomotiv. Ltd. Şti., sanığın davacı ... olduğu. Sanığın 2021 yılı şubat ayında ortağı bulunduğu, davalı şirkete ait ve sanığın zilliyetliğin de bulunan şube demirbaş listesinde kayıtlı 24 kalem makine ve teçhizatı, herhangi bir hak ve yetkisi bulunmaksızın 3 kişilere satmak suretiyle, hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle iddianamenin düzenlendiği ve... 69. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 2023/715 Esasında dava açıldığı ve yargılamanın sürdüğü, anlaşılmıştır.
...16. İcra Müdürlüğü'nün 2021/8205 ve 2021/8207 sayılı icra dosyalarında;Davacı tarafından diğer ortak ... aleyihinde başlatılan takiple olduğu, görülmüştür.
Yine işbu davanın açılmasından sonra, ...40. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/642 Esas sayılı dosyasında; davalı iş yerinde, 27/03/2023 tarihinde, davacı ...'nin, şirket ortakları ... ve ... ile tartışması, karşı tarafa küfretmesi, hakaret ve tehdit içeren sözler söylemesi ve iş yeri içerisinde bulunan bilgisayarı yere atıp zarar vermesi, iş yerinin camlarını kırması nedeniyle hakaret, tehdit ve mala zarar verme iddiası ile düzenlenen iddianame akabinde açılan davda yargılamanın sürdüğü görülmüştür. Ayrıcı... 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/763 Esas sayılı dosyasında ( devredildiği... 54. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/587 Esas sayılı dosyasında); davacı ...'nin ve ...'nin, 22/01/2022 tarihinde mala zarar vermeden dolayı birbirleri aleyhinde şikayetçi oldukları ve haklarında düzenlenen iddianame sonucu yargılamalarının sürdüğü anlaşılmıştır.
Dosyamızda ki uyuşmazlık, davalı limited şirketin feshini gerektirir haklı bir nedenin bulunup bulunmadığı, haklı nedenin varlığı halinde davalı limited şirketin feshine mi? yoksa davacının ortaklıktan çıkmasına mı? karar verilmesinin daha doğru olacağı, çımaya karar verilmesi halinde davacının karar tarihi itibarıyla çıkma payı alacağı miktarı noktaların da toplanmaktadır.
Mahkememizce öncelikle, davalı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde finans uzmanı Doç. Dr. ... .... ... dan alınan 11/04/2022 tarihli raporda ; şirketin 2020 ve 2021 yılı mizanlarının incelenmesinde, şirketin 2015,2016,2017,2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarını kar ile kapattığı, 2019 yılında zarar ettiği, ancak takip eden yıllarda durumun düzeltildiği, 2020 yılında ortaklara borçlar hesabında borçların göründüğü, ortaklardan alacak hesabının yer almadığı, şirketin kar dağıtımı yapmadığı, şirket mal varlığının ortaklarca zimmete geçirildiğine ilişkin bilgi ve belgenin yer almadığı, belirtilmiştir.
Tarafların tanıkları dinlendikten ve bildirilen tüm deliller celp edildikten sonra nitelikli hesap uzmanı ... .... .... 'dan oluşturulan heyete dosya tevdi ile ticari kayıtlar üzerinde yerinde inceleme yetkiside verilerek, alınan 12/12 2022 tarihli raporda ise; şirketin genel kurul toplantı ve müzakere defteri incelendiğinde, şirketin kurulduğu 2014 yılından itibaren 2019 yılı dışında karla kapattığı halde, karının dağıtılmasına ilişkin bir genel kurul kararının mevcut olmadığı, şirketin en son 13/12/2017 tarihinde genel kurul kararı aldığı ve daha sonra herhangi bir genel kurul toplantısı ve kararının bulunmadığı, şirketin fiili durumunun tam olarak defterlere yansıtılmadığı için çıkma payı hesabının sağlıklı tespitin mümkün olmadığı, bildirilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun"Limited Şirketin Sona Ermesi Ve Sonuçları" başlıklı 636. Maddesinde; Limited şirketin, şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle, genel kurul kararı ile iflasın açılması ve kanunda öngörülen diğer hallerde sona ereceği,....... haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemenin, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği,....", düzenlemesine yer verilmiştir.
Limited şirketin haklı sebeplerle, feshi veya şirket ortaklığından çıkma için haklı sebep teşkil edecek nedenlerin hangi haller olduğu, TTK 'nun da sayılmamış ise de Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin süreklilik azeden içtihatlarında, "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması," "şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkansız olması," "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi," "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması,", "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve " pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması," halleri, şirketin feshi açısından haklı sebep olarak kabul edilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile dosya kapsamından, davalı şirketin faal olduğu ve kar elde eden, gelişen bir şirket olduğu anlaşılmakla, TTK nun 636. Maddesinin verdiği takdir hakkına dayalı olarak TTK'nun 641. Maddesi gereğince davacının rayiç hisse değerinin/ çıkma payının hesabı yönünde mevcut heyete şirket muhasebesi ve finans konusunda uzman bilirkişi olarak Prof Dr. Suphi Arslanoğlu, gayrimenkul değerleme uzmanı Kenan Ergun Şarklıoğlu ve makine mühendisi Tahsin Yaman'nın eklenerek çıkma payı hesabı yönünde alınan 20/03/2023 tarihli raporda; şirkete ait taşınır, taşınmaz, makine ve ekipmanlar yönünde yapılan değerlendirme neticesinde, şirkete ait demirbaş tesis, makine ve cihazların gerçek değerlerinin tespiti açısından şirketin güncel kayıtlarının gönderilemediği, adresine gidildiğinde güncel kayıtların ve güncel malzeme değerlerinin bildirilmediği, bu nedenle güncel değerlerin tespit edilemediği bildirilmiştir. Davalı şirket adına kayıtlı taşınmaz ve banka kayıt- belgeleri, vergi beyannameleri celp edilerek, bilirkişilere yerinde inceleme yetkiside verilerek alınan 29/01/2024 tarihli raporda ise; 19/01/2023 tarihinde taraf vekillerinin katılımı ile iş yerine gidildiği, gerekli tespitlerin yapıldığı, ancak çıkma payı hesabı için şirketin aktifinde yer alan ve bilanço büyüklüğü içerisinde oldukça önemli yer tutan stokların rayiç bedellerinin tespiti gerektiği, ancak mahallinde yapılan incelemede güncel malzeme değerlerinin bildirilmediği, bu nedenle şirketin aktifinde kayıtlı stokların envanterlerinin yapılarak rayiç bedellerinin tespiti yapılamadığından çıkma payının hesaplanamadığı, bildirilmiştir.
Mahkememizce atanan naip hakim nezaretinde, bilirkişi heyeti ile birlikte 19/04/2024 tarihinde, davalı şirketin stoğunda bulunan mal ve malzemelerin güncel rayiç değerinin tespiti için mahallinde yapılan keşif neticesinde hazırlanan 21/08/2024 tarihli raporda; davalı şirketin satılan araçla ilgili belgelerin celbi gerektiği, yine şirketin 2022, 2023 yılı kurumlar vergi beyannameleri, demirbaş stok listesi, anılan yıllara ilişkin mizanlar ile 2024 yılı haziran sonu geçici kurumlar vergisi beyannamesi ile demirbaş ve stok listesi ve haziran sonu mizanın sunulması gerektiği bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinin bildirdiği belgeler, ilgili yerlerde celbinden sonra heyette bulunan Nitelikli Hesap Uzmanı ... .... .... 'ün bilirkişilikten men edilmesi üzerine yerine, ... .... .... 'ın atanması ile oluşan heyetçe hazırlanan 07/03/2025 tarihli raporda; şirketin eşit paya sahip 5 ortağı olduğu, kardeş oldukları, aile şirketi olduğu, yıllardır kar dağıtımı yapılmadığı, ortaklara borçlar hesap hareketleri incelendiğinde anılan hesapların kasa hesabı gibi kullanıldığı, davalı şirket defterlerinin denetlenebilir şekilde tutulmadığı, davalı şirketin kayıtları sunmaktan imtina ettiği, ortaklar arasında güven ilişkisinin temelde sarsıldığı, davacının %20 hisse sahibi olduğu, müdürlükten azledildiği, ortaklar arasında miras paylaşımına dayalı husumet bulunduğu, kar payı dağıtılmadığı, kısaca ortaklar arasındaki güvenin yitirildiği, şirketin devamının şirketin menfaatine olacağı, davacının ayrılma akçesinin hesaplanmasında yaşanan güçlükler nedeniyle azlık ortağın menfaatinin, şirket menfaatinin önüne geçebileceği, davacının azlık hissedar olduğu ve diğer ortakların çoğunluğu oluşturduğu gözetildiğinde, çıkmaya izin verilmesi yerine, çıkarılma çözümünün benimsenmesi durumunda, ayrılma akçesinin TTK'nun 641 maddesi gereğince ayrıldığı tarihteki esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteme hakkına sahip olduğu, ancak ayrılma akçesinin hesaplanabilmesi için şirketin en son güncel bilançosu, detay mizanı ile birlikte bu yıl ve geçmiş yıllar kurumlar vergisi beyannamesi ile eklerinin dosyaya alınması, şirket envanterindeki demirbaşlar ile araçların ve tüm menkul ve hakların rayiç bedelinin tespiti gerektiği, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları sunmakta temerrütte olduğu, bu nedenle yapılabilecek tek hesap türünün dosyada mevcut 2021 detay mizanı alınarak Mahkemece toplanan envanter bilgileri ile güncellenerek rapor tarihi itibari ile rayiç değer bilançosu esasında şirket değerinin tespiti ve ayrılma akçesi hesabı olduğunu, keşif mahallinde görülen ve değerlendirmesi yapılabilen; menkul ve gayrimenkul mal varlıkları toplamının 2.820.885,54 TL, kurumlar vergisi beyannamesinde yer alan değerlere göre rayiç değerlerinin 2023 yılı aktif varlıklar toplamının 37.511.053,80 TL, aynı yıl pasif kaynaklar toplamının 34.335.166,71 TL olup, şirket öz kaynaklarının 3.175.887,09TL olabileceğini, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarını denetlenebilir şekilde sunmadığından, pasiflerde yer alan ve davalı şirket tarafından açıklanması gereken borç senetlerinin alternatif hesaba konu edilmesi gerektiği, bunların bir kısmının verilen sipariş avansları olduğunun düşünülebileceğini, buna göre açıklanmadığı takdirde öz kaynaklara eklenmesi gereken miktarın 6.674.598,10TL olduğu belirtilerek, rapor tarihine en yakın şekilde dosyadaki sınırlılıklara göre yapılan tespite; öz kaynaklarının 3.177.887, 09 TL, davacının talep edebileceği çıkma payının bunun %20 olan 635.177,41TL olabileceği, yine pasiflerde yer alan borç senetleri ile ilgili açıklama yapılmadığından bunlarında öz kaynaklara eklenmesi gerektiğinin kabulü halinde ise; açıklanmayan borç senetlerinin eklenmesi ile (3.175.887,09TL+ 6.674. 598,10=9.850.485,19/100x20= )1.970.097,038 TL çıkma payının olduğu tespit ve hesap edilmiştir.‬
Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, şirket kayıtları, ilgili mahkeme dosyaları, bilirkişi heyetinde alınana rapor ve ek raporlar ile yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve Yargıtay İçtihat ları birlikte değerlendirildiğinde; Aile şirketi olan davalı şirketin %20 payına sahip ortağı davacının, davalı şirketin 2017 yılında itibaren genel kurul toplantılarını yapmadığı gibi müvekkilinin aile şirketi olan davalı şirkette uzak tutulduğu, gelirlerinden, kar ve zarar durumundan habersiz olduğu, kar dağıtımı yapılmadığı, şirket ortakları arasındaki husumet nedeniyle ceza ve hukuk davalarının bulunduğundan bahisle şirketin feshi ve tasfiyesi talep ettiği, davalı şirket vekili ise, bu husumetin davacıdan kaynaklandığı belirtilerek fesih isteminin reddi ile ortaklıktan bedel ödenmeden çıkartılması istenmiştir.
Yapılan incelemede, davalı şirketin kar payı dağıtımına yönelik aldığı herhangi bir kararın bulunmadığı görülmüştür. Ancak davacının, kar dağıtılmayan bu süreç içerisinde ortaklar genel kurulunda kar payının dağıtılmasını talep etme ve bu talebin reddine karar verilmesi halinde, bu karara karşı iptal davası açması mümkün iken, bu yola başvurmadan uzun süre beklediği ve ihtilaf çıkarmadığı nazara alındığından, kar payı dağıtmadığı ileri sürerek feshi isteyemez. Yine 2017 den itibaren genel kurulların yapılmadığı iddia edilmiş ise de; yasanın şirket ortağına tanıdığı imkanlardan yararlanarak genel kurulun toplanmasını, yönetimde istemesi talebin kabul edilmemesi halinde Mahkemede izin istemesi yerine, bu gerekçeyle de şirketin feshini de isteyemez. Ancak dosya kapsamında yer alan gerek... Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyası içeriği, gerekse davacı ortağın sanık sıfatıyla yer aldığı ceza dosyaları içeriğinden, davacı ortak ile dava dışı diğer iki ortak kardeşler arasında ciddi husumetin bulunduğu anlaşılmaktadır. Ortaklar arasındaki şahsi ilişkilerin önem arz ettiği limited şirketlerde ortaklar arasındaki güven ve iş birliği ilişkisi olmadan ortaklığın devamı ve faaliyetlerini yürütebilmesi mümkün değildir.
O halde somut olayda davalı limited şirketin 5 ortaklı aile şirketi oluşu, ortaklar arasındaki şahsi ilişkinin yoğun ve önemli olduğu, taraflar arasında yukarıda belirtilen ceza ve hukuk yargılama dosyaları nedeniyle, ortaklık ilişkisinin kendilerinde sürdürmeleri beklenemeyecek derecede husumetin oluştuğu, bu bağlamda davacı ortak ile davalı şirketin diğer iki ortağı arasındaki husumetin yoğunluğu nazara alındığında, ortakların karşılıklı güven ve işbirliği duygusunu yitirdikleri, bir araya gelerek, davalı şirketi idare etmelerinin güçleştiği ve davalı tarafında, davacının ortaklıktan çıkartılması istemi de gözetilerek, tarafların ortaklığı devam ettirme yönünde beklentilerinin kalmadığı, davalı şirketin feshinden çok yaşatılmasının ekonomik ve rasyonel açıdan daha doğru olacağına ilişkin bilirkişi raporlarındaki tespit de gözetilerek, davacı ortağın ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve yasal düzenleme nazara alınarak, davacın %20 oranında payına sahip olduğu davalı şirketin, diğer ortakları ile aralarında çekişmelerin ve davaların bulunduğu, ortaklık ilişkisinin devamını mümkün kılmayacak şekilde güven ortamının sarsıldığı, bu nedenle şirketin haklı nedenle fesih şartının gerçekleştiği, ancak şirketin faaliyetin devam ettiği , büyüdüğü ve geliştiği , kar elde ettiği, diğer ortaklarında menfaatleri nazar alınarak, şirketin feshi yerine TTK'nun 636. maddesinde Mahkemeye tanına takdir hakkı çerçevesinde, davacının çıkma payının ödenerek şirketten çıkarılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
Dava dilekçesinde talebin fesih yönelik olduğundan maktu harç alanmış ise de, yasanın mahkemeye tanıdığı yetkiye dayanılarak çıkma payı ödenmesine karar verildiğinden harç tamamlaması yapılmamış, ancak hükümde çıkma payı miktarı üzerinde nispi harca hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının Kabulü ile; TTK'nun 636/3. Maddesi gereğince davalı şirketin feshi ve tasfiyesi yerine davacının davalı şirket ortaklığından çıkartılmasına, davacının 1.970.097,03TL çıkma payının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Kabul edilen 1.970.097,03 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 134.577,33 TL karar ve ilam harcından 59,30 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 134.518,03 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvuru harcı, 59,30 TL peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 127,10 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 1.500,00 TL ATGV araç gideri, 309,00 TL yazışma gideri, 41.500,00 TL bilirkişi ücreti, 3.030,30 TL keşif harcı olmak üzere toplam 46.339,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 1.970.097,03 TL üzerinden takdir edilen 276.710,67 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda oy birliği ile verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.18/04/2025
Başkan ...
✍e-imzalıdır
Üye ...
✍e-imzalıdır
Üye ...
✍e-imzalıdır
Katip ...
✍e-imzalıdır
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."