Mühür bozma suçunda eylemlerin mükerrer dava değil zincirleme suç teşkil etmesi ancak olağan dava zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesi.
Özet: Mühür bozma suçundan yargılanan sanık hakkında açılan davada ilk derece mahkemesi, aynı fiile ilişkin daha önce dava açıldığı gerekçesiyle reddetmiş; temyiz incelemesinde, mühür bozma eylemlerinin farklı tarihlerde işlendiği ve zincirleme suç oluşturduğu, bu nedenle davanın mükerrer olmadığı tespit edilerek ilk hüküm hatalı bulunsa da, dosyadaki olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu belirlendiğinden sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/705 E., 2021/80 K.SUÇ : Mühür bozmaHÜKÜM : Davanın reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin istemlerinin gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Mühür bozma suçundan açılan davaların mükerrer olduğunun kabul edilebilmesi için aynı mühür bozma tutanağı nedeniyle iki ayrı dava açılmış olmasının gerekeceği; farklı tarihlerde düzenlenen mühür bozma tutanaklarının iddianame tarihlerine göre, zincirleme suç ya da ayrı suçları oluşturacağı; zincirleme suç ilişkisi içindeki eylemlerden bazılarının kesinleşmiş mahkûmiyet hükmüne konu olmasının diğer eylemlerin dava konusu yapılmasına engel teşkil etmeyeceği nazara alınarak dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde,Sanığın yetkilisi olduğu derneğe ait su sayacının mühürlenmesine rağmen aboneyi açma işlemi yaptırmadan mühür bozma fiilini işlediği iddiasıyla kamu davası ikame edildiği ve Mahkemece sanık hakkında bir başka dosyaya -Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/542 Esas, 2015/166 Karar sayılı kararı ile mühür bozma suçundan verilen mahkûmiyet kararı- işaret edilerek mükerrer dava nedeniyle davanın reddine karar verildiği, Oysa ki sanık hakkında gerekçede belirtilen ve aynı fiile ilişkin olduğu iddia edilen dosya incelendiğinde bu dosyadaki mühür bozma fiilinin 01.08.2011 tarihinde işlendiği anlaşılmakla,İncelemeye konu dava ile yukarıda belirtilen davaların iddianame tarihleri ile suç tarihleri dikkate alındığında hukuki kesinti bulunmaması nedeniyle sanığın eylemlerinin zincirleme şekilde mühür bozma suçunu oluşturacağı, davaların mükerrer olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu gözetilerek yapılan incelemede;Sanığa yüklenen mühür bozma suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/542 Esas sayılı dosyasında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 17.05.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,02.06.2026 tarihinde karar verildi.