Tapu iptali ve tescil davasında temyiz kesinlik sınırı, kanun değişikliğinin zaman bakımından uygulanması ve hükmün verildiği tarih ile davanın açıldığı tarih tartışmasıyla temyiz isteminin reddi.
Özet: Bu hukuki evrak, tapu iptali ve tescil talebine ilişkin bir davada, bölge adliye mahkemesi kararının temyiz edilmesi üzerine, temyiz kesinlik sınırının belirlenmesi meselesini ele almaktadır. Mahkeme, parasal sınırların uygulanmasında esas alınacak tarihe ilişkin kanun değişikliğinin, ilgili kararın verildiği tarihten sonra yürürlüğe girmesi nedeniyle, değişikliğin tamamlanmış yargısal işlemleri etkilemeyeceği prensibi gereğince, kararın verildiği tarihteki parasal sınırın esas alınması gerektiğine hükmetmiştir. Bu nedenle, temyize konu edilen miktarın belirlenen kesinlik sınırının altında kalması sebebiyle davalının temyiz talebi değerden reddedilmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2695 E., 2025/1030 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaraereğlisi 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2018/313 E., 2022/34 K.Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 44. maddesiyle 6100 sayılı Kanuna eklenen ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde hükmü uyarınca, 362. maddedeki parasal sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı belirtilmiştir.04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20. maddesiyle 6100 sayılı Kanunun Ek 1/2 hükmünde yer alan “hükmün verildiği” ibaresi “davanın açıldığı” şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanunun Resmî Gazete’de yayım tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.6100 sayılı Kanunun “Zaman bakımından uygulanma” kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmü gereğince, parasal sınırlara ilişkin yapılan bu değişikliğin, kanunun yürürlük tarihinden itibaren uygulanacağı, tamamlanmış işlere ise uygulanma imkânının bulunmadığı kuşkusuzdur.Tüm bu açıklamalara göre eldeki davada; Bölge Adliye Mahkemesince nihai kararın 08.05.2025 tarihinde verildiği ve bu tarih itibarıyla usul işlemlerinin tamamlanarak, verildiği an itibarıyla kararın kesinleştiği, 7550 sayılı Kanunla getirilen davanın açıldığı tarihteki parasal sınırların uygulanacağına ilişkin düzenlemenin ise 04.06.2025 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, yeni düzenlemenin eldeki davaya uygulanma imkânının bulunmadığı, kesinlik sınırının tespitinde kararın verildiği 2025 yılındaki 544.000,00 TL değerindeki parasal sınırın esas alınması gerektiği kabul edilmelidir. Somut olayda; TMKnın 713/2. maddesinde yer alan "maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan" hukuki sebebine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davanın reddine karar verildiği, Mahkemece reddedilen ve temyize konu edilen toplam 133.000,00 TL Bölge Adliye Mahkemesinin karar verdiği tarihteki kesinlik sınırının altında kalmaktadır.KARARAçıklanan sebeple;Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin değerden REDDİNE,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildiK A R Ş I O YDava, TMK.nın 713/2. maddesinde yer alan "maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan" hukuki sebebine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemi esastan reddedilmiştir. Hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairenin sayın çoğunluğu tarafından dava değeri olarak belirlenen 133.000,00 TL'nin Bölge Adliye Mahkemesince kararın verildiği 2025 yılı itibariyle kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı gerekçesi ile temyiz isteğinin değerden reddine karar verilmiştir.24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 44. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'a eklenen ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde hükmü uyarınca, 362. maddedeki parasal sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı belirtilmiştir.04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'un "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanun'un Resmî Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Somut olayda; davanın açıldığı 2018 yılında temyiz sınırı 47.530,00 TL'dir. 6100 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulanma" kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmünün, bu değişikliğin yapıldığı tarihten sonraki kararlara uygulanabilirliği görüşüne katılmak mümkün değildir. Zira, paranın alım gücündeki düşüşte gözetilerek davanın her iki tarafı için de güvence olan üst yargı denetimini sağlamak amacıyla, maddenin değişiklikten önceki ilk metniyle ilgili Anayasa Mahkemesi tarafından hak arama özgürlüğü temel amaç olmak üzere iptal kararı verildikten sonra, kanun koyucu tarafından hüküm tarihi yerine dava tarihini öncelenmiş ve mevcut değişiklik yapılmıştır. Bu göz ardı edilemez bir gerçektir. Yürürlük tarihinden önceki kararlar yönünden tamamlanmış işlem yorumu yapmak, hak arama özgürlüğünü zedeleyen, hakkın özünü yargısal denetimden uzak tutan bir yaklaşımdır. Yargısal uygulamalarla açığa çıkan "kazanılmış hak" ilkesini, mevcut değişiklikle daha adil ve sağlıklı sonuçlar elde edilmesine vesile olabilecek üst mahkeme denetiminin önüne almak, hak arama özgürlüğünün sınırlandırılmasıdır ve adalete güven temel kuramını da etkilemektedir. Dairemiz tarafından denetim yapıldığı tarih itibariyle 6100 sayılı Kanun'un parasal sınırlara ilişkin Ek 1. maddesinin 2. fıkrası yürürlüktedir. Bu itibarla, temyiz incelemesinin de yürürlüğe girmiş olan bu kanun maddesine göre "dava tarihi" esas alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir. Açıklanan gerekçeyle, miktar yönünden dava tarihi itibariyle temyiz incelemesi mümkün olduğundan işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle temyiz isteminin miktar yönünden reddine ilişkin sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.