İşverence iradesi fesada uğratılarak imzalatılan ihtiyarî arabuluculuk tutanağının iptali ve şirketler arası organik bağ iddiasının temyiz incelemesi.
Özet: Bir işçinin, iş sözleşmesinin haksız feshini takiben işverenin hakimiyeti altında ve yurt dışında imzalamaya zorlandığını iddia ettiği ihtiyari arabuluculuk anlaşmasının iptali talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunu ve işçinin iradesinin baskı altında sakatlanarak anlaşmayı imzaladığını tespit ederek arabuluculuk anlaşmasının geçersizliğine karar vermiş, davalı şirketin bu kararları temyize götürerek husumet, şirketler arası bağ ve anlaşmanın geçerliliği gibi noktalardan itiraz etmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2841 E., 2025/3133 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 57. İş MahkemesiSAYISI : 2025/138 E., 2025/298 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... AŞ (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait işyerinde kaynakçı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ve iradesinin fesada uğratılmak suretiyle ihtiyari arabuluculuk tutanağının imzalatıldığını ileri sürerek ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının çalışanı olmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının alacağı bulunduğunu ispatlaması gerektiğini, faiz türü ve başlangıç tarihlerine itiraz ettiklerini, davanın ihbarı gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.2. İhbar olunan ... İnş. ve Tic. AŞ (.. Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk tutanağının iptali için arabuluculuğa başvurulmadığını, davalı Şirketin ve müvekkili Şirketin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, Şirketler arasında organik bağ bulunmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı ile dava dışı .. arasında anlaşma belgesi düzenlendiğini, anlaşma belgesine rağmen dava açılmasının mümkün olmadığını savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, arabuluculuk son tutanağı ve anlaşma kararının iptali yönündeki talebinin tefrik edilerek işbu dosya esasına kaydedildiği, davacı vekilinin davalılardan ... hakkında açtığı davadan feragat etmesi nedeniyle, bu davalı yönünden tefrik kararının verildiği, davalı vekilince, davacının arabuluculuk tutanağının iptali talebi için arabuluculuğa başvurulmadığı yönünde itirazda bulunulmuş ise de davacının talebinin tespit mahiyetinde olması ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesinde yer alan hükümler de dikkate alınarak davalının itirazının yerinde olmadığının değerlendirildiği, davalının husumet itirazının emsal Yargıtay ilâmları doğrultusunda yerinde olmadığının değerlendirildiği, arabuluculuk tutanak tarihi dikkate alındığında, arabuluculuk tutanağının davacının yurt dışında ve işverenin hakimiyeti altında iken imzalandığının anlaşıldığı, arabulucunun adresinin ... olarak yazılı olduğu ve yer bilgisi olarak arabulucunun ofisi ibaresinin bulunduğunun görüldüğü, ayrıca tutanak içeriğinde tarafların ihbar olunan .. Şirketi ve .. olduğu, davacı vekilince dosyaya sunulan ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptali yönünde vicdani kanaat oluştuğu belirtilerek davanın kabulüne, ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin iptaline karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve İhbar olunan ... Şirketi vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre ve özellikle davalı ile ... arasında organik bağ bulunduğu emsal nitelikteki birçok kararda kabul edildiğinden husumet itirazının yersiz olduğu, davacının yurt dışı giriş çıkış kayıtları göz önünde bulundurulduğunda işverenin hakimiyet alanı içerisinde ihtiyari arabuluculuk görüşmesinin gerçekleştiği, davacının iradesinin baskı altında olduğu ve bu nedenle ihtiyari arabuluculuk tutanağının geçersiz olduğunun kabulünün oluşa ve dosya içeriğine uygun olduğunun anlaşıldığı belirtilerek davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; İhbar olunan ... Şirketinin kararı istinaf hakkı bulunmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 352. maddesi uyarınca ... Şirketinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;1. Davalı müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini,2. Şirketler arasında organik bağ bulunmadığını,3. Davacı ile dava dışı ... arasında anlaşma belgesi düzenlendiğini, anlaşma belgesine rağmen dava açılmasının mümkün olmadığını, 4. Arabuluculuk tutanağının usulüne uygun düzenlendiğini, geçersizliğinin söz konusu olmadığını, davacının iradesinin baskı altında olduğu iddiasının kabul edilemez olduğunu,5. Davacıya arabuluculuk belgesi kapsamında tüm alacaklarının ödendiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.