Yargıtay, yurt dışı yüksek faiz vaadiyle ödenen paranın iadesi talepli davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadı.
Özet: Davacı, yüksek faiz ve kolay çekim vaadiyle davalı şirkete yatırılan paraların iadesini talep etmiş, ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etse de, bölge adliye mahkemesi davalının eylemini haksız fiil olarak nitelendirip davaların 7.5 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle reddetmiştir; Yargıtay ise bölge adliye mahkemesinin kararını onamış, ancak bir azınlık üyesi zamanaşımı definin çelişkili davranış yasağı kapsamında hakkın kötüye kullanılması olduğunu belirterek karara karşı oy kullanmıştır.

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2453 Esas, 2026/90 KararHÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın zamanaşımından reddiİLK DERECE MAHKEMESİ : Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)SAYISI : 2011/6 16... /133 KararBİRLEŞEN DOSYA : Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/264 E. sayılı dosyasıBölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVAAsıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkillerinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek ödenen paranın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPAsıl ve birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının ortaklığının geçerli olduğunu, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davalılar vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunulduğu, işbu davada zamanaşımı yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak bulunmadığı, asıl davanın 05.08.2011 yılında, birleşen davanın ise 24.04.2013 tarihinde 7.5 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, asıl ve birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı reddine karar verilmiş, karar, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeAsıl ve birleşen davalar, taraflar arasında geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve davalı şirketlere ödenen paranın iadesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03.06.2026 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) K A R Ş I O YSomut olayda zamanaşımı def'inin ileri sürülmesi çelişkili davranış yasağı kapsamında hakkın kötüye kullanılmasıdır. O nedenle kararın bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmamaktayım.