Ticari satımdan kaynaklanan alacak davasında, davacı tarafından ödenen ancak teslim edilmeyen malların bedelinin iadesi talebinin, ilk derece mahkemesince ticari ilişkinin ve ödemelerin davalıya ait olduğunun ispat edilememesi gerekçesiyle reddedilmesine karşı istinaf başvurusu.
Özet: Davacının, davalıya telefon alımı için avans olarak gönderdiğini ancak teslimat yapılmadığını iddia ettiği 195.200 TL alacağın tahsili talepli davasında, ilk derece mahkemesinin taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, ödemelerin davalıyla mal alım satımına ilişkin olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmesi üzerine, davacının ödemelerin ticari ilişki kapsamında, davalının şahsi hesabına ve üçüncü bir firma üzerinden faturalandırılma anlaşmasıyla yapıldığı iddialarıyla istinafa başvurduğu bir hukuki uyuşmazlık değerlendirilmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/285 Esas
KARAR NO : 2026/1324 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2022/289 Esas - 2023/501 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 25/06/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacının tedarikçisi olduğunu, davalı ile yapmış olduğu anlaşma gereğince önden telefon telefonların ödemelerini yaptığını, ancak davalı tarafın malların teslimini yapmadığını, bu nedenle İstanbul Anadolu 8.İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalının ödeme emrinin tebliği ile temerrüde düştüğünü, arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını ileri sürerek; 195.200,00 TL ödemenin İstanbul Anadolu 8. İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyası kapsamında gönderilen icra ödeme emrinin tebliği tarihi olan 25/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte iadesine, davalının taşınır ve taşınmaz mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacı şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını, dava dilekçesinde bahsedilen dekontlardaki açıklamalarda yazdığı belirtilen ... Ticaret şirketi ile davalının hiçbir fiili ve hukuki bağı bulunmadığını, davacının sipariş ettiği ürünlerin kendisine teslim edilmediği iddiasının tamamen asılsız ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ürünleri sipariş edip teslim alamayan tacirin farklı tarihlerde ve miktarlarda davalının hesabına para göndermiş olmasının bile bu iddianın gerçek dışı olduğunu kanıtladığını, bu konuda hiçbir delil de sunamadıklarını, yine iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydı ile belirtilen dekont açıklamasının da davalının borçlu olduğu anlamına gelmediğini, bu dosyaya ilişkin taraflarca arabuluculuk görüşmesi sonrası anlaşamama tutanağının 19/04/2019 tarihinde düzenlendiğini, itirazın iptali davasının süresinde açılmadığını belirterek davanın reddine, kötü niyetli davacı aleyhine dava miktarının %20 sinden aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 10/07/2023 tarih ve 2022/289 Esas - 2023/501 Karar sayılı kararında; " Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davacı tarafça davalı taraf hesabına gönderilen toplam 195,200 TL'nin banka havale dekontlarının açıklama kısmında "... TİCARET" ibaresinin yer aldığı, davacı... .... Tic. Ltd. Şti.'nin incelenen kayıtlarına göre, davalı ... ile ilgili olduğu söylenen davadışı ...-... ile ticari ilişkisinin 30.09.2017 tarihinde başladığı 31.12.2017 tarihinde sonlandığı, 31.12.2017 tarihinde 159 Verilen Avanslar Hesabına virman yapılarak kapatıldığı, davacı .... Ltd. Şti. ile davadışı ...-... firmasının birbirlerinden alacak/borçlarının bulunmadığı, davalı ...'in incelenen kayıtlarına göre 2017 ve 2018 yıllarında davacı .... Ltd. Şti. ile dava dışı ...-... firması ile ticari ilişkisinin bulunmadığı, bu haliyle davacı tarafça dava konusu ödemelerin davalı ile mal alım satım sözleşmesine istinaden yapıldığının usulüne uygun delillerle ispat edilemediği, aynı zamanda ödemelere dayanak dekontların açıklama kısmına da söz konusu paranın avans için gönderildiğine dair hiç bir emare bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur."gerekçesi ile,
'' 1-Davanın REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının borcunun sabit olduğunu; davacının, davalının banka hesaplarına, 02/11/2017 tarihinde 32.000,00-TL, 07/11/2017 tarihinde 5.800,00-TL, 31/10/2017 tarihinde 47.000,00-TL, 08/11/2017 tarihinde 110.400,00-TL, olmak üzere toplam 195.200,00- TL banka havalesi yaptğını; yapılan havale işlemlerinin açıklama kısmında " ... TİCARET CİHAZ BEDELİ, " şeklinde açıklama bulunduğunu, paraların ticari ilişki kapsamında gönderildiğinin sabit olduğunu, davacının aldığı/ alacağı cihazlar için gerekli bedeli davalının şahsi hesabına yatırdığını; ancak söz konusu tarihlerde davalının kendi adına açılmış bir firması bulunmadığını; davacı ve davalı arasında yapılan görüşme ve anlaşmada, davalının davacıya, faturayı, arkadaşı Yasin'in adına kurulu bulunan ... TİCARET isimli firma üzerinden keseceğini, ancak firmanın banka hesaplarında sıkıntı olduğunu, bunun için de bedeli/parayı kendi şahsi hesabına yatırması gerektiğini beyan ettiğini; taraflar arasındaki bu anlaşma gereğince davacının, ödemeleri davalı ... hesabına yaptığını ancak fatura kesecek firma adını da yine açıklamaya eklediğini; bu durumun davalı ile müvekkili arasındaki iç ilişki olduğunu ancak bu görüşmenin sözlü olarak yapıldığını, bilirkişi raporunda davacının incelenen defterlerinin, davalı lehine delil vasfını haiz olduğunun, davalı defterlerinin ise usulüne uygun tutulmadığının tespit edildiğini, mahkemenin dava konusu ödemelerin davalı ile mal alım satım sözleşmesine istinaden yapıldığının usulüne uygun delillerle ispat edilemediği yönündeki değerlendirmesinin hatalı olduğunu, raporda davacı kayıtlarına göre davacının davalıdan 195.000,00- TL borçlu göründüğünün tespit edildiğini, davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu; ayrıca taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacaklarının ispatı açısından tanık ve yemin delillerinin de mahkemece değerlendirilmediğini, ileri sürerek, açıklanan ve re'sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; davacı tarafından davalıya cep telefonu satışı ve teslimi için havale yolu ile gönderildiği iddia olunan satış bedellerinin, teslimin gerçekleşmemesi nedeniyle iadesi istemli alacak davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosya içeriği belgelere göre; davacı tarafından davalı hesabına "... Ticaret Cihaz Bedeli" açıklaması ile 02/11/2017 tarihinde 32.000,00-TL, 07/11/2017 tarihinde 5.800,00-TL, 31/10/2017 tarihinde 47.000,00-TL, 08/11/2017 tarihinde 110.400,00-TL, olmak üzere toplam 195.200,00-TL havale edildiği, davacının bu ödemelerin davalı ile aralarındaki telefon satışına ilişkin ticari ilişki kapsamında ve avans olarak yapıldığını, davalının faturaların dava dışı ... Ticaret üzerinden kesileceğini söylemesi nedeniyle dekonta bu şekilde açıklama düşüldüğünü, davalının aldığı ödeme karşılığı mal teslim etmediğini iddia ettiği ve davalı aleyhine 14/12/2018 tarihinde 195.200,00-TL asıl alacak, 19.252,60-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 214.452,60-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, davalının süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu, davacının başvurusu üzerine 07/05/2019 tarihinde tarafların anlaşamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği, davacı tarafından itirazın iptali yerine alacak davası ikame edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece tarafların ba-bs formları da celbedilerek ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup,
rapor kapsamından, davacının kendi defterlerine göre dava dışı Ysn
Desıgn–... ile 30/09/2017 tarihinde ticari ilişkiye başladığı, dava konusu havale dekontlarında görünen ödemelerin de dava dışı ...'ın 320 satıcılar hesabında kayıtlı olduğu, 31/12/2017 tarihi itibariyle davacının dava dışı ...-...'dan 443.100,00-TL alacaklı göründüğü, bu tutarın 31/12/2017 tarihinde 159 sipariş avansı hesabına virman edildiği ve dava dışı Ysn ile satıcılar hesabında olan alacak borç tutarının kapatıldığı, 01/01/2018 tarihinde 159 sipariş hesabından davalı ... adına açılan 320 satıcılar hesabındaki kayda 102.815,00-TL virman yapılarak ...'in bu tutarda borçlandırıldığı, akabinde tamamı 2018 tarihinde olmak üzere ... aleyhine 13 adet havale kaydı girildiği ve 31/12/2018 tarihi itibariyle davalı ...'in 195.000,00-TL borçlu hale getirildiği, son olarak davacının 2018 yılı itibariyle 320 satışılar hesabında takip ettiği davalının 195.000,00-TL cari hesap bakiyesini 159 avanslar hesabına virman ettiği anlaşılmıştır. Davalının 2017 yılında bilanço esasına, 2018 yılında ise işletme hesabına göre defter tuttuğu, 2017 yılı kapanış kayıtlarının bulunmadığı, öte yandan davalının 2017 ve 2018 yılı defter ve kayıtlarında ne davacı ne de dava dışı ... ile herhangi bir ticari ilişki kaydı yer almadığı tespit edilmiştir. Mahkemece celbedilen davacıya ait 2018 yılı ba formlarında davalıdan veya dava dışı ...'dan alım yaptığına dair herhangi bir beyanı bulunmadığı görülmüştür.
TBK'nun 555 maddesi uyarınca havale bir borç ödeme vasıtası olup, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini, yani havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını ileri süren havale eden, bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 09/06/2004 tarih, 2004/4–362 esas, 2004/347 karar sayılı ilamı). Banka dekontunda paranın gönderiliş nedeni ile ilgili bir açıklamanın bulunmadığı hallerde, paranın mevcut bir borcun ödenmesi için gönderildiğinin kabulü gerekmektedir. Somut olayda davalının ...Bankası ile ... Bankası hesabına gönderildiği sabit olan ödemelere ilişkin dekontlarda yer alan "... Ticaret Cihaz Bedeli" açıklaması bu karinenin aksini ispata elverişli olmayıp, aksine ödemelerin cihaz bedeli borcunun ifası amacıyla yapıldığını ortaya koymaktadır. Davalı savunmasında, kendisine yapılan ödemelerin sebebine ilişkin bir açıklama yapmadığı gibi, taraflar arasında hiçbir ticari ilişki olmadığını, mal teslim edilmeden avans ödemesi yapılmasının mümkün olmadığını ileri sürmüştür. Davacı ise asıl ticari ilişkinin davalı ile davacı arasında olduğunu, davalının faturanın ...'un işletmesi üzerinden kesileceğini belirttiğini, bu nedenle ödemeler davalıya yapılmakla birlikte, ödemelerin ticari defterlerdeki Ysn hesabına kaydedildiğini, bu ödemelerin avans ödemesi olduğunu iddia ettiğine ve dava dilekçesinde yemin deliline dayandığına, HMK'nun 225/1 fıkrası uyarınca yeminin konusunu davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar oluşturduğuna göre; mahkemece bu iddialar bakımından bakımından ispat yükü üzerinde olan davacıya yemin delili hatırlatılmaksızın, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde olmamış, davacının istinaf başvurusu bu yönden haklı bulunmuştur.
Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma ilamı doğrultusunda tahkikat tamamlanmak üzere mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2023 tarih ve 2022/289 Esas ve 2023/501 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/06/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.