Danıştay 10. Daire, Veteriner Hekimler Odasının Hayvanların Korunması Hakkında Uygulama Yönetmeliğinin birçok maddesinin iptali ve yürütmesinin durdurulması talepli davasını inceliyor.
Özet: Bu hukuki evrak, bir Veteriner Hekimler Odası tarafından, 13/12/2024 tarihli Hayvanların Korunması Hakkında Uygulama Yönetmeliğinin çeşitli maddelerinin, fıkra ve bentlerinin iptali ile yürütmesinin durdurulması talebiyle açılan davayı özetlemektedir. Davacı, bu kısıtlı iptallerin yönetmeliğin uygulanabilirliğini ortadan kaldıracağını ileri sürerek yönetmeliğin tamamının iptalini ve dayanağı olan 7527 sayılı Kanunun ilgili maddelerinin Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını da istemektedir; evrak, daha önce benzer bir davanın dilekçe uyumsuzluğu nedeniyle reddedildiğini belirtse de, tetkik hakiminin mevcut davanın esasının incelenmesi gerektiği yönündeki düşüncesini ve mahkemenin dilekçeyi usulen incelediğini vurgulamaktadır.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No : 2025/4150Karar No : 2025/7171 DAVACI : ... Veteriner Hekimler Odası VEKİLİ : Av. ...DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARAİSTEMİN_ÖZETİ : Davacı tarafından;1) 13/12/2024 tarih ve 32751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hayvanların Korunması Hakkında Uygulama Yönetmeliği'nin;a) "Amaç" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinin ve bu hükümle bağlantılı olduğu belirtilen "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (dd), (ee), (ğğ) bentlerinin, "Yerel yönetimlerin görev ve sorumlulukları" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (d) ve (j) bentlerinin, "Sorumlu veteriner hekimin görev ve sorumlulukları" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin, "Toplanılan sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların bakılması" başlıklı 16. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin, "El koyma" başlıklı 37. maddesinin 2. fıkrasının,b) "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinin, c) "İl hayvanları koruma kurulunun görev ve sorumlulukları" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinin,ç) "Yerel yönetimlerin görev ve sorumlulukları" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (ç) bentlerinin, d) 7. maddesinin 1. fıkrasının (f), (g) bentlerinin ve bu bentlerle bağlantılı olduğu belirtilen "Hayvan sahiplerinin görev ve sorumlulukları" başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinin,e) 7. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinin, f) 7. maddesinin 5. fıkrasının, g) "Ev hayvanı satış yerlerinin görev ve sorumlulukları" başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin,ğ) "Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların toplatılması" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin, h) "Ötenazi yöntemi" başlıklı 25. maddesinin,ı) "Yasaklanan ötanazi yöntemleri" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bentlerinin,i) "El koyma" başlıklı 37. maddesinin 2. ve 3. fıkrasının iptaline ve yürütmesinin durdurulmasına,2) İptali istenilen bu maddelerin Yönetmeliğin ruhunu ve uygulanabilirliğini ortadan kaldıracağı gözetilerek Yönetmeliğin tamamının iptaline, 3) Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olduğu belirtilen 7527 sayılı Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1., 2., 3., 4., 5., 13. ve 15. maddelerinin Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına, karar verilmesi istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Mahkemeye erişim hakkına ilişkin yargısal içtihatlar ve idari yargıda egemen olan resen araştırma ilkesi uyarınca dava dilekçesinde 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine aykırılık bulunmadığı, davanın esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Bursa Veteriner Hekimler Odası tarafından, iş bu davadan önce 13/12/2024 tarih ve 32751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hayvanların Korunması Hakkında Uygulama Yönetmeliği'nin 1. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (dd), (ee), (ğğ) bentlerinin, 6. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının (c), (ç), (d), (f), (g) ve (j) bentleri ile 5. fıkrasının, 9. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin, 10. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinin, 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin, 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin, 16. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin, 37. maddesinin 2. fıkrasının, 21. maddesinin, 26. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bentlerinin, 37. maddesinin 2. ve 3. fıkrası ile bu maddelerin iptali halinde geriye kalan maddelerin uygulanabilirliği kalmayacağından tamamının iptaline, Yönetmeliğin dayanağı olduğu ileri sürülen 7332 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ile Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1., 2., 3., 4., 5., 15. ve EK-1 maddelerinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istemiyle açılan davada; Dairemizin 17/06/2025 tarihli, E:2025/1448, K:2025/3046 sayılı kararıyla, dava dilekçesinin değerlendirilmesinden; dilekçenin kendi içerisinde uyumlu ve tutarlı olmadığı, belirsiz, çelişkili ve muğlak ifadeler barındırdığı, bu haliyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna varıldığı, Hayvanların Korunması Hakkında Uygulama Yönetmeliği'nin yetki veya şekil yönünden tamamının iptalinin istenilebileceği açık olmakla birlikte, bu istemin hukuki sebebi ile beraber belirtilmesi, ayrıca söz konusu Yönetmelikte yer verilen düzenlemelerin de iptali isteniyorsa işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hangi kısımlarının (fıkra, bent, ibare vb.) dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerektiği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin aynı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca reddine karar verilmiştir. Bu kararın 22/07/2025 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmesi üzerine 20/08/2025 tarihinde verilen yenileme dilekçesi ile bakılmakta olan davanın açıldığı görülmektedir.İNCELEME VE GEREKÇE:İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde; dilekçelerde, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği; aynı maddenin 5. fıkrasında ise, dava dilekçesinin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Dava dosyasının incelenmesinden, Dairemizin 17/06/2025 tarihli, E:2025/1448, K:2025/3046 sayılı dilekçe ret kararında, dava dilekçesinin, içeriği ile konu ve sonuç kısımlarının birbiriyle uyumlu olmadığı ve dava konusu Yönetmeliğin hangi kısım ya da kısımlarının dava konusu edildiğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya konulmadığı, yetki ve şekil bakımından hukuka aykırılık halleri hariç olmak üzere Yönetmeliğin tamamının uygulanabilirliği kalmadığından bahisle iptalinin istenilemeyeceği, bu nedenle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği gerekçesine yer verildiği görülmektedir.Dairemizce verilen karar üzerine yenilenen işbu davaya ait dilekçede ise, yine bir önceki dava dilekçesinde olduğu gibi, Hayvanların Korunması Hakkında Uygulama Yönetmeliğinin birden çok fıkra ve/veya bentten oluşan maddelerinin yanında, iptali istenilen bu maddelerin Yönetmeliğin ruhunu ve uygulanabilirliğini ortadan kaldıracağı gerekçe gösterilerek Yönetmeliğin tamamının iptaline karar verilmesinin istenildiği, Yönetmeliğin tamamının iptaline ilişkin istemin, yetki ve şekil yönünden hukuka aykırılık iddiasına dayandırılmadığı, yenilenen dilekçede de aynı yanlışlığın yapıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulü Hakkında Kanun'un "Dosya üzerinden inceleme ve gerekçeyle bağlı olmama" başlıklı 43. maddesinin 4. fıkrasında yer verilen düzenleme ile Anayasa Mahkemesine; iptal veya itiraz başvurusuna konu kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü madde veya hükümlerinin iptalinin; kanunun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün diğer bazı hükümlerinin veya tamamının uygulanamaması sonucunu doğurması halinde, gerekçede belirtilmek şartıyla, uygulama kabiliyeti kalmayan kanunun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün bahis konusu öteki hükümlerinin veya tümünün iptaline karar verme yetkisi verilmiş olmakla birlikte Anayasa yargısına tanınan bu Anayasal yetkinin idari yargı mercilerine verilmediği aşikârdır. Bu durumda; Dairemizin 17/06/2025 tarihli, E:2025/1448, K:2025/3046 sayılı dilekçe ret kararı üzerine, davacı tarafından yenilenen dava dilekçesinde aynı yanlışlıklar yapıldığından, 2577 sayılı Kanun'un yukarıda anılan 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca DAVANIN REDDİNE,2. Aşağıda dökümü yapılan ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,3. Yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden ve dava dilekçesinin reddine ilişkin kararlarda iadesine karar verildiği halde iade alınmadığı görüldüğünden kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının (mükerrer iadeye sebebiyet verilmemesi kaydıyla) istemi halinde ve artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 31/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.