İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, yüksek yağ oranlı ipliklerden kaynaklanan üretim zararı iddiasıyla açılan rücuen tazminat davasında, ilk derece mahkemesi ret kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, davalıdan satın aldığı ipliklerde tespit edilen aşırı yağ oranı nedeniyle ürünlerinin ayıplı çıktığını, bunun sonucunda üçüncü şahıslardan iade faturaları alarak zarara uğradığını belirterek rücuen tazminat talep etmiş; davalı ise ürünlerinin standartlara uygun olduğunu ve kusurun kendilerinden kaynaklanmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, alınan bilirkişi heyet raporunda ipliklerin ayıplı olmadığının, piyasa koşullarına uygun nitelikte bulunduğunun ve davacının testlerinin kordon üzerinden yapıldığı için net veri sunmadığının tespit edilmesi üzerine davayı reddetmiş, davacı ise bilirkişi raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiği gerekçesiyle kararı istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2026/959 KARAR NO: 2026/1424T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 02/03/2026NUMARASI: 2025/361 Esas - 2026/193 KararDAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/07/2026KARAR YAZIM TARİHİ: 09/07/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan 22/12/2019 tarih ... nolu fatura ile ... ürün kodlu ipliği satın aldığını, davalıdan satın alınan ipliklerle dokunan ... .... Şti. ile .... Şti'ye satıldığını, ancak ... tarafından yapılan testte ipliklerdeki yağ oranının sınırın üzerinde %4,5 olarak çıktığını, ipliklerdeki yağ oranın yüksek olması nedeniyle kordonun zarar vermesi nedeniyle ürünlerin kabul edilmediğini, ürünlerin kabul edilmemesi nedeniyle .... Şti. tarafından 9847,44-TL ve .... Şti. tarafından 3.540,00 -TL iade faturası kesildiğini ve faturaların ödendiğini, müvekkilinin davalının kusurundan doğan maddi zararlarına ilişkin olarak davalıya 18/06/2020 tarih 3.540,00-TL bedelli ve 18/06/2020 tarih 9.897,44-TL bedelli iki ayrı reklamasyon faturası kestiğini ancak işbu faturaların .... Noterliği'nin ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile müvekkiline iade edildiğini iddia ederek; davanın kabulünü, müvekkilinin uğradığı 13.437,44-TL zararının davalıdan talep tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle tahsilini, ihtarname bedelinin davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının önde gelen iplik fabrikası olması nedeniyle tüm ürünlerinin standartlara uygun üretildiğini, iddia konusu yağlanmanın ipliklerden kaynaklanıp kaynaklanmadığının belli olmadığını, müvekkilinin yağ oranlarını standartlara uygun ayarladığını, davacının kusurun davalıdan kaynaklandığı yönündeki iddiasının gerçek olmadığı, diğer yandan hazırlanan ve biten bir tekstil ürününden artık yağ oranı tespiti yapılamayacağını iddia ederek; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "İstinaf ilamı da gözetilerek davaya konu ipliklerin mevcut durumu ile piyasada kullanılan bir ürün olup olmadığı, bu ipliğin mevcut yağ oranı ile ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ipliğin ayıplı olduğu hususunun teslim sırasında açıkça belli ve anlaşılabilir(açık ayıp) olup olmadığı, ayıp teslim anında açıkça belli değilse yapılacak inceleme (muayene) sonucunda malın ayıplı olduğunun anlaşılabilecek nitelikte olup olmadığı, ayıbın ürünün kullanılmasıyla birlikte sonradan anlaşılacak(gizli ayıp) nitelikte olup olmadığı, mevcut haliyle piyasaya arzının mümkün olup olmadığı, ticari satıma konu üründe iddia olunan ayıbın TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince alıcının ürünü teslim aldıktan sonra yapmakla yükümlü bulunduğu muayene ile anlaşılıp anlaşılmayacağı ve varsa davacının zararının tespiti hususlarında rapor alınmıştır.Mahkememizce alınan 09/09/2025 tarihli rapor ile ürünün ayıplı olmadığı, yağ değerlerinin normal olduğu tespit edilmiş, kaldırma kararı öncesinde alınan bilirkişi raporu ile çelişki doğduğundan çelişkileri gidermek üzere yeni bir heyet raporu alınmıştır. Alınan heyet raporunda özetle ürünün piyasada kullanılan bir iplik çeşidi olduğu, standart özellikleri karşıladığı, ayıplı olmadığı, davacının ... firması ile yaptırdığı testlerin doğrudan alınan iplik numunesi üzerinden değil de kordon ördürülmesi sonrasında kordonlar üzerinden yapıldığı, net bir veri ortaya koymadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla ayıplı olmayan, piyasa şartlarına göre ortalama bir mal olan, bu yöndeki beklenen menfaati karşılayan, farklı bir kullanım alanı veya özelliği bildirilmeyen iplikler yönünden ayıp ve iddia edilen zarardan davalının sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine , ..." karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda hükme esas alınmaması gereken hususların olduğunu, dava konusu ipliğe kordon üretimi sırasında makinelerden yağ bulaşmış olabileceği bu nedenle iplik üzerinde değil de kordon üzerinde yapılan tespitin gerçeği yansıtmayacağı iddianın, bu ipliklerin kullanılmadan önce yıkanması gerektiği yönündeki iddianın, ipliklerde yüzde 5 oranındaki yağ oranının normal olduğu davacının aldığı ürünlerin uygunluğun test edilmesi gerektiği iddianın, büküm sayısı arttıkça yağ oranında artacağına ilişkin iddianın hatalı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE :Dava, satılanın ayıplı olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, satılanın ayıplı olup olmadığı noktasındadır.Davacı, davalıdan 22/11/2019 tarihli fatura karşılığında ... kodlu ipliği 4.824,34 TL bedelle satın almıştır. Davacı tarafça, davalıdan alınan iplik ile yapılan üretim sonucunda üçüncü firmalara satılan ürünlerin iade edildiğini ve bu nedenle zarara uğradığı iddiasıyla, zararının tazminine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine davalının istinaf başvurusunun kabulü ile Dairemizce, eksik inceleme nedeniyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilerek yeniden yargılama yapılması için dava dosyası ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda bilirkişi raporu alındıktan sonra davanın reddine karar verilmiştir.Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).Buna göre satıcının ayıba karşı tekeffül borcu, satılan şeyde satıcı tarafından zikir ve vaat edilen vasıfların bulunmamasından veya satılan şeyin değerini yahut akit gereğince ondan beklenen faydaları azaltan veya kaldıran noksanları bulunmasından satıcının sorumlu tutulmasını ifade eder. Somut olayda, satış sözleşmesine konu ipliğin niteliğine ve özellikle yağ oranına ilişkin bir anlaşma bulunduğu veya bu konuda davalı satıcının bir vaadinin bulunduğu hususları iddia ve ispat edilmemiştir. Bu halde dava konusu iplikteki yağ oranının piyasa koşullarına göre belirlenmesi gerekir. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında satışa konu iplikteki yağ oranının piyasa koşullarına uygun olduğu belirtilmiştir.Dava dışı ... tarafından iplikteki yağ oranına ilişkin ... firmasınca yapılan testin üretimde kullanılmış numuneler üzerinde yapılması ve davacının dayandığı ve üçüncü kişiler tarafından düzenlenen iade-reklamasyon faturalarındaki tutarların ne şekilde belirlendiğinin belirsiz olması hususları da nazara alındığında ilk derece mahkemesince ayıp iddiasının ispatlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsilik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.KARAR :Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 09/07/2026