Samsun Bölge Adliye Mahkemesi, sigorta şirketinin rücuen açtığı itirazın iptali davasında, taşıma faaliyetlerinde acentelik ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararını onadı.
Özet: Sigorta şirketinin taşıma sırasında zarar gören emtia için ödediği tazminatı rücuen tahsil etmek amacıyla, donatan/ticari işletmecinin acentesi olduğu iddiasıyla davalıya karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, yerel mahkeme davayı usulden reddetmiş; istinaf mahkemesi ise yaptığı incelemede, davalının acentelik yetkisinin yalnızca geminin liman hizmetleriyle sınırlı olup, emtia taşımasıyla ilgili bir temsil yetkisi veya acentelik ilişkisi bulunmadığını belirterek, davalıya karşı bu konuda usulüne uygun bir icra takibi yapılamayacağı sonucuna varmış ve ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.

T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1164
KARAR NO : 2026/927
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ....
ÜYE : ....
ÜYE : ....
KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/04/2025
NUMARASI : 2024/343 Esas 2025/513 Karar
DAVACI : ....
VEKİLLERİ : ....
DAVALILAR : ....
VEKİLİ : ....
VEKİLLERİ : ....
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin, 17.06.2022 tarihli taşıma sırasında zarar gören emtia nedeniyle sigortalısı ....ye 12.10.2022 tarihinde 14.420-USD tazminat ödediğini ve bu zarardan donatan .... şirketi ile geminin ticari işletmecisi ....şirketinin sorumlu olduğunu, TTK m. 1472 uyarınca rücuen tazminat istemiyle donatana ve ticari işletmeci şirkete izafeten acente konumundaki davalıya karşı ilamsız takip başlatıldığını fakat davalının itirazı sebebiyle takibe devam edilemediğini, arabuluculuk sürecinin de olumsuz sonuçlandığını beyanla, Samsun İcra Dairesi'nin .... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamını ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirket ile ....şirketleri arasında acentelik ilişkisi bulunmadığını, yani donatana taşıma faaliyetleriyle ilgili acentelik hizmeti sunmadığını, yalnızca geminin limana yanaşması, demirlenmesi ve limandan ayrılması hizmetleri verdiğini, bu haliyle donatan adına temsil yetkisinin bulunmadığını, husumet ehliyetinin olmadığını, dolayısıyla davanın özel dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda; davanın 6100 s. HMK m. 114/2 ve 115/2 uyarınca reddine, davalı ....nin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı ....'nın acente gibi hareket ettiği, kendisinin de acente olduğunu ikrar ettiği, alınan bilirkişi raporu ile bu hususun sabit olduğu, verilen kararın hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali (sigorta şirketi tarafından rücu amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle) davasıdır.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Yerel Mahkeme tarafından, özel dava şartı yokluğu (usulüne uygun olarak başlatılmış icra takibinin yokluğu) nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, verilen karar davacı sigorta şirketi vekili tarafından, davalı ....'nın acente gibi hareket ettiği, kendisinin de acente olduğunu ikrar ettiği, alınan bilirkişi raporu ile bu hususun sabit olduğu, verilen kararın hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
6102 Sayılı TTK'nun 105. maddesinde; “(1) Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir. (2) Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu maddede, acentenin acentelik sözleşmesi kapsamında fiilen aracılık ettiği veya sözleşme akteddiği işler ile ilgili olarak müvekkiline karşı yükümlülüğü olan kanuni aktif ve pasif temsil yetkisinin bulunduğu belirtilmektedir. Buna göre, acenteye müvekkili namına husumet yöneltilmesi ancak aracılık ettiği işlerle ve yukarıdaki hallerle sınırlıdır. (benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin .... esas, .... karar sayılı ilamı, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin .... esas, .... karar sayılı lamı)
Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, kendisine izafeten takip başlatılan ve dava açılan ....'nın, ....şirketlerine sadece....gemisinin Samsun Limanı'na yanaşması ve demirlemesi ve limandan ayrılması işlemleri ile sınırlı olacak şekilde acentelik hizmeti verdiği ve bu durumun Ordino ve Liman Çıkış Belgeleri'nden açıkça anlaşıldığı, emtianın taşınması ile ilgili sürecin bizzat ....şirketi tarafından yürütüldüğü ve navlun faturasının yine bu şirket tarafından düzenlendiği, konişmentoda kaptan imzasının bulunduğu, konişmentoda kaptan imzasının bulunmasının taşıma ilişkisinin ....şirketi tarafından yürütüldüğü ve taşıyıcının bu şirket olduğunu açıkça gösterdiği, dolayısıyla takipte kendisine ödeme emri gönderilen ve ardından arabuluculuk görüşmelerine davet edilen ....şirketleri arasında emtianın taşınması ile ilgili acentelik ilişkisi olmadığı, .... karşı usulüne uygun başlatılmış bir takip bulunmadığı, itirazın iptali davasında dava türünün niteliği gereği, sonradan taraf teşkiline olanak bulunmadığı, davanın usulüne uygun takip yapılmamış olması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde ve mahkeme gerekçesinde isabetsizlik olmadığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacı vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan REDDİNE.
2.Davacı taraftan alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına.
Harç tahsil müzekkeresinin Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından yazılmasına.
3.İş bu kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.
Dair, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15/05/2026
....
Başkan
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Katip
....
¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 15/05/2026
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!