İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin denizcilik ihtisas mahkemesi kararının, itirazın iptali ve ayıplı ifadan kaynaklanan navlun alacağı uyuşmazlığına dair istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir deniz yolu taşımacılık şirketinin, taşımasını gerçekleştirdiği kavunların navlun bedelinin ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine karşı yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı davayı ve davalı kargo sahibinin bu talebe karşı ileri sürdüğü savunmaları özetlemektedir; davalı, uluslararası yetki itirazı, navlun alacağının zamanaşımına uğradığı iddiası, vaat edilen sıcaklık koşullarının sağlanmaması nedeniyle taşımanın ayıplı ifa edildiği ve bu ayıplı ifa sonucunda büyük maddi zarara uğradığı gerekçeleriyle navlun ödeme yükümlülüğü olmadığını ve kendi zararlarının karşılanması gerektiğini savunmaktadır.

.T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2024/41 EsasKARAR NO : 2026/1365 KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)NUMARASI : 2022/101 Esas- 2023/289 KararTARİH: 06/07/2023 DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: 02/07/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı/karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uluslararası taşımacılıkla iştigal ettiğini, müvekili şirketçe davalıya ait emtiaların Aliağa'dan Toronto Limanı'na denizyolu ile taşınması işini üstlenerek taşımayı gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin yükleyicisinin davalı şirket ve alıcısının ... olan 2924-9116-008.011 konşimento numaralı taşımayı üstlendiğini, müvekkilinin bu taşımaya ilişkin davalıya 25.08.2020 tarih ve ... numaralı 5280,52 USD bedelli faturayı kestiğini ve gönderdiğini, davalının müvekkili şirketin davalı şirket için yaptığı taşımadan kaynaklanan bedelleri ödemediğini, ödenmeyen bu tutar için müvekkili şirket tarafından Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, icra takibinin davalı şirketin yaptığı itiraz nedeniyle durduğunu, itirazın iptali için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, müvekkili şirketin alacağının likit ve muayyen olduğunu, davalının borcun tamamına itirazının kötü niyetli, haksız ve her türlü yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere %40 oranında icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine ve itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı/karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; konşimento gereğince Hong Kong mahkemelerinin görevli olduğunu, milletlerarası yetki itirazında bulunduklarını, davacının alacaklarının hak düşürücü süreye uğradığını, somut olayda davacı tarafça zamanaşımını kesen ilk işlemin dava konusu icra takibinin başlatıldığı 20/11/2020 tarihli takip talebi olduğunu, işbu takibe taraflarınca 07/12/2020 tarihinde itiraz edildiğini, itiraz üzerine icra dosyasında zamanaşımını kesen başka hiçbir işlem yapılmadığını, davacının arabuluculuk başvurusunu 20/12/2021 tarihinde yaptığını, davacının icra takibine itirazdan 1 yıl 13 gün sonra arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu, bu sebeple davacının navlun alacağı taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığını, taşıma eyleminin ayıplı ifa edildiğini, davacının ayıplı ifa sebebiyle navlun ücreti talep hakkı olmadığını, davacının müvekkilinden bir hak ve alacağı olmadığını, davacının sözleşme şartlarına uygun bir taşımacılık yapmadığını, davacı şirket yetkilisi tarafından gönderilen 04/08/2020 tarihli mailde taşıma süresinin 23 gün olarak vaad edildiğini, davacı şirketin bir başka yetkilisi tarafından gönderilen mailde kavunların +6 derecede %85 nem ve 15 cbm ortamda taşınacağının garantisinin verildiğini, müvekkilince teklifin kabul edilerek konşimento düzenlendiğini, davacının bu edimini yerine getirmediğini, dava konusu ürünlerin bulunduğu konteynerin 21/08/2020 günü İzmir Aliağa'dan davacı ve davalı şirket yetkililerine teslim edildiğini, ürünün gemiye 23/08/2020 günü yüklendiğini, müvekkilince kavunların arasına yerleştirdiği casus termometre aracılığıyla ürünlerin sıcaklık değişiminin kontrol edildiğini ve zaman zaman 9-11 santigrat dereceleri bulan sıcaklıklar görüldüğünü, müvekkili şirket yetkilisi tarafından davacı şirket yetkilisine mail atılarak derecenin istenilen sıcaklıkta olmadığının bildirildiğini, davacı şirket yetkililerinin derecenin istenildiği gibi olduğuna dair müvekkiline dönüş yaptıklarını, müvekkilinin termometresi yüksek sıcaklığı doğrulamakta iken davacının bu durumu inkar ettiğini, taraflarınca davacıya Antalya 10. Noterliği'nin 22/09/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, buna rağmen konteynerin ancak 30/09/2020 tarihinde limana indirildiğini, müvekkilinin alıcı taraftan ekspertiz incelemesi yaptırılmasını istediğini, Kanada'daki alıcı firma tarafından .... firmasına ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, müvekkilinin ayıplı teslim sebebiyle navlun bedelini ödeme yükümlülüğü olmadığını, müvekkilinin navlun bedelini aşan zararı bulunduğunu, müvekkilinin fatura bedeli 16.740,00 USD olan 1660 kasa kavunun 300 kasası olan 3.025,30 sovtaj bedeli olarak düşüldüğünde 13.714,69 USD zarara uğradığını, ayrıca Kanada'da ekspertiz yaptırmak için 719,30 Kanada Doları (CAD) ödemek durumunda kaldıklarını, müvekkilinin bu zararları için hem davacıya hem de davacının sigortacısına başvuru yaptığını, bu kapsamda ... Sigorta'nın önce müvekkilinin talebini reddettiğini, daha sonra hasarın %60'ının ısı değişiminden %40'ının ise gecikmeden kaynaklı olduğunu tespit edilerek müvekkiline 7.018,70 USD ödeme yapıldığını, sigorta teminatına gecikmeden kaynaklı zarar girmediğinden müvekkilinin 13.714,69 USD + 719,30 CAD - 7.018,70 USD olmak üzere toplam 6.695,99 USD ve 719,30 CAD zararı kaldığını, müvekkilinin navlun bedelini aşan zarara uğradığını, müvekkilinin usulünce verilmeyen taşıma hizmetinin navlun bedelini ödemek zorunda olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı/karşı davacı vekili, karşı dava dilekçesinde özetle; davacı karşı davalının müvekkilinin zararından navlun bedeliyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, davacı karşı davalı tarafça taşıma hizmetinin usulünce verilmediğini, hem ısı değişikliğine neden olarak ürünlerin bozulmasına sebebiyet verildiğini hem de taahhüt edilen sürede taşımayı gerçekleştiremeyerek ürünlerin bozulmasına sebebiyet verildiğini, müvekkilinin fatura bedeli 16.740,00 USD olan 1660 kasa kavunun 300 kasası olan 3.025,30 USD sovtaj bedeli olarak düşüldüğünde 13.714,69 USD zarara uğradığını, sigorta teminatına gecikmeden kaynaklı zarar girmediğinden müvekkilinin 13.714,69 USD + 719,30 CAD - 7.018,70 USD olmak üzere toplam 6.695,99 USD ve 719,30 CAD zararı kaldığını, TTK madde 1186/6 hükmü gereğince taşıyanın zarardan sorumluluğu navlun bedeli ile sınırlı olduğundan her ne kadar navlun bedelini aşan zarar olsa da fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere navlun bedeli olan 5.200,00 USD talep ettiklerini, davacının davasının ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde zararlarının davacı karşı davalının navlun alacağı taleplerinden takas mahsubu ile davacının davasının reddine, karşı davanın kabulü ile navlun bedeli ile sınırlı olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 5.200,00 USD (76.776,96TL-harca esas değer)'nin davacı karşı davalıdan temerrüt tarihinden itibaren kamu bankaları tarafından yabancı para cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı karşı davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı/karşı davalı vekili, karşı davaya ilişkin cevap dilekçesinde özetle; alacağın zaman aşımına uğramadığını, fatura alacağında yetkili mahkeme alacaklının ikametgahı mahkemesi olduğundan mahkememizin görevli olduğunu, casus termometre sonuçları diye sunulan kayıtların kabulünün mümkün olmadığını, termometre kayıtları diye sunulan belgelerdeki tarihin malın yüklendiği tarihten önce başlayıp malın iddia edilen teslim tarihinden daha evvelki bir tarihte de son bulduğunu, konteynerin müvekkili tarafından mühürlü teslim alındığının açık olduğunu, konşimento üzerindeki ... ibaresinin malın konteynere gönderici tarafından yüklenerek mühürlendiğinin açık olduğunu, gönderici tarafından emtianın hasarlı yüklenip yüklenmediğinin müvekkilinin kontrol etme imkanı bulunmadığını, bu sebeple hasarın taşıma sırasında gerçekleştiği iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, emtianın istenilen sıcaklık düzeyinde ve belirtilen sürede taşınmadığı gerekçesiyle emtianın bozulduğu belirtilmişse de teslim edilen emtianın hasarlandığına ilişkin müvekkili şirkete yapılmış bir hasar ihbarı bulunmadığını belirterek davalı karşı davacının haksız ve mesnetsiz olan davasının reddine, davasının kabulüne ve davalının takibe yaptığı itirazının iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere %40 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 06/07/2023 tarih ve 2022/101 Esas- 2023/289 Karar sayılı kararında;Esas ve karşı dava taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebi ile taşımanın gereği gibi yerine getirilmediğinden bahis ile oluşan zararın tazmini talebine ilişkin olup uyuşmazlığın, icra dairesine yönelik yetki itirazı ile milletlerarası yetki itirazının yerinde olup olmadığı davanın zamanaşımı süresinde açılıp açılmadığı, taşımada davalı karşı davacıya ait emtiaların hasarlanıp hasarlanmadığı bu nedenle davacı karşı davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve tüm bunlara göre taraflar arasındaki alacak borç durumunun tespiti hususlarında toplandığının anlaşıldığı, esas davaya konu Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 20/11/2020 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 04/12/2020 tarihinde tebliği üzerine davalı borçlunun 05/12/2020 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği ve eldeki davanın da 01/03/2022 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık sürede açıldığı anlaşıldığı, Mahkemece uyuşmazlığa ilişkin bilirkişi raporları alındığı, esas dosya davalı vekilince, davaya konu taşımaların yapıldığı konşimentolarda bulunan yetki kaydı nedeni ile milletlerarası yetki itirazında bulunulmuşsa da, davalının Türkiyede mukim bir Türk şirketi olması nedeni ile ikametgah mahkemesinde kendisini daha iyi savunabilecek olan davalının yetki itirazının MK’nun 2.maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. Esas dosya davalı vekilince aynı zamanda, müvekkilinin yerleşim yeri itibarı ile icra dairesi yetkisine yönelik itiraz da ileri sürülmüş olup, esas davaya konu alacak faturaya dayalı para alacağı olmakla BK 89 maddesi gereğince esas dosya davacı yerleşim yeri icra dairesi olan Küçükçekmece icra dairesinin yetkili olduğu anlaşıldığından, itirazın reddine karar verildiği, son olarak esas dosya davalı vekilince, esas dava konusu alacağın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığına ilişkin itirazı bulunmaktaysa da, dava konusu taşımaya ilişkin konşimentonun 24/08/2020 tarihinde düzenlendiği, alacağa konu navlun faturasının 25/08/2020 tarihli olduğu ve alacağın tahsiline ilişkin icra takibine ise 20/11/2020 tarihinde başlandığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, TTK 1246 maddesi gereğince davanın yasal süre içerisinde açıldığının kabul edildiği, taraflara arasında esas dosya davalı karşı davacıya ait kavun emtiasının Aliağa-Toronto arası taşınmasına ilişkin bir taşıma ilişkisi olduğu dosya kapsamı ile sabit olduğu, esas dava konusunun ise bu taşımaya ilişkin olarak düzenlenen 25/08/2020 tarihli navlun faturasının tahsili istemine ilişkin olup, dosya kapsamından esas davacı karşı davalı tarafından taşıma hizmetinin yerine getirildiğinin sabit olduğu, taraflara ait ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde ise, dava konusu faturanın her iki tarafa ait ticari defterlerde de kayıtlı bulunduğu ve bu faturaya ilişkin olarak esas davalı karşı davacı tarafından ödeme yapılmadığı hususunun tespit edildiği, esas dosya davalı karşı davacı tarafından taşımaya konu eşyaların hasarlandığından bahisle takas ileri sürümemiş olup, karşı dava açıldığı, TTK 1199 maddesi gereğince boşaltma süresinin sonuna kadar kaza sonucu zıyaa uğrayan eşya için navlun ödenmeyeceği, peşın ödenmiş ise geri alınacağı düzenlenmiş olup, esas uyuşmazlık bakamından bu hususun da incelenmesi gerektiği, taşımaya konu konşimentoda ise tüm navlunun herhangi bir talep, indirim veya tehiri icra olmaksızın ödeneceği taraflarca kabul edildiği, bu kapsamda TTK 1191 maddesinin emredici bir hüküm olup olmadığı önem arz etmekte olup, TTK 1243 maddesinde emredici hükümler açıkça belirtilmiş olup, TTK 1191 maddesi emredici hükümler arasında gösterilmediği, bu nedenlerle, karşı davaya ilişkin değerlendirme ayrıca yapılmış olup, taşımaya konu navlun alacağı bakımından esas dosya davacısının navluna hak kazandığı değerlendirilmiş ve bu nedenle de esas davanın kabulüne karar verildiği, karşı dava konusu talebin, karşı davacı tarafından ... firmasına satışı yapılan kavunların esas dosya davacısı tarafından kusurlu taşınması nedeniyle oluşan hasar sebebiyle oluşan 6.695,99 USD +719,30 CAD zararın, TTK 1186/6 hükmü gereğince taşıyanın zarardan sorumluluğunun navlun bedeli ile sınırlı olması nedeniyle 5.200 USD olarak esas davacı karşı davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, karşı dava konusu talep bakımından istemin TTK 1188 maddesi gereğince hak düşümüne uğrayup uğramadığının tespiti gerekmekte olup, buna ilişkin olarak dosyaya sunulan taraflar arasındaki e posta yazışmalarının incelendiği, zira karşı dava konusu kavun emtiasının 30/09/2020 tarihinde alıcısı tarafından teslim alındığı dosya kapsamında sabit olup, karşı dava tarihi olan 12/04/2022 tarihi itibarı ile TTK 1188 maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin geçmiş olduğunun tartışmasız olduğu, karşı dava konusu hasar talebine ilişkin olarak dava dışı nakliye sigortacısı ... Sigorta tarafından 19/02/2021 tarihinde 7.018,70 USD ödeme yapılmış olup ardından kalan hasar tazminine ilişkin olarak dosyaya sunulan e posta yazışmaları incelendiğinde, hasar bedelinin tazmin edilmesine ilişkin olarak karşı davacıya net olarak hasarın tazmin edilmeyeceği bilgisi 05/05/2021 tarihinde iletildiği, bu kapsamda karşı davacının zarar taleplerinin karşılanıp karşılanmayacağına ilişkin olarak yapılan bir kısım ödeme sonrası karşı davacı uzunca bir süre cevap beklemek durumunda bırakıldığı, bu nedenle TTK 1189 maddesi hükümlerinin uyuşmazlık bakımından uygulanması gerektiği mahkemece kabul edilmiş olup, nihai olarak hasar taleplerinin karşılanmayacağı bilgisinin karşı davacıya iletildiği 05/05/2021 tarihi itibarı ile 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başlayacağı, bu tarih itibarı ile da dava tarihi olan 12/04/2022 tarihinde TTK 1188 maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin dolmamış olduğunun kabul edildiği, dava konusu kavun emtiasının ... tarafından dava dışı alıcı ... firmasına ... numaralı satım faturası gereği 16.740 USD bedel ile satıldığı, satışı yapılan 1660 karton kavunun konteyner içerisinde 24 Ağustos 2020 tarihinde ... gemisine yüklendiği, yüklerin 01.09.2020 tarihinde ..., ... Kanada’ya boşaltıldığı, konteynerin 25 Eylül 2020 tarihinde demiryolu Torontoya taşındığı ve 29 Eylül’de Toronto’ya ulaştığı ve alıcısına 30 Eylül 2020 tarihinde ulaştığı, alıcı tarafından teslimde yaşanan gecikmeler nedeniyle kavunların durumlarının tespiti için ...’den sörvey raporu tanzim edilmesinin istendiği, Tanzim edilen raporda kavunların %70’inde ısı farklılığından dolayı ağır hasar olduğu satılamaz durumda olduğu tespitlerinden sonra yapılan hesaplamada 1660 kap kavunun 300 adedinin kurtarıldığı kurtarılan kavunların 3.025,30 USD değerinde olduğu ve toplam alacak tutarının 13.714,69 USD olarak hesaplandığı, dava konusu kavun emtiasının ... tarafından dava dışı alıcı ... firmasına ... numaralı satım faturası gereği 16.740 USD bedel ile satıldığı, dava dışı alıcı ... firması tarafından 8.490,00 USD ön ödeme yapıldığı ve muhasip incelemesine göre bu bedelin sonradan dava dışı alıcıya iade de edilmediği, bununla birlikte satışı yapılan kavunların nakliye öncesi dava dışı ... Sigorta tarafından sigortalandığı ve hasar nedeni ile sigorta tarafından karşı davacı ...'ya 7.018,70 USD ödeme yapıldığı muhasip incelemesi neticesinde tespit edildiği, dosyaya sunulan 04/08/2020 tarihli ... nolu konşimentoda tahliye limanı olarak Toronto gözüktüğü, ancak konteynerin yukarıda açıklandığı hali ile; 11/09/2020 tarihinde ..., ... Limanına tahliye edildiği, konteynerin bu limanda 14 gün bekleme yaparak 25/09/2020 tarihinde demiryolu ile taşınmak üzere yüklendiği, 29/09/2020 tarihinde Toronto demiryolu terminaline ulaştığı ve 30/09/2020 tarihinde konteynerin alıcı tarafından teslim alındığı, navlun sözleşmesinin kurulduğu aşamada transit süresinin ... limanı üzerinden 23 gün öngörülmüş olduğu, transit süresi, geminin Aliağa limanından hareket ettiği 04/08/2020 tarihinden, alıcıya teslim edilmiş olduğu 30/09/2020 tarihine kadar 37 güne çıktığı, buna göre davaya konu konşimentonun tahliye limanı: ..., nihai teslim yeri Toronto olarak düzenlenmesi gerekmekteyken, hatalı olarak düzenlenmiş olması nedeniyle, esas davacı karşı davalı taşıyanın konteyneri ... üzerinden Toronto Limanına kadar olan taşımayı üstlendiği, bir başka deyişle konteynerin ... limanından, Toronto’ya kadar olan demiryolu taşımasını da üstlendiği, taşıyanın sorumluluğunun Toronto’da konteynerin alıcısına teslim edildiği ana kadar devam ettiği, bununla birlikte konteynerin 37 güne çıkan transit süresi boyunca sıcaklığının istenen +5 derecede taşınmadığı/muhafaza edilemediği, konteyner sıcaklığının yer yer 20 derecelere çıktığı, 37 gün süresince sadece 18 saat istenen sıcaklıkta taşındığı, her ne kadar kavun emtiasının raf ömrü 4 hafta ise de, 37 gün transit süresinde konteynerin istenen sıcaklıkta muhafaza edilebilmiş olması durumunda kavunların bozulmadan alıcısına teslim edilebileceğinin bilirkişilerce açıklandığı, dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporu ile; hasarın, kavunun 4 haftalık raf ömrünün aşılmasına bağlı olduğu kanaati bildirilmiş, konteyner takip kaydına göre konteynerin 11/09/2020 tarihinde ... Limanına vardığı, ancak bilinmeyen nedenlerden dolayı konteynerin limanda yaklaşık 14 gün beklediği ve 25/09/2020 tarihinde trene yüklendiği, 30/09/2020 tarihinde varış yaptığı dosya kapsamından anlaşılmış olup, hasarın esas ...’da beklemeden kaynaklandığı, eğer ...’dan gecikme olmadan zamanında treni yüklenmesi ihtimalinde hasarın önlenebileceği görüşü olarak bildirildiği, her ne kadar taşıyan davacının, taşıtan davalıya 23 günlük transit süresi için kesin bir taahhütte bulanmamış olsa da taşıma süresince ve de 23 günü aşan 14 gün gecikme süresince de sıcaklığın istenen 5 derecede tutulamamış olması dikkate alındığında davacı taşıyanın meydana gelen zarardan sorumlu olduğu kanaati mahkemece de benimsendiği, bu kabul doğrultusundan karşı davacının talep edebileceği zarar miktarı ise, satım bedeli olan 16.740 USD den ön ödeme bedeli olan 8.490,00 USD ile sigorta şirketi tarafından karşılanan zarar miktarı olan 7.018,70 USD nin çıkartılması sureti ile 1.231,30 USD ile 719,30 CAD sörvey bedeli olarak hesap edildiği, karşı dava tarihli kur bilgileri dikkate alınarak mahkemece hesaplama yapıldığında ise karşı dava bakımından neticede karşı davacı zararının 1.802,097 USD olduğunun kabul edildiği, açıklanan nedenlerle ve bilirkişi raporu da hükme esas alınarak neticede esas davanın kabulü ile karşı davanın kısmen kabulüne, esas dava konusu talep bakımından esas davacının navluna hak kazanıp kazanamadığı hususu yargılama gerektirmiş olduğundan esas dava bakımından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve asıl davada verilen karara karşı, davalı/karşı davacı vekili tarafından, karşı davada verilen karara karşı taraf vekilleri ve fer'i müdahil vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı /Karşı Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karşı dava bakımından hak düşürücü süre geçmesine rağmen Mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını, müvekkil tarafından kesin bir taşıma süresi tahhüt edilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda isabetli olarak değinildiği üzere müvekkil şirket tarafından kesin bir taşıma süresi taahhüt edilmediğini, denizyolu taşımalarında inisiyatif tamamen gemi hatlarına ait olduğu için bu şekilde kesin bir taşıma süresi taahhüt edilmesinin mümkün de olmadığını, tahmini varış süresinin aşılması nedeniyle taşıyıcıya herhangi bir kusur yüklenmesi kabul edilemeyeceğini, kararın ilk olarak bu yönden hatalı olduğunu, teklif yazısında demiryolu taşımalarında gecikme olabileceği, bundan taşıyıcının sorumlu olamayacağının belirtildiğini, karşı dava yönünden mahkemece kısmen kabul kararı verilmişse de, somut olayda denizyolu taşımasında herhangi bir gecikme olmadığını, taşıma 19 günde tamamlandığını, ...'dan Toronto'ya demiryolu ile taşınması için en erken 25.09.2020 tarihli tren seferinde yer bulunabildiği için ... Limanına boşaltılan yük demiryolu taşıması için 14 gün limanda beklediğini, davacı taraf delil listesinin 1 No'lu ekinde sunulan teklif yazısının 16. Maddesinde "Tren taşımalarında tonaj sınırlaması sebebiyle sonraki trenlere aktarılmasından kaynaklanan extra bekleme, ardiye demuraj masrafları Göndericinin sorumluluğundadır" hükmü mevcut olduğunu, demiryolu taşımasının doğası gereği teklif şartlarına konulan bu hüküm uyarınca da demiryolu taşımasındaki gecikmeden kaynaklanan zarardan taşıyıcı sorumlu tutulamayacağını, davalı-karşı davacı tarafından dosyaya ibraz edilen ekspertiz raporun dahi konteyner içi sıcaklıkta sorun olmadığını gösterdiğini, rapora beyan dilekçesinde belirttiği üzere davacı tarafından delil listesinin 5 No'lu ekinde sunulan Expertiz Ön raporunda,konteyner kapılarının kapalı ve mühürlü olduğu, konteyner içi sıcaklığının +5 derece olacak şekilde ayarlanmış olduğunu, numune olarak alınan kavunların sıcaklığının 5,4 ile 5,7 derece arasında olduğunu, bu bulgular esasen konteyner içi sıcaklığında herhangi bir sorun olmadığını gösterdiğini, bu halde kavun yükünün davalı gönderici tarafından raf ömrünü tamamlamaya yakın sevk edilmiş olduğunu, ileri sürerek karşı dava yönünden verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; karşı davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, Mahkemece esasa ilişkin itirazlar dikkate alınmadan ve delileri toplanmadan karar verildiğini, davalı/karşı davacının zararının davacının sigorta şirketi tarafından ödendiğini, konteynerin ısı derecesinin normal olduğuna dair dosyadaki delillerin mevcut olduğunu, gecikmenin ... Kasırgası yani mücbir sebepten kaynaklandığı, Mahkemece buna ilişkin iddialarının araştırılmadığını ve değerlendirilmediğini, konteynerin kapalı ve mühürlü bir şekilde teslim alındığını ve taşıyanın yükün mevcut halini bilmesinin mümkün olmadığını, süresi içerisinde hasar ihbarında bulunulmadığını, hasarın her iki tarafından katılımı ile usulüne uygun olarak tespit ettirilmediğini, dolayısıyla hasarı kabul etmemekle birlikte hasar bulunması halinde kendilerinin kusurlu olmadığını ileri sürerek karşı davada verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı-karşı Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisine ilişkin yapmış olduğu ilk itirazlarının gerekçesiz şekilde reddedildiğini, MÖHUK.m.47 uyarınca aralarındaki hukuki ilişki kapsamında yabancılık unsuru barındıran gerçek veya tüzel kişilerin yine MÖHUK uyarınca münhasır yetki belirtilmeyen durumlarda hangi ülkenin mahkemelerinin yetkili olacağı esasını kararlaştırabilecekleri düzenlendiğini, davacı-karşı davalı tarafça da noter onaylı Türkçe tercümesi sunulan konişmentonun 21.2 maddesi incelendiğinde ABD dışı taşımalar için ...hukukunun uygulanacağı ve ...mahkemelerinin yetkili olduğunun belirtildiğini, yargılama safhasında mahkemeye vermiş olduğu cevap dilekçesine usulüne uygun olarak yetki ilk itirazını sunup, uyuşmazlığı çözmeye yetkili mahkemenin ...mahkemeleri olduğu hususunu belirttiğini, mahkemece müvekkil şirketin Türkiye'de mukim olması gerekçe olarak gösterilerek hatalı bir şekilde itirazın reddine karar verildiğini, taraflarınca yapılan yetki itirazının sırf bu gerekçeyle reddedilmesi evrensel hukuk ilkeleri ve Türk hukukunda benimsenen tarafların sözleşme serbestisi ilkesine ters düştüğünü, MÖHUK.m.47'nin uygulama alanını haksız yere kısıtladığını, taraflar birbirine uygun irade beyanıyla aralarında yetki sözleşmesi yapmışken taraflarınca bu hususun gereğinin yapılmasının istenmesini sadece TMK.m.2'ye aykırı olduğu gerekçe gösterilerek reddedilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, esas dava yönünden itirazları; taşıma eylemi ayıplı ifa edildiğini, davacının ayıplı ifa sebebiyle navlun ücreti talep hakkı olmadığını, davacının müvekkilden bir hak ve alacağı olmadığını, yerel mahkeme tarafından karşı davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ayrıntısı ile izah edildiği üzere karşı davasının tümden kabulünün gerekli olduğunu, davacı-karşı davalı taraf taşıma hizmetini usulünce vermediğini, hem ısı değişikliğine neden olarak ürünlerin bozulmasına sebebiyet verdiğini hem de taahhüt edilen sürede taşımayı gerçekleştiremeyerek ürünlerin bozulmasına sebebiyet verdiğini, bu sebeple yukarıda ayrıntısı izah edildiği üzere müvekkil, fatura bedeli 16740USD olan 1660 kasa kavun'un 300 kasası olan 3025,30USD sovtaj bedeli olarak düşüldüğünde 13714,69USD müvekkilin zarara uğradığını, sigorta teminatına gecikmeden kaynaklı zarar girmediğinden müvekkilin 13714,69USD+719,30 CAD-7018,70USD olmak üzere toplam 6695,99 USD ve 719,30 CAD zararı kaldığını, TTK madde 1186/6 hükmü gereğince taşıyanın zarardan sorumluluğu navlun bedeli ile sınırlı olduğundan her ne kadar navlun bedelini aşan zarar olsa da fazlaya ilişkin talep ve dava hakkının saklı kalmak üzere navlun bedeli olan 5200 USD'yi müvekkilin uğramış olduğu zararın tazmini için karşı dava açmak suretiyle talep ettiklerini, yargılama süresince alınmış olan bilirkişi raporlarında müvekkilin müspet zararı dosya kapsamında sunmuş olduğu bilgi ve belgelerle açık bir şekilde görülmesine rağmen bilirkişice varsayımsal bir değerlendirme yapıldığını işbu rapora karşı yapmış olduğu itirazların da mahkemece dikkate alınmadığını, hatalı ve eksik incelemeye dayalı, sırf varsayımlar tanzim edilen işbu rapor mahkemece hükme esas alınarak hatalı bir şekilde karşı davasının kısmen kabulüne karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl dava; davalı tarafından ihraç edilen emtianın akdi taşıyıcı olan davalı ve fiili taşıyıcı olan fer'i müdahil nezdinde uluslararası deniz taşıma sözleşmesi kapsamında taşındığı iddiasıyla ödenmeyen navlun faturası alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebine, karşı dava; bu taşıma sırasında emtianın öngörülen sürede taşınmaması sebebiyle uğranılan bakiye zararın tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, asıl davada verilen karara karşı davalı/karşı davacı vekili, karşı davada verilen karara karşı taraf vekilleri ve fer'i müdahil vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Asıl davada verilen karara karşı davalı/karşı davacı vekili tarafından milletlerarası yetki itirazının dikkate alınarak Mahkemenin yetkisizliği sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. MÖHUK 47.maddesinde yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilecektir. Anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın özel borç ilişkisinden doğması gerekmektedir.Taşıyan ile gönderilen (konişmentonun meşru hamili) arasındaki ilişkide konişmento esas alınır (TTK.m.1237/1). Dolayısıyla konişmento hamili gönderilen eşyayı teslim alma hakkının kapsam ve koşulları, navlun sözleşmesinden bağımsız olarak konişmentoya göre belirlenir. TTK.m.1237/2 hükmünde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişki ise navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı öngörülmüş olmakla birlikte, navlun sözleşmesi hakkında ayrı bir belgenin düzenlenmediği hâllerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır; zira konişmento bir navlun sözleşmesi yapıldığını ve şartlarını tespit eder (TTK.m.1228/1) (Kender/Çetingil/Yazıcıoğlu, s.193).Taraflar arasında davalı/karşı davacı tarafından yurt dışında bulunan alıcı firmaya ihraç edilen kavun emtiasının Aliağa-Toronto arasında taşınmasına ilişkin taşıma sözleşmesinin mail ile akdedildiği, davacı/karşı davalı tarafından davalıya navlun faturası düzenlendiği, bizzat davacı/karşı davalı tarafından davalıya mail ile gönderilen navlun sözleşmesinin Şartlar&Koşullar başlıklı 7. maddesinde iş bu taşımaya ilişkin konşimento hükümlerinin uygulanacağının hüküm altına alındığı, dava konusu taşımaya ilişkin konşimentonun 21.2 maddesinde "ABD dışı taşıma için, iş bu konşimentodan doğan ihtilaflar Hong Kong mahkemelerinde Hong Kong yasalarına göre görülecektir. Taraflar açıkça anlaşmaya varmadıkça başka hiçbir mahkemede girişimde bulunulamaz." hükmü uyarınca uyarınca ABD dışı taşımalar için ...hukukunun uygulanacağı ve ...Mahkemelerinin yetkili olduğu kabul edilmiştir. Taşıyanın yabancı bir şirket olması, geminin yabancı bayraklı olması ve taşımanın Aliağa-Toronto arasında yapılması nedeniyle uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıması ve özel borç ilişkisinden kaynaklanması sebebiyle yetki şartı geçerlidir. Bu durumda bizzat akdi taşıyıcı olan davacı/karşı davalı tarafından davalıya gönderine navlun sözleşmesindeki atıf ve söz konusu atıf olmasa dahi taraflar arasındaki ilişkide konşimento hükümleri uygulanacağından davacı/karşı davalı konşimento hükümleri ve bu bağlamda yetki şartı ile bağlıdır. Yabancılık unsuru içeren ve tacir olan tarafların serbest iradesi ile kabul ettikleri sözleşme nedeniyle yetki itirazında bulunulması TMK'nın 2. maddesine aykırı olmayıp, kendi koyduğu konşimento şartlarına aykırı davranan davacı/karşı davalının yetkili kıldığı Mahkemeden talepte bulunmaması ve Mahkemenin yetkili olduğunu ileri sürmesinin çelişkili davranış yasağına aykırı olduğu anlaşılmakla Mahkemece asıl davanın milletlerarası yetki itirazının kabulü ile usulden reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilmek suretiyle hüküm kurulması isabetli olmamıştır. Karşı davada verilen karara karşı davacı/karşı davalı vekili ve fer'i müdahil vekili hak düşürücü süre sebebiyle karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Deniz taşımalarında tazminat istemlerinin tabi olduğu hak düşürücü süreyi düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nun 1188/1 fıkrası uyarınca; eşyanın ziya ve hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat isteme hakkı bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşecektir. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, hak düşürücü nitelikteki bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Yine aynı Kanunun 1189 maddesi uyarınca; tazminat isteminin muhatabı, zarar göreni dava açma süresini kaçırması sonucunu doğuracak şekilde oyalarsa, hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu itirazından yararlanamaz. Bu takdirde, dava açma süresi, zarar görenin, bu durumu öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Somut uyuşmazlıkta karşı dava konusu kavun emtiasının 30/09/2020 tarihinde alıcısı tarafından teslim alındığı ve dava tarihi olan 12/04/2022 tarihi itibarı ile TTK 1188 maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin geçmiş olduğu sabittir. Mahkemece karşı davacının emtianın uygun sıcaklık şartlarında taşınmaması sebebiyle uğradığı zarara ilişkin dava dışı nakliye sigortacısı ... Sigorta tarafından 19/02/2021 tarihinde ödeme yaptığı, bakiye zarar talebinin karşılanmayacağına ilişkin net cevabın davacı/karşı davalının davalı/karşı davacıya 05/05/2021 tarihinde ilettiği ve oyalaması sebebiyle hak düşürücü sürenin bu tarihten itibaren başladığı ve karşı dava tarihi itibariyle dolmadığı kabul edilmiş ise de, dava dışı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme sonrasında 05/05/2021 tarihli cevaba kadar taraflar arasında nasıl bir süreç geçtiğinin dosyaya yansıtılmadığı, söz konusu 05/05/2021 tarihli mailde ... A.Ş. adına davalı tarafa "Merhaba ..., Yapmış olduğumuz telefon görüşmesine istinaden ... ile görüştüm. Şu an bir aksiyon almayı düşünmüyorlar. Bilginize" şeklinde mail atıldığı, sadece bu mailden davacı/karşı davalının davalı/karşı davacıyı hak düşürücü süreyi kaçırması için oyaladığı çıkarımının yapılamayacağı, bu süreçte hiç cevap vermemesinin ya da ödeme yapmamasının da bu sonucu doğurmayacağı, davalı/karşı davacı tarafından bu savunmasını ispatlayacak somut bir delil dosyaya sunmadığı anlaşılmakla Mahkemece karşı davanın hak düşürücü süre sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken aksinin kabulü isabetli olmamıştır. Sonuç olarak, asıl davada verilen karara karşı, davalı/karşı davacının istinaf başvurusunun, karşı davada verilen karara karşı, davacı/karşı davalının ve fer'i müdahilin istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, verilen kararın niteliği gereğinde tarafların ve fer'i müdahilin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Asıl davada verilen karara karşı, davalı/karşı davacının istinaf başvurusunun, karşı davada verilen karara karşı, davacı/karşı davalının ve fer'i müdahilin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) 06/07/2023 tarih ve 2022/101 Esas 2023/289 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, -Asıl davanın somut uyuşmazlıkta ...Mahkemeleri yetkili olduğundan Mahkemenin yetkisizliği sebebiyle usulden REDDİNE,-Karşı davanın hak düşürücü süreden sonra açılması sebebiyle usulden REDDİNE, 3-Dairemizce verilen kararın niteliği gereğince tarafların ve fer'i müdahilin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına,İLK DERECE YÖNÜNDEN:Asıl Dava Yönünden;4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu ve tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcının peşin alınan 1.047,98 TL harçtan mahsubu ile bakiye 315,98 TL'nin talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından asıl dava için yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar ve tarifenin 13/1 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı... Limited Şirketi'nden tahsili ile davalı ........Ltd. Şti.ne verilmesine, 8-1.560,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacı... Limited Şirketi'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 9-Bakiye gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, Karşı Dava Yönünden;10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu ve tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcının peşin alınan 1.311,16 TL harçtan mahsubu ile bakiye 579,16 TL'nin talep halinde davacıya iadesine, 11-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 12-Davalı tarafından karşı dava için yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 13-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar ve tarifenin 13/1 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ........Ltd. Şti.'nden tahsili ile davalı... Limited Şirketi'ne verilmesine, 14-1.560,00.-TL Arabuluculuk ücretinin avacı ........Ltd. Şti.'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 15-Bakiye gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN:Asıl Dava Yönünden;16-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 17-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,18-Davalı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf başvuru harcı ve 150,00 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 888,00 TL'nin davacı ... Limited Şirketi'nden tahsili ile davalı ........Ltd. Şti.ne verilmesine, 19-Bakiye gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, Karşı Dava Yönünden;20-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden taraflar ve fer'i müdahil tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 21-Taraflar ve fer'i müdahil tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendilerine iadesine, 22-Davalı... Limited Şirketi tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf başvuru harcı ve 260,00 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 998,00 TL'nin davacı ........Ltd. Şti.'nden tahsili ile davalıya verilmesine, 23-Fer'i müdahil tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf başvuru harcı ve 300,00 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 1.038,00 TL'nin davacı ........Ltd. Şti.'nden tahsili ile fer'i müdahile verilmesine, 24-Karşı davada verilen kararın istinafı yönünden davacı tarafından ayrıca bir yargılama gideri yapmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 25-Bakiye gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 26-Dairemizce verilen kararın niteliği gereğince İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca yatırılan teminatların yatıran taraflara iadesine, 27-Kararın ilk derece mahkemesince tebliğe çıkarılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/07/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.