Danıştay 4. Daire, akaryakıt istasyonu fuzuli işgali iddiasıyla tahakkuk ettirilen ecrimisil bedeli uyuşmazlığında, kira sözleşmesi ve kiracılık sıfatının devam ettiği dönemler ile fuzuli işgalin tespit edildiği dönemler arasındaki farklı hukuki değerlendirmelerin temyizini incelemektedir.
Özet: Bu hukuki evrak, bir akaryakıt istasyonu arazisinin haksız işgali iddiasıyla davacı şirkete tahakkuk ettirilen 1.260.000 TL ecrimisil bedelinin iptali istemiyle açılan davada, davacının adli yargı kararlarıyla 01.03.2022 tarihine kadar kira ilişkisi içinde olduğu sabit görüldüğünden bu tarihe kadar ecrimisil talep edilemeyeceğine, ancak kira sözleşmesinin sona ermesinden sonraki 01.03.2022-15.04.2022 tarihleri arasındaki 45 günlük dönem için hesaplanan 203.649,30 TL ecrimisil bedelinin hukuka uygun olduğuna karar verilerek, ecrimisil ihbarnamesinin 1.056.350,70 TLlik kısmının iptaline ve 203.649,30 TLlik kısmının ise reddine yönelik bölge idare mahkemesi kararının temyiz incelemesini konu almaktadır.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/1141 E.  ,  2025/2961 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/1141
Karar No : 2025/2961
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ... Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem :Davacı şirket tarafından; mülkiyeti davalı idareye ait; İzmir ili, Buca ilçesi, ... Caddesi, No:...-... adresinde kayıtlı taşınmaz üzerinde akaryakıt istasyonu yapılmak suretiyle 15.07.2021-15.04.2022 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle 1.260.000,00-TL ecrimisil bedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin... tarihli ... sayılı Buca Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğü işleminini iptali istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; Danıştay bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararda; uyuşmazlıkta; davacının adli yargıda açtığı kiracılık sıfatının tespiti istemli davada; Mahkemece, kiracılık ilişkisinin tespiti yönünde karar verilmesi ve bu kararın da Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından 06/04/2021 tarihinde onanmasından dolayı davacının, söz konusu taşınmaz üzerindeki kiracılık sıfatının dava konusu işleme esas 15.07.2021-01.03.2022 tarihlerini kapsayan dönem itibariyle devam ettiği ve işgalci konumunda olmadığı yargı kararıyla tespit edildiğinden, davacıdan 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesine istinaden ecrimisil istenemeyeceği, bu nedenle; İdare Mahkemesince istnaf yolu açık olarak dava konusu işlemin kısmen iptali, kısmen de davanın reddi yolunda verilen karara taraflarca yapılan istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemesince istinaf başvurusunun reddi yolunda karar verilmiş ise de, gelinen bu aşamada 01/03/2012-01/03/2022 tarihlerini kapsayan kira sözleşmesi uyarınca davacının kiracılık ilişkisinin tespitine karar verildiğinden 01/03/2022 tarihine kadar davacıdan ecrimisil istenebilmesinin mümkün olmadığı 01/03/2022 tarihinden 15/04/2022 tarihine kadar olan 45 günlük süre içinse dosya kapsamında yer alan bilgi belge ve bilirkişi raporu uyarınca yeniden değerleme oranlarıda eklenmek suretiyle 2022 yılına ilişkin günlük birim bedelin 4.525,54 TL olduğu kira sözleşmesinin dışında kalan 01/03/2022-15/04/2022 tarihleri arasındaki 45 gün için (45*4.525,54 TL) 203.649, 30- TL lik kısım yönünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kabulüne,... İdare Mahkemesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının redde yönelik 831.869,26-TL'lik kısmının kaldırılmasına bu kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline (netice itibariyle dava konusu 1.260.000,00-TL ecrimisil ihbarnamesinin; 1.056.350,70-TL'lik kısmı yönünden dava konusu işlemin iptaline, 203.649,30-TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine) karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN TARAFLARIN İDDİALARI :
Davacı tarafından; 2886 sayılı Kanunun uygulanabilmesi için kiralananın bu kanunda belirtilen usullerle kiraya verilmesi gerektiği, aleyhine alınmış bir tahliye kararı veya aleyhine tahliye talebiyle açılmış bir icra dosyası bulunmadığı, yargı yolu ile tahliye edilmediği, istasyonda kiracı sıfatıyla bulunduğu, kira ilişkisine Türk Borçlar Kanununun kira sözleşme genel hükümleri uygulandığı durumlarda da kira süresi sonunda kiraya veren tarafın tahliye davası açması gerektiğinin Yargıtay içtihatlar ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklandığı, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca intifa hakkı sahibi şirket ile yapmış olduğu kira sözleşmesine dayanarak istasyonda kiracı sıfatıyla bulunduğu, kira sözleşme süresinin 01/03/2022 tarihinde sona ermesi sonrası aleyhine yargı yoluna başvurulmadığı, kiracılık sıfatının devam ettiği, aleyhine tahakkuk ettirilen ecrimisil hukuka aykırı olmakla iptaline karar verilmesi gerekirken verilen kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, davanın reddine ilişkin kısmının bozulması ve bu kısım yönünden de işlemin iptaline karar verilmesi ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, dava konusu ecrimisil bedelinin, mahaldeki rayiç kira bedelleri, emlak vergi değerleri, işletmenin ticari getirisi gibi tüm unsurlar bir arada değerlendirilerek takdir edildiği, davaya konu taşınmazın son derecece yüksek ticari getirisi olan bir konumda bulunduğu, eksik inceleme neticesinde hatalı karar verildiği ileri sürülerek, temyize konu kararın bozulması talep edilmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI :Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50/4. maddesinde, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmüne yer verilmiştir.
Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Bölge İdare Mahkemesince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 03/06/2024 tarih ve E:2023/12734, K:2024/3635 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:...sayılı sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.