Yüksek mahkeme, şekil unsuru içeren başvuru markasının benzer marka ile iltibasa yol açmadığına hükmederek TürkPatentin SMK 5/1-(ç) gereği tescil red kararının iptali yönündeki alt mahkeme kararını onadı.
Özet: Türk Patent ve Marka Kurumunun bir markanın tescil başvurusunu mevcut bir markaya benzerlik gerekçesiyle reddetmesi üzerine açılan iptal davasında, Yargıtay, alt mahkemelerin, başvuru konusu markanın içerdiği şekil unsurları ve ek ibareler sayesinde redde mesnet markadan görsel olarak yeterince farklı olduğunu, ilk bakışta karıştırılma tehlikesi yaratmadığını ve Sınai Mülkiyet Kanununun 5/1-(ç) maddesi uyarınca mutlak red sebebinin bulunmadığını tespit eden kararlarını onamıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1298 Esas, 2025/1539 KararHÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/115 E., 2023/227 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..............." ibareli markanın 43/1-2 sınıflarda tescili için yaptığı başvurusunun TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerledirme Kurulu (YİDK) tarafından "yiyecek ve içecek hizmetleri" yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-(ç) hükmü uyarınca reddedildiğini, müvekkili markasının, içerdiği şekil unsuru itibariyle redde mesnet "............." ibareli markadan farklı olduğunu, redde mesnet 2016/04723 sayılı marka 15.03.2017 tarihinde tescil edilmişse de markanın, kapsamında bulunan mal ve hizmetlerde kullanılmaması nedeniyle Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/313 E. sayılı dosyasında açılan hükümsüzlük davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek YİDK'in 2022-M-12865 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde, başvuru konusu markadaki şekil unsurunun taraf markaları arasındaki ayniyet veya ayırt edilemeyecek düzeydeki benzerliği ortadan kaldırmadığını, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kapsamında 43. sınıftaki mal ve hizmetlerin yer aldığı dava konusu başvuru markasının "şekil+ ........... ibaresinden oluştuğu, redde dayanak markanın ise 2016/04723 sayılı "........." ibaresinden meydana geldiği, koruma kapsamlarında 13, 14, 20, 23, 24, 27, 29, 30, 32, 33, 34, 37, 43 sınıftaki emtialarının yer aldığı, başvuru kapsamından çıkartılan "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" emtiasının, redde dayanak 2016/04723 sayılı "..............." ibareli marka kapsamındaki emtia ile aynı/aynı tür olduğu, ancak markaların görsel olarak birebir aynılık içermediği, ilk bakışta ayırt edilemeyecek derecede benzerlikten söz edilemeyeceği, “................” ibaresi ortak ise de markaların farklı şekil unsurlarını barındırdığı, marka başvurusunun SMK'nın 5/1-(ç) hükmü uyarınca mutlak sebeple reddi için, markalara konu işaretlerin ya tamamen aynı ya da ilk bakışta farkedilemeyecek ölçüde yüksek benzerliğe sahip olması gerektiği, somut olayda şekil unsurları bakımından marka arasında farklılık bulunduğu, şekil unsurları bakımından yaratılan farklılığın SMK'nın 5/1-(ç) maddesinin uygulanmasını engelleyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SMK'nın 5/1-(ç) hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerektiği, buna göre "............ ....................+..........." ibareli dava konusu başvuru ile redde mesnet 2016/4723 sayılı "........." ibareli marka arasında şekil ve "cafe" ibaresinden kaynaklanan farkın ilk bakışta göze çarptığı, bu itibarla davaya konu markanın redde mesnet marka ile aynı ya da ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, 01.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.