Danıştay, sağlık meslek mensuplarının serbest meslek icrası yönetmeliğinin iptali davasında, dilekçenin 2577 sayılı kanunun 3. maddesi ve taleple bağlılık ilkesine uygun olmaması nedeniyle reddine hükmetti.
Özet: Sağlık meslek mensuplarının serbest meslek icrası hakkında yayımlanan yönetmeliğin iptali talebiyle açılan davada, mahkeme, dava dilekçesinde yönetmeliğin belirli maddelerinin yanı sıra "diğer tüm yönetmelik maddelerinin iptali" şeklinde genel ve muğlak bir istemde bulunulması, iptali talep edilen her bir kısım için hukuka aykırılık nedenleri ile davacının menfaat bağının açıkça belirtilmemesi nedeniyle, dilekçenin idari yargılama usulü kanununda öngörülen şartlara ve taleple bağlılık ilkesine uygun olmadığını tespit ederek reddedilmesi gerektiğini değerlendirmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No : 2025/2607Karar No : 2025/2958 DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ...DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA DAVANIN_ÖZETİ : Davacı tarafından, 29/03/2025 tarihli ve 32856 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmeliğin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek veya noksanlıklar tamamlanarak dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır.Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca mahkemelerce, iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.İptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Birçok maddeden oluşan bir düzenleyici işlemin tümünün, yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle iptalinin istenebilmesi mümkün ise de, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık görülmemesi halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, davacı tarafından incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin gösterilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle bir düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddialarıyla birlikte düzenlemenin bir kısmının veya tamamının aynı anda dava konusu edilmesi mümkün ise de, düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki ve/veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddiasında ve iptal isteminde bulunulduktan sonra, mutlaka işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hukuka aykırılığı ileri sürülen ve iptali istenilen maddelerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça belirtilmesi ve maddelerin davacının menfaatini nasıl etkilediği konusunun ortaya konulması gerekmektedir.Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "Konu" kısmında, dava konusu Yönetmeliğin tamamının iptalinin istenildiği; "Netice ve Talep" kısmında, Yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrasının, 8. maddesinin 1. fıkrasının, 11. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin ve 3. fıkrasının, 14. maddesinin 3. fıkrasının, 18. maddesinin 1. fıkrasının, 21. maddesinin 4., 5., 7. ve 8. fıkralarının, geçici 1. maddesinin, eki Ek-4/A "Bulundurulabilecek Tıbbi Cihaz, İlaç, Malzeme, Araç ve Gereç Listesi (Ebe)"nin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla birlikte "diğer tüm yönetmelik maddelerinin iptali" şeklinde istemde bulunulduğu; dilekçe içeriğinde ise, yer aldığı madde numarası sonuç kısmında belirtilen düzenlemelerden geçici 1. maddenin 2. ve 3. fıkraları dışındaki diğer düzenlemelere yönelik hukuka aykırılık iddialarının mevcut olduğu, bununla birlikte anılan düzenlemelerin yanı sıra Yönetmeliğin hukuka aykırı olan diğer kısımlarının iptali şeklinde taleple bağlılık ilkesine aykırı bir isteme de yer verildiği, bu haliyle iptali talep edilen Yönetmelik madde/maddelerinin açık, anlaşılır ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde ortaya konulmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, dava dilekçesinin kendi içerisinde uyumlu ve tutarlı olmadığı, dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmış olup, Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmeliğin yetki veya şekil yönünden tamamının iptalinin istenilebileceği açık olmakla birlikte, bu istemin hukuki sebebi ile beraber belirtilmesi, ayrıca dava konusu Yönetmelik'te yer verilen düzenlemelerin de iptali isteniyorsa işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hangi kısımlarının (fıkra, bent, ibare vb.) dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle anılan Kanun'un 3. maddesine uygun şekilde yeniden düzenlenecek dilekçeyle dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacıya duyurulmasına, 3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın davacıya iadesine, 12/06/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.