Danıştay 10. Daire, uluslararası koruma başvurusu reddi ve süre düzenlemelerinin iptali istemlerini içeren davanın, idari işlemler arası yasal bağlılık eksikliği nedeniyle usulden reddine hükmetti.
Özet: Uluslararası koruma başvurusunun reddine ilişkin bireysel idari işlem ile bu işlemin dayanağı olduğu ileri sürülen, başvuruların altı aylık süre içinde karara bağlanması ve başvuru sahibinin bilgilendirilmesi koşullarını düzenleyen yönetmelik ve genelge hükümlerinin iptali istemleriyle açılan davada, mahkeme, bireysel işlemin düzenleyici hükümlere dayanmadığını ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 5. maddesinde aranan maddi veya hukuki bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisinin bulunmaması nedeniyle, aynı dilekçeyle farklı nitelikteki işlemlerin dava edilmesinin usul hükümlerine aykırı olduğunu tespit etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No : 2024/6525Karar No : 2025/2981 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... 2- ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ...DAVANIN ÖZETİ : Davacı tarafından;1- Uluslararası koruma başvurusunun reddine ilişkin Samsun Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin, 2- Anılan işlemin dayanağı olduğu belirtilen; a) 17/03/2016 tarih ve 29656 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 92. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ''en geç altı ay'' ibaresi ile ''Kararın bu süre içinde verilememesi hâlinde başvuru sahibi bilgilendirilir.'' cümlesinin, b) Göç İdaresi Başkanlığının "6458 sayılı Kanunun Uluslararası Korumaya İlişkin Uygulama Usul ve Esasları" konulu, 2022/1 sayılı Genelgesi'nin 7.1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ''en geç 6 (altı) ay" ibaresi ile ''Kararın bu süre içerisinde verilememesi halinde başvuru sahibi il göç idaresi müdürlüğü tarafından bilgilendirilecek ve karar süreci devam edecektir.'' şeklindeki ikinci cümlesinin,iptali ve yürütülmesinin durdurulması ile3- 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun ''Karar'' başlıklı 78. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ''en geç altı ay'' ibaresi ile ''Kararın bu süre içerisinde verilememesi hâlinde başvuru sahibi bilgilendirilir.'' şeklindeki ikinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına, karar verilmesi istenilmektedir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 5. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 5. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller" başlığını taşıyan 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği; aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti halinde, bu maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verileceği hükmü yer almıştır.İdari yargılama usulündeki, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılması gerektiğine ilişkin asıl kuraldan ayrık olarak getirilmiş olan 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasına göre, birden fazla idari işleme karşı tek dilekçe ile dava açılabilmesi için, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun öngördüğü diğer koşulların yanı sıra anılan maddede yer verilen "maddi veya hukuki yönden bağlılık" ya da "sebep-sonuç ilişkisi" koşullarının da gerçekleşmesi gerekmektedir.Davacının uluslararası koruma başvurusunun reddedilmesine ilişkin bireysel işlem incelendiğinde; anılan işlemin "mültecilere yönelik uluslararası korumadan yararlanmak için gerekli kriterlere uygun olmadığı" gerekçesiyle tesis edildiği, dava konusu edilen düzenleyici işlemler incelendiğinde ise, bu düzenlemelerin "uluslararası koruma başvurusunun sonuçlandırılması gereken süreyi ve sonuçlandırılamaması halinde uygulanacak prosedürü" düzenlediği görüldüğünden; dava konusu edilen bireysel işlemin dava konusu edilen düzenleyici işlemlere dayanılarak tesis edilmediği, bu haliyle bireysel işlem ile düzenleyici işlemler arasında 2577 sayılı Kanun'da öngörülmüş olan maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, her ne kadar davacının uluslararası koruma başvurusunun reddedilmesine ilişkin bireysel işlem ile birlikte bu işlemin dayanağı olduğu ileri sürülen düzenleyici işlemlerin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmışsa da, davacının uluslararası koruma başvurusunun reddedilmesine ilişkin bireysel işlemin dava konusu edilen düzenleyici işlemlere dayanılarak tesis edilmediği, bu haliyle dava konusu edilen bireysel işlem ile düzenleyici işlemler arasında 2577 sayılı Kanun'da belirtilen nitelikte bir maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisinin bulunmadığı, dolayısıyla bireysel işlem ile düzenleyici işlemlere karşı ayrı ayrı dava açılması gerektiği açıktır.Bu itibarla, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmaktadır.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, 5. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenecek ayrı ayrı dilekçelerle -adli yardım istemi kabul edildiğinden- harç yatırılmaksızın dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,2. Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,3. Davanın yenilenmemesi durumunda davacının adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle dava açıldığı esnada tahsil edilmeyen yargılama giderinin (yürütmenin durdurulması harcı hariç) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 16/06/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.