Danıştay 10. Daire, Gemiadamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliğinin kılavuz kaptanlara ilişkin düzenlemelerinin iptali istemiyle açılan davayı değerlendiriyor.
Özet: 2018 tarihli "Gemiadamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliği"nin belirli maddelerinin iptali talebiyle açılan davada, davacılar bu düzenlemelerin uluslararası denizcilik sözleşmelerine ve IMO kararlarına aykırı olduğunu, kılavuz kaptanların mesleki standartlarını olumsuz etkileyeceğini ve yönetmeliğin kamu yararına aykırı olduğunu iddia ederken; davalı idare ise 655 sayılı KHK ile verilen yetkisine dayanarak, yönetmeliğin nitelikli kılavuz kaptan yetiştirmeyi amaçladığını, uluslararası tavsiyelerle uyumlu olduğunu ve düzenlemelerin hukuka uygun olduğunu savunmaktadır.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No : 2022/4255Karar No : 2025/2862 DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 25- ... 26- ... 27- ...VEKİLLERİ : Av. ...DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARAVEKİLİ : Huk. Müş. ...DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, 10/02/2018 tarih ve 30328 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Gemiadamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliği"nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (hh), (ıı), (ii) bentleri ile aynı Yönetmeliğin 69., 70., 71., 73. ve Geçici 2. maddelerinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. DAVACININ_İDDİALARI : Davacılar tarafından, Yönetmeliğin dayanaklarından STCW (Gemiadamlarının Eğitim Belgelendirme ve Vardiya Standartları Hakkında Uluslararası Sözleşme) anlaşmasının gemiadamlarına yönelik olduğu, kılavuz kaptanlarla ilgili hüküm içermediği, kılavuz kaptanların gemi personeli olmadığı, düzenlemelerin IMO kararlarına aykırı olduğu, Yönetmeliğin daha vasıfsız kılavuz kaptanların görev yapmasına neden olacağı, önceden ayrı Yönetmeliklerde düzenlenen iki uzmanlık alanının hangi gerekçe ile bu şekilde düzenlendiğinin anlaşılamadığı, kılavuz kaptanlık açısından eksik düzenlemelerin yer aldığı ve Yönetmeliğin dava konusu düzenlemelerinin kamu yararına ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bakanlıklarının kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarının düzenlendiği, Kanun Hükmünde Kararnamenin 9. ve 28. maddelerinin Yönetmeliğin dayanaklarından olduğu, kılavuzluk ve römorkaj hizmetlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek, bu hizmetleri vermek ve verebilecekleri yetkilendirmek ve denetlemek hususlarında Bakanlığa yetki verildiği, iptali istenen maddelerin idarenin düzenleme ve takdir yetkisi kapsamında yer aldığı, Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün A.960 sayılı kararının üye ülkeler için tavsiye niteliğinde olduğu uluslararası bir anlaşma olmadığı, getirilen düzenlemeler ile mesleğini iyi bilen kılavuz kaptanlar yetiştirilmesinin amaçlandığı, kılavuz kaptanların mesleklerinin niteliği gereği İngilizceyi iyi seviyede bilmelerinin gerektiği, mevcut kılavuz kaptanlar için 2 yıllık bir geçiş süreci verildiği ileri sürülerek söz konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ...DÜŞÜNCESİ : 10/02/2018 tarih ve 30328 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Gemiadamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliği"nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (hh), (ıı), (ii) bentleri ile aynı Yönetmeliğin 69., 70., 71., 73. ve Geçici 2. maddelerinin iptali istenilmektedir.Dava konusu Yönetmelik, 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b), (c), (d), (f) ve (k) bentleri ile 28 inci maddesine ve 20/4/1989 tarihli ve 3539 sayılı Kanun ile uygun bulunan Gemi Adamlarının Eğitim, Belgelendirilme ve Vardiya Standartları Hakkında Uluslararası Sözleşmeye dayanılarak hazırlanmıştır. Dava konusu Yönetmeliğin yayım tarihi itibariyle yürürlükte olan 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9'uncu maddesinin 1. fıkrasında;"b) Deniz ve içsular ulaştırması alanında liman, iskele veya kıyı yapısı işletmecisi ile gemi işletmecisi, organizatör, acente, komisyoncu ve benzeri faaliyette bulunanların hizmet esasları, mali yeterlik ve mesleki saygınlık şartlarını belirlemek, bunları yetkilendirmek ve denetlemek.c) Deniz ve içsular ulaştırması alanında hizmet üretenler ile hizmetten yararlananların hak, yükümlülük ve sorumluluklarını belirlemek.d) Deniz ve içsular ulaştırması alanında liman, iskele veya kıyı yapısı işletmecisi ile gemi işletmecisi, organizatör, acente, komisyoncu ve benzeri faaliyette bulunanlar ile gemi adamları başta olmak üzere bu işlerde çalışanların mesleki yeterlik şartlarını belirlemek, bununla ilgili eğitim vermek veya verdirmek, sınav yapmak veya yaptırmak ve bunları yetkilendirmek ve denetlemek.f) Gemi adamlarının sicilinin tutulmasına ilişkin usul ve esasları belirmek ve bunların sicilini tutmakk) Türk kıyılarında faaliyet gösteren liman, iskele ve benzeri kıyı yapılarına yanaşacak gemiler ile Türk boğazlarını kullanacak gemilere verilecek kılavuzluk ve römorkaj hizmetlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek, bu hizmetleri vermek veya verebilecekleri yetkilendirmek ve denetlemek" hükmü,Aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 28'inci maddesinin 2. fıkrasında ise; "7 ila 12'nci maddelerde düzenlenen Bakanlık hizmet birimleri sorumluluk alanlarıyla ilgili olarak hazırladıkları ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulan Bakanlık idari düzenlemelerinde, bu düzenlemeleri ihlal edecek hizmet üretenler ile hizmetten yararlananlar için;a) (Değişik: 12/7/2013-6495/73 md.) Hangi hâllerde uygulanacağını açıkça belirtmek kaydıyla; uyarma, geçici faaliyet durdurma ve yetki iptali şeklinde idari müeyyideler öngörmek ve ihlal edenlere belirlenen idari müeyyideleri uygulamakla görevli ve yetkilidirler." hükmü yer almaktadır.Dosyanın incelenmesinden,1978 tarihli uluslararası STCW sözleşmesinin de Yönetmeliğin dayanaklarından olduğu, ancak bu sözleşmenin bir gemiadamının sahip olabileceği yeterlilik için gerekli olan asgari standartları düzenlediği, Bakanlığın bu asgari kriterleri göz önüne alarak gemilerde çalışan tüm gemiadamları ile ilgili düzenleme yapma yetkisinin olduğu, denizcilik mesleğinin dilinin ingilizce olması dolayısıyla ingilizceyi iyi seviyede bilmelerinin gerektiği, mevcut kılavuz kaptanlar için 2 yıllık bir geçiş süreci verildiği görülmektedir.Dava konusu Yönetmelik maddeleri ile getirilen düzenlemelerin, Yönetmeliğin dayanağı olarak gösterilen ve yukarıda yer verilen Kanun Hükmünde Kararname hükümleri çerçevesinde incelenmesinden, dava konusu düzenlemelerin idareye verilen yetki çerçevesinde getirildiği anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Dairemizin 17/06/2021 tarih ve E:2018/3327, K:2021/3379 sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/04/2022 tarih ve E:2021/3772, K:2022/1251 sayılı kararıyla bozulması üzerine yapılan inceleme sonucu, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :Davacılar tarafından, 10/02/2018 tarih ve 30328 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Gemiadamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliği"nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (hh), (ıı), (ii) bentleri ile aynı Yönetmeliğin 69., 70., 71., 73. ve Geçici 2. maddelerinin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. Danıştay Onuncu Dairesinin 17/06/2021 tarih ve E:2018/3327, K:2021/3379 sayılı kararıyla, dava konusu Yönetmeliğin Geçici 2. maddesinin 2. fıkrası yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 71. maddesinin 6. fıkrasının iptaline, dava konusu diğer maddeler yönünden davanın reddine karar verilmiş, anılan kararın davanın reddine ilişkin kısmı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/04/2022 tarih ve E:2021/3772, K:2022/1251 sayılı kararıyla bozulmuştur. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulu'nca temyizen inceleneceği hükme bağlanmış; 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.Buna göre, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak bozulan kısım yönünden davanın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.Bununla birlikte, 10/02/2018 tarih ve 30328 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan dava konusu Gemiadamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliği, 29/08/2024 tarih ve 32647 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gemi Adamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliği'nin 74. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.İNCELEME VE GEREKÇE :10/02/2018 tarih ve 30328 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan dava konusu Gemiadamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliği, 29/08/2024 tarih ve 32647 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gemi Adamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliği'nin 74. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.Bu durumda; dava konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine hukuki olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. 10/02/2018 tarih ve 30328 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan dava konusu Gemiadamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliği'nin Geçici 2. maddesinin 2. fıkrası ile 71. maddesinin 6. fıkrası hariç dava konusu diğer kısımları yönünden konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetlerine göre taraflara iadesine,5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 29/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.