Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince incelenen trafik kazası kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında yetki itirazları ile tarafların kusur ve maluliyet iddialarının hukuki değerlendirmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir motosiklet sürücüsünün trafik kazasında yaralanması neticesinde otomobil sürücüsü, sahibi ve sigorta şirketine karşı, kaza tespit tutanağına göre tam kusurlu karşı tarafın sebep olduğu geçici ve sürekli iş göremezlik ile manevi tazminat talebiyle açtığı davayı ele almaktadır; davalılar kusur oranı, maluliyet raporu ve tazminat miktarına itiraz ederek yetki itirazında bulunmuş, mahkeme ise haksız fiil ve sigorta davalarında uygulanacak genel ve özel yetki kurallarını, davacının birden fazla yetkili mahkeme arasındaki seçim hakkını ve yetkisiz mahkemede dava açılması durumunda bu hakkın davalılara geçişini detaylı bir şekilde değerlendirmiştir.

T.C.
ANTALYA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2026/261 EsasKARAR NO : 2026/698DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 13/03/2026KARAR TARİHİ : 08/07/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... ... ' ın idaresindeki, ... ... 'ın maliki olduğu ... plakalı aracın, müvekkilinin idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda dava konusu kazanın meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, alınan maluliyet raporunda iyileşme süresinin 3 ay olduğunun, bu süre boyunca %100 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin, %5 oranında maluliyeti olduğunun belirtildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek şimdilik ... .-TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... .-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı gerçek kişilerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı ... ve ... ... vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; ... Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, kaza tespit tutanağının yüzeysel bir inceleme ile tutulduğunu, kaza tespit tutanağında atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, kazaya davacının sebebiyet verdiğini, ... ... de alınan maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı tazminatından müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmemesi sebebiyle faiz talebinin reddedilmesi, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından davalı sigorta vekili tarafından poliçe, davacı vekili tarafından kaza tespit tutanağı, maluliyet raporu delil olarak sunulmuş, mahkememizce sigorta evrakları getirtilmiş, SGK'dan davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, gerçek kişi tarafların sosyal ekonomik durumları araştırılmış, tüm deliller toplanmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır. 6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6.maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", 7. maddesinde de," davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir." denilmektedir. Yine aynı Kanunun 14. maddesinde ise, "Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 16.maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili olduğu kabul edilmiştir. Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7.maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır.Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir, (aynı yönde Yargıtav 17.Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar)Trafik kazalarından kaynaklı tazminat davalarında en çok tartışılan husus Sigorta şirketlerinin Bölge Müdürlüklerinin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olup olmadıklarıdır. Kanunda sayılı yetkili mahkemeler dışında bölge müdürlüklerinin bulunduğu yerde davanın açılabilmesi için en azından poliçeyi tanzim eden acentenin bağlı olduğu bölge müdürlüğü olması gerektiği anlaşılmıştır.Davaya konu ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında olay yeri ... ilidir. Sigorta poliçesi ... ilinde düzenlenmiştir. Davacının yerleşim yeri ... ' dur. Davalı sigorta şirketinin genel merkez adresi ise ... ’ dur. Davalı araç maliki ... ... ' ın yerleşim yerinin uyap entegrasyon raporları - adres araştırmadan yapılan kontrolde ... ili , davalı araç sürücüsü ... ... 'ın yerleşim yerinin ... ili olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili, davayı mezkur yerlerde değil de ... ... nün bulunduğu yer olan ... 'da açmıştır. Süresinde yetki itirazında bulunan davalı ... ... ve ... ... vekili de yetkili mahkeme olarak Burdur Asliye Ticaret Mahkemelerini göstermiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda kazanın ... ' da meydana geldiği, davalı araç maliki ... ... ' ın yerleşim yerinin ... ili, araç sürücüsü ... ... 'ın yerleşim yerinin .... ili , davacı zarar görenin yerleşim yerinin ... ili olduğu, davaya konu sigorta poliçesinin ... 'teki acenta vasıtasıyla tanzim edildiği, bu acentanın ... ...'ne bağlı olduğu ancak davanın tüm bu yetkili mahkemeler dışında Antalya'da açıldığı, davalı ... ... ve ... ... vekilinin süresi içinde yetki itirazında bulunduğu anlaşılmakla mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( Benzer mahiyette Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4.H.D Dosya no: 2022/3028 Karar no: 2023/1665, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4.H.D Dosya no: 2022/948 Karar no: 2022/1346, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4.H.D Dosya no: 2019/1323 Karar no: 2020/279 )HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,Davanın yetkiye ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114. Ve 115. maddeleri gereğince dava dilekçesinin usulden REDDİNE,6100 sayılı HMK.20 maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde başvurulması halinde dosyanın yetkili BURDUR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) GÖNDERİLMESİNE,İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,6100 sayılı HMK 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin yetkili ve görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememizce dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,Artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,Dair davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.08/07/2026Katip ... (e-imzalıdır) Hakim ...(e-imzalıdır)