Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Bakiye İş Bedeli Alacağı, Ayıp İddiası ve Farklı Projeler Arası Ödeme Mahsubuna İlişkin Temyiz İncelemesi.
Özet: Davacı şirketin bir villanın iç tasarım, mobilya ve dekorasyon işlerine ilişkin bakiye alacağının tahsili talebiyle açtığı davada, davalılar işin ayıplı olduğunu ve talep edilen ödemelerin yapıldığını savunmuştur; ilk derece mahkemesi iki farklı eser sözleşmesini birlikte değerlendirerek davayı kısmen kabul ederken, bölge adliye mahkemesi taleple bağlılık ilkesi uyarınca uyuşmazlığı Kırklarelindeki villaya daraltmış, davacının başka bir işe ait olduğunu iddia ettiği 300.000 TLlik ödemenin ispatlanamaması nedeniyle bu tutarı da düşerek 133.467,60 TL alacağa hükmetmiş, her iki taraf da bu istinaf kararını temyiz etmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2025/4253 E.  ,  2026/2064 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1378 E., 2025/832 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/1128 E., 2021/599 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilince duruşmasız, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... arasında davalıya ait villanın iç tasarımının yapılması, mobilyaların ve duvar kağıdı gibi yan dekoratif uygulamaların imal edilmesi için anlaşmaya varıldığını, işin tam ve eksiksiz bir şekilde davalıya teslim edildiğini ve davalı ile anlaşmaya varılan fiyat üzerinden iki adet fatura düzenlenerek davalı şirkete gönderildiğini, faturalara itiraz edilmediğini, iş bedelinin bir kısmının ödendiğini, davalı tarafça daha önce gönderilen ihtarnamede taraflar arasındaki başka bir iş için gönderilen 300.000,00 TL'nin de dava konusu iş kapsamında gönderildiği ileri sürülmüş ise de bunun doğru olmadığını ileri sürerek, ödenmeyen bakiye iş bedeli 483.000,00 TL'nin 17.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizî ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilsen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... bakımından davanın husumetten reddi gerektiğini, davacı şirket tarafından yapılan mobilya imalatına karşılık olarak toplam 797.467,60 TL fatura kesildiğini, bu fatura bedellerinin karşılığı olarak davacı firmaya toplam 667.000,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan işin ayıplı olduğunu, ayıp ihbarında bulunulduğunu, taraflar arasında başkaca bir sözleşmenin düzenlenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında iki ayrı taşınmaza ilişkin eser sözleşmesinin bulunduğu, ayıp iddiasının davalı tarafça ispat edilemediği, davacının iki ayrı sözleşme bakımından toplam alacağının 162.767,60 TL olduğu, davalı ...'ın husumet itirazının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 162.767,60 TL alacağın 17.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu bakiye iş bedeli alacağı talebinin sadece Kırklareli'nde bulunan villaya ilişkin olup, mahkemece hesaplamanın iki villa bir arada değerlendirilerek yapılması ve İstanbul’da bulunan villa bakımından da iş bedeline hükmedilmesinin HMK'nın 26. maddesinde düzenlenen "taleple bağlılık" ilkesine aykırılık teşkil ettiği, davacı ödemelerin 300.000,00 TL'lik kısmının İstanbul’da bulunan villa tadilatı işine ilişkin olduğunu iddia etmiş ise de dosya kapsamına göre bu iddiasını yasal delillerle ispat edemediği, davaya konu Kırklareli'ndeki villaya ilişkin olarak yapılan hesaplamada esas alınan ve tarafların istinaf itirazına uğramayan toplam 800.467,60 TL fatura (iş) bedelinden, sabit olan toplam 667.000,00 TL ödemenin düşülmesi suretiyle kalan 133.467,60 TL bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 133.467,60 TL alacağın 17.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili ile davalılar arasında iki ayrı proje için anlaşma yapıldığını, Kırklareli’nde bulunan villada işin tamamlandığını, ancak bakiye iş bedelinin ödenmediğini, mahkemece hesaba dahil edilen 300.000,00 TL ödemenin İstanbul’da bulunan villa tadilatı için yapıldığını, bu villadaki imalat işlerinin işbu davanın konusu olmadığını, tüm ödemelerin tek bir iş için olduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğunu, İstanbul’da bulunan villa için yapılan iş bakımından belirlenen bedelin de hatalı tespit edildiğini beyan etmektedir.
2-Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... bakımından davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının yaptığı ayıplı işler sebebiyle mahsup talebinde bulunulduğu halde mahkemece dikkate alınmadığını, davacı yanın teslim ettiği işin ayıplı olduğunun ispat edildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Davalılar Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı harçların temyiz eden taraflara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.