İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, hisse devri karşılığı ödenmiş bononun kötü niyetle zayi gösterilerek yeniden tahsil girişimine karşı kıymetli evrak iptali davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının davalıdan şirket hisselerini devralırken ödediği ve asıllarını geri aldığı bir senedin, davalı tarafından iki yıl sonra kötüniyetli bir şekilde kayıp gösterilerek iptal ettirildiğini, bu iptal kararına dayanarak davacı hakkında icra takibi ve ihtiyati haciz başlatıldığını, ancak davacının senedin aslını elinde bulundurduğunu ve davalıya herhangi bir borcu olmadığını iddia ederek, davalının haksız menfaat temin etme ve suç işleme kastıyla hareket ettiğini ileri sürdüğü bir hukuki süreci detaylandırmaktadır.

T.C.
İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/754 EsasKARAR NO : 2026/600DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Hisse Senedi İptali)DAVA TARİHİ : 21/10/2025KARAR TARİHİ : 02/07/2026Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Hisse Senedi İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili 21/10/2025 havale tarihli dava dilekçesi ile, davacı müvekkili ... ile davalı ... arasında 31.03.2023 tarihinde yapılan "Pay Devir Sözleşmesi" ile ... Aş. de %25 hissesi bulunan ...'nun hisselerinin tamamını müvekkil satın aldığını, hisselerin devredilmesinin sebebinin, davalı ...'nun şirketin büyük ortağı olan davacı müvekkilin ve şirket çalışanlarının haberi olmadan yaptığı hukuka aykırı ve usulsüz işlemlerle kendisine haksız maddi kazanç temin ettiğini, zimmetine para geçirdiğinin ortaya çıktığını, davacı müvekkilinin, kendisine devredilen şirket hisseleri karşılığında ...' na 13.04.2023 vadeli 2.750.000,00 TL ve 20.04.2023 vadeli 6.750.000,00 TL olmak üzere toplam 9.900.000,00 TL tutarında senet (bono) verdiğini, senetin zayi davasına konu edilen bono davanın açılmasından 2 sene önce senet alacaklısı olan davalıya ödendiğini, senet aslının davacı müvekkile iade edildiğini, senetin zayi davasına konu edilen bono davanın açılmasından 2 sene önce senet alacaklısı olan davalıya ödendiğini, senet aslının davacı müvekkile iade edildiğini, bu senet bedellerinin tamamının müvekkil tarafından ödenerek senet asılları müvekkile 2023 yılı Nisan ayında teslim edildiğini, davalı ... ..., aradan iki sene geçtikten sonra 12.05.2025 tarihinde 13.04.2023 vadeli 2.750.000 TL tutarındaki senetle ilgili olarak (kötüniyetle ve suç işleme kastıyla hareket ederek) .... Asliye Ticaret Mahkeme'sinin 2025/... Esas sayılı dosyasıyla dava açarak "Senedin zayi olduğuna " ilişkin mahkeme kararı verilmesini sağladığını, dava dilekçesinin 4. Bendinde " senedin kaybedildiği veya zayi edildiği, senedin aranmasına rağmen bulunmadığı, ... in , senet borçlusu olarak senedin kötüniyetli 3. Kişilerin eline geçerek kendisine ibraz edilmesi, müracaatta bulunulması ve bu nedenle mükerrer ödeme yapmak zorunda kalması ihtimaline binaen senet gelmeden ödeme yapmaktan imtina ettiğini " iddia ettiğini, bunun tamamen yalan ve uydurduğunu, davalının, senet bedelini tahsil ederek senet aslını 2023 Nisan ayında davacı müvekkile iade ettiğini, davalının senedin zayi ve kayıp olmasıyla ilgili olarak senet vade tarihinden itibaren geçen 2 seneye rağmen kayıp veya hırsızlıkla ilgili bir ceza şikayeti, bildirimi veya müvekkille yazışması bulunmadığını, aksine senet bedelini tahsil ettiğine dair yazışmaları ve ses kayıtları bulunduğunu, davalının, şirkette kendi zimmetine para geçirdiğinin ve haksız menfaat temin ettiğinin ortaya çıkmasıyla şirket ortaklığından ayrılmasını hazmedemediği hırs yaptığı için müvekkilden intikam almak için suç teşkil eden eylemlere girdiğini, davalı .... Asliye Ticaret Mahkeme'sinin 2025/... Esas sayılı dosyasıyla verdiği senet iptali kararının .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/ ... D,İş sayılı dosyasına ibraz etmek suretiyle davacı müvekkil hakkında ihtiyati haciz kararı aldığını, davacı müvekkil hakkında alınan ihtiyati haciz kararının .... İcra Müdürlüğünün 2025/ ... Esas dosyasıyla icraya konulduğunu, müvekkilin 06.10.2025 tarihinde evinde yapılan haciz ve muhafaza işlemi sırasında ihtiyati haciz kararı ve icra takibine muttali olduğunu, davalı vekilinin, ihtiyati haciz kararıyla beraber adi ilamsız icra takibi yaparak müvekkile (7) Örnek nolu ödeme emrini icra dairesinden gönderttiğini, bu icra takibine itiraz edildiği icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, ayrıca taraflarınca ihtiyati haciz kararına itiraz edildiğini, müvekkilin davalıya hiç bir borcu bulunmadığını, takibe konu senet bedelinin takip alacaklısına ödendiği, senet aslının müvekkile iade edildiğini, aradan 2 sene geçtikten sonra davalının kötüniyetli bir şekilde .... Asliye Ticaret Mahkemesine müracaat ederek sanki senedi tahsil etmediği ve senet aslı rızası dışında elinden çıkarak zayi olmuş gibi senet iptali davası açtığını, bu davanın çekişmesiz (hasımsız) ve tek taraflı bir dava olduğunu, ... bedelsiz kalan senedi ikinci kez tahsil etmek için bu yola tevessül ettiğini, mahkemeden çekişmesiz yargıyla alınan senedin iptali kararının gerekçe gösterilip, adli makamları yanıltmak suretiyle bu ihtiyati haciz kararını aldıklarını, davalının, sanki senedi tahsil etmemiş ve senet zayi olmuş gibi Asliye Ticaret Mahkemesine müracaat ederek, tek taraflı bir şekilde senetin iptalini talep etmek suretiyle bedelsiz senedi tekrar tahsil etmek ve müvekkile zarar vermek kastıyla suç teşkil eden eylemlere girdiğini, Vadesi 13.04.2023 olan bir senet için 2025 yılına kadar 2 sene bekleyip zayi iptal davası açmak ve bu zamana kadar hiç bir talepte bulunmamanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senet aslının müvekkilin elinde olduğunu, senedin arkasında ...' nun cirosu bulunduğunu, senedin ön yüzünde ise ödendiğine ilişkin bir yazı olduğu artık bono vasfını yitirdiğini, BK 104. Maddesinin 3. Fıkrasına göre "Borç senedi borçluya geri verilmişse, borç sona ermiş sayılır." hükmü bulunduğunu, ...'nun, müvekkil ve eski ortağı olduğu şirkete karşı sahte senet düzenlediği için nitelikli dolandırıcılık suçundan 5 yıl 10 ay hapis ve 166.650,00 tl adli para cezasına mahkum edildiğini, davalı ...'nun yaptığı hukuka aykırılıklar ve işlediği suçların sadece bununla kalmadığı, şirket ortaklığından 31.03.2023 tarihinde ayrıldıktan sonra 16.01.2023 düzenleme tarihli, 24.03.2023 vadeli 2.900.000 USD tutarında sahte bir senet tanzim edildiğini, sanki şirket ortağı dönemde düzenlenmiş gibi, borçlu olarak şahsen kefil olarak ta ... AŞ yi yani eski ortağı olduğu şirketi göstererek, bu senedi eylem birliği yaptığı diğer sanıklara ciro etmek suretiyle icra takibi yaptırdığını, davalı ( sanık) hakkında yaptıkları şikayet üzerine .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasıyla yapılan yargılama sonunda , sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5 yıl 10 ay hapis ve 166.650,00 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, davalı ... ..., bu dosyaya verdiği ifade, beyan ve dosyaya sunulan ses kayıtlarında zayi olduğunu iddia ettiği senet bedelini tahsil ettiğini ikrar, beyan ve kabul ettiğini, ...nun, ortağı bulunduğu şirkete ve ortağına yanlış yaptığını, açıktan para aldığını, ama ortaklıktan hissesini devrederken alması gereken toplam paranın kendisine ödenen takibe konu senet dahil iki senet karşılığı olan 9.900.000, 00 TL den daha fazla olması gerektiğini, bu ödenmediği için sahte senedi düzenlediğini ifade ettiğini, ...'nun, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına 20.11.2023 tarihinde , yani senet tarihinden yaklaşık 8 ay sonra şüpheli sıfatıyla verdiği ifadede " ...Şirketten ayrılırken ortaklığımın son bulmasında bana hissemin tam karşılığı olan miktar yatırılmadı. Karşılığında bana tam ortaklığımın karşılığı olmayan 6 milyon liralık senet verildi. Geri kalan 2.750 milyon TL de 31 mart tarihinde havale edildi " diyerek pay devri karşılığı alacaklarını aldığını ikrar ettiğini, yine Bakırköy Ağır Ceza dosyasında bulunan, ... ile iki tarafın ortak arkadaşı ve aynı sektörde çalışan ... ile ...'nun yaptığı konuşmanın ses kaydının 00.21.25 dakikasında aralarında şu şekilde geçen konuşmayla yine parasını aldığını ikrar ve kabul ettiğini, ...'nun 400 bin dolar olarak belirttiği rakamın 31.03.2023 tarihindeki Amerikan Doları kuru üzerinden 9.900.000,00 TL civarında bir paraya tekabül ettiğini, bu şekilde senet bedellerini tahsil ettiğini kendi beyanlarıyla da kabul ettiğini, diğer yandan ...'nun şirketin mali müşaviri ... ile 05.04.2023 tarihinde yaptığı Whatsapp yazışmasında 20.04.2023 vadeli 6.750.000,00 TL tutarındaki ikinci senedin vadesinden önce ödenmesi konusunda ricacı olduğunu, konuşma içeriğinden takibe konu ilk senedi tahsil ettiğinin anlaşıldığını, 05.03.2023 tarihinde ikinci senedin erken ödenmesini talep etmesinin gerisinde, ceza davasına celbedilen HTS kayıtlarından anlaşıldığı üzere davanın diğer sanıklarıyla fikir ve eylem birliği içinde 2.900.000,00 USD tutarındaki sahte senet için alınacak ihtiyati haciz kararının teminatının teminine yönelik olduğunu, konuşma içeriğinde belirttiği araba alacağı için ihtiyacı olduğuna ilişkin beyanının da gerçek dışı olduğunu, bu senedin ödendiğini hukuk ve ceza davasının bütün taraflarıyla, taraf vekilleri ve şahitler dahi bildiğini, bu nedenlerle .... Asliye Ticaret Mahkeme'sinin 2025/... Esas sayılı dosyasıyla, 13.04.2023 vadeli 2.750.000,00 TL senedin zayi olduğu gerekçesiyle tek taraflı ve çekişmesiz yargıyla verilen senedin iptali kararının, senet borçlusu olan davacı müvekkilin senet bedelini senet zayi nedeniyle iptal davası açılmadan 2 sene önce davalı alacaklıya ödemesi ve senet aslını teslim alması nedeniyle senedin iptaline ilişkin kararın iptalini, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 15/12/2025 havale tarihli cevap dilekçesi ile, davacı tarafın eksik harcı yatırmadığı sürece davaya devam olunamayacağını, dosyanın işlemden kaldırılması gerektiğini, bu nedenle Harçlar Kanunu m.16, m.30 ve HMK m.150 uyarınca yargılamanın devam edebilmesi için eksik yatırılan harcın davacı tarafça tamamlanması gerektiğini, davacı tarafa harcı tamamlaması için kesin süre verilmesi, tamamlanmaması halinde ise davanın usulden reddi gerektiğini, davalı tarafın eldeki davaya sunduğu dilekçede, .... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen senet iptali davasına, .... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ihtiyati hacze itiraz davasına, ve icra dosyasında sürekli takip ve dava konusu senedin ödendiği ve ellerinde olduğunu bildirdiği, getirip sunmadığını, daha doğrusu sunamadığını, davalının, zayi olduğunu bildiği, bu nedenle ödemekten kurtulduğunu zannettiği ve böylece kendini şanslı hissettiği senet için zayi davası açılınca bu davada dermeyan ettiği gerçek dışı savunmaları derlemek için uzun zaman uğraştığını, hatta senet iptali davasında mahkemece ...'e "hakkında böyle bir dava var, ne diyorsun" anlamında tebligat çıkartılmasına rağmen hiçbir savunma yapmadı, kararı istinaf da etmedi ve kararın kesinleştiğini, müvekkilinin şirket ortaklığından ayrılış sırasında kendisine verilen ikinci senedi zaten bankaya verdiğini, banka üzerinden tahsil ettiğini, zayi olmasaydı eldeki davaya konu senedi de aynı şekilde tahsile koyacağını, aralarında bunca husumet varken, müvekkilinin davalı tarafından kendi tırnaklarıyla kazıyarak inşa ettiği şirketten personelin gözü önünde davalı tarafından son derece hazin bir şekilde kovulmuşken, müvekkilinin davalıya gidip senedi elden tahsil etmiş olmasının düşünülemeyeceğini, hayatın olağan akışına aykırı tabirinin hafif kaldığını, davalı tarafın elimizde dediği halde aslını sunamadığı senedin fotokopisine göre senedin arkasında müvekkilinin güya cirosu olduğunu, hiçbir tüccarın, ödemesini aldığı bir senedin arkasında açık bir şekilde canlı cirosunu ve imzasını bırakmayacağını, üzerine İPTAL şerhini çektiği veya cirosunu ve imzasını karalayacağını, aksi halde senedi elinde bulunduran, bu imzayı bigayri hakkın cirantanın aleyhinde kullanabileceğini, davalı ...'ün ise böyle bir ikramı geri çevirmesinin mutasavver olmadığını, davalı ...'ün, hukuka aykırı olarak delil elde etme, pusu kurarak konuşturma ve kaydetme, aslında başka bir konu için yapılan anlatımın bu konuyla ilgiliymiş gibi gösterilmesi ve buna benzer pek çok çalışmayı örgütsel deneyime sahip uzman bir ekiple sürdürdüğünü, bu şahsın, bulunduğu her ortamda ses ve görüntü kaydı yapma saplantısı olduğu kendisini yakından tanıyanlarca bilindiğini, mesela 06.10.2025 tarihli haciz sırasında ekibinden bir kişinin hiç konuşmadığı sadece ve sadece ortam kaydı aldığını, davalının bu yöntemi taraflar arasındaki diğer yargılamalarda zaten irdelendiğini, şahıs hakkında KVKK kapsamındaki soruşturma E. ... sayılı dosya numarası ile KVKK Kurumu İnceleme Daire Başkanlığınca yürütüldüğünü, ayrıca davalı ...'ün bu tarz özel hayatının gizliliğinin ihlaline dair filleri ile suç ortağı ... adlı yurt dışı kaçağı şahıs hakkındaki Savcılık soruşturması devam ettiğini, eldeki davaya konu senedin iptaline ilişkin kararın kesinleştiği, anılan yargılama sırasında davalı ...'ün hiçbir itirazı ve savunması olmadığı, kendisine tebligat gönderilmesine rağmen. kararı istinaf da etmediğini, anılan mahkemece verilen karar ilamı dava konusu senet hükmünü haiz olduğunu, bu nedenlerle öncelikle harcın ikmal ettirilmesine, aksi halde davanın usulden reddine; davanın esastan ve tümden reddine; yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2024/361 Esas 2024/441 Karar sayılı kararında " Dava konusu bonoların ibrazı için belirlenen sürenin dolmadan iptaline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olması ve zayi olmadığının ve görünüşteki düzgün ciro silsilesine göre davacının yetkili hamil olduğunun anlaşılması karşısında davacının bonoların iptali kararının kaldırılması için iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, istirdat davasının sonucunun iş bu davanın sonucunu etkilemeyeceğinden bekletici mesele yapılmasına gerek bulunmadığı, iki davanın konusunun farklı olması sebebiyle istirdat davasının açılması ile iş bu davanın konusuz kalmadığı, davalı vekili tarafından ileri sürülen diğer istinaf sebeplerinin istirdat davasında ileri sürülüp değerlendirilecek sebepler olduğu anlaşılmakla Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir." belirtilmiştir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2023/2287 Esas 2024/87 Karar sayılı kararında " Ancak, iş bu davada talep bono iptali kararının iptali istemine ilişkin olduğundan ilk derece mahkemesince maktu harç alınması gerekirken nispi harç alınması doğru olmamıştır. Harç hususu kamu düzeni ile ilgili olduğundan resen incelenerek düzeltilmiş ve bu sebeple davalı vekilinin istinaf sebebi usulen yerinde görülmüştür. " belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... Esas 2025/... Karar sayılı dosyasında keşidecisi dosyamız davacısı ..., lehdarı dosyamız davalısı ... olan, 31/03/2023 tanzim tarihli, 13/04/2023 vade tarihli 2.750.000 TL bedelli senedin zayi olması nedeni ile iptaline karar verildiği, kararın 12/09/2025 tarihinde kesinleştiği, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacı ile davalı arasında dava dışı ... A.Ş.'deki davalı hisselerinin davacıya satımına ve devrine ilişkin sözleşme düzenlendiğinin, davalının hisselerine karşılık davacı tarafça 13/04/203 vade tarihli 2.750.000 TL bedelli ve 20/04/2023 vade tarihli 6.750.000 TL bedelli iki adet senet verildiğinin, senet bedellerinin davacı tarafından ödenerek senet asıllarının davalıdan geri alındığının, davalı tarafça senet bedelinin tahsil edilmesi ve davacıya geri verilmesine rağmen 13/04/203 vade tarihli 2.750.000 TL bedelli senedin zayi olduğu beyan edilerek .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... Esas 2025/... Karar sayılı dosyasında dava açıldığının ve davanın kabulüne karar verildiğinin beyan edilerek senedin iptali kararının iptali talepli bu davanın açıldığı, kambiyo senedi olan bononun zayi nedeniyle iptali istemi için açılan davada verilmiş bulunan iptal kararı bir ilam niteliğinde olmayıp tespit niteliğini taşıdığı, iptaline karar verilen senedin gerçek ve yetkili hamili olduğunu ileri sürenin, mahkemeden iptale ilişkin kararın ortadan kaldırılmasını isteyebileceği ve bu hususta hukuki yararının bulunduğu, 26/03/2026 tarihli duruşmada senet asıllarını ibraz etmek üzere davacı vekiline iki haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilince verilen kesin süre içerisinde iki adet senet aslının sunulduğu senetler şeklen incelendiğinde bir tanesinin 31/03/2023 düzenleme tarihli, 20/04/2023 vade tarihli, 6.750.000,00-TL bedelli, keşidecisi davacı ..., lehtarı davalı ... olduğunun, senedin arka kısmında ...'nun T.C. Kimlik numarası, ismi, telefonu ve imzası ile cirosunun bulunduğunun, ayrıca senedin ön tarafının çizilerek senet üzerinde ödendi ibaresinin bulunduğunun, diğer senedin ise bu davaya konu senet olup 31/03/2023 düzenleme tarihli, 13/04/2023 vade tarihli, 2.750.000,00-TL bedelli, keşidecisinin davacı ..., lehtarının davalı ... olduğunun, senedin arka kısmında ...'nun ismi ve imzası ile cirosunun bulunduğunun, ayrıca senedin ön tarafının çizilerek senet üzerinde ödendi ibaresinin bulunduğunun görüldüğü, senedin iptali kararının iptali talepli açılan bu davada dosyamız davalısı tarafından açılan senedin iptali davasında iddia ettiği gibi senedin zayi olup olmadığının şeklen değerlendirilmesi gerektiği, yukarıda belirtildiği üzere davacı tarafça senet bedellerinin ödenip davalıdan geri alındığı iddia edilmiş olup davaya konu senedin aslının sunulduğu ve senedin ön yüzünde ödendi ibaresinin bulunduğu, davacı tarafça ödendiği iddiası kapsamında kendinde bulunduğuna ilişkin senet aslı sunulmuş olup senedin zayi olmadığının anlaşıldığı, davalı tarafın senet bedelinin ödenmediği, şirket hisselerinin devri sırasında davalının bilgisi ve rızası dışında davacının eline geçtiği yönündeki iddialarını açacağı istirdat davasında ileri sürüp değerlendirilebileceği, kıymetli evrak iptali kararının kaldırılması davalarında maktu harç alınması gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas, 2025/... karar sayılı kararı ile iptaline karar verilen 31/03/2023 tanzim, 13/03/2023 vade tarihli, 2.750.000,00-TL bedelli keşidecisi ..., lehtarı ... olan senedin iptaline ilişkin kararın iptaline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulüne, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas, 2025/... karar sayılı kararı ile iptaline karar verilen 31/03/2023 tanzim, 13/03/2023 vade tarihli, 2.750.000,00-TL bedelli keşidecisi ..., lehtarı ... olan senedin iptaline ilişkin kararın iptaline, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 47.585,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 46.853,40-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı ve 732,00-TL peşin harç bedelinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan 425,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden AAÜT uyarınca takdiren 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,6-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/07/2026 Başkan ...e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırÜye ... e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır