İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinden, ressamın yağlı boya portresinin televizyon programında izinsiz kullanımı nedeniyle eser sahipliği haklarına tecavüzün refi, önlenmesi ve tazmini talepli davada verilen istinaf kararı.
Özet: Ressam olan davacı, davalı televizyon kanalının izni olmaksızın, umuma arz yetkisini aşarak ve eser sahibi olarak tanıtılma haklarını ihlal ederek yaptığı bir portreyi programında kullandığını iddia ederek tecavüzün refi, meni ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş; ilk derece mahkemesi bu talebi kabul ederek tecavüzün menine ve tazminata hükmetmiş, davalı ise eser sahipliği haklarına tecavüz olmadığını, kullanımın ticari amaç taşımayıp sadece anma amaçlı olduğunu ve eserin alenileşmiş olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO:2025/386 EsasKARAR NO:2026/863İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ:19/12/2023NUMARASI:2023/141ESAS, 2023/230 KARARDAVANIN KONUSU:Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve TazminiKARAR TARİHİ:03/06/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin 1960 yılından bu yana resim sanatı ile profesyonel olarak ilgilendiğini, sanat ve resim camiasında iyi bilinen ressamlarımızdan biri olduğunu, dava konusu ... yağlı boya portresini 1988 yılında resmettiğini ve ...'ya hediye ettiğini, dava konusu portrenin davalı tarafından ... adlı programda müvekkilinin izni haricinde kullanıldığını ve umuma arz yetkisinin aşıldığını, eserde değişiklik yapılmasını önleme hakkının ve eser sahibi olarak tanıtılma haklarının ihlal edildiğini belirterek, FSEK m. 66 uyarınca devam eden tecavüzün ref'i ve muhtemel tecavüzün men'ine, sonradan artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından, davaya cevap vermemiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI:İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/141 Esas 2023/230 Karar 19.12.2023 Tarihli kararı:"...Mahkememizce kaldırma ilamından önce verilen ilk hükümde davacı lehine kabul edilen tecavüzün men'i talebi yönünden davacı vekili yararına hesap olunan 15.000,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği, kararın yalnızca davalı vekili tarafından istinaf edildiği gözetilerek; kaldırma üzerine kabul edilen men talebi karşısında davacı lehine önceki hükümde verilen vekalet ücretini geçmemek üzere vekalet ücreti takdir etmek gerekmiştir. (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 2019/1241 Esas, 2021/1075 Karar sayılı ilamı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 2022/132 Esas, 2023/2107 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 2021/9065 Esas, 2022/3252 Karar sayılı ilamı)HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, davalı kullanımlarının davacıya ait eser sahipliğinden kaynaklanan haklarına tecavüzün men'ine, Fsek m. 68 uyarınca ve taleple bağlılık ilkesi gözetilerek 1.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-1.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Maddi tazminat dayanağı FSEK m. 68'e göre talep edildiğinden taraflar arasındaki farazi sözleşme ilişkisi uyarınca ref talebinin reddine,..." karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Söz konusu eser daha öncesinde de defalarca umuma arz edildiğini, Müvekkili Şirket tarafından kullanılmasında herhangi bir ticari amaç güdülmediğini, Eser sahipliğinden kaynaklanan herhangi bir hakka tecavüz bulunmadığını, davacının işbu dava yolu ile talep etmiş olduğu tazminat haksız gelir elde etme çabasından ibaret olduğunu, ...'nin 2009 yılında ...tarafından kurulan televizyon kanalı olduğunu, ...'nin yayın akışında genelde yöresel yayınlar olmakla birlikte günün belirli saatlerinde haber, ekonomi, müzik, eğlence, çocuk, spor, belgesel ve kültür programları da yayınlandığını, ...'nın ölüm yıl dönümünde öngörülen yayın akışında, merhumun cenaze töreni esnasında bulunan kişilerle yapılan röportajlar yayımlandığını, Merhumun hayatı ve yaşantısı gereği oldukça fazla seven kitlesi bulunduğunu, Bu sebeple "..." spor programında merhum ...'nın spor severlerle birlikte anılması oldukça olağan olduğunu, davaya konu olan eserin programın yayını esnasında şahsın görseli olarak birkaç saniyeliğine gösterilmiş olması sadece merhumu anma amaçlı olduğunu, Müvekkili Şirketim; "..." adlı spor programında, alenileşmiş ve umuma arz edilmiş ...'nın portresi olan eseri kullanması neticesinde herhangi bir ticari kazanç elde etmediğini, alınan 13.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda da "'portrenin görüntüsünün davalı programında 2,6 ve 8 saniye olmak üzere toplamda üç kere kullanıldığı görülmüştür. Bu kullanım salt portrenin anlatımı veya kullanımı olarak değil ...'nın cenaze töreni esnasında cenazede bulunan kişilerle yapılan röportajların arasına konularak kullanılmıştır." şeklinde müvekkili şirketin herhangi bir ticari amacının bulunmadığı tespit edildiğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE:Dava, FSEK'ten kaynaklanan haklara tecavüzün ref'i ve muhtemel tecavüzün men'i ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu yağlı boya tablosunun FSEK m.4/1 anlamında güzel sanat eseri olduğu, davacının FSEK m.11 deki karine çerçevesinde eser sahibi olduğu, video izleme platformu olan Youtube üzerinden teknik bilirkişilerce yapılan inceleme sonucunda portre görüntüsünün davalı programında 2, 8 ve 6 saniye olmak üzere üç kere kullanıldığı, dolayısı ile davalı tarafından gerçekleştirilen izinsiz kullanımlarının davacıya ait eser sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüz oluşturduğu, ihlal karşısında davacının FSEK 68. Madde kapsamında maddi tazminat talep edebileceği, ilk derece mahkemesince yapılan bilirkişi incelemesi ile farazi sözleşme kurulması ile talep edilebilecek rayiç bedel de dikkate alınarak "eylemin niteliği, gerçekleşme şekli, portrenin video içinde kullandığı bölüm, portrenin videodaki programa etkisinin büyük olmaması" dolayısıyla talep edilebilecek maddi tazminatın takdirine dair karar gerekçesi ve taleple bağlı kalınarak hüküm kurulması yerinde olduğu, somut ihtilafta "adın belirtilmesi yetkisinin" ihlal edildiği kabul edildiğinden "ihlal edilen manevi hakkın türü, ihlalin gerçekleşme şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları" dikkate alınarak manevi tazminatın hüküm altına alınması hakkaniyete uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/06/2026